İçeriğe geç
KPSS Tarih Ders Notu PDF

2026 KPSS / AGS Tarih: XVIII. Yüzyılda Osmanlı Devleti (Gerileme Dönemi - II) Ders Notları

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 8 dk


1. 18. Yüzyıl Islahatlarının Genel Özellikleri Osmanlı Devleti’nde 18. yüzyıl ıslahatlarını 17. yüzyıl ıslahatlarından ayıran en büyük özellik, Batı’nın (Avrupa’nın) örnek alınmasıdır. Avrupa’nın örnek alınmasından dolayı bu ıslahatlar, bir önceki yüzyıla göre çok daha kalıcı olmuş ve daha fazla başarı sağlanmıştır. Islahatlar, devlet tarafından yine baskı ve şiddet yoluyla benimsetilmek istenmiştir. Dönemin yeniliklerine; saray, ulema ve asker sınıfı, kendi çıkarları zedelendiği için karşı çıkmışlardır. Bu karşı çıkışlar sonucunda döneme damga vuran iki büyük isyan (Patrona Halil ve Kabakçı Mustafa isyanları) yaşanmıştır. Bu yüzyılda hukuk alanı haricinde her alanda (sosyal, askeri, teknik) ıslahat yapılmıştır. 18. yüzyılda ıslahat yapan padişahlar kronolojik olarak “3-1-3-1-3” şeklinde şifrelenir; bunlar sırasıyla III. Ahmet, I. Mahmut, III. Mustafa, I. Abdülhamit ve III. Selim’dir.

2. Edirne Olayı ve III. Ahmet’in Tahta Çıkışı (1703) 1703 yılında Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin İstanbul’u idare altına alması üzerine, yaşamını Edirne’de sürdüren padişah II. Mustafa’ya karşı kapıkulları (yeniçeriler) ayaklanmıştır. Tarihe “Edirne Olayı” olarak geçen bu isyan sonucunda II. Mustafa tahttan indirilmiş ve yerine III. Ahmet padişah yapılmıştır. III. Ahmet, devleti 1703’ten 1730’a kadar yönetmiştir.

3. III. Ahmet Dönemi ve Lale Devri (1718 - 1730) Lale Devri, 1718 Pasarofça Antlaşması ile başlayıp 1730 Patrona Halil İsyanı ile sona eren dönemdir. O dönemde yaşayan halk bu süreci “Lale Devri” olarak adlandırmamıştır; bu ifade Cumhuriyet dönemi tarihçilerinin isimlendirmesidir. “Lale Devri” ismini ilk kullanan kişi Yahya Kemal Beyatlı iken, bu ifadeyi ilk defa bir roman adı olarak kullanan “Tarihi sevdiren adam” lakaplı Ahmet Refik Altınay’dır. Dönemin padişahı III. Ahmet, sadrazamı yenilikçi bir devlet adamı olan Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, ünlü minyatürcüsü Levni ve ünlü şairi Nedim’dir. Lale Devri’nde Avrupa örnek alınmış; sosyal, teknik ve kültürel ıslahatlar yapılmış ancak askeri hiçbir ıslahat yapılmamıştır.

  • İlk Geçici Elçilikler: Batı’nın üstünlüğünün kabul edilmesiyle, Avrupa’nın politikalarını yakından takip etmek amacıyla Paris, Viyana, Varşova ve Moskova’da (Londra hariç) geçici elçilikler açılmıştır. İlk giden elçi Avusturya’ya gönderilmiş olsa da en bilineni Paris’e giden 28 Mehmet Çelebi’dir. 28 Mehmet Çelebi, Paris’te gördüğü yaşamı, kültürü ve teknolojiyi kaleme alarak “Paris Sefaretnamesi” adlı eseri oluşturmuş ve bunu Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’ya sunmuştur. Bu eser, Batı’ya açılan ilk pencere kabul edilmiş ve Lale Devri ıslahatlarına ilham vermiştir.
  • Matbaa: Avrupa’dan getirilen ilk teknik yenilik olan matbaa, İbrahim Müteferrika ve Sait Efendi tarafından Macaristan’dan Osmanlı ülkesine getirilerek Müteferrika’nın evine özel matbaa olarak kurulmuştur. Matbaada kitapların basılması serbestken; Şeyhülislam kararıyla Kur’an-ı Kerim, hadis, fıkıh ve kelam gibi dini eserlerin basımı yasaklanmıştır. Bunun sebebi, matbaada yaşanabilecek harf/baskı hatalarını önlemek ve kitap çoğaltan hattatlar ile müstensihlerin işsiz kalmasını engellemektir. Matbaada basılan ilk eser, Vani Mehmet Efendi’ye ait Türkçe-Farsça bir sözlük olan “Vankulu Lügatı”dır.
  • Kültürel ve Sosyal Gelişmeler: Matbaaya kağıt yetiştirmek amacıyla Yalova’da kağıt imalathanesi kurulmuştur. Tercüme heyetleri kurularak Doğu ve Batı dillerinden eserler (örneğin Hint kökenli Kelile ve Dimne) tercüme edilmiştir. Sait Efendi, Paris’te Osmanlı kıyafetlerini tanıtarak “Turkuveri” (Türk modası) akımını başlatmıştır. İran’dan çiçek aşısı getirilmiştir. Türkiye’de bulunan Lady Montagu, “Türkiye Mektupları” adlı eserinde Lale Devri’ni, çiçek aşısının getirilme sürecini ve İstanbul’daki gözlemlerini anlatmıştır.
  • Mimari ve Diğer Yenilikler: Gerçek Davut Ağa’nın katkılarıyla, bir nevi itfaiye teşkilatı olan Tulumbacılar Ocağı kurulmuştur. İstanbul”da çini ve kumaş imalathaneleri açılmıştır. Mimaride Barok ve Rokoko gibi Batı üslupları benimsenmeye başlanmıştır. Batı tarzında yapılan ilk eser kabul edilen III. Ahmet Çeşmesi ve Paris’teki Versay Sarayı örnek alınarak inşa edilen eğlence sarayı Sadabat Sarayı bu dönemde yapılmıştır. (Batı tarzı inşa edilen ilk cami ise Nuruosmaniye Camii’dir).
  • Patrona Halil İsyanı: Eğlence hayatının abartılması, İran seferlerinin başarısızlığına rağmen halktan savaş vergileri alınmaya devam edilmesi halkın tepkisini çekmiştir. Gemilerde ikinci kaptan olarak görev yapan Patrona Halil isimli bir kişinin önderliğinde çıkan isyanla Lale Devri sona ermiştir. İsyan sonucunda sembolik yapılar olan Sadabat Sarayı yıkılmış ve III. Ahmet tahttan indirilmiş; ancak matbaa gibi teknik yenilikler yakılmamış ve kaldırılmamıştır.

4. I. Mahmut Dönemi III. Ahmet’in tahttan indirilmesiyle yerine I. Mahmut geçmiştir. Lale Devri’nde askeri alanda geride kalındığını fark eden I. Mahmut, Osmanlı tarihinde Batı tarzında askeri ıslahatlar yapan ilk padişahtır.

  • Fransa’dan “Comte de Bonneval” adında bir subay (uzman) getirtilmiştir. Osmanlı’da bilime hizmet etmek için Müslüman olma şartı arandığından, bu kişi Müslüman olarak Humbaracı Ahmet Paşa adını almıştır.
  • Humbaracı Ahmet Paşa’nın katkılarıyla (ateşli silahlar/topçuluk ile ilgili olan) Humbara Ocağı ıslah edilmiştir. Humbara Ocağı, Batı tarzında ıslahat yapılan ilk kurum olarak kabul edilir.
  • Teknik subay yetiştirmek amacıyla İstanbul Üsküdar’da Batı tarzı açılan ilk teknik okul olan “Hendesehane” kurulmuştur.
  • Kültürel alanda kütüphaneler açılmış ve el yazması eserler toplanarak korunmaya çalışılmıştır.

5. III. Mustafa Dönemi Koca Ragıp Paşa, Cezayirli Gazi Hasan Paşa ve Avrupa’dan getirilen Baron de Tott bu dönemin önemli isimleridir.

  • Baron de Tott’un çalışmalarıyla 1773 yılında donanma inşası ve denizcilik teknolojisi için Tersane Hendesehanesi açılmıştır.
  • Topçu ocağı ıslah edilerek “Sürat Topçuları Ocağı” kurulmuştur.
  • Maddi zorluklar ve acil nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla devlet içi borçlanmaya gidilmiş ve Esham Sistemi kanunlaştırılmıştır. Esham sisteminde, devlet sarraf ve kuyumcu gibi zenginlerden borç para alarak karşılığında ileride kâr payıyla ödenecek bir kağıt (senet/bono) vermiştir. Bu sistem, ileride kağıt paraya geçişin ilk temsili aşaması olmuştur.

6. I. Abdülhamit Dönemi III. Mustafa dönemindeki Esham Kanunu’nun fiili uygulaması I. Abdülhamit zamanında, 1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması’nın ağır savaş tazminatını ödemek için gerçekleştirilmiştir.

  • Yabancı bilim insanlarının hizmet edebilmesi için aranan Müslüman olma zorunluluğu ile Osmanlı kıyafeti giyme şartı kaldırılmış, Baron de Tott gibi isimler kendi kıyafetleri ve dinleriyle çalışmaya devam etmiştir.
  • Tersane Hendesehanesi geliştirilerek “Mühendishane-i Bahri-i Hümayun” (Deniz Mühendislik Okulu) adını almıştır. İstihkam ve Levazım okulları açılmıştır.
  • Yeniçerilerin maaş kartı niteliğinde olan ve alınıp satılması suistimallere, hazine zararına ve esnafla sorunlara yol açan Ulufe alım-satımı yasaklanmıştır.
  • Padişah değişikliğinde askere ödenen Cülus bahşişi verme geleneği kaldırılmıştır.

7. III. Selim Dönemi (Nizam-ı Cedit) Şehzadeliğinden beri Fransız kültürüne hayran olan ve veliahtken İshak Bey aracılığıyla Fransa Kralı XVI. Louis ile mektuplaşan III. Selim, tahta geçince yaptığı ıslahatlarda ağırlıklı olarak Fransa’yı örnek almıştır. Yaptığı radikal ve sıra dışı ıslahatların tümüne, “Yeni Düzen” anlamına gelen Nizam-ı Cedit adı verilmiştir. III. Selim, Lale Devri (III. Ahmet) ıslahatlarının tamamlayıcısı olarak kabul edilir.

  • Islahatlara başlamadan önce devlet adamlarından ve elçilerden Avrupa’nın durumuyla ilgili Layıha (rapor) istemiştir. Ayrıca Meşveret Meclisi’ni (İstişare Kurulu) aktif hale getirerek kararları ortak akılla almaya çalışmıştır. Ebubekir Ratıp Efendi, Avusturya’ya (Viyana’ya) gönderilerek oradaki askeri düzeni incelemiş ve hazırladığı sefaretname ile Selim’in ıslahatlarını etkilemiştir.
  • Avrupa’daki gelişmeleri yakından takip edebilmek ve diplomatik ilişkileri sürdürebilmek için Londra vb. merkezlerde ilk kalıcı (daimi) elçilikler açılmıştır. Londra’ya atanan ilk kalıcı elçimiz Yusuf Agah Efendi‘dir.
  • Batı tarzında, Fransız modeli olan Nizam-ı Cedit Ordusu kurulmuştur. Bu modern ordunun masraflarını karşılamak için İrad-ı Cedit (Yeni Hazine) kurularak halktan yeni vergiler toplanmıştır.
  • Nizam-ı Cedit ordusu, ilk ve son büyük başarısını Mısır ve Filistin’e saldıran Fransa (Napolyon) ordusunu Cezzar Ahmet Paşa komutasında Akka‘da mağlup ederek elde etmiştir.
  • Yeniçerilere talim yapma zorunluluğu getirilmiş, askerin barınması için Levent ve Selimiye Kışlaları inşa edilmiştir.
  • Kara ordusuna subay yetiştirmek için Mühendishane-i Berri-i Hümayun (Kara Mühendishanesi) açılmıştır.
  • Sadece askeri okullarda geçerli olmak şartıyla, Fransızca ilk yabancı resmi dil ilan edilmiştir.
  • Ekonomiyi düzeltmek için yerli malı kullanımı teşvik edilmiş, sarayın içindeki altın ve gümüş eşyalar eritilmiş, karaborsacılığın önüne geçmek için Zahire Nazırlığı kurulmuştur.
  • “Matbaa-i Amire” adıyla ilk devlet matbaası kurulmuştur. İlmiye sınıfının devlet işlerine müdahalesini engellemek için Şeyhülislam’ın yetkileri kısıtlanmıştır.
  • Kabakçı Mustafa İsyanı: III. Selim’in yaptığı yenilikler ve İrad-ı Cedit hazinesi için koyduğu yeni vergiler tepki çekmiştir. Kabakçı Mustafa önderliğinde çıkan isyanla III. Selim tahttan indirilmiş, nizam-ı cedit ıslahatları son bulmuş ve yerine IV. Mustafa getirilmiştir. Daha sonra Alemdar Mustafa Paşa’nın Selim’i tekrar tahta çıkarma girişimi sırasında yeniçeriler sarayı basarak III. Selim’i öldürmüş, ardından II. Mahmut tahta çıkarılmıştır.

8. 18. Yüzyıl Siyasi Gelişmeleri, Antlaşmalar ve Önemli Olaylar

  • Prut Savaşı (1711): İsveç Kralı Demirbaş Şarl (XII. Karl), Ruslarla yaptığı Poltava Savaşı’nı kaybederek Osmanlı’ya sığınmış, Osmanlı amanname çıkararak kralı Ruslara teslim etmemiştir. Rus ordusunun Prut Nehri’ni geçmesiyle yapılan savaşı Osmanlı Devleti kazanmış ve 1700’de kaybettiği Azak Kalesi’ni geri almıştır.
  • Belgrad Antlaşması (1739): I. Mahmut döneminde Fransa’nın arabuluculuğuyla imzalanmıştır. Bu diplomasi desteğinden dolayı, Osmanlı Devleti Fransa’ya verdiği kapitülasyonları sürekli (daimi) hale getirmiştir.
  • Çeşme Baskını (1770): Osmanlı-Rus Savaşı (1768-1774) sırasında, Rusya tarafından Çeşme’de Osmanlı donanmasının yakıldığı olaydır. (Tarihimizde donanmamız 4 kez yakılmıştır: 1571 İnebahtı, 1770 Çeşme, 1827 Navarin ve 1853 Sinop).
  • Küçük Kaynarca Antlaşması (1774): Rusya ile imzalanmıştır. Bu antlaşma ile Kırım’a bağımsızlık verilmiştir. Rusya’ya Osmanlı topraklarında konsolosluk açma, İstanbul’da daimi elçi bulundurma ve kapitülasyonlardan yararlanma hakkı tanınmıştır. Ayrıca Osmanlı Devleti tarihinde ilk defa bir devlete savaş tazminatı ödemek zorunda kalmıştır. (Not: Karadeniz’in tarafsız hale getirilmesi bu antlaşmada değil, 1856 Paris Barış Antlaşması’ndadır).
  • Kırım’ın Rusya’ya Katılma Aşamaları: 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım’a bağımsızlık verilmiş, 1779 Aynalıkavak Tenkihnamesi ile Rus yanlısı Şahin Giray han olarak tanınmış ve 1792 Yaş Antlaşması ile Kırım’ın Rusya’ya ait olduğu Osmanlı tarafından kesin olarak kabul edilmiştir.
  • Özi Katliamı: 1788’de Rus Mareşali Potemkin’in Özi Kalesi’ni alarak, 3 gün boyunca talan ve katliam izni vermesi sonucu 25.000’in üzerinde Türk ve sivil halk şehit edilmiştir. Bu haberi duyan Padişah I. Abdülhamit inme (felç) geçirerek kederinden hayatını kaybetmiştir. Bu olay, Türk milletinin yaşadığı en büyük katliamlardan biridir.
  • Grek Projesi: Rus Çariçesi II. Katerina’nın, Osmanlı topraklarını paylaşarak eski Bizans İmparatorluğu’nu İstanbul merkezli olarak yeniden canlandırmayı hedeflediği projedir.
  • Düvel-i Muazzama: 18. yüzyıldan I. Dünya Savaşı’na kadar geçen sürede Avrupa’nın büyük ve yönlendirici devletlerine verilen isimdir. Bunlar İngiltere, Fransa, Rusya, Avusturya ve Prusya’dır (İspanya bu listeye dahil değildir).
  • Mısır’ın İşgali ve Denge Politikası (1798): Kadim dost kabul edilen Fransa’nın (Napolyon komutasında) Osmanlı toprağı Mısır’a saldırmasıyla Osmanlı Devleti, kendi bekasını koruyabilmek için ilk defa “Denge Politikası” uygulayarak Fransa’ya karşı İngiltere ve Rusya ile ittifak kurup onlardan destek almıştır.

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz