İçeriğe geç
KPSS Vatandaşlık Ders Notu PDF

Hukuk Çeşitleri, Hukuk Kurallarının Nitelikleri ve Hukukun Kaynakları Ders Notları

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 5 dk

1. Hukuk Çeşitleri Hukuk sistemleri ve kuralları, uygulanma durumlarına ve yapılarına göre dört ana başlıkta sınıflandırılır:

  • Pozitif (Müspet) Hukuk: Bir ülkede belirli bir dönemde fiilen yürürlükte olan yazılı ve yazısız hukuk kurallarının tümüdür. Devletin koyduğu anayasa ve kanunlar gibi yazılı kuralların yanı sıra, toplumun koyduğu ve mahkemelerde uygulanan örf ve adet hukuku ile yüksek mahkemelerin bağlayıcı içtihatları da pozitif hukukun kapsamına girer. Örneğin, Türk Medeni Kanunu yazılı bir kural olarak, tarımda uygulanan yarıcılık/ortakçılık sistemi ise toplumun koyduğu yazısız kural olarak pozitif hukuk içinde yer alır.
  • Mevzu Hukuk (Mevzuat): Pozitif hukukun bir alt kümesidir ve yalnızca yetkili makamlarca (TBMM, Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar vb.) konularak yürürlüğe giren “yazılı” hukuk kurallarını kapsar. Anayasa, kanunlar, yönetmelikler ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri mevzu hukuka örnektir. Yazısız kurallar (örf ve adet hukuku) mevzu hukuka dahil değildir.
  • Tarihi Hukuk: Geçmişte uygulanmış ancak günümüzde yürürlükten kalkmış olan hukuk kurallarıdır. 1921 ve 1924 Anayasaları veya Türk hukuk sisteminden çıkarılmış olan idam cezası tarihi hukuka örnektir.
  • Doğal (Tabii/İdeal) Hukuk: Olanı değil, evrensel nitelikte “olması gereken” ideal hukuk kurallarını ifade eder. Mevcut kuralların zamanla evrensel insan hakları veya toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda ideali yakalamak üzere değiştirilmesi bu kavrama dayanır (örneğin Anayasa Mahkemesi’nin kadınların evlendikten sonra yalnızca kendi soyadlarını kullanamamasına yönelik kuralı iptal etmesi).

2. Hukuk Kurallarının Nitelikleri Hukuk kuralları, tarafların bu kurallara uyma zorunluluğuna ve kuralların işlevine göre sınıflara ayrılır:

  • Emredici (Buyurucu) Hukuk Kuralları: Uyulması kesinlikle zorunlu olan, tarafların kendi aralarında yapacakları anlaşmalarla aksini kararlaştıramayacakları kurallardır. Kamu düzenini, genel ahlakı ve çocuk veya akıl hastası gibi zayıf durumdaki kişileri korumak amacıyla konulmuştur. Anayasa ve Ceza Kanunu maddeleri genellikle emredicidir; madde metinleri çoğunlukla “yapamaz”, “edemez”, “zorlanamaz” gibi kesin ifadelerle biter.
  • Tanımlayıcı Hukuk Kuralları: Hukuki bir kavramın veya kurumun ne anlama geldiğini açıklayan kurallardır. Cümle yapıları sözlük tanımına benzer ve “Nedir?” sorusuna cevap verir. Örneğin, “Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir” ifadesi tanımlayıcı bir kuraldır.
  • Yedek Hukuk Kuralları: Genellikle özel hukukta taraflara serbestlik tanıyan ve taraflarca aksinin kararlaştırılabildiği kurallardır. İki alt başlığa ayrılır:
    • Tamamlayıcı Hukuk Kuralları: Tarafların sözleşme yaparken bazı konuları eksik bırakması durumunda ortaya çıkan boşlukları dolduran kurallardır. Çoğunlukla “Sözleşmeyle aksi kararlaştırılmadıkça…” ifadesiyle başlar. Örneğin, bir sözleşmede faiz oranı veya borcun ödeme zamanı belirtilmemişse, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmek için kanundaki mevcut faiz oranı veya zaman kuralları devreye girerek bu boşluğu tamamlar.
    • Yorumlayıcı Hukuk Kuralları: Tarafların sözleşmeye yazdığı ancak ne anlama geldiği belirsiz olan veya farklı şekillerde anlaşılabilecek kavramlara kanunun açıklık getirmesidir. Örneğin, sözleşmede ödemenin “ayın ortasında” yapılacağı yazılmışsa ve bu durum taraflar arasında anlaşmazlık yaratırsa, kanun “ayın ortası” ifadesinden “ayın 15. günü”nün anlaşılması gerektiğini belirterek durumu yorumlar.

3. Hukukun Kaynakları ve Hakimin İzleyeceği Yol Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 1. maddesine göre, önüne bir uyuşmazlık gelen hakimin karar verirken başvuracağı kaynaklar ve izleyeceği sıradüzen (hiyerarşi) şöyledir:

A. Asli (Bağlayıcı) Kaynaklar: Hakimin uyuşmazlığı çözerken mutlaka uygulamak zorunda olduğu kurallardır.

  1. Yazılı Kaynaklar: Hakim ilk olarak mevzuata, yani yazılı kanunlara başvurur. Kanun metnini lafzi (kelime anlamı), tarihi, amaçsal veya sistematik olarak yorumlayarak olaya uygular. (Not: 1924 Anayasası döneminde uygulanan, yasama organının kanunları yorumladığı “Yasama Yorumu” hakimin bağımsızlığını zedelediği için günümüzde kaldırılmıştır.)
  2. Yazısız Kaynaklar (Örf ve Adet Hukuku): Eğer yazılı kurallarda olaya uygulanacak hiçbir hüküm bulunamazsa, hakim toplumun yazısız kuralları olan örf ve adet hukukuna başvurmak zorundadır (Ceza ve vergi hukukunda örf adet uygulanmaz, özel hukukta uygulanır). Bir yöresel adetin “hukuk kuralı” sayılabilmesi için üç unsuru barındırması gerekir:
    • Maddi Unsur (Süreklilik): Uygulamanın geçmişten günümüze kesintisiz olarak devam ediyor olması.
    • Manevi Unsur (Genel İnanış): Toplumun bu kuralı benimsemesi ve içselleştirmesi.
    • Hukuki Unsur (Devlet Desteği): Uygulamanın mahkemelerde hakim tarafından hukuki bir karara dayanak yapılması.
  3. Hakimin Hukuk Yaratması: Hakim, somut olayı çözecek ne yazılı bir kural ne de bir örf ve adet kuralı bulamazsa, davayı çözümsüz bırakamaz. Kendisini kanun koyucu yerine koyarak hukukun genel ilkelerine (dürüstlük, eşitlik vb.) dayanır ve o davaya özgü yeni bir kural koyar.

B. Yardımcı Kaynaklar: Hakimin uymak zorunda olmadığı, ancak karar verirken dilerse yararlanabileceği yol gösterici nitelikteki kaynaklardır.

  • Doktrin (Bilimsel Görüşler): Hukuk alanında çalışan bilim insanlarının, akademisyenlerin kitap, tez ve makalelerdeki akademik yorumlarıdır.
  • İçtihatlar (Yargısal Kararlar): Mahkemelerin daha önce benzer konularda verdiği yargı kararlarıdır. Bir hakimin kararı diğer davalar için kural olarak bağlayıcı değildir.
  • İçtihat İstisnası (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları): Normal mahkeme kararları bağlayıcı olmasa da, yüksek yargı organı olan Yargıtay’ın farklı daireleri arasında oluşan görüş ayrılıklarını gidermek amacıyla genel kurulun toplanarak aldığı kararlar (İçtihadı Birleştirme Kararları) Resmi Gazete’de yayımlanır ve alt mahkemelerdeki tüm hakimler için bağlayıcı “asli kaynak” niteliği taşır.

4. Hukukta Normlar Hiyerarşisi (Kelsen Piramidi) Normlar hiyerarşisine göre (Hans Kelsen Piramidi), hukuk sistemindeki yazılı kurallar altlı-üstlü bir sıraya dizilmiştir. Hiçbir alt kural üstteki kurala aykırı olamaz ve varlığını üstündeki kuraldan alır. Türk hukuk sistemindeki piramit yukarıdan aşağıya şu şekildedir:

  1. Anayasa: Sistemin en üstünde yer alır, hiçbir kanun veya karar anayasaya aykırı olamaz.
  2. Temel Hak ve Özgürlüklere İlişkin Milletlerarası Antlaşmalar: 2004 yılında anayasanın 90. maddesine eklenen bir fıkra ile Türk hukukunda büyük bir reform (Avrupa Birliği uyum süreçlerinin zirvesi) yapılmıştır. Buna göre, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gibi insan haklarına ve temel özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmeler kanunlarla çelişirse, uluslararası sözleşmenin hükümleri esas alınır. Bu durum, bu antlaşmaları kanunların bir kademe üstüne taşımıştır.
  3. Kanunlar, OHAL Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ve (İnsan Hakları İçermeyen) Milletlerarası Antlaşmalar: Bu üç norm türü Türk hukukunda birbirine eşit ve eşdeğer kabul edilir.
  4. Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri (Olağan Dönem): Olağanüstü hal (OHAL) dışında, normal dönemlerde Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan kararnamelerdir ve kanunlara aykırı olamaz, hiyerarşide kanunun altında yer alır.
  5. Yönetmelikler: Kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını göstermek amacıyla çıkarılır ve bu iki norma aykırı olamaz.
  6. Adsız Düzenleyici İşlemler (Genelge, Yönerge, Tebliğ vb.): İdare makamları (Bakanlıklar, Valilikler vb.) tarafından çıkarılan kurallardır. Kendi aralarındaki hiyerarşi, çıkaran makamın üstünlüğüne göre belirlenir (Örn; Cumhurbaşkanının genelgesi, İçişleri Bakanınınkinden; Bakanınki ise Valininkinden üstündür).

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz