İçindekiler
Kişi bakımından uygulama alanı
İş Kanunu, kanunda belirtilen istisnalar hariç olmak üzere, bütün işverenler, işveren vekilleri ve işçiler hakkında uygulanır. Burada en belirleyici kural, bu kanun hükümlerinin sadece iş sözleşmesine dayanarak çalışan işçileri kapsamasıdır. İş sözleşmesi dışındaki eser, vekalet veya adi ortaklık gibi hukuki sözleşmelerle bağımlı olmadan çalışanlar ile devlet memurları gibi statü hukukuna tabi olanlar bu uygulama alanının tamamen dışındadır.
Kanunda kişi bakımından kapsam dışı bırakılan başlıca gruplar şunlardır:
Çıraklar ve stajyerler: Ortada geçerli bir iş sözleşmesi bulunmadığı için çıraklar ve stajyerler işçi olarak kabul edilmez. Bu sebeple onlar hakkında İş Kanunu hükümleri ile sendikal hakları düzenleyen toplu mevzuat kuralları uygulanmaz. Mesleki Eğitim Kanunu kapsamına giren çıraklar için Borçlar Kanununun çıraklığa ilişkin hükümleri de geçerli olmazken, bu kanunun kapsamı dışında kalan çıraklar için genel borçlar hukuku hükümleri uygulanır. Çıraklar ve stajyerler İş Kanunu dışında tutulmuş olsalar bile, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının sağladığı haklardan aynen işçiler gibi yararlanır.
Diğer iş kanunlarına tabi olanlar: Deniz İş Kanununa tabi olan gemiadamları ile Basın İş Kanununa tabi olan gazeteciler için genel nitelikteki İş Kanunu hükümleri uygulanmaz. Bu kişiler kendi özel kanunlarındaki koruyucu hükümlere tabidir.
Profesyonel sporcular: Sporu meslek edinerek sürekli gelir elde etmek amacıyla yapan, bir antrenör yönetiminde düzenli idman gerçekleştiren ve belirli bir spor dalında uzmanlaşan profesyonel sporcular işçi sayılmakla birlikte İş Kanunu kapsamı dışındadır. Bu kişiler hakkında öncelikle ilgili spor federasyonunun mevzuatı, orada kural bulunmayan hallerde ise Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak profesyonel spor kulüplerinde çalışan antrenör, şef, şoför, aşçı, masör, malzemeci, temizlikçi ve medya sorumlusu gibi diğer tüm idari ve teknik personel İş Kanununa tabidir.
Rehabilite edilenler: Sürekli iş göremez veya engelli hale gelmiş ya da gelebilecekleri tıbben tespit edilmiş kişilerin yeniden çalışabilmelerini sağlamak amacıyla yürütülen tıbbi bakım ve mesleki eğitim çalışmalarına katılanlar işçi sayılmaz. Bu kişilerin tabi olduğu süreç bir iş ilişkisine dayanmadığı için haklarında İş Kanunu hükümleri uygulanmaz.
İş türü bakımından uygulama alanı
İş Kanunu, işyerlerinin faaliyet konularına bakılmaksızın tüm işyerlerinde uygulanır. Ancak toplumsal yapı ve işlerin niteliği gereği bazı iş türleri tamamen bu kanunun kapsamı dışında bırakılmıştır.
İş türü bakımından kapsam dışı tutulan temel alanlar ve bunların istisnaları şunlardır:
Tarım ve orman işleri: Elli veya daha az işçi çalıştırılan tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde İş Kanunu uygulanmaz. Ancak elliden az işçi çalıştırılsa bile şu faaliyetler kesin olarak İş Kanunu kapsamındadır: Tarım ürünlerinin sanayi usulleriyle işlenmesi ve sanayi ürünü haline getirilmesi faaliyetleri. Örneğin tarlada domates yetiştirilmesi tarım işi sayılarak kapsam dışıyken, bu domateslerin fabrikada işlenip salçaya dönüştürülmesi İş Kanununa tabidir. Tarım aletleri, makineleri ve yedek parçalarının üretildiği, onarıldığı atölye ve fabrikalardaki işler. Tarım işletmelerinde yürütülen her türlü yapı ve inşaat işleri. Ancak burada aile ekonomisi sınırları içinde kalan basit yapılar, örneğin kümes yapımı kapsam dışıyken, modern sanayi tipi bir çiftlik veya tavuk tesisi inşaatı İş Kanununa tabidir. Halka açık olan veya bir işyerinin eklentisi konumundaki park ve bahçe işleri. Yargıtay kararları doğrultusunda, tarım ve orman işletmelerinde doğrudan bitki ve hayvan üretimi, bakımı ve yetiştirilmesiyle ilgili olmayan bekçi, şoför, büro personeli ve muhasebeci gibi çalışanlar da İş Kanununa tabidir.
Hava taşıma işleri: Havada yapılan yolcu veya yük taşımacılığı işleri İş Kanunu kapsamı dışındadır. Bu doğrultuda pilot, hostes, kabin memuru ve uçuş telsizcisi gibi doğrudan uçuş ekibini oluşturan personel kanun dışı tutulmuştur. Ancak havacılığın bütün yer tesislerinde yürütülen işler İş Kanununa tabidir. Dolayısıyla bilet satış elemanları, depo, hangar ve atölyelerde çalışanlar ile taşıtların yer bakımını üstlenen teknik personel kanun hükümlerinden yararlanır.
Deniz taşıma işleri: Deniz taşıma faaliyetleri genel olarak İş Kanununun dışındadır. Ancak bu kuralın önemli iki istisnası vardır: Kıyılarda, limanlarda ve iskelelerde gemilerden karaya ya da karadan gemilere yapılan her türlü yükleme ve boşaltma işleri İş Kanununa tabidir. Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım faaliyeti sayılmayan, denizlerde çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işler de İş Kanununa tabidir.
El sanatı işleri: Bir ailenin üyeleri ile üçüncü dereceye kadar hısımları arasında, dışarıdan başka hiçbir çalışan katılımı olmadan evlerde yürütülen el sanatları işleri İş Kanunu kapsamı dışındadır. Halıcılık, dokumacılık, kunduracılık ve nakış işlemeciliği gibi faaliyetlerin kapsam dışı kalabilmesi için işin mutlaka evde yapılması, sadece aile üyeleri ve yakın hısımlarca yürütülmesi ve dışarıdan yabancı iş gücü alınmaması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Ev hizmetleri: Bir evin temizlik, yemek, çamaşır, ütü, uşaklık gibi günlük rutin ihtiyaçlarını karşılamak üzere yürütülen ev hizmetleri İş Kanununun kapsamı dışındadır. Bu hizmetlerde çalışanlar için kanun hükümleri uygulanmaz. Ancak Yargıtay kararlarına göre, çalışmayan aile bireylerini sürekli olarak dışarıya, alışverişe götüren ve boş zamanını evde geçiren şoförler işçi kabul edilir. Aynı şekilde evde sürekli olarak hastaya bakan eğitimli hemşireler, çocuk eğiticileri ve ev hizmetinin yanı sıra ağırlıklı olarak bahçe bekçiliği yapan koruma personeli de İş Kanunu kapsamında değerlendirilir.
Zaman bakımından uygulama alanı
İş Kanunu hükümleri işçi, işveren ve işveren vekili sıfatlarının fiilen kazanıldığı andan itibaren geçerlilik kazanır. İşçi ve işveren için bu süreç iş sözleşmesinin hukuken kurulmasıyla başlar. İşveren vekilleri için ise işveren tarafından yönetim yetkisinin devredilmesiyle başlar.
İşverenin işyerini açtığını, devraldığını veya çalışanlarını yetkili idari makamlara bildirmemiş olması kanun hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez. Yapılacak bildirimler kurucu değil, bildirici niteliktedir. Bildirimin ihmal edilmesi işçi açısından hiçbir hak kaybı doğurmaz ve tüm yasal süreler ile kıdem tazminatı hesapları işçinin fiilen işe başladığı günden itibaren hesaplanır. İhmal sadece işveren açısından idari para cezası yaptırımına yol açar. Bu kişiler yasal sıfatlarını kaybettikleri andan itibaren kanun kapsamından çıkar.
Yer bakımından uygulama alanı
İş Kanunu, kanunda belirtilen istisnalar hariç, ülke sınırları içindeki tüm işyerlerinde uygulanır. Ancak esnaf işletmeleri için özel bir kısıtlama öngörülmüştür.
Esnaf ve Sanatkarlar Kanunundaki tanıma uyan ve üçten az kişinin çalıştığı esnaf işletmeleri hakkında İş Kanunu hükümleri uygulanmaz. Bu doğrultuda, üç ve daha fazla kişinin istihdam edildiği esnaf işletmeleri İş Kanununa tabidir. Yasal sınır olan üç kişinin hesabında işverenin kendisi de çalışan sayısına dahil edilir.
Diğer kanunların uygulama alanları
Çalışma hayatını düzenleyen farklı kanunların kendilerine has sınırları ve uygulama alanları mevcuttur:
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu: Bu kanunun uygulanmasında işçi, işveren ve işyeri tanımları temel olarak İş Kanunundaki esaslara göre belirlenir. Ancak sendikal hakların daha geniş kitlelere ulaştırılması amacıyla, iş sözleşmesi dışında bağımsız olarak eser, vekalet, taşıma veya adi ortaklık sözleşmesiyle çalışan bazı meslek sahipleri de bu kanun bakımından işçi statüsünde kabul edilir.
Deniz İş Kanunu: Denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk bayrağı taşıyan, yüz ve daha yukarı grostonilato hacmindeki gemilerde bir hizmet sözleşmesine dayanarak çalışan gemiadamları ve onların işverenleri hakkında uygulanır.
Basın İş Kanunu: Ülke içinde basılan gazete ve süreli yayınlar ile haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve genel İş Kanunundaki işçi tanımının dışında kalan gazeteciler ile onların işverenleri hakkında uygulanır.
Önemle belirtmek gerekir ki, İş Kanunu ile Basın ve Deniz İş Kanunları arasında genel kanun ile özel kanun ilişkisi bulunmaz. Bu nedenle, Basın ve Deniz İş Kanunlarında hüküm bulunmayan uyuşmazlıklarda İş Kanunu hükümleri değil, doğrudan Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu: Kamu ve özel sektöre ait faaliyet konusuna bakılmaksızın bütün işyerlerinde, çırak ve stajyerler de dahil olmak üzere tüm çalışanlar hakkında uygulanır. Bu kanunun koruyucu hükümlerinden yararlanmak için genel İş Kanunu kapsamında bulunmak şart değildir. Ancak şu istisnai faaliyetler İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun kapsamı dışındadır: Fabrika, dikimevi ve bakım merkezi gibi sanayi tipi işyerlerindekiler hariç olmak üzere, Türk Silahlı Kuvvetleri, genel kolluk kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatının yürüttüğü faaliyetler. Afet ve acil durum birimlerinin yürüttüğü doğrudan müdahale faaliyetleri. Ev hizmetleri. Herhangi bir çalışan istihdam etmeksizin, kendi nam ve hesabına bağımsız olarak mal ve hizmet üretenler. Hükümlü ve tutukluların iyileştirilmesi kapsamında cezaevlerindeki işyurdu, eğitim ve güvenlik faaliyetleri sırasında yapılan işler.
Yorum Yaz