İçeriğe geç
KPSS Vatandaşlık Ders Notu PDF

1982 Anayasası: Yasama Organının İşlemleri (Kanunlar ve Kararlar) Ders Notları

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 7 dk

BÖLÜM 1: KANUNLARIN YAPILMASI VE YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ

1. Kanun Teklif Etme Yetkisi

  • Kanun teklif etmeye yalnızca Milletvekilleri yetkilidir. Bir kanun teklifi tek bir milletvekilinin veya birden çok milletvekilinin imzasıyla meclise sunulabilir.
  • İstisna: Bütçe ve Kesin Hesap Kanunu tekliflerini hazırlama ve meclise sunma yetkisi milletvekillerine değil, Cumhurbaşkanına verilmiştir.

2. Komisyonlar ve Kanunların Görüşülmesi

  • Meclis Başkanlığına sunulan kanun teklifleri, konularına göre (Adalet, İçişleri, Milli Eğitim vb.) ilgili Komisyonlara havale edilir. Komisyonlar, meclisin mutfağıdır; kanunlara son şekli buralarda verilir ve ardından oylama için Genel Kurul’a gönderilir.
  • Normal kanunlar Genel Kurul’da “ivedilikle” (bir kez) görüşülür ve oylanır.

TBMM’deki Önemli Komisyonlar:

  • Dilekçe Komisyonu: Vatandaşların idareyle ilgili dilek ve şikayetlerini ilettiği (CİMER benzeri) milletvekillerinden oluşan komisyondur.
  • Plan ve Bütçe Komisyonu: Bütçe kanun tekliflerinin Genel Kurul’dan önce görüşüldüğü komisyondur. (Hazine ve Maliye Komisyonu adında bir komisyon yoktur).
  • Diğer komisyonlardan bazıları: Anayasa, Adalet, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri, Milli Eğitim, Çevre, Sağlık, Tarım, Sanayi, KİT, İnsan Haklarını İnceleme ve Dijital Mecralar komisyonlarıdır.

3. Toplantı ve Karar Yeter Sayıları

  • Toplantı Yeter Sayısı: Meclisin herhangi bir kanunu veya konuyu görüşebilmesi için üye tam sayısının en az üçte birinin (1/3), yani 200 milletvekilinin mecliste hazır bulunması zorunludur.
  • Karar Yeter Sayısı (Basit Çoğunluk): Anayasada özel bir sayı (nitelikli çoğunluk) belirtilmemişse, normal kanunlar o gün toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla (yarısından bir fazlasıyla) kabul edilir. Ancak çıkan kabul oyu sayısı, hiçbir şekilde meclis üye tam sayısının dörtte birinin bir fazlasının (1/4+1), yani 151’in altına düşemez.

4. Reddedilen ve Sonuçlandırılamayan Kanunlar

  • Meclis tarafından reddedilen bir kanun teklifi, reddedildiği tarihten itibaren 1 tam yıl geçmeden aynı yasama döneminde meclise yeniden sunulamaz. Bu kuralın mantığı, meclisin boş yere meşgul edilmesini önlemektir.
  • Kadük Olma (Hükümsüzlük): Bir yasama dönemi (5 yıl) içinde meclise sunulmuş ancak görüşülüp karara bağlanamamış (sonuçlandırılamamış) kanun teklifleri hükümsüz kalır, yani “kadük” olur (çöp olur). Bir sonraki döneme devredilmezler.

5. Kanunların Yayımlanması, Veto Edilmesi ve Yürürlük

  • Mecliste kabul edilen kanunları onaylama ve Resmî Gazete’de yayımlama görevi Cumhurbaşkanına aittir (Resmî Gazete, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından çıkarılır).
  • Cumhurbaşkanı, kendisine gelen kanunları 15 gün içinde yayımlar veya yayımlanmasını kısmen/tamamen uygun bulmuyorsa bir daha görüşülmek üzere meclise iade eder (veto hakkı / siyasi denetim).
  • Kanunun Aynen İade Edilmesi (301 Kuralı): Cumhurbaşkanının veto ettiği bir kanunu, meclis hiçbir değişiklik yapmadan aynen geri göndermek isterse; artık basit çoğunluk yetmez. Bu durumda üye tam sayısının salt çoğunluğu (en az 301 milletvekili) evet oyu vermelidir. Meclis 301 oyla kanunu aynen geri gönderirse, Cumhurbaşkanı kanunu bir daha iade edemez, yayımlamak zorundadır. Eğer meclis kanunda bir değişiklik yaparak (farklı bir metinle) gönderirse, bu yeni bir kanun sayılır ve basit çoğunlukla geçebilir; Cumhurbaşkanı da bunu tekrar veto edebilir.
  • Veto Edilemeyen Tek Kanun: Cumhurbaşkanı, Bütçe Kanununu meclise geri gönderemez (veto edemez). Bütçenin hazırlanması uzun sürdüğü ve devlete harcama yetkisi verdiği için, kriz çıkmaması adına yayımlamak zorundadır.
  • Yürürlük Tarihi: Kanun metninde ileri bir yürürlük tarihi açıkça belirtilmemişse, kanunlar (ve yönetmelik ile kararnameler) Resmî Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe girer.
  • Yargısal Denetim: Yayımlanan kanunların anayasaya aykırılık denetimini (yargısal denetimini) Anayasa Mahkemesi yapar.

BÖLÜM 2: ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ SÜRECİ

Anayasa, sıradan bir kanun değil, ülkenin kurucu toplum sözleşmesidir. Bu nedenle değiştirilmesi çok sıkı kurallara bağlanmıştır.

  • Teklif Aşaması: Anayasanın değiştirilebilmesi için meclis üye tam sayısının en az üçte birinin, yani en az 200 milletvekilinin yazılı teklifi (imzası) gerekir. Anayasanın ilk 3 maddesi değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez.
  • İvedilik Yasağı (Serinleme Süresi): Anayasa değişiklikleri aceleye getirilemez; normal kanunlar gibi ivedilikle görüşülemez. Her bir anayasa maddesi mecliste iki kez görüşülür ve iki kez oylanır. Birinci ve ikinci görüşme arasında en az 48 saat (serinleme/düşünme süresi) geçmek zorundadır.
  • Gizli Oy: Parti baskısını önlemek amacıyla anayasa değişikliği oylamaları zorunlu olarak gizli oyla yapılır.
  • Kabul ve Referandum Süreçleri: Anayasa değişikliklerinde basit çoğunluk geçerli değildir, özel nitelikli oranlar aranır:
    1. 360’ın Altı (Reddedilme): Oylamada en az beşte üç (3/5), yani 360 oya ulaşılamazsa değişiklik reddedilmiş olur ve 1 tam yıl geçmeden tekrar sunulamaz.
    2. 360 ile 399 Arası Oy (Zorunlu Referandum): Eğer teklif 360 (3/5) ile 399 arasında oy alırsa, Cumhurbaşkanı 15 gün içinde iki yetkiden birini kullanır: Ya meclise iade eder ya da zorunlu olarak referanduma (halk oylamasına) sunar. Bu aralıkta Cumhurbaşkanının doğrudan onaylama (yayımlama) yetkisi yoktur, son kararı halk verir.
    3. 400 ve Üzeri Oy (İhtiyari Referandum): Eğer teklif 400 (üçte iki - 2/3) ve üzeri oy alırsa, Cumhurbaşkanının yetkileri artar. 15 gün içinde meclise iade edebilir, referanduma sunabilir (isteğe bağlı/ihtiyari referandum) veya doğrudan onaylayıp Resmî Gazete’de yayımlayarak yürürlüğe sokabilir.
  • Özel Kural: Anayasa değişikliğinin referanduma gitmesi durumunda, değişen maddelerin halka ayrı ayrı mı yoksa bir bütün olarak (birlikte) mı sorulacağına TBMM karar verir.

BÖLÜM 3: BÜTÇE VE KESİN HESAP KANUNLARI

  • Bütçe Kanunu: Kamu idarelerinin gelecek mali yıla ilişkin gelir ve gider tahminlerini gösteren kanundur. İçine bütçe haricinde bir konuya dair (ceza, icra vb.) hüküm konulamaz.
  • Süreç: Cumhurbaşkanı, bütçe kanun teklifini mali yılbaşından (1 Ocak) en az 75 gün önce meclise sunar. Teklif, Plan ve Bütçe Komisyonunda 55 gün içinde görüşülüp kabul edilir. Kalan 20 günlük sürede ise Genel Kurulda görüşülerek mali yılbaşına kadar basit çoğunlukla karara bağlanır. Milletvekilleri Genel Kurulda harcamaları artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde bulunamazlar.
  • Kriz Yönetimi (Geçici Bütçe): Eğer meclis çoğunluğu muhalefette ise ve bütçe kanunu mali yılbaşına kadar meclisten geçirilemezse kriz yaşanmaması için önce “Geçici Bütçe Kanunu” çıkarılır. Eğer geçici bütçe kanunu da meclisten geçmezse, bir önceki yılın bütçesi “yeniden değerleme oranına” göre artırılarak yeni bütçe kabul edilene kadar uygulanmaya devam eder.
  • Kesin Hesap Kanunu: Bir önceki mali yılın bütçesinde yapılan harcamaların ve gelirlerin fiili denetimidir (geçmiş yılın muhasebesidir). İlgili mali yılın bitiminden (Haziran sonundan) itibaren en geç 6 ay içinde Cumhurbaşkanı tarafından meclise sunulur. TBMM, bu denetimi Sayıştay‘ın hazırladığı “genel uygunluk bildirimi (raporu)” aracılığıyla yapar.
  • Önemli Not: Bütçe ve Kesin Hesap kanunlarının detayları (süreler vb.) anayasanın bizzat kendisinde düzenlenmiştir (İçtüzüğe bırakılmamıştır). Her iki kanuna karşı da Anayasa Mahkemesine yargı yolu açıktır.

BÖLÜM 4: MİLLETLERARASI ANTLAŞMALAR

  • Yabancı devletlerle veya uluslararası kuruluşlarla yapılan antlaşmaların yürürlüğe girmesi için TBMM’nin bir kanun çıkararak bu antlaşmayı “onaylamayı uygun bulması” gerekir (Buna Uygun Bulma Kanunu denir). Meclisin uygun bulduğu antlaşmayı onaylamak ve yayımlamak ise Cumhurbaşkanının görevidir.
  • Meclisin Onayına Gerek Olmayan Antlaşmalar: Ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen, süresi 1 yılı aşmayan, devlet maliyesine yük getirmeyen ve kişisel haklara dokunmayan antlaşmalar meclise gelmeden Cumhurbaşkanı tarafından doğrudan yayımlanarak yürürlüğe girebilir. Ancak bu antlaşmalar yayımlandıktan sonra en geç 2 ay içinde meclise bilgi verilmesi (bilgilendirme yapılması) zorunludur.
  • Normlar Hiyerarşisindeki Yeri: Usulüne göre yürürlüğe giren milletlerarası antlaşmalar Kanun hükmündedir (Kanunla eşdeğerdir). Ancak antlaşmaların iptali için Anayasa Mahkemesine dava açılamaz (yargı yolu kapalıdır); çünkü devletin uluslararası arenadaki itibarı zedelenebilir.
  • 2004 Anayasa Değişikliği (Antlaşmaların Üstünlüğü): Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar (Örn: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) ile iç hukukumuzdaki kanunlar aynı konuda farklı hükümler içeriyorsa (çatışıyorsa), milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır (Antlaşma kanundan üstündür).

BÖLÜM 5: GENEL AF VE ÖZEL AF İLANI

  • Yetki ve Oran: Genel ve özel af ilan etme yetkisi TBMM’ye aittir ve Kanunla çıkarılır. Af kanunu çıkarabilmek için meclis üye tam sayısının en az beşte üçünün (3/5), yani 360 milletvekilinin evet oyu şarttır.
  • Farkları: Genel af, hem suçu hem de cezayı (sabıkayı) tamamen siler. Özel af ise sadece cezayı siler veya indirir ancak işlenen suç kişinin sabıkasında kalmaya devam eder.
  • Af Kapsamı Dışındaki Suçlar: Anayasa gereği Orman Suçları (ormanı yakmak, ağaç kesmek, tahrip etmek) kesinlikle af kapsamı dışındadır ve bu suçlardan ceza alanlar hiçbir afftan yararlanamazlar.

BÖLÜM 6: PARA BASILMASI, SAVAŞ İLANI VE TSK’NIN KULLANILMASI

  • Para Basılması: Para basılmasına karar vermek Kanunla yapılan bir meclis işlemidir. TBMM, kağıt para (banknot) basma yetkisini Merkez Bankasına, madeni para basma yetkisini ise Darphaneye devretmiştir.
  • Savaş İlanı ve Asker Gönderme: Savaş ilanına karar vermek, TSK’yı yabancı ülkelere göndermek (tezkere) ve yabancı ülke askerlerinin Türkiye’de bulunmasına izin vermek Kanunla değil, Parlamento Kararı ile yapılır. Bu kararlar için özel bir çoğunluk aranmaz, basit çoğunluk yeterlidir.
  • Cumhurbaşkanının TSK’yı Kullanma İstisnası: TSK’nın kullanılmasına karar verme yetkisi meclise ait olsa da; meclis tatildeyken veya ara vermedeyken ülkeye ani bir silahlı saldırı olması durumunda, Cumhurbaşkanı “Başkomutan” sıfatıyla doğrudan Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verebilir.

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz