İçeriğe geç
KPSS Tarih Ders Notu PDF

2026 KPSS / AGS Tarih: Osmanlı Devleti Yükselme Dönemi (1453 - 1595) Ders Notları (I)

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 9 dk

15. ve 16. yüzyıllar, Osmanlı Devleti için siyasi ve askeri açıdan oldukça olumlu gelişmelerin yaşandığı “Yükselme Dönemi”ni kapsar.

    1. II. Mehmed (Fatih Sultan Mehmet) Dönemi (1451 - 1481)

    Tahta Çıkış Süreci: II. Mehmed, 1444 yılındaki Edirne-Segedin Antlaşması’ndan sonra babası II. Murad tarafından 12 yaşındayken tahta çıkarılmıştır. II. Murad’ın Varna Savaşı’nı (1444) kazanmasından sonra tahtı tekrar devraldığı, ancak 1446 yılındaki Buçuktepe İsyanı sebebiyle Mehmed’in tahttan indirilerek babasının yeniden padişah olduğu bilinmektedir. Bu olaylarda Çandarlı sülalesinin etkisi büyüktür. II. Mehmed, babasının ölümünün ardından 1451 yılında 19 yaşında kesin olarak tahta geçmiş; böylece toplamda üç kez tahta çıkmış (iki kez indirilmiş) olmuştur.

    Fatih Sultan Mehmet’in Kişiliği ve Unvanları: Yedi dil bilen, “Avni” mahlasıyla şiirler yazan, “bir ayağı Doğu’da (Şark) bir ayağı Batı’da (Garp)” zihniyetine sahip entelektüel bir padişahtır.

    A. İstanbul’un Fethi (1453)

    Tahta çıktıktan sonra 2 yıl boyunca İstanbul’u fethetmek için hazırlık yapmıştır. Dedesi Yıldırım Bayezid’in dört kez kuşatıp alamadığı şehri fethetme nedenleri şunlardır:

    • Fethin Nedenleri:
      1. Toprak Bütünlüğü: Osmanlı’nın Anadolu ve Rumeli toprakları arasındaki bütünlüğün Bizans tarafından bozulması.
      2. Siyasi Tehdit: Bizans’ın Osmanlı şehzadelerini (Örn. Şehzade Orhan, Düzmece Mustafa) koruyarak Osmanlı’ya karşı sürekli taht kavgası kışkırtıcılığı yapması ve Osmanlı’nın bu şehzadeler için Bizans’a fidye ödemek zorunda kalması.
      3. Dış Tehdit: Bizans’ın Osmanlı ilerleyişine karşı sürekli olarak Avrupa’dan yardım isteyerek Haçlı seferlerine (ittifaklarına) neden olması.
      4. Dini Neden: Hz. Muhammed’in, “Konstantiniyye elbet fethedilecektir; onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir” hadis-i şerifindeki müjdeye (Feth-i Mübin) nail olma isteği.
      5. Bilim ve Kültür Merkezi Olması: Fatih’in, İstanbul’daki Bizanslı din ve bilim adamlarıyla sarayda ilmi tartışmalar yapma hayali.
      6. Ekonomik Neden: İstanbul Boğazı’na ve İpek Yolu’na hakim olma düşüncesi ile boğazdan geçen gemilerden alınan verginin Osmanlı’ya geçmesini sağlamak.
    • Osmanlı Devleti’nin Fetih İçin Yaptığı Hazırlıklar:
      1. Yıldırım Bayezid’in yaptırdığı Anadolu Hisarı’nın (Güzelce Hisar) tam karşısına Rumeli Hisarı (Boğazkesen) yaptırılmıştır.
      2. Surları yıkabilmek için, projelerini bizzat Fatih’in ve Muslihiddin ile Saruca Sekban’ın çizdiği, dökümünü ise Macar ustası Urban’ın yaptığı dünyanın ilk havan topu olan devasa “Şahi” topları döktürülmüştür.
      3. Surlara tırmanmak için hareketli tekerlekli kuleler (şehir alanları) ve büyük taşlar fırlatabilen mancınıklar inşa edilmiştir.
      4. Kuşatmayı denizden desteklemek için 400 parçalık dev bir donanma hazırlanmıştır.
      5. Bizans’a dışarıdan gelebilecek yardımları kesmek amacıyla Venedik, Ceneviz, Eflak ve Karamanoğulları gibi güçlerle önceden ticari imtiyazlar (kapitülasyonlar) vaat edilerek saldırmazlık antlaşmaları imzalanmıştır.
    • Bizans’ın Aldığı Önlemler:
      1. Surlar güçlendirilmiş ve halk silahlandırılmıştır.
      2. Osmanlı gemilerini yakmak için suyun üzerinde bile yanabilen “Grejuva” (Rum Ateşi) adı verilen kimyasal ateş çoğaltılmıştır.
      3. Osmanlı donanmasının Haliç’e girmesini engellemek için Galata’dan karşıya devasa bir zincir çekilmiştir.
      4. Avrupa’dan (Papa’dan) yardım istenmiştir.
    • Katolik - Ortodoks Birleşmesi ve Mezhep Politikası: Bizans’ın yardım çağrısına karşılık Papa, Ortodoks olan Bizans’ın Katolik mezhebine geçmesini ve kiliselerin birleştirilmesini şart koşmuştur. Bizans İmparatoru bunu çaresizce kabul etmiş ve Ayasofya’da birleşme ayini düzenlenmiştir. Ancak bu durum Ortodoks halkta ve ruhanilerde büyük tepki çekmiş; Bizans’ın yüksek dereceli devlet adamı Grandük Notaras, “İstanbul’da Latin (Katolik) serpuşu görmektense Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederim” diyerek tepkisini göstermiştir. Fatih Sultan Mehmet kuşatma sırasında Haliç’e çekilen zinciri aşmak için gemileri karadan (arka taraftan) yürütmüştür. Fetih tamamlandıktan sonra Fatih, Hristiyan dünyasındaki Katolik-Ortodoks ayrılığının devam etmesini (ileride çıkacak olan Haçlı ittifaklarını engellemek amacıyla) stratejik olarak faydalı bulmuştur. Bu yüzden Ortodokslara dini özgürlüklerini geri vermiş, Rum Patriği (Gennadios) ve Ermeni Patriği’ni (Ovakim) makamlarına iade etmiş, Galata halkına ahitname göndererek can ve mal güvenliklerini sağlamıştır. Bu hoşgörü sayesinde Ortodoks halk Fatih’i desteklemiştir.
    • Fethin Sonuçları:
      1. Unvanlar: II. Mehmed’e “Fatih” ve “Ebü’l-Feth” (Fetihlerin Babası) unvanları verilmiştir. Ayrıca Roma İmparatorluğu’nun varisi sayıldığından Roma krallarının kullandığı “Kayser-i Rum” unvanını da almıştır. İslam dünyası bu zafere “Feth-i Mübin” (Parlak Zafer) adını vermiştir.
      2. İstanbul, Osmanlı Devleti’nin son başkenti olmuştur.
      3. Osmanlı’nın Kuruluş Dönemi sona ermiş, Yükselme Dönemi başlamıştır.
      4. Anadolu ile Rumeli arasındaki toprak bütünlüğü sağlanmış, Boğazlar ve İpek Yolu Osmanlı kontrolüne geçmiştir.
      5. İpek Yolu’nun Osmanlı’ya geçmesi, Avrupalıları yeni ticaret yolları aramaya itmiş ve Coğrafi Keşifler‘in başlamasına neden olmuştur.
      6. Dünya tarihinde Orta Çağ kapanmış, Yeni Çağ başlamıştır.
      7. “Şahi” toplarının en güçlü surları bile yıkabileceğinin anlaşılmasıyla Avrupa’daki Feodalite (Derebeylik) sistemi yıkılma sürecine girmiş ve merkeziyetçi krallıklar güçlenmiştir.
      8. İstanbul’dan İtalya’ya kaçan Bizanslı bilim insanları, Antik Yunan eserlerini çevirerek Avrupa’da Rönesans’ın (Yeniden Doğuş) başlamasında etkili olmuşlardır.
      9. Fethin gecikmesini savunan ve Bizans ile gizli görüşmeler yaptığı düşünülen Sadrazam Çandarlı Halil Paşa, fetihten sonra görevden alınmış, malları “Müsadere” edilmiş ve daha sonra idam edilmiştir (Fatih’in ölümünden sonra II. Bayezid, el konulan bu malları çocuklarına iade edecektir).

    B. Fatih Sultan Mehmet Dönemi Siyasi ve Askeri Gelişmeleri

    Fatih Sultan Mehmet, karada ve denizde 17 ülke fethetmiş ve Karadeniz ile Ege’de tam bir hakimiyet kurmuştur. Bu devasa sınır genişlemesinden dolayı kendisine “Sultanü’l-Bahreyn ve Hakanü’l-Berreyn” (İki Denizin ve İki Karanın Hükümdarı / Büyük Hükümdar) unvanı verilmiştir. Ayrıca Avrupalılar kendisine “Grand Turco” (Büyük Türk / Büyük Kartal) demişlerdir.

    • 1. Anadolu’daki Gelişmeler:
      • Cenevizlilerden Amasra alınmıştır.
      • İsfendiyaroğullarından (Candaroğulları) Sinop ve Samsun alınmıştır.
      • Karamanoğullarından Konya ve Karaman alınmıştır.
      • 1461 yılında Trabzon Rum İmparatorluğu’na son verilmiştir. (Trabzon Rum İmparatorluğu’nun ve Mora’nın alınması, oraya sığınan hanedan üyelerinin yakalanıp idam edilmesiyle Bizans’ın tekrar dirilme umutlarını kesin olarak sona erdirmiştir).
      • 1473 Otlukbeli Savaşı: Doğu Anadolu hakimiyeti için Akkoyunlular (Liderleri “Küçük Türk” lakaplı Uzun Hasan’dır) ile yapılmış ve savaş Fatih tarafından kazanılarak Doğu Anadolu Osmanlı egemenliğine alınmıştır.
      • ATSB ve ASB Ayrımı: Anadolu’da alınan bu topraklarda çok önemli bir ayrım vardır. Karamanoğulları ve İsfendiyaroğulları birer “Türk” beyliği olduğu için bunların topraklarının alınması Anadolu Türk Siyasi Birliğini (ATSB) sağlamaya yöneliktir. Ancak Ceneviz (Amasra) ve Trabzon Rum İmparatorluğu Türk olmadıkları için bunların alınması sadece Anadolu Siyasi Birliğini (ASB) sağlamaya yöneliktir.
      • Memlüklerle İlişkiler: Bu dönemde Hac yollarındaki (Suriye) su kuyularının onarımı meselesinden (Hicaz Su Yolları problemi) dolayı Karamanoğulları, Dulkadiroğulları ve Memlüklerle ilişkiler gerilmiş ancak Memlüklerle savaşa dönüşmemiştir.
    • 2. Balkanlardaki Gelişmeler:
      • Sırbistan, Bosna-Hersek, Eflak, Boğdan, Arnavutluk ve Mora Yarımadası alınmıştır. Eflak ve Boğdan, Osmanlı’da “Memleketeyn” (İki memleket) olarak adlandırılmıştır.
      • Sırbistan’da kuşatılmasına rağmen alınamayan tek yer Belgrad olmuştur (Daha sonra Kanuni alacaktır).
      • Bosna’da Bogomil mezhebine mensup halk zamanla Müslüman olmuş ve kendilerine “Evlad-ı Fatihan” (Fatih’in Evlatları / Boşnak) unvanı verilmiştir.
    • 3. Denizlerdeki Gelişmeler ve İtalya Seferi:
      • Ege’de; Eğriboz, Taşoz, Bozcaada, Gökçeada ve Sisam gibi birçok Yunan adası alınmış, ancak Rodos kuşatılmasına rağmen alınamamıştır (Daha sonra Kanuni alacaktır).
      • İtalya çizmesindeki Otranto limanı Gedik Ahmet Paşa komutasında fethedilerek (Kızılelma ülküsü doğrultusunda Roma hedeflenmiştir) İtalya’ya adım atılmıştır; ancak Fatih’in ölümü üzerine geri dönülmüş ve bölge Napoli Krallığı’na kaybedilmiştir.
      • Kırım’ın Alınması (1475): Gedik Ahmet Paşa komutasında Kefe limanı ve Kırım feth edilmiştir. Kırım’ın fethedilmesiyle Karadeniz’in tüm kıyıları Osmanlı egemenliğine girmiş ve Karadeniz bir Türk gölü haline gelmiştir.
    • 4. Venedik ile İlişkiler ve Kapitülasyonlar:
      • 1463’ten 1479’a kadar Venedik ile uzun savaşlar yapılmıştır. Bu devletin ticari tecrübesinden faydalanmak ve onları Hristiyan (Haçlı) ittifakından koparmak amacıyla Venedik’e ticari imtiyazlar (Kapitülasyonlar) verilmiştir.
      • Bu antlaşma ile Venedik, İstanbul’da elçi bulundurma hakkı kazanmış, Osmanlı Devleti’nde ilk elçilik açan ülke olmuştur. Venedik elçilerine “Balyos” veya “Baylos” adı verilmiştir.

    C. Fatih Dönemi Kültür, Teşkilat ve Hukuk Çalışmaları

    • Kanunname-i Âli Osman: Örfi hukuk kuralları yazılı hale getirilmiş ve devletin idari işleyişi kurallar altına alınmıştır. Padişahın kanun koyucu vasfından dolayı Fatih “Kanun Hükümdarı” olarak da bilinir. Bu yasalarla birlikte “Nizam-ı alem için kardeş katli vaciptir” maddesi getirilmiş, böylece devlet bekası için kardeş katli yasal hale getirilmiştir. (Bu kural devletin parçalanmasını ve dış güçlerin şehzadeleri kışkırtmasını önlemek için sert bir tedbir olarak uygulanmıştır).
    • Sadrazamların önemi artmış; Divan-ı Hümayun toplantılarına padişah yerine Sadrazamlar başkanlık etmeye başlamıştır. Padişah ise toplantıları tarafsız ve etkilenmeden karar alınabilmesi için “Kasr-ı Adl” adı verilen adaleti temsil eden pencereden izlemiştir.
    • Divan’a örfi hukukun temsilcisi ve bürokrasi amiri olarak Nişancı atanmıştır.
    • Fatih’in yaptırdığı yeni saray olan Topkapı Sarayı (Saray-ı Cedid) inşa edilmiştir.
    • Eğitimde; İlahiyat fakültesi düzeyinde Sahn-ı Seman Medreseleri ile onun hazırlık okulu niteliğindeki Tetimme Medreseleri açılmıştır.
    • Ekonominin büyüklüğünü göstermesi açısından, Osmanlı’daki ilk altın para (Sultani / Sikke-i Hasene) bastırılmıştır.
    • Uzak eyaletlerin vergisini toplamak için ihaleye dayalı İltizam sistemi ilk defa uygulanmıştır.
    • Çandarlı sülalesinin mallarına el konularak devletin haksız kazanca müdahale aracı olan Müsadere sistemi ilk defa uygulanmıştır.
    • Padişahların tahta çıktığında kapıkulu askerlerine dağıttığı Cülus bahşişi vermek yasal (zorunlu) hale getirilmiştir. (İlk kez 1446 Buçuktepe isyanı ile dağıtılmış, Fatih yasal hale getirmiştir).

    Fatih’in Ölümü: 1481 yılında ölmüştür. Ölümü 19 gün boyunca (taht kavgası ve Yeniçeri isyanı riski nedeniyle) gizlenmiş, bu yüzden cesedinin defin işlemleri gecikmiş ve cenaze büyük zarar görmüştür. Yahudi asıllı saray hekimi Yakup Paşa tarafından zehirlendiği de iddia edilmektedir.

    2. II. Bayezid Dönemi (1481 - 1512)

    Fatih Sultan Mehmet’in ölümünden sonra oğulları Şehzade Bayezid ve Şehzade Cem (Cem Sultan) arasında taht kavgası başlamıştır. Türkmenlerin desteklediği Cem, ülkeyi ikiye bölme teklifinde bulunmuş ancak Yeniçeri ve devşirmelerin desteklediği II. Bayezid bu teklifi reddederek yapılan savaşı kazanmış ve tahta çıkmıştır.

    • Cem Sultan Olayı:
      • Yenilen Cem Sultan önce Karamanoğullarına sığınmıştır. Ardından Korkos (Kız Kalesi), Anamur (Mamure Kalesi), Rodos Şövalyeleri ve nihayetinde Papa’nın eline geçerek Avrupa’ya götürülmüştür. (Osmanlı geleneğinde normalde sultan unvanı kadınlara verilirken -Hürrem Sultan, Kösem Sultan gibi-, Şehzade Cem’in unvanının isminin arkasına gelerek “Cem Sultan” olarak anılmasının sebebi; onun kadınlar gibi kaçarak düşmana sığınmasının alaya alınmasıdır).
      • Bu olay, Osmanlı Devleti’nin bir iç sorununun, ilk defa dış (uluslararası) bir sorun haline gelmesine sebep olmuştur.
      • Cem Sultan’ın Papalığın elinde Osmanlı’ya karşı bir koz olarak kullanılması ve Osmanlı’nın masraflar için her yıl Papalığa fidye ödemek zorunda kalması sebebiyle, II. Bayezid döneminde batıya yönelik fetih hareketleri durma noktasına gelmiştir. Bu yüzden II. Bayezid dönemi, “Yükselme dönemi içinde yaşanan bir duraklama dönemi” olarak tarihe geçmiştir.
    • Siyasi ve Sosyal Gelişmeler:
      • Cem Sultan’a destek verdikleri için, Fatih döneminde büyük ölçüde etkisiz hale getirilen Karamanoğulları beyliğine tamamen son verilmiştir.
      • Fatih döneminde temelleri bozulan Mısır’daki Memlükler ile Hicaz Su Yolları meselesinden dolayı gerginlik savaşa dönüşmüştür. 1485 - 1491 yılları arasında 6 yıl süren Memlük-Osmanlı Savaşları yaşanmış, ancak her iki taraf da üstünlük sağlayamamış ve savaş sonuçsuz kalmıştır.
      • 1511 yılında Antalya Teke yöresinde, İran (Safevi) destekli dini nitelikli büyük bir Türkmen isyanı olan Şahkulu İsyanı çıkmış ve devlet bu isyanı zorlukla bastırmıştır.
      • İspanya’da Katoliklerin baskısı altında zulüm gören Müslüman (Endülüs) ve Yahudiler, Kemal Reis komutasındaki Osmanlı donanmasıyla kurtarılarak İstanbul’a getirilmiştir.
    • Kurumsal Gelişmeler:
      • Devletin olağanüstü durumlarda ihtiyaçlarını karşılamak için “Avarız Vergisi” ilk defa bu dönemde toplanmıştır.
      • Pazar, üretim standartları ve esnaf kalitesini belirleyen, günümüzdeki Türk Standartları Enstitüsü (TSE) mantığında işleyen oldukça detaylı İhtisap Kanunnamesi çıkarılmıştır.
      • Avrupa’da Rönesans’ın önemli isimlerinden olan mucit ve sanatçı Leonardo da Vinci, II. Bayezid’e bir mektup yazarak Haliç ve Galata civarına bir köprü yapma projesini sunmuştur.
    • II. Bayezid’in pasif politikaları ve doğudaki Şahkulu (Şii) tehlikesini engelleyememesi üzerine, oğlu Yavuz Sultan Selim askeri bir darbeyle (babası yaşarken onu tahttan zorla indirerek) tahtı ele geçirmiştir. II. Bayezid, zorla tahttan indirilen ilk Osmanlı padişahıdır.

    Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

    Yorum yaz

    Yorum yaz