2026 KPSS / AGS Tarih: Mondros Ateşkes Antlaşması, İşgaller ve Cemiyetler Ders Notları
Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 10 dk
1. Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918)
I. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru Bulgaristan’ın savaştan çekilmesiyle Osmanlı Devleti’nin Almanya ile kara bağlantısı kesilmiş ve Trakya üzerinden İstanbul’un işgal edilme riski doğmuştur. Almanya’nın yenik sayılması üzerine Osmanlı Devleti de ateşkes masasına oturmak zorunda kalmıştır.
- İmzalanma Süreci: Antlaşma, Limni Adası’nın Mondros Limanı’nda imzalanmıştır. İngiliz Amiral Calthorpe (İtilaf Devletleri temsilcisi) ile Osmanlı heyeti (Bahriye Nazırı Hüseyin Rauf Orbay, Yarbay Saadullah ve Reşat Hikmet Bey) arasında görüşülmüştür.
- Hükümet ve Temsilci: Antlaşma imzalandığı sırada Osmanlı Hükümeti’nin başında Ahmet İzzet Paşa bulunmaktaydı. Osmanlı heyeti adına antlaşmayı imzalayan kişi ise Rauf Orbay‘dır.
- İngilizlerin “29 Ekim’e kadar imzalamazsanız topyekûn saldırıya geçeriz” tehdidi üzerine Rauf Orbay inisiyatif alarak antlaşmayı imzalamış, padişahın ve hükümetin onayı 31 Ekim’de gelmiştir.
- Amiral Calthorpe’un “İstanbul’a tek bir düşman askeri bile çıkmayacak, saltanat hukuku korunacak” gibi sözde teminatlarına inanan Rauf Orbay, yurda döndüğünde basına iyimser ve sevinçli demeçler vermiştir. Ancak antlaşmayı okuyan Yıldırım Orduları Grup Komutanı Mustafa Kemal, bu antlaşmanın ülkenin parçalanmasına yol açacağını ve İngilizlerin her dediğine boyun eğilirse Anadolu’nun işgal edileceğini belirterek uyarılarda bulunmuştur.
Mondros Ateşkes Antlaşması’nın Önemli Maddeleri (24+1 Madde): Antlaşma metninde “Kilikya”, “Mezopotamya” ve “Toros Tünelleri” gibi sınırları net olmayan, antik ve muğlak ifadeler bilerek kullanılmış; böylece işgal edilecek alanların kapsamı geniş tutulmaya çalışılmıştır.
- 7. Madde: İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit eden herhangi bir stratejik noktada karışıklık çıkması hâlinde orayı işgal edebilecektir.
- Önemi: Bu maddeyle Osmanlı ve Anadolu toprakları hukuken işgale açık hâle getirilmiştir. Azınlıklar (özellikle Rumlar ve Ermeniler) bu maddeyi işletebilmek ve işgallere zemin hazırlamak için bulundukları bölgelerde bilinçli olarak taşkınlık ve karışıklık çıkarmışlardır. Mustafa Kemal bu madde için “beyni ateşten yakan bir zehir” ifadesini kullanmıştır.
- 24. Madde: Doğudaki 6 Ermeni vilayetinde (Vilayet-i Sitte) bir karışıklık çıkarsa İtilaf Devletleri buraları işgal edebilecektir. Orijinal metinde “Six Armenian Vilayets” (Altı Ermeni Vilayeti) olarak geçer.
- Vilayet-i Sitte İlleri (BESVED kodlamasıyla): Bitlis, Erzurum, Sivas, Van, Elazığ (Harput), Diyarbakır.
- Önemi: Bu maddenin temel amacı bölgede Büyük Ermenistan Devleti’ni (Megali Ermenia) kurmaktır.
- Osmanlı ordusu terhis edilecek (dağıtılacak), silah ve cephaneler İtilaf Devletleri’ne teslim edilecektir.
- Tüm ulaşım ve haberleşme araçları (telgraf vb.) İtilaf Devletleri’nin kontrolüne girecektir (Amaç: Türk halkının işgallerden haberdar olmasını ve örgütlenmesini engellemek).
- Osmanlı Devleti’nin ürettiği tüm enerji ürünleri (kömür, gaz yağı vb.) yalnızca İtilaf Devletleri’ne satılacaktır.
- Osmanlı Devleti, elindeki tüm İtilaf Devletleri esirlerini (Kut’ül Amare’de esir alınan General Townshend dâhil) geri verecek, ancak İtilaf Devletleri kendi ellerindeki Osmanlı esirlerini serbest bırakmayacaktır (Uluslararası eşitlik ilkesine aykırıdır).
- Osmanlı içindeki Alman, Avusturya-Macaristan ve Bulgar subay/diplomatlar sınır dışı edilecektir.
- Boğazlar, İtilaf komisyonu tarafından işgal edilecektir.
2. Mondros’tan Sonra Başlayan İşgaller
Antlaşmanın imzalanmasından sadece 3 gün sonra işgaller başlamıştır. Osmanlı Devleti, halkın işgallere karşı direnişini kırmak ve sessiz kalmalarını sağlamak amacıyla bölgelere şehzadelerin önderliğinde “Fevkalade Heyetler” (Heyet-i Nasiha / Öğüt Kurulları) göndermiştir.
- İlk İşgal Edilen Yerler: Mondros’tan sonra işgale uğrayan ilk Osmanlı toprağı Musul’dur (İngilizler tarafından). Anadolu’da ilk işgale uğrayan toprak ise Hatay’ın Dörtyol ilçesidir (Fransızlar tarafından).
- Not: Hatay Dörtyol’da Fransızlara karşı ilk kurşunu atarak direnişi başlatan kişi Kara Mehmet Çavuş‘tur.
- İngiltere: Musul, Filistin, Suriye ve Anadolu’nun güneyini (Antep, Maraş, Urfa) işgal etmiştir. Daha sonra yapılan gizli antlaşmalarla Antep, Maraş ve Urfa’yı Fransa’ya devretmiştir. Ayrıca Trabzon ve Doğu Anadolu’nun bir kısmında kontrol sağlamıştır.
- Fransa: Zonguldak (kömür yatakları nedeniyle) ve İngilizlerden devraldığı Güney Anadolu (Antep, Maraş, Hatay) bölgesini işgal etmiştir. Fransızlar bu bölgelerde Ermeni lejyonerleri (intikam tugayları) ile birlikte hareket etmiştir.
- İtalya: Anadolu’nun güneybatısını (Marmaris, Muğla, Fethiye, Antalya, Konya’ya kadar olan kısım) işgal etmiştir. İtalyanlar, yerel halka yumuşak davranarak (bayramlarda şeker dağıtmak, koç hediye etmek vb.) kalıcı bir “yumuşak işgal” politikası izlemiş ve Osmanlı’yı, kendilerini Yunan işgaline tercih etmeye zorlamışlardır.
- Yunanistan: Doğu Trakya (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ) ve İzmir çevresini işgal etmiştir.
- Ortak İşgal: Boğazlar ve İstanbul, İtilaf Devletleri tarafından ortaklaşa işgal edilmiştir.
3. Paris Barış Konferansı (18 Ocak 1919)
- Yenen devletlerin yenilen devletlerle imzalayacağı barış antlaşmalarının şartlarını belirlemek için toplanmıştır. Kararları genellikle ABD, İngiltere, Fransa, Japonya ve İtalya’nın oluşturduğu “Onlar Konseyi” (sonraki süreçte Japonya ve İtalya’nın çekilmesiyle Dörtler ve Üçler konseyi) almıştır.
- ABD Başkanı Wilson’ın 14 ilkesi (14 Nokta) doğrultusunda uluslararası barışı korumak amacıyla Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) kurulmuştur. Ancak ABD Senatosu’nun yalnızlık politikasına (Monroe Doktrini) geri dönme kararı alması üzerine Wilson ülkesine dönmüş ve ABD, fikrini verdiği bu cemiyete dâhil olmamıştır.
- Görüş Ayrılığı: Gizli St. Jean de Maurienne antlaşmasıyla İtalya’ya vaat edilen İzmir ve çevresi (Güneybatı Anadolu), İngiltere’nin Akdeniz’de güçlü bir İtalya yerine zayıf ve kendisine bağlı bir Yunanistan’ı tercih etmesi sebebiyle İtalya’dan alınarak Yunanistan’a verilmiştir. Bu olay, İtilaf Devletleri arasındaki ilk görüş ayrılığıdır ve İtalya konferansı terk etmiştir.
- Manda ve Himaye: Wilson’ın “yenenler toprak almayacak” ilkesini delmek amacıyla, Afrikalı General Jean Smuts’un önerisiyle sömürgeciliğin isim değiştirmiş hâli olan Manda ve Himaye sistemi kabul edilmiştir.
- Konferans sonucunda Almanya ile Versay, Avusturya ile Saint Germain, Macaristan ile Triyanon ve Bulgaristan ile Nöyi barış antlaşmaları imzalanmıştır. Osmanlı Devleti’nin toprakları (mirası) paylaşılamadığı için Osmanlı ile yapılacak barış antlaşması (Sevr) ileri bir tarihe (1920 San Remo Konferansı’na) ertelenmiştir.
- Paris Barış Konferansı, aldığı ağır yaptırım kararları ve adaletsiz tutumlarıyla II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına zemin hazırladığı için tarihe “barışa son veren barış” olarak geçmiştir.
4. İzmir’in İşgali (15 Mayıs 1919)
Yunanistan’ın temel amacı, eski Bizans İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmak olan “Megali Idea” (Büyük Yunanistan) fikrini gerçekleştirmektir. Yunan Başbakanı Venizelos, Paris Barış Konferansı’nda sahte nüfus kâğıtları ve raporlar sunarak İzmir ve çevresinde Rum nüfusunun Türklerden fazla olduğunu iddia edip, bölgenin Yunanistan’a verilmesini sağlamıştır.
- İşgal Öncesi Hazırlıklar: Ocak ayından Mayıs’a kadar geçen 5 aylık süreçte Yunanlar, Kızılhaç önderliğinde dispanserler açarak ve silahlı askerlerini “izci grubu” adı altında bölgeye sokarak işgale zemin hazırlamıştır. Osmanlı Hükümeti ise işgale karşı çıkacağı kesin olan İzmir Valisi ve Kolordu Komutanı Sakallı Nurettin Paşa’yı görevden almış; yerine Vali olarak Kambur İzzet’i, Kolordu Komutanı olarak da Ali Nadir Paşa’yı atamıştır. Ayrıca “İşgal edildiği an vurun” emrini verebilecek olan Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak, 14 Mayıs gecesi görevden alınmıştır.
- 14 Mayıs Gecesi: İşgal haberinin kesinleşmesi üzerine İzmirli vatanseverler (İzmir Müdafaa-i Hukuk / Redd-i İlhak üyeleri) “Ey bedbaht Türk” sözleriyle başlayan bir bildiri dağıtarak halkı Maşatlık mevkiinde (bugünkü Bahribaba Parkı) toplanmaya çağırmıştır.
- 15 Mayıs (İşgal Günü): Yunan Efsun alayı Patris gemisiyle karaya çıkmış ve Rum Metropoliti Hrisostomos tarafından kutsanmıştır.
- Hukuku Beşer gazetesinin başyazarı olan ve asıl adı Osman Nevres Bey olan Hasan Tahsin, Yunan sancağını taşıyan askeri vurarak İzmir’de (Güneybatı Anadolu’da) ilk kurşunu atmış ve ardından şehit edilmiştir.
- İşgal sırasında Yunan komutanlarına “Zito Venizelos” (Yaşa Venizelos) demeyi reddeden Askerlik Şubesi Başkanı Süleyman Fethi Bey süngülenerek şehit edilmiştir.
- Buna karşılık Kolordu Komutanı Ali Nadir Paşa, elinde beyaz bayrakla Yunanlara teslim olmuş ve tartaklanmıştır. Vali Kambur İzzet ise işgale tepkisiz kalmıştır.
- Sonuçları ve Amiral Bristol Raporu: İzmir’in işgali tüm yurtta infial yaratmış; Sultanahmet, Beşiktaş ve Kadıköy gibi mitinglerle protesto edilmiştir. Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi halkı direnişe (cihada) çağırmıştır. İşgalin yarattığı katliamlar (binlerce sivilin öldürülmesi) Milli Mücadele’nin gerçek anlamda kıvılcımını ateşlemiştir. Protestolar üzerine ABD’li Amiral Bristol bölgeye gelerek bir rapor yayımlamıştır. Amiral Bristol Raporu, bölgede Türk nüfusunun çoğunlukta olduğunu ve olayların sorumlusunun Rumlar olduğunu belirterek, Türk milletinin haklılığını (ve işgalin haksızlığını) dünya kamuoyuna duyuran ilk uluslararası rapor olmuştur.
5. Cemiyetler (Milli Mücadele Dönemi Hazırlıkları)
Ordunun terhis edilmesi ve silahların toplanması üzerine Türk halkı önce fikri mücadele, ardından silahlı mücadele (Kuvay-i Milliye) başlatmak için cemiyetler kurmuştur.
A. Milli Varlığa Yararlı Cemiyetler: Genel Özellikleri: İsimlerinde “Müdafaa-i Hukuk”, “Muhafaza-i Hukuk”, “Redd-i İlhak” veya “Milli” kelimeleri bulunur. Bölgesel kurulmuşlardır. Bölgelerinin Türklüğünü kanıtlamaya çalışmışlar, Paris Barış Konferansı’na heyetler göndermişlerdir. Tüm bölgesel cemiyetler Sivas Kongresi’nde “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirilmiştir. (Fevzi Çakmak bu cemiyetler için “ışıldayan çoban ateşleri” benzetmesini yapmıştır).
- İzmir Müdafaa-i Hukuk (Redd-i İlhak): Nurettin Paşa’nın gayretleriyle kurulan cemiyet, İzmir’in Yunan işgalini engellemeyi amaçlamıştır. İşgalden bir gün önce adını Redd-i İlhak (İlhakı Reddediyorum) olarak değiştirmiştir.
- Trabzon Muhafaza-i Hukuk: Pontus Rum ve Ermeni devletlerinin kurulmasını engellemek amacıyla Faik Barutçuoğlu gibi isimlerin çabasıyla kurulmuştur. İstikbal gazetesini çıkarmış ve Erzurum Kongresi’nin toplanmasında etkili olan iki cemiyetten biri olmuştur.
- Vilayat-ı Şarkiye (Doğu Anadolu) Müdafaa-i Hukuku Milliye Cemiyeti: Mondros’un 24. maddesine karşı Doğu Anadolu’da Büyük Ermenistan’ın kurulmasını engellemek için Raif Hoca ve Nafiz Beylerin girişimiyle İstanbul’da kurulmuştur. Bölgenin Türk/Müslüman nüfusunun fazlalığını kanıtlamak için Albayrak, Hadisat ve Fransızca Le Pays (Löpay) gazetelerini çıkarmıştır. Fransız gazeteci/yazar Pierre Loti (Türk dostu) ve Claudio Ferrer lobilerde kullanılmıştır. Erzurum Kongresi’ni toplayan diğer cemiyettir.
- Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti: Edirne mebusu Faik Kaltakkıran, Şevket Bey, Şeref Aykut ve Kasım Bey tarafından kurulmuştur. Olası bir Yunan ilhakını engellemeyi, Osmanlı yıkılırsa Trakya Cumhuriyeti kurmayı hedeflemişlerdir. Trakya ve Ahali gazetelerini çıkarmışlardır. Paris Barış Konferansı’na heyet göndermeyi başarabilen tek cemiyettir.
- Kilikyalılar (Adana Müdafaa-i Hukuk) Cemiyeti: Rıfat Menemencioğlu, Ali Münif ve Ali Cenani tarafından İstanbul’da kurulmuştur. Adana, Mersin ve çevresinin (Kilikya bölgesinin) Fransız ve Ermenilere verilmesini engellemeyi amaçlamışlardır. Bölgenin Türklüğünü ispatlamak için Feryatname adında bir bildiri yayımlamışlar ve ilerleyen süreçte Pozantı Kongresi’ni düzenlemişlerdir.
- Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti: Sivas Valisinin eşi Melek Reşit Hanım tarafından Mustafa Kemal’in izniyle Sivas’ta kurulmuştur.
- Milli Kongre Cemiyeti: Göz doktoru Esat Işık tarafından kurulmuştur. İşgalleri silahla değil, basın ve yayın yoluyla uluslararası alanda protesto etmeyi amaçlamıştır. Dr. Esat Işık raporunda “Kuvay-i Milliye” (Milli Kuvvetler) kavramı ilk defa kullanılmıştır.
- Karakol (Gizli Karakol) Cemiyeti: Kara Vasıf ve Kara Kemal tarafından kurulmuştur. İstanbul’dan Anadolu’ya silah ve insan (mebus/bilim insanı) kaçırmışlardır. Silahlı mücadeleyi yürütmek için “Zabitan” grubunu kurmuşlardır.
- Kars İslam Şurası: Yakup Şevki Paşa’nın gayretleriyle kurulan ilk yararlı cemiyettir. İngiliz işgaline karşı Cenub-i Garbi Kafkas Hükümeti’ni kurmuşlar ancak İngilizlerin Kars’ı işgaliyle dağıtılmışlardır.
B. Milli Varlığa Zararlı Cemiyetler (Azınlıkların Kurduğu): Bu cemiyetlerin ortak amacı bulundukları bölgelerde karışıklık çıkararak Mondros’un 7. ve 24. maddelerini işletmektir.
- Mavri Mira (Kara Gün): Rumlar tarafından Megali Idea’yı (Büyük Yunanistan) gerçekleştirmek için kurulmuştur. Patrikane, Kardos (Rum göçmen komisyonu) ve Rum izcilik okulları tarafından desteklenen en tehlikeli cemiyetlerdendir.
- Etniki Eterya: Filiki Eterya’nın devamıdır. Rumların Megali Idea hedefine hizmet etmiştir.
- Pontus Rum Cemiyeti: İnebolu’dan Batum’a kadar Karadeniz sahilinde, başkenti Samsun olan bir Pontus Rum Devleti kurmayı amaçlamıştır. Merzifon Amerikan Koleji’nde gizlice örgütlenmiş, Rum çetelerini silahlandırmıştır. Paris Barış Konferansı’na Hrisantos aracılığıyla sahte raporlar sunmuşlardır. Milli Mücadele döneminde Merkez Ordusu (Topal Osman) tarafından ortadan kaldırılmışlardır.
- Hınçak ve Taşnak: Cenevre’de Zaven Efendi (Hınçak) ve Tiflis’te (Taşnak) Ermeniler tarafından kurulan partilerdir. Amaçları Doğu Anadolu ve Çukurova’da “Büyük Ermenistan” devletini (Megali Ermenia) kurmaktır.
- Makabi ve Alyans İsrailit: Museviler/Yahudiler tarafından Filistin bölgesinde bağımsız bir İsrail (Yahudi) devleti kurmak amacıyla örgütlenmişlerdir.
C. Milli Varlığa Zararlı Cemiyetler (Türklerin/Müslümanların Kurduğu): Kurtuluşu bağımsızlıkta değil, güçlü devletlerin boyunduruğunda veya padişah/halifenin emirlerinde gören cemiyetlerdir.
- Wilson Prensipleri Cemiyeti: Kurtuluşu ABD’nin mandasına (himayesine) girmekte görmüşlerdir. Kurucuları arasında Ahmet Emin (Yalman) ve Refik Halit (Karay) yer alır.
- İngiliz Muhipleri (Sevenleri) Cemiyeti: Kurtuluşu İngiliz mandasına girmekte görmüşlerdir. Sultan Vahdettin, Sadrazam Damat Ferit Paşa, Ali Kemal, Sait Molla ve Rahip Frew gibi isimler tarafından desteklenmiştir. Alemdar ve Türkçe İstanbul gazetelerini çıkarmışlardır.
- Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası & Teali İslam Cemiyeti: İkisi de kurtuluşu padişahtan ve halifeden gelen emirlere uymakta ve İslami kurallara bağlılıkta görmüşlerdir.
- Hürriyet ve İtilaf Fırkası: İttihat ve Terakki’ye karşı siyasi bir parti olarak kurulmuştur. Milli Mücadele’yi, “İttihatçılığın yeniden hortlaması” ve “hayalperestlik” olarak gördükleri için karşı çıkmışlardır.
- Kürt Teali Cemiyeti: Güneydoğu Anadolu’da İngiliz destekli (İngiliz ajanı Binbaşı Noel’in çabalarıyla) bağımsız bir Kürt devleti kurmayı amaçlamıştır. Ancak bölgedeki aşiretlerden (bazı istisnalar hariç) destek bulamamış, Kürt aşiretleri Osmanlı ve Milli Mücadele’ye bağlı kalmıştır.
- Askeri Nigehban (Askerlerin Bekçileri) Cemiyeti: Savaştan ve askerlikten kaçan subayların oluşturduğu, Milli Mücadele’ye karşı silahlı faaliyet yürüten bir cemiyettir. Mustafa Kemal Paşa bu cemiyete şiddetle karşı çıkmış ve mensuplarının derhâl cezalandırılmasını istemiştir.
Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.
Yorum yaz