Anayasa Tarihi: 1961 ve 1982 Anayasaları Ders Notları
Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 6 dk
1. 1961 Anayasası ve Hazırlanış Süreci 1961 Anayasası, 27 Mayıs 1960 tarihinde Demokrat Parti iktidarına son veren askeri darbenin ardından hazırlanmıştır. Darbe sonrasında Demokrat Parti kapatılmış ve üyeleri Yassıada’da yargılanmıştır. Mevcut hukuk düzenini rafa kaldırıp sıfırdan anayasa yapan bu olağanüstü güce “Asli Kurucu İktidar” denir.
Bu anayasayı hazırlayan asli kurucu iktidar iki kanattan oluşur:
- Askeri Kanat: Cemal Gürsel (daha sonra cumhurbaşkanı olacaktır) başkanlığındaki Milli Birlik Komitesi‘dir.
- Sivil Kanat: Temsilciler Meclisi‘dir. Ancak bu meclis seçimle gelmemiş, kapatılmayan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi üyelerinden oluşturulmuştur (cılız bir muhalefet mevcuttur).
Anayasa, halkoyuna (referandum) sunularak %61 “Evet” oyuyla yürürlüğe girmiştir. Darbe dönemi olması ve hayır propagandası yapmanın neredeyse imkânsızlığı nedeniyle referandum, anayasayı meşrulaştırma aracı olarak kullanılmıştır.
1961 Anayasası’nın Temel Özellikleri:
- Parlamenter Sistem ve Kuvvetler Ayrılığı: 1921 ve 1924 anayasalarındaki güçlerin mecliste toplandığı sistem terkedilmiş, Kuvvetler Ayrılığı (Yasama, Yürütme, Yargı ayrılığı) tam anlamıyla benimsenmiştir. 1924 Anayasası’ndaki “Egemenlik TBMM eliyle kullanılır” ibaresi, “Türk milleti egemenlik yetkisini anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organlar eliyle kullanır” şeklinde değiştirilerek yargı ve yürütme bağımsızlaştırılmıştır. Sembolik bir devlet başkanı (Cumhurbaşkanı) ile meclise karşı sorumlu ve etkili bir Başbakan/Bakanlar Kurulu modeli (Parlamenter sistem) uygulanmıştır.
- Çift Meclisli (Bicameral) Yapı: Yasama organı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), iki ayrı bölümden oluşacak şekilde tasarlanmıştır: Alt meclis konumundaki Millet Meclisi ve üst meclis konumundaki Cumhuriyet Senatosu. (Not: Türk tarihinde çift meclisli yapı sadece 1876 Kanun-i Esasi ve 1961 Anayasası’nda uygulanmıştır).
- Yeni Devlet Nitelikleri: “Hukuk devleti”, “Demokratik devlet”, “Sosyal devlet” ve “İnsan haklarına dayalı devlet” kavramları ilk kez 1961 Anayasası ile hukukumuza girmiştir.
- Sosyal Devletin Doğuşu: 1924 Anayasası’nda devletin ekonomik gücü olmadığı için yer almayan “Sosyal ve Ekonomik Haklar”, ilk kez 1961 Anayasası’nda düzenlenmiştir. Temel hak ve özgürlükler; kişi hakları, sosyal/ekonomik haklar (grev, toplu sözleşme, konut ve sosyal güvenlik hakkı) ve siyasi haklar olarak üçlü bir ayrıma tabi tutulmuştur.
- İdeolojik Değişim: 1924 Anayasası’nda yer alan 6 Ok’tan “Halkçılık, Devletçilik ve İnkılapçılık” çıkarılmış; “Atatürk Milliyetçiliği” kavramı ise “Milli Devlet” olarak değiştirilmiştir (82 Anayasası’nda tekrar Atatürk Milliyetçiliği olacaktır).
- Başlangıç Metni (Dibace): Darbeyi yapanların kendilerini meşrulaştırmak ve ileride yargılanmaktan korumak amacıyla anayasanın girişine ekledikleri, maddeler kadar bağlayıcı olan felsefi ve hukuki metindir. İlk kez 1961’de gelmiş, 1982’de de kullanılmıştır.
1961 Anayasası ile Kurulan Yeni Kurumlar (İlkler):
- Anayasa Mahkemesi: Çıkarılan yasaların anayasaya uygunluğunu denetlemek üzere, hukuk devleti olmanın bir gereği olarak kurulmuştur.
- Yüksek Hakimler Kurulu: Hakimlik teminatını sağlamak ve yargı bağımsızlığını tesis etmek için kurulmuştur (Bugünkü HSK’nın temelidir).
- Milli Güvenlik Kurulu (MGK): Askerlerin sivil yönetim üzerindeki etkisini (askeri vesayeti) kurumsallaştırmak amacıyla kurulmuştur.
- Devlet Planlama Teşkilatı (DPT): Ülkenin ekonomik, eğitim ve istihdam gibi stratejik planlamalarını yapmak için kurulmuş (2011’de kaldırılmıştır).
- Kurumsal Özerklikler: TRT ve Üniversitelere siyasi baskılardan uzak, bağımsız ve tarafsız yayın/eğitim yapabilmeleri için anayasal özerklik verilmiştir.
- Ayrıca Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ve Diyanet İşleri Başkanlığı (kuruluşları eskiye dayansa da) ilk kez 1961 Anayasası ile anayasal birer kurum statüsü kazanmış, siyasi partiler anayasal güvence altına alınmıştır.
2. 1971-1973 Anayasa Değişiklikleri (12 Mart 1971 Muhtırası) 1960’ların sonuna doğru artan sağ-sol çatışmaları, öğrenci olayları ve memurların eylemleri sebebiyle askerler 12 Mart 1971’de bir muhtıra vermiş ve anayasada özgürlükleri kısıtlayıp devleti (güvenlikçi politikaları) güçlendiren değişiklikler yapılmıştır.
- Tüm temel hak ve hürriyetler için geçerli olan “Genel Sınırlama Sebepleri” getirilmiştir (Olağan dönemde olağanüstü hal yaşatılmış, bu genel sebepler 2001’de AB uyum yasalarıyla kaldırılmıştır).
- Bakanlar Kurulu’na, meclisin yasama yetkisini paylaşacak şekilde Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarma yetkisi verilmiş, ayrıca vergi/harç oranlarında meclisin belirlediği sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisi tanınarak yürütme güçlendirilmiştir.
- TRT’nin özerkliği tamamen kaldırılmış, üniversitelerin özerkliği zayıflatılmıştır.
- Devlete karşı işlenen ve siyasi nitelikli suçları çok hızlı yargılayıp cezalandırmak amacıyla özel yetkili Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) kurulmuştur (2004’te kaldırılmıştır).
- Askerlerin idari yargılamalarını sivil mahkemelerden koparmak amacıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) kurulmuştur (2017’de askeri yargı tamamen kaldırılmıştır).
- Memurlara verilen sendika kurma ve grev hakları ellerinden alınmıştır.
- Siyasi partilere “hazine yardımı” getirilmiş, ancak Anayasa Mahkemesi’nin anayasa değişiklikleri üzerindeki “içerik (esastan) denetimi” yetkisi kaldırılarak sadece “şekil denetimi” yapabilmesi hükme bağlanmıştır.
3. 1982 Anayasası ve Hazırlanış Süreci 1970’ler boyunca artan terör olayları, cinayetler ve istikrarsızlık üzerine emir-komuta zinciri içinde (Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları tarafından) 12 Eylül 1980’de darbe yapılmış ve tüm siyasi partiler kapatılarak liderleri (Demirel, Ecevit, Türkeş, Erbakan) yasaklı hale getirilmiştir (Bu siyasi yasaklar 1987 referandumuyla kalkacaktır).
Anayasayı hazırlayan Asli Kurucu İktidar iki kanattan oluşur:
- Askeri Kanat: Kenan Evren başkanlığındaki Milli Güvenlik Konseyi‘dir.
- Sivil Kanat: Danışma Meclisi‘dir. Ancak ortada yasal bir siyasi parti olmadığı için bu meclis seçimle gelmemiş, halkı temsil etmeyen atanmış kişilerden oluşturulmuştur.
7 Kasım 1982’de yapılan referandumda “Hayır” demenin ciddi sonuçları olacağı korkusu ve alternatif siyasetin bulunmaması nedeniyle anayasa %91 gibi ezici bir “Evet” oyuyla kabul edilmiştir. Anayasaya eklenen geçici bir maddeyle, referandumda anayasaya “Evet” diyenler, aynı zamanda gizli bir cumhurbaşkanlığı seçimi yapmış sayılarak Kenan Evren’i 7 yıllığına Cumhurbaşkanı olarak seçmişlerdir.
1982 Anayasası’nın Temel Özellikleri ve 1961’den Farkları:
- Türk tarihindeki en kazuistik (ayrıntılı) ve en sert/katı anayasadır. 1924 ve 1961’de sadece 1. madde değiştirilemezken, 1982 Anayasası değiştirilemez madde sayısını 3’e çıkarmıştır.
- Yürütmenin Güçlendirilmesi: 1961’deki zayıf devlet başkanı figürü terkedilmiş, Cumhurbaşkanı çok geniş yetkilerle donatılarak sistem içinde güçlü bir aktör haline getirilmiştir. Cumhurbaşkanına, meclisin kabul ettiği anayasa değişikliklerini onaylamama durumunda halk oyuna (referanduma) götürme yetkisi verilmiştir; böylece anayasa değişiklikleri üzerine zorlaştırıcı bir set daha çekilmiştir.
- Depolitizasyon (Siyasetten Uzaklaştırma): Güvenlikçi ve otoriter bir refleksle, halkı politikadan uzaklaştırmak için memurların sendika kurması yasaklanmış; siyasi partilerin kadın kolları, gençlik kolları ve yurt dışı teşkilatları kurmaları yasaklanmıştır (Bu yasaklar yıllar içinde yapılan değişikliklerle kaldırılmış, anayasa görece çoğulcu bir yapıya evrilmiştir).
- İnsan Hakları Anlayışı: 1961’deki “İnsan haklarına dayalı devlet” ibaresi, devlet otoritesini üstün tutan bir bakış açısıyla “İnsan haklarına saygılı devlet” şeklinde değiştirilmiştir.
- Çift meclisli (senato) sistem kaldırılarak tek meclisli yapıya geri dönülmüştür.
- Tıpkı 1961’deki gibi, darbeyi meşrulaştıran bir “Başlangıç Metni” içerir. Ayrıca 1961 referandumunda “Hayır” çıkarsa yeni bir meclis kurulup yeni anayasa yapılacağı metinde açıkça yazılıyken, 1982’de “Hayır” çıkma ihtimali hiç düşünülmemiş ve bir B planı yazılmamıştır.
1982 Anayasası İle Gelen İlkler ve Yeni Kurumlar:
- Devlet Denetleme Kurulu (DDK): Doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan ve idareyi denetleyen kuruldur. Yargı organları (mahkemeler) hariç, TSK ve ÖSYM dahil tüm kamu kurumlarını ve kamu kurumu niteliğindeki kuruluşları denetleme yetkisine sahiptir.
- Yükseköğretim Kurulu (YÖK): Üniversitelerin akademik özerkliğini devlet (vesayet) kontrolü altına almak amacıyla kurulmuştur (İlk başkanı İhsan Doğramacı’dır).
- Vakıf Üniversiteleri: Özel vakıflar tarafından kurulan üniversitelerin önü açılmış ve temeli atılmıştır (İlk örnek: Bilkent Üniversitesi).
- Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu: Temelleri 1930’larda atılan yapı, 1982’de anayasal bir organ haline getirilmiştir.
- Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi: Yürütmenin başı olan Cumhurbaşkanına güç veren bu kararname türü ilk kez düzenlenmiştir.
- RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu): Özel kanalların ve radyoların yayınlarını denetlemek amacıyla kurulan bu üst kurul (1993’te kurulmuş), 2005 yılında anayasal bir yapıya kavuşturulmuştur.
- Ayrıca Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsman), Ekonomik ve Sosyal Konsey, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu (memurların toplu sözleşme uyuşmazlıkları için) ve Spor Tahkim Kurulu (spor kulüpleri ve hakemlerin itirazlarını yargı yolu kapalı olarak çözen kurul) gibi kurumlar da 1982 Anayasası dönemi içerisinde hukukumuza dâhil olan kurumlardır. Cumhurbaşkanının meclis dışından da (dışarıdan) seçilebilmesi kuralı yine bu anayasa ile getirilmiştir.
Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.
Yorum yaz