İçeriğe geç
KPSS Tarih Ders Notu PDF

2026 KPSS / AGS Tarih: Milli Mücadele Hazırlık Dönemi (I) Ders Notları

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 6 dk

1. Mustafa Kemal’in İstanbul’a Gelişi ve İstanbul’un Durumu

  • I. Dünya Savaşı’nın son cephesi olan Suriye Cephesi’nde 7. Ordu Komutanı olarak görev yapan Mustafa Kemal, Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasından bir gün sonra Liman von Sanders’in ayrılmasıyla Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı görevine getirilmiştir.
  • Mondros’a göre İtilaf Devletleri’ne orduların dağıtılması, terhislerin başlaması ve silahların teslim edilmesi kararlaştırıldığı için ordusu kendisinden alınmış, Mustafa Kemal merkeze (kızağa) çekilerek İstanbul’a çağrılmıştır.
  • “Geldikleri Gibi Giderler”: 13 Kasım 1918’de İstanbul’a ulaşan Mustafa Kemal, Boğaziçi’ne demirlemiş İtilaf donanmasını görünce yaveri Cevat Abbas’a meşhur “Geldikleri gibi giderler” sözünü söylemiştir. Kars’tan çağrılan Kazım Karabekir de 28 Kasım’da İstanbul’a geldiğinde manzara karşısında benzer bir tepki vermiş, bağımsızlık için yemin etmiştir.
  • İstanbul’daki Faaliyetler: Mustafa Kemal, İstanbul’da kaldığı yaklaşık altı aylık süreçte Şişli’de bir ev tutmuş; Padişah Vahdettin ile dört kez görüşmüş ve Ali Fethi Okyar ile birlikte tüm parasını harcayarak Minber adında bir gazete çıkarmıştır. Hükümette yer almayı veya Harbiye Nazırı olmayı istemiş ancak bu talepleri gerçekleşmemiştir.
  • İşgal Altındaki İstanbul: Mondros’tan sonra İstanbul aşama aşama işgal edilmiştir. Padişah Vahdettin’in eniştesi (kız kardeşinin eşi) olan ve İngiliz yanlısı politikalar yürüten Damat Ferit, hükümetin başına getirilerek İngilizlerin verdiği listeler doğrultusunda İttihat ve Terakki üyelerini tutuklatmaya başlamıştır (örneğin Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey bu süreçte yargılanıp idam edilmiştir). Fransız İşgal Kuvvetleri Komutanı Franchet d’Espèrey İstanbul’a beyaz bir atla giriş yapmış; Senegalli ve Hintli işgal askerleri İstanbul’da sivil halka taşkınlıklar yapmıştır. Osmanlı yönetimi ise bunlara işgal denmemesi için çaba göstermiştir.

2. Mustafa Kemal’in Samsun’a Çıkışı ve Havza Genelgesi

  • Samsun’a Gönderilme Amacı: Karadeniz’de (Samsun, Amasya, Bafra, Havza) faaliyet gösteren Rum çetelerinin köyleri yakıp yıkması ve İngilizlerin şikayetleri üzerine Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişi (daha sonra 3. Ordu Müfettişi) olarak görevlendirilmiştir. Hükümetin kendisine verdiği resmi görev; iç güvenliği ve asayişi sağlamak, Türklerin elindeki silah/cephaneyi toplatmak ve bölgedeki komiteleri dağıtmaktır.
  • Yola Çıkış: Mustafa Kemal, 16 Mayıs 1919’da Yıldız Sarayı’nda Padişah Vahdettin ile son görüşmesini yaptıktan sonra İngiliz vizesi alarak, Bandırma Vapuru ile 35-53 kişilik bir heyetle yola çıkmış ve 19 Mayıs’ta Samsun’a ayak basmıştır. Samsun o sırada 200 kişilik bir İngiliz birliği tarafından fiilen işgal altındadır.
  • Samsun Raporu: Samsun’da incelemeler yapan Mustafa Kemal, asayişsizliğin ve taşkınlıkların sebebinin Türkler değil Rumlar olduğunu belirten bir rapor yayımlamış ve bunu hükümete göndermiştir.
  • Havza Genelgesi: Güvenlik ve sağlık (böbrek/sıtma) gerekçeleriyle Havza’ya geçen Mustafa Kemal, milli bilinci uyandırmak amacıyla tek başına Havza Genelgesi’ni yayımlamıştır.
    • Genelge Kararları: İzmir’in işgali her yerde protesto edilecek; ancak İtilaf Devletleri’ne işgal bahanesi (Mondros’un 7. maddesi) vermemek ve haklıyken haksız duruma düşmemek için masum azınlıklara zarar verilmeyecektir. Ayrıca Mondros’a açıkça karşı çıkılarak orduların dağıtılmaması ve silahların teslim edilmemesi emredilmiştir.
    • Sonuçları: Mustafa Kemal, bu genelge sonrası İngilizlerin baskısıyla İstanbul Hükümeti tarafından ilk defa geri çağrılmış ancak çeşitli bahanelerle dönmeyerek Amasya’ya geçmiştir. İngiliz tarihçilere göre Havza, “isyan bayrağının ilk açıldığı yer” olarak tanımlanmıştır.

3. Amasya Genelgesi (Amasya Tamimi)

  • Amasya’da büyük bir coşkuyla karşılanan Mustafa Kemal’e, Amasya Müftüsü Abdurrahman Kamil (Yetkin) Efendi verdiği vaazla ve maddi yardımlarla büyük destek olmuştur.
  • İmzalayanlar: Milli mücadeleyi kişiselleştirmekten çıkarmak ve sevilen komutanların desteğini almak için genelge, Mustafa Kemal, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay ve Refet Bele tarafından birlikte yayımlanmıştır. Ayrıca Erzurum’daki Kazım Karabekir ve Konya’daki Mersinli Cemal telgrafla onay vermişlerdir. (Not: Ali Fethi Okyar ve İsmet İnönü’nün bu genelgede imzası yoktur). Ali Fuat Cebesoy, bu birlikteliği “Mukaddes (Kutsal) İttifak” olarak adlandırmıştır.
  • Maddeleri ve Önemi: Amasya Genelgesi, milli mücadelenin gerekçesini, amacını, yöntemini ve programını belirlemesi açısından son derece önemlidir.
    1. Gerekçe 1: Vatanın bütünlüğü, milletin istiklali tehlikededir.
    2. Gerekçe 2: İstanbul Hükümeti üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir; bu durum ulusumuzu yok olmuş gibi göstermektedir.
    3. Amaç ve Yöntem: Milletin bağımsızlığını (amaç), yine milletin azmi ve kararı (yöntem) kurtaracaktır. Bu madde ile üstü kapalı da olsa ilk defa ulusal egemenliğe (ileride Cumhuriyete geçileceğine) dayalı bir yönetimden bahsedilmiştir.
    4. Program: Erzurum’da doğu illeri adına bir kongre toplanacak; Sivas’ta ise her sancaktan halkın güvenini kazanmış üç delegenin katılacağı, milli sır olarak gizlice toplanacak ulusal bir kongre düzenlenecektir.
    5. Temsil Heyeti’nin Fikri Temeli: İstanbul Hükümeti görevini yapmamaya devam ederse, her türlü etki ve denetimden uzak bir kurul oluşturulacaktır (İlk kez Osmanlı hükümeti dışında bir kuruldan bahsedilmiştir).
  • Mustafa Kemal genelgeden sonra önemli komutanlara gönderdiği mektupta meşhur, “Artık İstanbul Anadolu’ya hakim değil, tabi olmak zorundadır” sözünü söylemiştir.

4. Erzurum’a Geçiş ve Askerlikten İstifa

  • Mustafa Kemal Amasya’dan yola çıkarak önce Sivas’a uğramış; kendisini tutuklamak için Sivas Valisine baskı yapan İngiliz destekli Elazığ Valisi Ali Galip’i zekice bir telgraf hamlesiyle atlatmıştır. Parasızlık nedeniyle Erzincan’da benzini bitince, Kazım Karabekir’in yolladığı parayla 3 Temmuz’da Erzurum’a varmıştır.
  • 9 Temmuz’da Amerikan Heyetinden Yarbay Rawlinson, kongreyi dağıtmakla tehdit etmiş ancak Mustafa Kemal “kuvvet kullanırsanız, kuvvetle karşılık veririz” diyerek onu reddetmiştir.
  • Amasya Genelgesi sonrası, Erzurum Kongresi’nden hemen önce (8-9 Temmuz gecesi), baskıların artması üzerine Mustafa Kemal Erzurum’da, 9. Ordu Müfettişliği görevinden ve çok sevdiği askerlik mesleğinden istifa etmiştir.
  • İstifa mektubunda, mücadelesini artık milletten biri olarak, “sine-i millete dönerek ferdi bir mücahit suretiyle” sürdüreceğini bildirmiştir.
  • İstifa etmesine rağmen, 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir gelip kendisine selam çakarak “Dün de olduğu gibi bugün de ben ve kolordum emrinizdeyiz paşam” demiştir.

5. Erzurum Kongresi (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919)

  • Kongre, Vilayat-ı Şarkiye (Doğu Anadolu) Müdafaa-i Hukuk ve Trabzon Muhafaza-i Hukuk cemiyetleri tarafından toplanmıştır.
  • Mustafa Kemal ve Rauf Orbay delege olmadıkları için, Cevat Dursunoğlu ve Kazım Yurdalan istifa etmiş, yerlerine delege olarak katılmışlardır. Mustafa Kemal kongre başkanlığına seçilmiştir.
  • Özelliği: Toplanış amacı ve katılım bakımından bölgesel, aldığı kararlar açısından ulusal bir kongredir (50’nin üzerinde, tahminen 63 delege katılmıştır).
  • Alınan Kararlar ve İlkler:
    1. Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz. (İlk defa milli sınırlardan bahsedilmiştir. Bu karar Misak-ı Milli’de de aynen kabul edilmiştir).
    2. Manda ve himaye kabul edilemez. (Manda ve himayecilik ilk defa reddedilmiştir, dış politikaya yönelik bir karardır).
    3. Kuvay-i Milliye’yi etkin, milli iradeyi hakim kılmak esastır. (Ulusal bağımsızlık ile ulusal egemenliğin birlikte gerçekleşeceği vurgulanmıştır. İleride Cumhuriyete geçileceğinin en güçlü ifadesidir). (Not: Mustafa Kemal, kongreden 3 gün önce Mazhar Müfit Kansu’ya “vakti geldiğinde hükümet şeklimiz cumhuriyet olacaktır” diyerek hedefini not ettirmiştir).
    4. Ulusal sınırlarda amacı (gözü) olmayan herhangi bir devletten dış yardım alınabilir. (Milli Mücadele’ye resmi olarak en fazla desteği Sovyet Rusya vermiştir).
    5. Hristiyan azınlığa siyasi ve sosyal dengemizi bozucu ayrıcalıklar verilemez. (Tanzimat ve Islahat fermanlarına tepkidir).
    6. Ulusal güçler padişahı ve saltanat makamını düştüğü durumdan kurtaracaktır. (Ulusal egemenlik ilkesiyle çelişse de temel amaç saltanat yanlılarını milli mücadele safına çekmektir).
    7. Kapalı halde bulunan Osmanlı Mebusan Meclisi açılacak ve hükümet bu yolla denetlenecektir. (Damat Ferit Hükümeti’nin faaliyetlerinin denetlenmesi amaçlanmıştır).
    8. İstanbul Hükümeti vatanı koruyamadığı takdirde geçici bir hükümet kurulacaktır. (İlk defa Osmanlı hükümeti dışında bir hükümet kurulması kararı alınmıştır).
  • Temsil Heyeti’nin Kurulması: Kongre sonunda başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı, 9 kişiden oluşan ve TBMM açılana kadar yürütme/yasama görevi üstlenecek olan Heyet-i Temsiliye (Temsilciler Kurulu) resmen kurulmuştur. (Sadece Doğu Anadolu’yu temsil edecek şekilde kurulmuştur).

6. Diğer Bölgesel Kongreler

  • Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri: Yunan işgaline karşı Batı Anadolu’da direnişi örgütlemek amacıyla Hacım Muhittin Bey önderliğinde toplanmışlardır. Batı Cephesi kurulmuş ve gerektiğinde Yunanlara karşı diğer itilaf devletlerinden (İtalya’dan) yardım alınabileceği görüşülmüştür. Galip Hoca / Reşad-ı Sani takma adıyla Celal Bayar bu süreçte önemli rol oynamıştır.
  • Pozantı Kongresi: 5 Ağustos 1920’de Mustafa Kemal ve Fevzi Çakmak’ın katılımıyla toplanmıştır. Adana’nın geçici vilayet merkezi yapılan Pozantı’da, Fransız işgaline karşı direniş konuşulmuştur. Milli Mücadele’nin ve Mustafa Kemal’in katıldığı son kongredir.
  • Mustafa Kemal’in Katıldığı Kongreler (Sırasıyla): Erzurum, Sivas, Afyon ve Pozantı Kongreleridir. Balıkesir ve Alaşehir kongrelerine katılmamıştır.

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz