İçeriğe geç
KPSS Tarih Ders Notu PDF

2026 KPSS / AGS Tarih: Osmanlı Devleti Kültür ve Medeniyeti (Ekonomi, Sanat ve Spor) Ders Notları

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 8 dk

1. Osmanlı Devleti’nde Ekonomi ve Ekonomik Kavramlar

Osmanlı Devleti’nde ekonomik sistemin merkezinde halkın temel ihtiyaçlarının karşılanması ve piyasa düzeninin sağlanması yer almıştır.

  • İaşecilik (Provizyonizm): Halkın refahı ve mutluluğu için piyasalarda arzu edilen kalitede, ucuz fiyata ve arz-talep dengesi gözetilerek yeteri kadar mal bulundurulması ilkesidir. Özellikle başta başkent İstanbul olmak üzere halkın iaşesinin (beslenmesinin/mal ihtiyacının) sağlanması ve stokçuluğun önlenmesi hedeflenmiştir.
  • Gelenekçilik: Üretimin ne kadar ve nasıl olacağı, üretilen malların topluma nasıl ulaştırılacağı ile ilgili ekonomik ilkedir.
  • Fiskalizm: Devletin gelirlerinin en üst düzeye çıkarılması, giderlerinin ise en alt düzeye indirilmesine (hazineyi dolu tutmaya) çalışıldığı ekonomik düzendir. (Örneğin Yavuz Sultan Selim’in hazinesi dolu olmasına rağmen lüks saraylar yaptırmaması bu ilkeyle ilgilidir).
  • Merkantilizm: 15. ve 16. yüzyıllarda Coğrafi Keşifler ile Avrupa’da ortaya çıkan, zenginliğin kaynağının “altın ve gümüş” olarak belirlendiği ekonomik sistemdir. Osmanlı’da zenginliğin ölçüsü sahip olunan “mülk toprak” olduğu için, Merkantilizm Osmanlı Devleti’ne büyük zarar vermiş; halkın elindeki değerli madenler yurt dışına çıkmıştır.
  • Narh Sistemi: Eksik rekabet şartlarından dolayı, devletin (Kadı’nın) fiyatlara müdahale etmesidir. Ürünler için bir alt ve üst fiyat belirlenir, esnafın belirlenen bu fiyatların üzerinde satış yapmasına kesinlikle izin verilmezdi.
  • Ehli Hibre: Narh sisteminde fiyatlar belirlenirken malın kalitesini kontrol eden, o işte uzmanlaşmış (gurme/kalite kontrolcü) görevlidir. Fiyatlar bu kişinin kalite raporuna göre belirlenirdi.
  • Lonca Teşkilatı: Ahilik teşkilatının devamı niteliğindeki büyük şirketlerin ve esnafların oluşturduğu teşkilattır. Ahilikten en büyük farkı; gayrimüslimlerin de bu teşkilata üye olabilmesidir. Sadece mesleki ve ticari amaç güdüldüğü için lonca üyeleri savaşa (cihada) gitmezdi.
    • Teşkilatın başındakilere Şeyh veya Pir denir.
    • Esnafı koruyan (güvenlikten sorumlu) görevliye Yiğitbaşı denir.
    • Esnaf ile devlet veya halk arasındaki ilişkileri düzenleyenlere Kethüda (Kâhya) denir.
  • Ehli Hiref (Hirfet): Ayakkabıcı, nalbur, marangoz gibi küçük esnafın üye olduğu esnaf teşkilatıdır (Günümüz esnaf odaları).
  • Gedik Hakkı: Bir ustanın kendisine yeni bir dükkân açabilmesi için devletten aldığı iş yeri açma ruhsatıdır.
  • Menzil Teşkilatı: Kervanların yol güzergâhı (İpek yolu vb.) üzerinde, ortalama 30-40 km aralıklarla kurulan; kervanların geçişini, yolların güvenliğini ve kervanlar arası haberleşmeyi sağlayan teşkilattır. Kelime anlamı “mesafe”dir.
  • Mekkari Taifesi: Kervan yolculuklarında at, eşek, deve, katır gibi yük taşıyan hayvanları kiralayan ve malları taşıyan günümüzün kargo veya nakliyat şirketleridir.
  • Derbent Teşkilatı: Geçitlerin ve köprülerin bakım onarımını yapan ve buralardan vergi toplayan teşkilattır.
  • Muhtesip: Çarşı ve pazarı (hijyen, düzen vb.) denetleyen görevlidir. (Günümüz belediye başkanı veya zabıtası).
  • Kapan: Şehre gelen sanayi ve tarım ürünlerinin tek bir elde toplandığı (Un kapanı, balık kapanı vb.) toptancı halleridir. Ürünler önce buraya getirilir, esnafa buradan dağıtılırdı.
  • Bezirgan: Büyük tüccarlara verilen isimdir.
  • Standardizasyon: Sanayi ve tarım ürünlerinin aynı özellik ve kalitede tüketiciye ulaştırılmasına çalışılmasıdır.

2. Osmanlı Devleti’nde Vergi Sistemi

A. Şeri Vergiler

  • Öşür: Müslümanların ürettikleri zirai ürünlerden 1/10 oranında alınan vergidir.
  • Haraç: Gayrimüslimlerin ürettikleri zirai ürünlerden 2/10 oranında alınan vergidir.
  • Cizye: Gayrimüslim erkeklerin askerlik yapmadıkları (devlet tarafından korundukları) için ödedikleri baş/kelle vergisidir. (Din adamları, kadınlar ve delilerden alınmazdı).
  • Zekat: Müslümanlardan deniz ürünleri, madenler, zirai ürünler ve ticari faaliyetlerden elde ettikleri gelirler üzerinden 1/40 oranında alınan vergidir.

B. Örfi Vergiler

  • Baç: Pazar vergisidir. Osman Bey döneminde konulmuş olup Osmanlı Devleti’nin ilk vergisidir.
  • Adet-i Ağnam (Ağnam): Küçükbaş hayvanlardan alınan (1/40 oranında) vergidir. (Ağıl vergisi ise küçükbaş hayvanların barınaklarından alınan vergidir).
  • Çifthane: Bir köylünün bir çift öküz ile devlet tarlasını sürdüğü kadar ödediği toprak vergisidir.
  • Çiftbozan: Köylünün mazeretsiz olarak 2 veya 3 yıl üst üste tarlasını ekmemesi (tarımı bozması) durumunda devletin aldığı vergidir.
  • İltizam (Muaccele): Salyaneli eyaletlerde ihale usulüyle uygulanan iltizam sisteminde, ihaleye girenden (mültezimden) alınan peşinat/muaccele bedeli vergisidir.
  • İspenç: Gayrimüslimlerin ödediği toprak vergisidir.
  • İmdadiye-i Seferiye: Sefer (savaş) zamanında toplanan vergidir.
  • İmdadiye-i Hazariye: Hazar (barış) zamanında toplanan vergidir.
  • İmdadiye-i Cihadiye: Cihat zamanında alınan vergidir.
  • Derbent: Geçitlerden ve köprülerden alınan vergidir.
  • İzn-i Sefine: Boğazlardan geçen gemiler için alınan vergidir.
  • Avarız: Savaş, deprem, sel, heyelan, kıtlık gibi olağanüstü durumlarda alınan vergidir. Geçici olarak çıkarılmış ancak ilerleyen yıllarda kalıcı hale gelmiştir.

(Not: Öşür, haraç, çifthane ve ispenç toprağa dayalı alınan vergilerdir. Zekat ve cizye gibi vergiler toprağa dayalı değildir).

3. Para, Bankacılık ve Ekonominin Bozulma Nedenleri

  • Paralar:
    • İlk bakır para (Akçe / Mangır) Osman Bey zamanında basılmıştır.
    • İlk gümüş para (Akçe) Orhan Bey zamanında basılmıştır.
    • İlk altın para (Sikke-i Hasene / Sultani) Fatih Sultan Mehmet zamanında basılmıştır.
    • İlk kâğıt para (Kaime) ve demir para (Kuruş / Mecidiye) Sultan Abdülmecid zamanında basılmıştır.
  • Bankacılık:
    • Bank-ı Dersaadet: Galatalı bankerler tarafından açılan ilk Osmanlı Bankasıdır.
    • Bank-ı Osmani (Bank-ı Şahane-i Osmani): İngilizler tarafından açılan ve Osmanlı Devleti’nin parasını basmaya yetkili olan tek bankadır.
    • Memleket Sandıkları: Çiftçiye ucuz kredi verebilmek amacıyla (Mithat Paşa’nın büyük rolüyle) kurulmuştur. 1888’de ismini Ziraat Bankası olarak değiştirmiştir.
    • İtibar-ı Milli: İttihat ve Terakkicilerin milli ekonomi oluşturmak amacıyla kurduğu bankadır. 1924’te İş Bankası ile birleştirilmiştir.
  • Ekonominin Bozulma Nedenleri: Saray masraflarının artması, savaşların uzun sürmesi ve bunun sonucunda ganimet gelirlerinin azalması, Coğrafi Keşifler sonucu İpek ve Baharat yollarının önemini kaybetmesi, kapitülasyonların çok fazla ülkeye yaygınlaştırılması, ülke ekonomisine zarar veren anlaşmalar yapılması, sık padişah değişikliği sonucu “cülus bahşişi” oranının artması, tımar sisteminin bozulması, devlet kademelerinde rüşvet ve iltimasın (torpil) artmasıdır.

4. Mimari ve Sanat

A. Mimari Eserler ve Mimar Sinan

  • Osmanlı Devleti’nin ilk camisi İznik’te bulunan Hacı Özbek Camii’dir.
  • Osmanlı Devleti’nde padişahların bizzat yaptırdığı ve kendi isimlerini taşıyan camilere Selatin Cami (Sultan Ahmet, Selimiye, Fatih vb.) adı verilir.
  • Mimar Sinan: Kanuni Sultan Süleyman döneminde yükselen, Osmanlı Devleti’nin en büyük mimarıdır. Kendisinin sınıflandırdığı en önemli 3 eseri şunlardır:
    1. Şehzade Camii (İstanbul): Çıraklık eserim dediği camidir.
    2. Süleymaniye Camii (İstanbul): Kalfalık eserim dediği camidir.
    3. Selimiye Camii (Edirne): Ustalık eserim dediği camidir. Mükemmeliyeti nedeniyle 2011 yılından itibaren UNESCO koruması altındadır.
  • Sultan Ahmet Camii (Blue Mosque): 1609-1617 yılları arasında inşa edilen, Osmanlı Devleti’nin ilk 6 minareli camisidir. Süslemelerindeki mavi çinilerden dolayı yabancılar tarafından ‘Mavi Cami’ olarak adlandırılır. Mimarı Mimar Sinan değil, Sedefkâr Mehmet Ağa’dır.
  • Nuruosmaniye Camii: İstanbul’da bulunan, Osmanlı Devleti’nin batı tarzında (Barok ve Gotik) yapılan ilk camisidir.
  • Mostar Köprüsü: Saraybosna’da bulunan eseri, Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayrettin yapmıştır.

B. Görsel ve Süsleme Sanatları

  • Hat Sanatı: Arapçayı güzel yazma sanatıdır. Uğraşana “Hattat” denir. En büyük Osmanlı hattatı “Kıbletü’l Hattatin” (Hattatların Kıblesi) unvanlı Şeyh Hamdullah‘tır. Diğer önemli temsilcileri; Ahmet Karahisari, Kazasker Mustafa İzzet, Yesarizade Mustafa İzzet ve Hafız Osman’dır. Padişah II. Mustafa da ünlü bir hattattır.
  • Minyatür: Perspektif kurallarına (uzaklık, yakınlık ve derinlik) uyulmayan, kişilerin statüsüne göre büyük veya küçük çizildiği tasvir sanatıdır. Uğraşanlara “Musavvir” veya “Nakkaş” denir. Önemli temsilcileri; Matrakçı Nasuh, Levni, Nakkaş Osman ve Nakkaş Sinan Bey’dir.
    • Nakkaş Sinan Bey: Fatih Sultan Mehmet döneminde çizdiği “Gül Koklayan Fatih” eseriyle minyatür sanatını portre görünümüne çevirerek bu alanda çığır açmıştır.
  • Tezhip: Kelime anlamı (Arapça “dahap” kökünden) altınlamak ve yaldızlamaktır. Genellikle Kur’an-ı Kerim süslemelerinde kullanılmıştır. Uğraşana “Müzehhip”, en ünlü temsilcisine ise Kara Mehmet denir.
  • Resim Sanatı:
    • Resmini yaptıran ilk Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet’tir (İtalyan sanatçı Bellini’ye).
    • Resmini devlet dairelerine astıran padişah II. Mahmut’tur.
    • Osmanlı Devleti ressam yetiştirebilmek için Paris’te Mekteb-i Osmani adında bir kurum açmıştır.
    • Osmanlı’da ilk resim sergisini açan kişi Şeker Ahmet Paşa’dır (Karpuz Dilimli Natürmort, Üzümlü Natürmort, Narlar ve Ayvalar eserleriyle tanınır).
    • Türk arkeolojisinin ve müzeciliğinin öncüsü, Sanayi-i Nefise Mektebi’nin kurucusu olan Osman Hamdi Bey’in en önemli tabloları; Kaplumbağa Terbiyecisi, Kur’an Okuyan Kız, Yeşil Cami Önü ve Silah Taciri‘dir.
    • Osmanlı Devleti’nin ilk kadın ressamı Mihri Müşfik’tir (Cumhuriyet döneminde Atatürk’ün de ilk yağlı boya portresini çizmiştir).

C. Diğer Sanat Dalları

  • Kalemişi / Malakari: Kalemişi normal duvar süsleme, Malakari ise duvar kabartma (süsleme) sanatıdır.
  • Çinicilik: İznik, Kütahya, İstanbul ve Diyarbakır en önemli merkezlerdir.
  • Halıcılık: Uşak, Bünyan, Hereke ve Isparta önemli merkezlerdir.
  • Telkari: Gümüş işleme sanatıdır (Günümüzde Mardin bölgesinde yaygındır).
  • Vitray: Cam süsleme sanatıdır.
  • Tombak: Eşyaların altın ile kaplanması işlemine denir.
  • Heykel: Heykelini yaptıran tek Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz’dir.
  • Ebru: Kelime anlamı bulut veya bulutlanmak olan, su üzerinde boyalarla yapılan sanattır (Uğraşana Ebruzen denir).
  • Ahşap İşlemeciliği: Camilerdeki rahle, mihrap ve vaaz kürsülerinde uygulanmıştır.
  • Ciltçilik: Kitap kaplama/ciltleme sanatıdır, bu işi yapana Mücellit adı verilir.
  • Opera: III. Selim zamanında başlamış ve Milli Osmanlı Operet Kumpanyası kurulmuştur.

5. Edebiyat ve Müzik

  • Müzik: Kuruluş döneminden itibaren orduda Mehterhane kullanılmıştır. II. Mahmut döneminde bu kurum kaldırılarak yerine İtalyan Donizetti kardeşler tarafından “Mızıka-yı Hümayun” kurulmuştur.
    • Önemli Bestekârlar: Itri (Günümüz 100 TL’sinin arkasındaki kişi), Hacı Arif Bey, Tamburi Cemil Bey, Abdülkadir Meragi, Suphi Ezgi, İsmail Dede Efendi ve Zekai Dede’dir.
    • Suzi Dilara Makamı: Ünlü bir “Neyzen” olan padişah III. Selim tarafından bulunan makamdır. (III. Selim, Kabakçı Mustafa İsyanı ile katledilmiştir).
  • Divan Edebiyatı: Baki, Fuzuli (Leyla ile Mecnun eserinin yazarı), Nabi, Ruhi, Nef’i, Naili.
  • Tasavvuf Edebiyatı: Pir Sultan Abdal, Akşemsettin, Eşrefoğlu Rumi, Hacı Bayram Veli, Kaygusuz Abdal, Ümmi Kemal.
  • Halk Edebiyatı: Köroğlu, Öksüz, Dadaloğlu, Karacaoğlan, Gevheri, Aşık Ömer.

6. Osmanlı Devleti’nde Spor Osmanlı sultanlarının birçoğu cüsseli yapıları ve sporla ilgilenmeleriyle bilinirlerdi.

  • İlk defa güreş tekkeleri Orhan Bey döneminde açılmıştır.
  • I. Murat döneminde Edirne’de günümüze kadar devam eden Kırkpınar Yağlı Güreşleri başlamıştır.
  • Sultan Abdülaziz ve V. Murat güreşçi padişahlardır. Dönemin en ünlü güreşçileri Adalı Halil ve “dünyada yenilmeyen” olarak bilinen Koca Yusuf’tur (Koca Yusuf bir Amerika turnesi dönüşünde bindiği geminin batmasıyla hayatını kaybetmiştir).
  • Okçuluk ile uğraşanlara Kemankeş, hünerli at binicilerine ise Cündi adı verilmiştir.
  • Osmanlı ders müfredatına giren ilk spor dersi Jimnastik olmuştur.
  • İlk beden eğitimi öğretmeni Mehmet Faik Üstünidman’dır.
  • İlerleyen dönemlerde sporu yaygınlaştıran Selim Sırrı Tarcan, Milli Olimpiyat Komitesi’ni kurmuştur.

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz