2026 KPSS / AGS Tarih: Milli Mücadele Diplomatik Dönemi Ders Notları
Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 7 dk
1. Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922)
Büyük Taarruz’un kazanılmasının ardından İzmir’e giren Mustafa Kemal, orduya Boğazlar (Çanakkale) ve Trakya yönüne ilerleme emri vermiştir. Türk ordusu ile İngiliz kuvvetleri Çanakkale’de karşı karşıya gelmiş ve “Çanakkale Bunalımı” adı verilen kriz yaşanmıştır. İzmir’de İtilaf Devletleri temsilcileriyle yapılan ön görüşmelerin ardından, barış görüşmeleri için Bursa’nın Mudanya ilçesi belirlenmiştir.
- Katılan Taraflar ve Temsilciler: TBMM adına (Mudanya’daki başarısından dolayı ileride Lozan’a da gönderilecek olan) İsmet İnönü katılmıştır. İtilaf Devletleri adına İngiltere’den General Harrington, İtalya’dan General Mombelli, Fransa’dan ise General Charpy (ve sivil olarak Franklin Bouillon) katılmıştır. Savaşı fiilen yapan Yunanistan’ın temsilcisi General Mazarakis karaya çıkmamış, gemide beklemiş ve Yunanistan’ı masada İngiltere temsil etmiştir.
- Görüşmelerin Gelişimi: 3 Ekim’de başlayan görüşmelerde İstanbul ve Çanakkale’nin teslimi konusunda büyük gerginlikler yaşanmıştır. 7 Ekim’de Mustafa Kemal’in orduya tekrar “ileri (savaş)” emri vermesi üzerine İngiltere (sömürgelerinden ve müttefiklerinden destek bulamadığı için) geri adım atmak zorunda kalmış ve Paris Mukarreratı (Kararları) ile masaya dönerek antlaşmayı imzalamıştır.
- Antlaşmanın Önemli Maddeleri:
- Türk-Yunan savaşı fiilen sona erecektir.
- Yunanlılar, Doğu Trakya’yı 15 gün içinde boşaltacaktır.
- Boşaltılan Doğu Trakya’yı teslim almak üzere Refet Bele, “Doğu Trakya Yüksek Komiseri” sıfatıyla görevlendirilmiş ve bölgenin güvenliği için 8.000 Türk jandarması gönderilmiştir.
- İstanbul ve Boğazlar, kalıcı bir barış antlaşması (Lozan) imzalanana kadar İtilaf Devletleri’nin askeri varlığı sürmek şartıyla TBMM yönetimine bırakılmıştır.
- Önemi ve Sonuçları:
- Milli Mücadele’nin askeri (muharebeler) safhası sona ermiş, diplomasi safhası başlamıştır.
- Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar savaşılmadan (diplomatik yolla) geri alınmıştır.
- Antlaşma, Osmanlı Hükümeti ile değil TBMM ile yapıldığı için Osmanlı Devleti hukuken sona ermiştir.
- Başarısız politikaları nedeniyle İngiltere Başbakanı Lloyd George istifa etmek zorunda kalmıştır.
- Mustafa Kemal, bu antlaşmayı “Mühim bir zaferden elde edilen ilk siyasi semere (kazanç)” olarak nitelendirmiştir.
2. Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
Mudanya’nın ardından toplanacak olan kalıcı barış konferansına (Lozan) İtilaf Devletleri, ikilik çıkarmak amacıyla hem Ankara’daki TBMM Hükümeti’ni hem de İstanbul’daki Osmanlı Hükümeti’ni (Son Sadrazam Tevfik Paşa) birlikte davet etmiştir.
- Kaldırılma Nedenleri:
- Lozan Konferansı’na tek başına katılıp olası bir ikiliği (bölünmeyi) engellemek.
- Anadolu’da iki farklı devletin bulunmasının milli menfaatlerle bağdaşmaması.
- Padişahlığın (babadan oğula geçen tek kişi yönetiminin) ulusal egemenliğe (milli iradeye) engel teşkil etmesi ve Türk milletinin karakterine uymaması.
- İstanbul Hükümeti’nin (Tevfik Paşa’nın da zorlamasıyla) resmi olarak sonlandırılmak istenmesi.
- Sonuçları ve Gelişmeler:
- 1 Kasım 1922’de TBMM’nin kararıyla Osmanlı Devleti resmen sona ermiştir. (Mustafa Kemal bu olayı nutuklarında sürekli “1 Kasım’da aldığımız karar” olarak vurgulamıştır).
- Son padişah VI. Mehmet (Vahdettin), siyasi gücünü kaybetmiş ve Refet Bele’nin bilgisi dâhilinde İngiliz zırhlısı “Malaya” ile ülkeyi terk etmiştir.
- Halifelik Meselesi: Saltanat (siyasi yetki) ile Halifelik (dini yetki) birbirinden ayrılmıştır. Vahdettin’in halifelik unvanını dünya Müslümanlarını kışkırtmak için İngilizlerin elinde bir silah olarak kullanmasını engellemek amacıyla, TBMM tarafından Osmanlı sülalesinden Abdülmecid Efendi (Sultan Abdülmecid değil) son halife olarak seçilmiştir.
- Din ve devlet işlerinin (Halifelik ile Saltanatın) birbirinden ayrılması, laiklik yolunda atılan ilk büyük adımdır.
- TBMM’nin yaptığı tek inkılap (I. TBMM dönemi) Saltanatın kaldırılmasıdır.
- Devlet başkanlığı ve rejim sorunu ortaya çıkmıştır (Bu sorunlar ileride Cumhuriyetin ilanıyla çözülecektir).
3. Lozan Barış Konferansı (20 Kasım 1922 - 23 Temmuz 1923)
Mustafa Kemal, Yunanların Ege’de yaptığı tahribatın görülmesi ve savaş tazminatı alınabilmesi için konferansın İzmir’de yapılmasını istemiş, ancak tarafsız bir ülke olan İsviçre’nin Lozan (Lausanne) kenti seçilmiştir.
- TBMM Heyeti: Mudanya’daki başarısından dolayı İsmet İnönü, Dışişleri Bakanı sıfatıyla “Başdelege” olarak gönderilmiştir (Bunun için dönemin Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Tengirşenk görevinden istifa etmiştir). Heyette ayrıca eski İktisat Bakanı Hasan Saka ve dönemin Sağlık Bakanı Dr. Rıza Nur yer almıştır.
- Katılan Devletler: Türkiye, İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan, Japonya, Romanya ve Yugoslavya (Sırp-Hırvat-Sloven) katılmıştır. Sovyet Rusya ve Bulgaristan yalnızca Boğazlar konusu için davet edilmiştir. ABD (Monroe Doktrini gereği) sadece “gözlemci devlet” statüsüyle katılmıştır.
- Mustafa Kemal’in Kesin Taviz Verilmemesini İstediği Konular: Ermenilere yurt verilmemesi (Vilayet-i Sitte) ve Kapitülasyonların kesinlikle kaldırılması. Eğer bu konularda diretilirse masadan kalkılması talimatını vermiştir.
- Konferansın Seyri ve İlk Kesinti:
- Konferansın açılışını İsviçre Başbakanı yapmıştır. İsmet İnönü ilk konuşmasında İngiliz temsilci Lord Curzon’a karşı, “Biz buraya Mondros’tan değil, Mudanya’dan geldik (Biz mağlup değil, galip devletiz). Çok ızdırap çektik, çok kan akıttık; bütün milletler gibi özgürlük ve bağımsızlık istiyoruz” diyerek tavrını koymuştur.
- Lord Curzon, ekonomik zorlukları ve kapitülasyonları kullanarak Türk heyetini tehdit etmiştir.
- Kapitülasyonlar, dış borçlar, boğazlar ve Ermeni yurdu gibi konularda anlaşılamaması üzerine 4 Şubat 1923’te görüşmeler kesilmiş ve Türk heyeti masadan kalkarak yurda dönmüştür.
4. Konferansa Ara Verildiği Dönemde Yaşanan Gelişmeler (Şubat - Nisan 1923) Görüşmelerin kesildiği 4 Şubat 1923 ile tekrar başladığı 23 Nisan 1923 tarihleri arasında Türkiye’de iki önemli gelişme yaşanmıştır:
- İzmir İktisat Kongresi (17 Şubat 1923): Başkanlığını Kazım Karabekir’in yaptığı bu kongre, Lozan’da kapitülasyonları dayatan İtilaf Devletleri’ne bir tepki ve cevap niteliğinde toplanmıştır. “Misak-ı İktisadi” (İktisat Andı) ilan edilerek Türkiye’nin kendi ekonomik bağımsızlık yol haritası çizilmiştir.
- TBMM Seçimlerinin Yenilenmesi (1 Nisan 1923): Lozan’dan gelen heyetin mecliste çok sert tartışmalara neden olması (barış isteyenler ile verilen tavizleri eleştirenler arasındaki kavgalar) üzerine, I. TBMM (1. Yasama Dönemi) seçimlerin yenilenmesi kararı almış ve II. TBMM’ye geçiş süreci başlamıştır.
5. Lozan Barış Antlaşması’nın İmzalanması ve Alınan Kararlar Görüşmelerin yeniden başlamasıyla antlaşma 23 Temmuz 1923’te imzalanmıştır. (Önemli Not: Antlaşma imzalandığı sırada TBMM Hükümet Başkanı (İcra Vekilleri Heyeti Başkanı) Mustafa Kemal veya İsmet İnönü değil, Rauf Orbay‘dır). İmzalanan antlaşma, yeni kurulan II. TBMM tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiştir.
- Nüfus Mübadelesi (Ahali Değişimi): Lozan’da daha görüşmeler sürerken Yunanistan ile çözülen ilk konudur. Batı Trakya’daki Türkler ile İstanbul’daki Rumlar “Etabli” (yerleşik) sayılarak yerlerinde kalacak; bunların dışındaki diğer bölgelerde yaşayan Türkler ve Rumlar yer değiştirecektir. (Bu konu 1930’lara kadar ihlaller yüzünden tekrar gündeme gelecektir).
- Sınırlar:
- Batı Sınırı: Yunanistan ve Bulgaristan ile olan sınırlar daha önceki Mudanya ve İstanbul antlaşmaları esas alınarak (Meriç Nehri) çizilmiştir.
- Doğu Sınırı: Sovyet Rusya ile imzalanan Kars Antlaşması esas alınmıştır.
- Güney Sınırı (Suriye): Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması esas alınmıştır (Hatay sınırlarımız dışında, Fransız mandasındaki Suriye’ye bırakılmıştır).
- Irak Sınırı (Musul Sorunu): Lozan’da çözülemeyen, lehte veya aleyhte karar verilmeyen tek konudur. Türkiye ile İngiltere arasında, Lozan’dan sonra ikili görüşmelerle çözülmek üzere sonraya bırakılmıştır.
- Kapitülasyonlar ve Düyun-u Umumiye: Kapitülasyonlar tamamen kaldırılmış, Osmanlı’nın maliyesine el koyan Düyun-u Umumiye İdaresi’nin Türkiye’deki görevine son verilmiştir. (Bu konu Lozan’dan sonra bir daha asla gündeme gelmemiştir).
- Azınlıklar (Ekalliyet): Bütün azınlıklar ayrıcalıkları kaldırılarak Türk vatandaşı sayılmıştır. Böylece yabancı devletlerin azınlıkları bahane ederek iç işlerimize karışması engellenmiştir.
- Dış Borçlar: Osmanlı dış borçları, Osmanlı’dan ayrılarak kurulan devletlere yüzölçümleri/nüfusları dikkate alınarak paylaştırılmıştır. Türkiye payına düşen borcu Frank veya Türk Lirası olarak (Düyun-u Umumiye üzerinden taksitlerle) ödemeyi kabul etmiştir. (Bu durum, kendi borçlarını reddeden Sovyet Rusya’yı, kendisine kötü örnek teşkil edeceği gerekçesiyle rahatsız etmiştir).
- Boğazlar: Sevr’deki gibi başkanı Türk olan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilmesine (ayrı bütçesi ve bayrağı olmasına) karar verilmiştir. (Bu durum egemenliğimize aykırı olup 1936 Montrö Sözleşmesi ile lehimize çözülecektir).
- Yabancı Okullar: Türkiye’deki tüm yabancı okullar, müfredatları dâhil olmak üzere Türk hükümetinin çıkaracağı kanunlara uymak zorunda bırakılmıştır.
- Savaş Tazminatı: Yunanistan, verdiği zararlara (İzmir, Manisa, Uşak yangınları vb.) karşılık Karaağaç ve Bosnaköy’ü savaş tazminatı olarak Türkiye’ye vermiştir.
- Adalar: Bozcaada, Gökçeada (İmroz) ve Tavşan Adaları Türkiye’ye bırakılmıştır. Türkiye’ye yakın Ege Adaları (silahsızlandırılmak şartıyla) Yunanistan’a, 12 Ada ve Rodos İtalya’ya, Kıbrıs ise İngiltere’ye bırakılmıştır.
- İstanbul’un Boşaltılması: İstanbul’un antlaşma onaylandıktan sonra 45 gün içerisinde İtilaf güçlerince boşaltılması kararlaştırılmıştır.
- Patrikhane: Mustafa Kemal’in sınır dışı etmek istemesine rağmen, siyasi ve ekümenik yetkileri elinden alınarak (sadece dini bir kurum olarak kalması şartıyla) İstanbul’da bırakılmıştır.
6. Lozan Sonrası Genel Değerlendirme
- Lozan’dan sonra bir daha gündeme gelmeyen ve tamamen çözülen tek konu Kapitülasyonlardır.
- Lozan’da çözüldüğü sanılıp (veya ertelenip) 1923-1939 arası dış politikada yeniden gündeme gelen konular: Musul (Irak sınırı), Hatay (Suriye sınırı), Boğazlar, Yabancı Okullar, Dış Borçlar (1929 Krizi nedeniyle), Nüfus Mübadelesi ve Patrikhane’dir.
- Mustafa Kemal’in Lozan Yorumları:
- “Bu antlaşma, Türk milletine karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastin sonuçsuz kaldığını bildirir bir belgedir.”.
- “Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasi zaferin eseridir.”.
- Müzakerelerin zorluğunu eleştirenlere karşı: “Lozan Konferansı düne, bugüne (3-5 yıla) ait hesapların sonuca bağlanmasıyla uğraşmamaktadır; 300-400 yıllık birikmiş ve yoğunlaşmış hesapların görülmesiyle uğraşmaktadır” diyerek sorunların köklü geçmişine dikkat çekmiştir.
Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.
Yorum yaz