İçeriğe geç
KPSS Tarih Ders Notu PDF

2026 KPSS / AGS Tarih: XVII. Yüzyılda Osmanlı Devleti (Duraklama Dönemi) Ders Notları

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 6 dk

1. Dönemin Genel Özellikleri Bugün “Duraklama Dönemi” olarak adlandırılan 17. yüzyıl, dönemin kaynaklarında “bozulma ve yozlaşma” anlamına gelen “Tereddi ve Tagayyür” ifadeleriyle anılmıştır. Bu dönemde siyasi olaylar ve padişah değişiklikleri çok karmaşık olduğu için, 1968 yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı müfredatında padişah padişah işlemek yerine “olaylar ve devletlerarası ilişkiler” üzerinden işlenmeye başlanmıştır.

2. Osmanlı Devleti’nin Duraklama Nedenleri Devletin iç mekanizmalarının çökmesine neden olan bu unsurlar iç ve dış nedenler olarak ikiye ayrılır.

A) İç Nedenler

  • Deneyimsiz Padişahların Başa Geçmesi ve Kafes Sistemi: Şehzadelerin devlet tecrübesi kazanması için sancağa gönderilmesi uygulaması kaldırılarak, “Kafes” (Şimşirlik) sistemine geçilmiştir. Sancağa çıkmayan şehzadeler, sarayda her an öldürülme korkusuyla yaşamış, yemeklerinin zehirli olup olmadığını anlamak için fare gibi ufak hayvanlarda test etmişlerdir. Bu korku dolu yaşam, tahta çıkan padişahların (örneğin Deli Mustafa, Deli İbrahim) psikolojilerinin bozuk, deneyimsiz ve devlet yönetiminden bihaber olmalarına yol açmıştır. Ayrıca IV. Mehmed’in 6, IV. Murat’ın ise 12 yaşında tahta çıkması gibi durumlar, çocuk yaşta padişahların devleti yönetememesine sebep olmuştur.
  • Saray Kadınlarının Yönetime Karışması: Tahta küçük yaşta veya tecrübesiz padişahların çıkmasıyla Kösem Sultan, Safiye Sultan ve Hatice Turhan Sultan gibi Valide Sultanlar, kendi çocuklarının tahtını korumak için devlet yönetimine, ilmiye ve seyfiye sınıflarına doğrudan müdahale etmişlerdir.
  • Merkezi Otoritenin ve Liyakatin Bozulması: Rüşvet, adam kayırma (iltimas) ve torpil her alana yayılmıştır. Makamlar liyakate göre değil, rüşvete göre dağıtılmıştır.
  • Eğitim Sisteminin (Medreselerin) Bozulması: “Beşik Ulemalığı” (Alimin oğlu alimdir) sistemi getirilmiş, böylece küçük yaştaki yeteneksiz çocuklara unvan ve maaş bağlanmıştır. Medreselerden pozitif bilimler çıkarılmış veya azaltılmış, sadece dini ilimlere ağırlık verilmiştir. Eğitim alamayan veya yurt bulamayan medrese öğrencileri (Suhteler), dağdaki eşkıyalarla birleşerek Celali isyanlarına zemin hazırlamıştır.
  • Ordu Sisteminin (Kapıkulu Ocağı) Bozulması: Geçmişteki “Ocak devlet içindir” anlayışı terk edilerek, “Devlet ocak içindir” anlayışı benimsenmiştir. Devşirme kanununa aykırı olarak, padişah çocuklarının sünnet düğünlerinde insanları güldüren soytarı, cambaz gibi mesleksiz kişiler yeniçeri yapılmıştır. Yeniçeriler evlenmeye, aile kurmaya ve esnaflık (ticaret) yapmaya başlamış, bu da savaşlardaki cesaretlerini ve disiplinlerini yok etmiştir. Yeniçeriler, ulufe (maaş) ayarının düşürülmesini veya cülus bahşişi alabilmek için sık padişah değişikliğini bahane ederek isyan etmişler, padişahları tahttan indirip öldürebilecek güce ulaşmışlardır. Tımar sisteminin çökmesiyle İstanbul’a yığılan işsiz askerler yüzünden yeniçeri sayısı devasa boyutlara ulaşmıştır.
  • Tımar Sisteminin Bozulması ve Ekonomik Çöküş: Uzun süren savaşlar tımar topraklarının savaş alanına dönmesine neden olmuştur. Devletin artan nakit ihtiyacını karşılamak için tımar sisteminden vazgeçilerek vergilerin doğrudan ihaleyle peşin alındığı İltizam sistemi yaygınlaştırılmıştır. Tımarın bozulmasıyla tarımsal üretim düşmüş, köylü toprağını terk etmiş ve fiyatlar aşırı yükselmiştir. Devlet, masrafsız ordu kurma ve bölgesel güvenlik sağlama imkanlarını kaybederek ücretli askerler (sekban/sarıca) tutmak zorunda kalmıştır.
  • Saray Masraflarının Artması: Sık padişah değişikliği nedeniyle sürekli ödenen cülus bahşişleri ve saraydaki israf hazineyi tüketmiştir.

B) Dış Nedenler

  • Doğal Sınırlara Ulaşılması: Devletin genişlemesi çöl, yüksek dağlar (Zagros vb.) ve okyanus gibi doğal engellere dayanmış, bu da ilerlemeyi durdurmuştur.
  • Avrupa’nın Bilimsel ve Teknolojik Gelişimi: Rönesans ve Reform hareketleriyle Avrupa bilimde, silah teknolojisinde ve gemi inşasında ilerlerken, Osmanlı bu gelişmelere ayak uyduramamıştır.
  • Avrupa’da Merkeziyetçi Krallıkların (Ulus Devletlerin) Kurulması: Feodalitenin (derebeyliğin) yıkılmasıyla Avrupa’da Osmanlı’ya karşı daha güçlü direnebilen merkezi devletler ortaya çıkmıştır.
  • Coğrafi Keşiflerin Etkisi: İpek ve Baharat yolları yön değiştirerek önemini kaybetmiş, bu durum Osmanlı’nın gümrük gelirlerine büyük darbe vurmuştur.
  • Kapitülasyonların Yaygınlaştırılması: Eskiden ticareti canlandırmak için az sayıda devlete verilen ayrıcalıklar bu dönemde 4-5 devlete birden verilmiş, ayrıca kendi konsolosluk mahkemelerini kurmalarına izin verilerek Osmanlı içinde “devlet içinde devlet” olmalarına yol açılmıştır.
  • Savaşların Uzun Sürmesi: Eskiden kısa sürede alınan kalelerin aksine (örneğin Girit kuşatmasının 24 yıl sürmesi), savaşlar yıllarca uzamış; bu durum askeriyeyi yıpratmış ve ganimet gelirlerini azaltmıştır.

3. XVII. Yüzyıl Siyasi Olayları ve Devletlerarası İlişkiler

A) Osmanlı - Venedik İlişkileri

  • Venedik’in elindeki Girit Adası (Kandiye ve Hanya) kuşatılmıştır.
  • Devletin içindeki istikrarsızlıklar ve komutan değişiklikleri yüzünden kuşatma tam 24 yıl (1645-1669) sürmüş ve nihayetinde ada fethedilmiştir.

B) Osmanlı - Rusya İlişkileri

  • Rus çarları (Deli Petro, Katerina) sıcak denizlere (önce Karadeniz’e, oradan Boğazlar yoluyla Akdeniz’e) inme politikasını devletin ana stratejisi yapmıştır.
  • 1681 Bahçesaray (Çehrin) Antlaşması: İki devlet arasında yapılan ilk resmi Osmanlı-Rus antlaşmasıdır. Sınır ve ticaret temellidir.

C) Osmanlı - İran (Safevi) İlişkileri

  • 1590’da Ferhat Paşa Antlaşması ile Osmanlı, doğuda en geniş sınırlara ulaşmıştı. 17. yüzyılda ise İran ile bağları koparmayan sürekli sınır ve prestij savaşları yaşanmıştır.
  • Bu yüzyılda Nasuh Paşa (1612) ve Serav (1618) gibi antlaşmalar imzalanmıştır.
  • IV. Murat’ın Irakeyn Seferleri (1635-1638): İran üzerine yapılan bu iki büyük seferle IV. Murat önemli başarılar elde etmiş ve Bağdat’ı geri alarak “Bağdat Fatihi” unvanını kazanmıştır (Bu unvan daha önce Kanuni Sultan Süleyman için de kullanılmıştır).
  • 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması: Bağdat Osmanlı’da kalmış, Zagros Dağları iki ülke arasında sınır kabul edilmiştir. Bu antlaşma, günümüz Türkiye-İran sınırını büyük ölçüde belirleyen ve Türkiye’nin en eski sınırını çizen antlaşmadır.

D) Osmanlı - Lehistan (Polonya) İlişkileri

  • Hotin Seferi: II. Osman döneminde Lehistan üzerine yapılmıştır. Ancak yeniçerilerin savaşta aşırı isteksiz ve disiplinsiz davranması yüzünden padişah kaleyi alamadan barış (Hotin Antlaşması) yapmak zorunda kalmıştır.
    • Önemi: II. Osman bu seferdeki tablodan sonra yeniçeri ocağını kaldırmaya karar vermiş ve Anadolu’daki Türkmenlerden yeni bir ordu kurmak için “Hac” bahanesiyle yola çıkmayı planlamıştır. Ancak bu sırrını paylaştığı eşinin (Şeyhülislam’ın kızı) durumu babasına aktarmasıyla plan açığa çıkmış; yeniçeriler isyan ederek II. Osman’ı Yedikule Zindanlarında şehit etmiştir.
  • 1672 Bucaş Antlaşması: Podolya ve Kamaniçe gibi stratejik araziler Osmanlı’ya geçmiştir. Önemi: Osmanlı Devleti, batıda en geniş sınırlarına ulaşmıştır.

E) Osmanlı - Avusturya İlişkileri

  • 1596 Haçova Meydan Muharebesi: III. Mehmed komutasındaki ordu, savaşın kaybedilmek üzere olduğu ve düşmanın Osmanlı ordugâhında ganimet toplamaya başladığı anda, Hoca Saadettin Efendi‘nin gayretleri ve geri hizmette (mutfak vb.) çalışan askerlerin kepçe, kazan, balta gibi aletlerle düşmana saldırması sonucu zafere dönüştürülmüştür. (Bu sebeple gayriresmi olarak “Kepçe Kazan Savaşı” da denir). Eğri, Estergon ve Kanije kaleleri alınmıştır. III. Mehmed’e “Eğri Fatihi”, Tiryaki Hasan Paşa’ya ise “Kanije Fatihi” unvanları verilmiştir.
  • 1606 Zitvatorok Antlaşması: 1533’te sağlanan üstünlük bu antlaşmayla yitirilmiştir. Avusturya arşidükü (Kayser/Sezar), Osmanlı padişahına tekrar eşit sayılmış ve Osmanlı’nın Orta Avrupa’daki siyasi üstünlüğü sona ermiştir.
  • 1664 Vasvar Antlaşması: Uyvar Kalesi’nin fethedilmesi üzerine imzalanmıştır. Osmanlı askerinin güçlü direnişi Avrupa’da “Uyvar önünde güçlü bir Türk gibi” atasözünün doğmasına neden olmuştur. Bu antlaşma, Osmanlı’nın bu yüzyıldaki son kazançlı antlaşmasıdır.

II. Viyana Kuşatması ve Kutsal İttifak (1683 - 1699)

  • Sadrazam (Serdar-ı Ekrem) Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasında Viyana ikinci kez kuşatılmıştır.
  • Merzifonlu’nun cuma günleri, yağmurlu havalar veya Ramazan ayı gibi dönemlerde saldırı yapmayarak vakit kaybetmesi, kışın yaklaşmasına ve orduda erzak sıkıntısına neden olmuştur.
  • Avrupa, Viyana’nın düşmesini engellemek için Osmanlı’ya karşı büyük bir Haçlı birliği olan **”Kutsal İttifak”**ı kurmuştur. Bu ittifakta; Venedik, Avusturya, Rusya, Lehistan ve Malta devletleri yer almıştır (VARİL olarak kodlanabilir).
  • 16 yıl süren savaşlarda Osmanlı ağır mağlubiyetler almış (özellikle Zenta bozgunu) ve kuşatma başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
  • Bu büyük hezimetin sorumlusu olarak görülen Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutanlarının şikayeti üzerine idam edilmiştir.

1699 Karlofça Antlaşması

  • Avusturya, Venedik ve Lehistan ile imzalanmıştır.
  • Maddeleri: Bütün Macaristan (Temeşvar hariç) Avusturya’ya; Mora Yarımadası ve Dalmaçya kıyıları Venedik’e; Podolya arazisi ise Lehistan’a bırakılmıştır. Antlaşma, 25 yıl boyunca Avusturya’nın garantisinde olacaktır.
  • Önemi:
    1. Osmanlı Devleti, Batıda ilk defa çok ciddi boyutta toprak kaybetmiştir.
    2. Duraklama dönemi sona ermiş, Gerileme Dönemi başlamıştır.
    3. Osmanlı tarihinde ilk defa yabancı devletlerin (İngiltere ve Hollanda) arabuluculuğu kabul edilmek zorunda kalınmıştır.

1700 İstanbul Antlaşması

  • Rus elçisinin diplomatik manevralarıyla Karlofça’da yer almayıp, Karlofça’nın devamı niteliğinde bir yıl sonra Rusya ile imzalanan antlaşmadır. (Bu nedenle Karlofça ve İstanbul, birbirini tamamlayan antlaşmalardır).
  • Maddesi: Karadeniz’in girişindeki Kırım’a ait Azak Kalesi Ruslara verilmiştir.
  • Önemi: Rusya bu kaleyi alarak, Karadeniz’e ve sıcak denizlere inme politikasında ilk büyük adımını atmıştır.

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz