2026 KPSS / AGS Tarih: Milli Mücadele Muharebeler Dönemi (III) Ders Notları
Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 8 dk
1. Kütahya - Eskişehir Muharebeleri (Temmuz 1921)
Batı Cephesi’ndeki üçüncü Yunan taarruzudur. I. ve II. İnönü Savaşları ile Aslıhanlar-Dumlupınar’daki ufak çaplı Türk taarruz girişiminin ardından gerçekleşmiştir.
- Savaşın Nedenleri:
- Yunanlıların, İngilizlerin desteğini kaybetmek istememesi.
- Yunanlıların I. ve II. İnönü Savaşlarının öcünü almak istemesi.
- Yunanlıların Eskişehir ve Ankara’yı alarak Milli Mücadele’yi sona erdirmek ve Sevr Antlaşması’nı zorla kabul ettirmek istemesi.
- İşgal Öncesi Yunanistan’ın Durumu: Yunanistan’da Kralcılar ve Venizelosçular olarak siyasi bir bölünme vardır. Yunan Kralı Alexandros’un bir maymun ısırığı sonucu ölmesi üzerine başa Kral 13. Konstantin geçmiştir. Konstantin isminin seçilmesi “Bizans’ın devamı” olma (İstanbul’u alma) hedefini simgeler. Kral Konstantin bizzat İzmir’e gelerek askerleri denetlemiş ve Batı Anadolu’da (İzmir’de) “İyonya Cumhuriyeti” kurduklarını ilan etmiştir (Bölgeye Stergiadis adında bir komiser atanmış, ancak bu cumhuriyet İtilaf Devletleri tarafından reddedilmiştir). Yunan ordusu geri çekilirken ve ilerlerken İzmit, Zonguldak ve Kocaeli gibi bölgelerde sivil halka yönelik büyük katliamlar yapmıştır (İzmit’te bir Fransız papazın 2.000 Türk’ü kiliseye saklayarak Yunanlılardan kurtarması bu vahşetin örneklerindendir).
- Savaşın Gelişimi: Yunan kuvvetleri, Uşak ve Bursa üzerinden saldırıya geçerek Afyon, Kütahya ve Eskişehir’i işgal etmiş, Bilecik tamamen elden çıkmıştır. Yunanlılar Sakarya Irmağı’nın batısına, Polatlı önlerine kadar gelmişlerdir.
- Geri Çekilme Emri: TBMM Başkanı Mustafa Kemal, Türk ordusunun daha fazla zayiat vermesini engellemek amacıyla ordulara Sakarya Irmağı’nın doğusuna (Polatlı tarafına) çekilme emri vermiştir. Geri çekilirken Yunanlıların geçişini engellemek için nehir üzerindeki Beylik Köprü ve Kavuncu Köprüsü gibi köprüler yıkılmıştır.
- Savaşın Sonuçları ve Meclisteki Tartışmalar:
- Düşmanın Ankara’ya çok yaklaşması üzerine, devlet arşivinin ve meclisin Ankara’dan Kayseri’ye taşınması gündeme gelmiş, ancak reddedilmiştir.
- TBMM’de çok sert tartışmalar yaşanmıştır. Mustafa Kemal’e muhalif olanlar askerlik vasfı olmadığı için onu eleştirmiş, destekleyenler ise ordunun başına geçmesini istemiştir.
- Başkomutanlık Kanunu: TBMM, yasama, yürütme ve yargı yetkilerini 3 aylığına Mustafa Kemal’e devretmiştir. Böylece Mustafa Kemal askerlik mesleğine rütbesiz bir Başkomutan olarak geri dönmüştür (Bu yetki daha sonra süresiz uzatılacaktır).
- 1. Maarif (Eğitim) Kongresi: Kütahya-Eskişehir Muharebelerinin en çetin günlerinde, Mustafa Kemal Ankara’da 250 öğretmenin katılımıyla Maarif Kongresi’ni toplamıştır. Savaşın ortasında bu kongrenin toplanması, eğitime verilen önemi ve Türk milletinin bağımsızlığa olan mutlak inancını gösterir.
2. Tekalif-i Milliye Emirleri (7-8 Ağustos 1921)
Mustafa Kemal, Başkomutan olduktan iki gün sonra ordunun tüm ihtiyaçlarını (silah, cephane, yiyecek, giyecek vb.) karşılamak amacıyla Tekalif-i Milliye (Milli Yükümlülükler) emirlerini çıkarmıştır.
- Önemli Maddeleri ve Uygulanışı:
- Her aile bir kat çamaşır, bir çift çorap ve çarık (patik) verecektir (Fakirden alınmamış, kadın/çocuk kıyafetine dokunulmamıştır).
- Halkın elindeki silah ve cephaneler toplanacaktır.
- Sahipsiz kalan tüm mallar devlete ait sayılacaktır.
- Tüccar ve halkın elindeki temel ihtiyaç maddelerinin (yiyecek, giyecek, sanayi ürünü) %40’ına bedeli sonradan ödenmek şartıyla el konulacaktır.
- Binek ve taşıt araçlarının %20’sine el konulacak, aracı olanlar ayda bir kez 100 km cepheye ücretsiz malzeme taşıyacaktır.
- Demirci, marangoz, saraç gibi zanaatkarlar ordu emrine alınacaktır.
- Uygulama: Her ilçede “Tekalif-i Milliye Komisyonları” kurulmuştur. Emirleri yerine getirmeyenler İstiklal Mahkemeleri’nde Hıyanet-i Vataniye (Vatana İhanet) suçundan yargılanmıştır (53 Rum ve 26 Ermeni bu kapsamda idam edilmiştir).
- Durum Tespiti: Ulaşım zorlukları ve zamanın kısıtlı olması nedeniyle Tekalif-i Milliye emirlerinden toplanan yardımların çok az bir kısmı Sakarya Meydan Muharebesi’ne yetişebilmiş; asıl büyük kısmı Büyük Taarruz’da kullanılmıştır. Bu nedenle Sakarya Savaşı çok büyük bir yokluk ve açlık içinde geçmiştir.
3. Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos - 12 Eylül 1921)
- Özellikleri: Türk ordusunun son savunma savaşıdır. 4. Yunan taarruzudur. Mustafa Kemal’in başkomutan sıfatıyla yönettiği ilk savaştır. Savaş Polatlı ile Haymana arasındaki 100 kilometrelik geniş bir cephede cereyan etmiştir (Sakarya ilinde değil, Ankara’nın ilçelerinde olmuştur).
- Savaşın Diğer İsimleri: Cephede 350’den fazla subayın şehit olması nedeniyle “Subaylar Savaşı”; çok fazla kan döküldüğü için Mustafa Kemal’in tabiriyle “Melhame-i Kübra” (Kan Gölü/Büyük Kıyım) olarak adlandırılır. Mustafa Kemal bu savaşı 1905’teki Mukden Meydan Muharebesi’nden bile daha önemli görmüştür.
- Savaşın Mevkileri: Alagöz Köyü (Mustafa Kemal’in Karargahı), Çekirdeksiz, Doğatepe, Çaldağı, Mangal Dağı, Türbetepe, Basrikale (Basritepe).
- Savaşın Gelişimi ve Tarihi Emir: Yunan ordusu savaşın başlarında Türbetepe, Mangal Dağı ve Çaldağı gibi stratejik tepeleri ele geçirmiştir. Geri çekilme izni isteyen komutanlara karşı Mustafa Kemal, Türk askeri tarihini değiştiren şu emri vermiştir: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla sulanmadıkça vatan terk olunamaz.” (Bu taktikle hilal şeklini alan cephede topyekûn bir ölüm kalım mücadelesi verilmiş ve tepeler geri alınmıştır).
- Sonuçları ve Önemi:
- Geri Çekiliş Bitti: Türklerin 1683 II. Viyana Kuşatması’ndan beri Avrupa karşısındaki geri çekilişi Polatlı’da (Kartaltepe mevkiinde) sona ermiştir. Savaş 22 gün 22 gece (sonradan 21 gün 21 gece olarak güncellenmiştir) sürmüş ve kazanılmıştır.
- Savaşta attan düşüp kaburgası kırılmasına rağmen savaşı yöneten Mustafa Kemal’e TBMM tarafından “Gazi” unvanı ve “Mareşal” rütbesi verilmiştir.
- İngiltere ile esir değişimi (mübadele) antlaşması imzalanmış, Malta sürgünleri kurtarılmıştır.
- Ukrayna ile Dostluk Antlaşması imzalanmıştır.
- Kars Antlaşması: Sovyet Rusya’ya bağlı Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan ile Kâzım Karabekir tarafından imzalanmıştır. Doğu sınırımız kesin şeklini almıştır. (Ardahan Türkiye’de kalmış, Batum Gürcistan’a bırakılmıştır. Kafkas devletleri, Türkiye’nin tanımadığı Sevr gibi antlaşmaları tanımayacaklarını taahhüt etmişlerdir).
- Ankara Antlaşması: Fransa (Franklin Bouillon) ile TBMM arasında imzalanmıştır. Fransa işgal ettiği Çukurova ve Güneydoğu Anadolu’dan çekilmeyi kabul etmiştir. Fransa, TBMM’yi resmen tanıyan ilk İtilaf devleti olmuştur.
- Hatay Durumu: Hatay, Fransız mandasındaki Suriye’ye bırakılmış (Misak-ı Milli’den verilen 2. tavizdir). Ancak Hatay’da resmi dilin Türkçe olması ve özel bir yönetim kurulması şart koşulmuştur. Ayrıca Süleyman Şah Türbesi’nin bulunduğu Caber Kalesi (Türk Mezarı) Türk toprağı sayılmıştır.
- İtalya’nın Çekilişi: İtalya, Anadolu’dan (Muğla, Antalya, Konya civarı) tamamen çekilmiştir. Anadolu’dan çekilen ilk İtilaf devleti İtalya olmuştur. İtalya ve Fransa’nın giderken bıraktığı silahlar Büyük Taarruz’da kullanılmıştır.
(Not: Savaş sonrasında İtilaf Devletleri, TBMM’ye Yunanlılara zaman kazandırmak amacıyla “Paris Mukarreratı” adı altında bir ateşkes sunmuş, ancak Misak-ı Milli’ye aykırı olduğu için reddedilmiştir).
4. Büyük Taarruz Öncesi Yapılan Hazırlıklar (11 Aylık Süreç)
Sakarya Savaşı’nın bitimiyle Büyük Taarruz’un başlaması arasında 11 aylık bir süre vardır. Bu bekleme süresinin nedenlerini Mustafa Kemal mecliste şu sözle açıklamıştır: “Yarım hazırlıkla, yarım tedbirle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten daha kötüdür.”
- Diplomatik Hazırlıklar: Barış yollarının kapalı olmadığını göstermek için Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Tengirşenk ve İçişleri Bakanı Ali Fethi Okyar Avrupa’ya gönderilmiş, ancak sonuç alınamamıştır.
- Askeri Hazırlıklar:
- Ordunun karargahı Polatlı’dan Akşehir’e taşınmıştır.
- Ankara’da subay ihtiyacını karşılamak için 6 aylığına Subay Okulu açılmıştır.
- Türk ordusuna uzun süre sonra ilk defa taarruz (saldırı) eğitimi verilmiştir.
- Tekalif-i Milliye’den gelen yardımlar ile Fransa, İtalya ve Rusya’dan alınan silahlar cepheye taşınmıştır.
- Mustafa Kemal’in Başkomutanlık yetkisi süresiz olarak uzatılmıştır.
- Şaşırtma (Gizlilik) Taktikleri:
- İlk planlanan saldırı planına “SAT Planı” (Sandıklı’dan hareket edileceği için) adı verilmiştir.
- Saldırının, İngilizlerin müdahalesini geciktirmek amacıyla tatil günü olan Cumartesi (26 Ağustos) yapılması kararlaştırılmıştır.
- Askerlerin ve atların/katırların intikali sırasında ses çıkmaması için toynaklara keçeler bağlanmış, geceleri hedef şaşırtmak için farklı bölgelerde meşaleler gezdirilmiştir.
- Mustafa Kemal, saldırı planını komutanlara aktarmak için Yunan istihbaratını uyutmak amacıyla Akşehir’de komutanlar arası bir futbol turnuvası (Zafer Kupası) düzenlendiğini ilan etmiştir (Maç bilerek 2-2 bitirilmiştir). Kendisi de aynı günlerde Ankara’da “Çay partisi” vereceğini duyurarak cephede olmadığını zannettirmiştir.
5. Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi (26 Ağustos - 9 Eylül 1922)
- Savaşın Diğer İsimleri: Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Dumlupınar Meydan Muharebesi, Rum Sındığı (Rumların kırıldığı savaş) ve Yurt Kurtaran.
- Mevkiler: Afyon Kocatepe, Şuhut, Sandıklı, Tınaztepe, Çiğiltepe, Zafertepe (Çalköy), Dumlupınar.
- Savaşın Gelişimi:
- 26 Ağustos 1922 Cumartesi sabahı saat 05:30’da Afyon Kocatepe’den Türk topçu ateşiyle savaş başlamıştır.
- Çiğiltepe Olayı: Çiğiltepe’yi Mustafa Kemal’e söz verdiği yarım saat içinde alamadığı için Albay Reşat Bey, beylik tabancasıyla intihar ederek büyük bir disiplin ve onur örneği göstermiştir (Tepe kısa süre sonra ele geçirilmiştir).
- Savaş hızla ilerlemiş, 30 Ağustos’ta Dumlupınar Meydan Muharebesi yapılmış ve Yunan ordusu kuşatılmıştır. Başkomutanlık bizzat cephede yürütülmüştür.
- Yunan Orduları Başkomutanı General Trikopis, Uşak’ın Karlı köyünde Fevzi Çakmak tarafından esir alınmıştır. (Bu başarısından dolayı savaş sonrası Fevzi Çakmak’a Mareşallik rütbesi verilmiştir).
- Tarihi Emir ve İzmir’in Kurtuluşu: Mustafa Kemal düşmanın peşini bırakmamak için “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emrini vermiştir (Akdeniz o dönemde Ege Denizi bölgesini de kapsayan genel addır). Günlük 40-45 km hızla ilerleyen Türk ordusu, Uşak, Aydın, Manisa’yı kurtararak 15 gün içinde planladığı gibi 9 Eylül’de İzmir’e girmiştir. (Geri çekilen Yunan ordusu İzmir dahil geçtiği her yeri ateşe vermiştir). 17 Eylül’de Bandırma’da son kurşunların atılmasıyla Batı Anadolu tamamen temizlenmiştir.
- Sonuçları: Türk-Yunan Savaşı fiilen sona ermiş, Milli Mücadele’nin silahlı (muharebeler) dönemi kapanmış ve Mudanya Mütarekesi ile başlayacak olan Diplomatik Dönem başlamıştır.
6. Çanakkale Bunalımı (Krizi)
- Büyük Taarruz’un zaferle sonuçlanıp Batı Anadolu’nun Yunanlılardan temizlenmesinin ardından, Türk birlikleri yönünü henüz işgal altında olan Boğazlar bölgesi (Çanakkale) ve Trakya’ya çevirmiştir.
- Burada Türk ordusu ile Boğazları kontrol eden İngiliz kuvvetleri karşı karşıya gelmiştir.
- İngiltere Başbakanı Lloyd George, Türklerin ilerleyişi üzerine telaşlanarak Fransa, İtalya ve Balkan ülkelerini Türkiye’ye karşı savaşa çağırmıştır. Ancak hiçbir devlet bu çağrıya uymamış, İngiltere kamuoyu da savaşa karşı çıkmıştır.
- Yalnız kalan İngiltere’nin ve Türk tarafının sıcak bir savaşın eşiğine geldiği bu siyasi/askeri gerilime tarihte Çanakkale Bunalımı adı verilir. Gerilim, diplomatik masaya oturulmasıyla ve Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasıyla aşılmıştır.
Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.
Yorum yaz