İçeriğe geç
KPSS Vatandaşlık Ders Notu PDF

Kamu Hukuku Dalları, Medeni Hukuk ve Kişiler Hukuku Ders Notları

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 6 dk

1. Vergi Hukuku Vergi hukuku, kişilerin irade özgürlüğünün bulunmadığı ve tamamen devletin üstünlüğüne dayanan bir kamu hukuku dalıdır.

Vergiye İlişkin Anayasal İlkeler:

  • Kanunilik İlkesi: Türkiye’de vergi koymak, kaldırmak veya değiştirmek yalnızca TBMM’nin yetkisindedir ve bu ancak kanunla yapılabilir. Anayasa, yalnızca konulan vergilerin alt ve üst oranları sınırları içinde değişiklik yapma yetkisini Cumhurbaşkanına verebilir.
  • Genellik İlkesi: Türkiye’de ikamet eden yabancılar da dahil olmak üzere, statü farkı gözetmeksizin herkesin vergi ödemekle yükümlü olmasıdır (Vergi bir hak değil, ödevdir).
  • Adalet İlkesi: Verginin herkesin mali gücüne göre alınmasıdır. Bu ilke, kişisel durumlara göre şekillenen ve kamu külfetlerini eşit dağıtmayı amaçlayan paylaştırıcı (dağıtıcı) adalet türünün bir yansımasıdır.

(Tarihsel Not: Dünyadaki hemen hemen tüm demokratikleşme hareketlerinin temelinde vergi yatar. Magna Carta, Fransız İhtilali, Amerikan Bağımsızlık Savaşı ve Osmanlı tarihindeki Sened-i İttifak gibi önemli olayların tümü vergi sorunları veya ağır vergiler sonucunda ortaya çıkmıştır.)

Vergi, Harç ve Resim Kavramları:

  • Vergi: Genel kamu giderlerini karşılamak amacıyla, devlete özel bir karşılık beklenmeksizin yapılan parasal (nakdi) ödemelerdir.
  • Harç: Noter, mahkeme veya sınav hizmetleri gibi belirli bir kamu hizmetinden yararlanmanın karşılığı olarak devlete ödenen paralardır (Hizmet karşılıklıdır).
  • Resim: İdareden bir işi yapmak (örneğin inşaata başlamak) için alınan izin, ruhsat veya yetki belgesi karşılığında ödenen bedellerdir.

Türkiye’deki Vergi Türleri:

  1. Gelir Üzerinden Alınan Vergiler (Doğrudan/Vasıtasız):
    • Gelir Vergisi: Gerçek kişilerin kazançları (kira, faiz vb.) üzerinden artan oranlı olarak alınır ve beyannamesi Mart ayında verilir.
    • Kurumlar Vergisi: Özel hukuk tüzel kişilerinin (şirketler, dernekler, vakıflar vb.) gelirleri üzerinden sabit oranlı olarak (örn. %25) alınır ve beyannamesi Nisan ayında verilir.
  2. Servet Üzerinden Alınan Vergiler (Doğrudan/Vasıtasız):
    • Emlak Vergisi: Taşınmaz mallar (ev, arsa) üzerinden belediyelere ödenir.
    • Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV): Aracın yaşı, modeli ve silindir hacmine göre yılda iki kez ödenir.
    • Veraset ve İntikal Vergisi: Miras gibi vefatla birlikte gerçekleşen karşılıksız kazanımlardan “veraset”, bağış gibi sağlararası işlemlerle geçen mallardan ise “intikal” vergisi alınır.
  3. Gider/Harcama Üzerinden Alınan Vergiler (Dolaylı/Vasıtalı): Tüketicinin günlük hayatta satın aldığı mal veya hizmetin fiyatı içinde gizli olan ve satıcı üzerinden devlete aktarılan vergilerdir. Katma Değer Vergisi (KDV), Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), Özel İletişim Vergisi, şans oyunları vergisi ve banka/sigorta muameleleri vergisi bu gruptadır.

Vergilendirme Süreci (4T): Vergilendirme işlemi sırasıyla; Tarh (verginin hesaplanması), Tebliğ (mükellefe resmi olarak bildirilmesi), Tahakkuk (verginin artık ödenebilir aşamaya gelmesi) ve Tahsil (verginin devlete ödenmesi) aşamalarından oluşur.

2. Yargılama (Usul/Şekli) Hukuku Bir hakkın tanımından ziyade, o uyuşmazlığın hangi yollar ve kurallar izlenerek çözüleceğini, davanın nasıl açılacağını ve delillerin nasıl toplanacağını gösteren hukuk dalıdır. Üç temel alanı bulunur:

  • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK): Alacak, boşanma gibi özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümündeki usulleri düzenler.
  • Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK): Ceza davalarının (soruşturma ve kovuşturma) görülme usulünü kapsar.
  • İdari Yargılama Usul Hukuku (İYUK): Kişiler ile idare (devlet) arasındaki iptal ve tam yargı (tazminat) davalarının yürütülme şeklini belirler.

3. İcra ve İflas Hukuku Kendi rızasıyla yükümlülüklerini yerine getirmeyen borçluların yükümlülüklerinin devlet zorlamasıyla tahsil edilmesini düzenler.

  • İcra: Her borçlu için geçerlidir; alacaklının borcuna yetecek kadar olan malvarlığına el konulup haczolunması ve satıştan borcun tahsil edilmesidir.
  • İflas: Sadece tacirler için geçerli olup, borçlunun tüm malvarlığına (iflas masası adıyla) el konularak şirket tüzel kişiliğinin sonlandırılmasını ifade eder.
  • Konkordato: Tacirin iflas etmesinin önüne geçmek amacıyla, mahkeme onayıyla alacaklılarla anlaşma yoluna gitmesidir. Bu süreç işletmeye nefes aldırır, borçlar yeniden yapılandırılır veya ertelenir; şayet bu süreç de başarısız olursa iflas gerçekleşir.

4. Medeni Hukuk Türkiye’nin İsviçre’den alarak uyarladığı Medeni Hukuk, özel hukukun en geniş dalıdır ve dört ana bölümden oluşur:

  1. Kişiler Hukuku: Gerçek kişi ve tüzel kişilerin tanımı, kişiliğin başlangıcı/sona ermesi, isim (soy isim, lakap), ikametgah (yerleşim yeri) ve hısımlık (akrabalık) gibi konuları ele alır.
  2. Aile Hukuku: Nişanlanma, evlilik, boşanma, velayet, vesayet, kayyımlık ve evlilikte mal paylaşımını düzenler.
  3. Miras Hukuku: Vefat eden kişinin (muris) geride bıraktığı tüm malvarlığı haklarının ve borçlarının (tereke), kanunun belirlediği yasal mirasçılara veya kişinin sağlığında atadığı mirasçılara geçişini düzenler.
  4. Eşya Hukuku: Taşınır (menkul) ve taşınmaz (gayrimenkul) malları, tapu sicilini ve hakları düzenler. Eşya üzerindeki en üstün hak “mülkiyet” hakkıdır. Eğer kişi başkasının eşyası/arsası üzerinden sadece geçme (geçit hakkı) gibi kısıtlı haklara sahipse, bu “sınırlı ayni hak”tır. Eşyanın fiilen elde tutulmasına ise zilyetlik denir.

5. Kişiler Hukuku: Gerçek Kişiler ve Kişiliğin Başlangıcı Hukukta hak ve borç sahibi olabilen tüm varlıklara “kişi” denir. İnsanlara gerçek kişi, insanların kurduğu şirketler, dernekler veya vakıflara tüzel kişi adı verilir.

  • Gerçek Kişiliğin Başlangıcı: Gerçek kişilik, çocuğun anadan bütünüyle ayrılması (tam doğum) ve doğduğunda bir an dahi olsa nefes alması (sağ doğum) koşullarının birlikte gerçekleşmesiyle başlar. Doğum olayları 1 ay içinde nüfus idaresindeki doğum kütüğüne resmi olarak bildirilir.
  • Hak Ehliyetinin Başlangıcı: Hukukta kişilik tam ve sağ doğumla başlasa da, hak ehliyeti (hak sahibi olma vasfı) çocuğun tam ve sağ doğması koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren başlar. Bu kural, doğmamış çocuğun dahi mirasçı olabilmesini sağlar.

6. Gerçek Kişiliği Sona Erdiren Durumlar Kişiliği dört farklı hukuki durum sona erdirir:

A. Ölüm: Hukukun sonuç bağladığı bir doğa olayıdır. Ölümle beraber kişinin evliliği ve parayla ölçülemeyen tüm kişilik hakları son bulur. Ancak sahip olduğu malvarlığı hakları ve borçlar, bir bütün halinde (külliyen) mirasçılara intikal eder. Mirasçılar, eğer borçlar ağırsa 3 ay içinde “reddi miras” yapabilirler.

B. Ölüm Karinesi: Bilinen bir olaydan yola çıkarak bilinmeyen bir sonucun elde edilmesine karine denir. Ölüm karinesi üç unsur barındırır:

  1. Kişinin ölümüne kesin gözüyle bakılmasını gerektiren fiili bir olay olmalıdır (örneğin uçağın denize düşmesi veya geminin batması).
  2. Ortada kanıt oluşturacak bir ceset bulunmamalıdır.
  3. Olay mahallinin en büyük mülki amirinin (kaymakam veya vali) kararıyla kişinin kütüğüne öldü kaydı düşülür ve kişi ölmüş gibi yasal sonuç doğurur.

C. Birlikte Ölüm Karinesi: Genellikle bir trafik kazası gibi durumlarda, birbirine mirasçı olabilecek aynı aile üyelerinin hangisinin önce hangisinin sonra öldüğünün tespit edilememesi durumudur. Ölüm sırası ispatlanamıyorsa hukuken herkes aynı anda ölmüş sayılır ve birbirlerine mirasçı olamazlar.

D. Gaiplik (Kaybolma): Ortada fiili olarak bir ölüm olayı olmamasına rağmen, kişinin kaybolması sebebiyle uzun süre geri dönmemesi durumunda, ailesinin Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak o kişiyi “hukuken ölmüş” statüsüne aldırmasıdır. İki şekilde gerçekleşir:

  • Ölüm Tehlikesi İçinde Kaybolma (Örn: Savaş ortamında): Kişi hakkında gaiplik davası açılabilmesi için tehlike tarihinden itibaren 1 yıl geçmelidir. Mahkeme kararından sonra mirasçılara mallar teslim edilir, ancak mirasçıların olası geri dönüş ihtimaline karşı 5 yıllık teminat (garanti) vermeleri gerekir.
  • Uzun Süredir Haber Alınamaması: Ortada bir tehlike yokken kişinin ortadan kaybolması durumunda, davanın açılabilmesi için son haber alınan tarihten itibaren en az 5 yıl geçmesi gerekir. Mirasın teslimi için istenen teminat süresi ise 15 yıldır.
  • Teminat İstisnası: Gaip ilan edilen kişi 100 yaşını doldurmuşsa, yaşından dolayı hiçbir teminat süresine bakılmaz.
  • Evliliğin Durumu (Önemli Not): Ölüm karinesinin aksine gaiplik, kişiliğin fiilen değil hukuken bittiğini gösterdiği için evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Gaibin sağ kalan eşi yeniden evlenmek isterse, ya gaiplik davasıyla birlikte ya da ayrı bir davayla mahkemeden “evliliğin feshini” talep etmek zorundadır.

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz