İçeriğe geç
KPSS Vatandaşlık Ders Notu PDF

Anayasacılık Tarihi ve 1982 Anayasası Genel Hükümler Ders Notları

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 9 dk

1. Osmanlı Devleti Dönemi Anayasal Gelişmeler Osmanlı tarihindeki anayasal gelişmeler bir anayasa olmamakla birlikte, padişahın yetkilerini sınırlayan ve halka haklar tanıyan adımlarla başlamıştır.

A. Sened-i İttifak (1808)

  • Türk tarihindeki ilk anayasacılık hareketidir, ancak bir anayasa değildir.
  • Padişah II. Mahmut ile ayanlar (Alemdar Mustafa Paşa öncülüğünde) arasında imzalanan karşılıklı bir sözleşme (misak) niteliğindedir.
  • Padişah, ayanların gücünü ve varlığını kendi isteği dışında tanımak zorunda kalmış, böylece ilk defa padişahın yetkileri sınırlandırılmıştır.
  • Konusu (vergi ve askerlik) ve tarafları itibarıyla, 1215’te İngiltere’de Kral ile derebeyleri arasında imzalanan Magna Carta’ya benzer.

B. Tanzimat Fermanı (Gülhane Hatt-ı Hümayunu - 1839)

  • Hariciye Nazırı Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlanmış ve Padişah Abdülmecid tarafından ilan edilmiştir.
  • Türk tarihindeki ilk haklar beyannamesidir (bildirgesidir). Batılılaşmanın bir ürünü olarak padişah, kendi halkına ilk defa kendi iradesiyle haklar sunmuştur.
  • Padişah hukukun/yasaların üstünlüğünü kabul etmiş; vergide adalet (mali güce göre vergi), askerlikte adalet, mülkiyet güvencesi (müsadere yasağı) ve mahkemelerin açıklığı (kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi) gibi kavramlar metne girmiştir.
  • Eksikliği: Padişah kurallara uyacağını belirtse de, uymadığında ne olacağına dair bir denetim mekanizması bulunmadığı için kararlar havada kalmıştır.

C. Islahat Fermanı (1856)

  • Tanzimat Fermanı’nın devamı niteliğindedir ve Kırım Savaşı sırasında Avrupalı devletlerin desteğini almak amacıyla Sultan Abdülmecid tarafından çıkarılmıştır.
  • Osmanlı’daki “millet anlayışı” gereği var olan Müslümanların üstünlüğünü sonlandırarak, gayrimüslim tebaayı memnun etmeyi (memuriyet, bedelli askerlik, mahkemelerde tanıklık ve yerel meclislere katılım hakları) amaçlamış; böylece Müslümanlar ile gayrimüslimler arasındaki eşitsizlikler ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır.
  • Ayrıca işkence ve kötü muamele yasaklanmıştır.

2. 1876 Kanun-i Esasi (I. Meşrutiyet Dönemi)

  • İlk Osmanlı-Türk anayasasıdır ve Padişah II. Abdülhamit tarafından ferman niteliğinde ilan edilmiştir.
  • Osmanlı Devleti mutlak monarşiden Meşruti Monarşiye geçmiştir; ancak padişahın/yürütmenin son derece güçlü olduğu bir modeldir.
  • İlk 7 maddesinde devletin üniter yapıda olduğu, resmi dininin İslam, resmi dilinin Türkçe ve başkentinin İstanbul olduğu vurgulanmıştır (Meclise girmek için Türkçe bilme şartı aranmıştır).
  • Padişah, devletin ve yürütmenin başıdır, aynı zamanda halifedir ve makam babadan oğula geçer.

Yasama Organı (Meclis-i Umumi): Yasama organı çift meclisli bir yapıdan oluşur ve ortak adı Meclis-i Umumi‘dir.

  1. Heyet-i Mebusan (Alt Meclis): Üyeleri 4 yıllığına, (kadınların katılamadığı ve vergi oranına göre oy verilen) halk tarafından seçilir.
  2. Heyet-i Ayan (Üst Meclis): Üyeleri padişah tarafından atanır ve ömür boyu görev yaparlar.

Padişahın Mutlak Yetkileri:

  • Kanun teklifleri için önce padişahtan izin alınması zorunludur. Kanun meclisten geçtikten sonra tekrar padişaha gelir ve padişahın mutlak veto (reddetme) yetkisi vardır.
  • Padişah, bakanları ve hükümetin başı olan Sadrazamı atar ve görevden alır. Bakanlar meclise değil, padişaha karşı sorumludur.
  • Padişah, hiçbir sebep göstermeden meclisi feshetme (kapatma/tatil etme) yetkisine sahiptir ve bu durum anayasayı fiilen anlamsızlaştırmıştır.
  • Padişahın basın üzerinde sansür ve muhalifleri kendi rızaları dışında başka yerlere gönderme (sürgün) yetkisi vardır (Nitekim anayasayı hazırlayan Mithat Paşa da sürgüne gönderilmiştir).
  • Kişi hakları anayasaya girse de, siyasi parti kurmak yasaktır (sadece dernek kurulabilir).
  • Padişah II. Abdülhamit, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nı (93 Harbi) bahane ederek meclisi kapatmış ve anayasayı 30 yıllığına rafa kaldırmıştır.

3. II. Meşrutiyet (1908) ve 1909 Anayasa Değişiklikleri

  • İttihat ve Terakki subaylarının baskısı ve Balkanlar’ın elden çıkması riski üzerine II. Abdülhamit, 1908’de meşrutiyeti yeniden ilan etmiştir.
  • 1909’da eski rejime dönmeyi amaçlayan 31 Mart Olayı (İsyanı) çıkmış, isyan bastırıldıktan sonra II. Abdülhamit tahttan indirilip yerine Mehmet Reşat padişah yapılmıştır.

1909 Demokratikleşme Değişiklikleri:

  • Padişahlık makamı sembolik hale getirilmiş, klasik parlamenter monarşi dönemi başlamıştır.
  • Padişahın meclisi şartsız kapatma yetkisi elinden alınmış; fesih kararı Ayan Meclisinin onayına ve 3 ay içinde yeni seçim yapılması şartına bağlanmıştır.
  • Kanun teklif etmek için padişahtan izin alma şartı kaldırılmıştır.
  • Padişahın “mutlak veto” yetkisi kaldırılarak “geciktirici veto”ya dönüştürülmüştür (Meclis yasayı aynen iade ederse padişah onaylamak zorundadır).
  • Bakanlar Kurulu padişaha karşı değil, artık meclise karşı sorumlu hale getirilmiştir.
  • Sansür ve sürgün yetkileri kaldırılmış, örgütlenme yasağı son bulmuştur. Türk siyasi tarihindeki ilk çok partili yaşam bu dönemde başlamış (İttihat ve Terakki, Hürriyet ve İtilaf vb. partiler kurulmuştur).

4. 1921 Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu) Kurtuluş Savaşı’nın olağanüstü koşullarında (20 Ocak 1921’de, I. İnönü Savaşı sonrasında) I. TBMM tarafından kabul edilmiştir. Osmanlı Anayasası resmi olarak kaldırılmadığı için birbiriyle çelişmeyen hükümlerin uygulandığı bu sürece “İkili Anayasa Dönemi” denir.

Temel Özellikleri:

  • Milli Egemenlik: 1. Maddesi “Egemenlik bila kaydü şart (kayıtsız şartsız) milletindir” şeklindedir ve bu ilkeyi benimseyen ilk anayasamızdır.
  • 23 maddelik kısa bir “Çerçeve Anayasa”dır ve Türk tarihindeki tek “Yumuşak Anayasa”dır.
  • Meclis Hükümeti Sistemi (Kuvvetler Birliği): Savaşı kazanmak ve hızlı karar alabilmek için yasama, yürütme ve yargı güçleri mecliste toplanmıştır. Bakanlar meclis içinden tek tek seçilerek görev yapmıştır.
  • Yargı ve Özgürlüklerin Yokluğu: Olağanüstü savaş dönemi olduğu için, anayasada yargı organlarından ve temel hak ve özgürlüklerden (kamu özgürlüklerinden) hiç bahsedilmeyen tek anayasadır (İstiklal Mahkemeleri meclis inisiyatifiyle kurulmuştur).
  • Seçimler ve İdari Yapı: Seçimler 2 yılda bir yapılır. Türk tarihinde seçimlerin savaş sebebiyle ertelendiği tek olay 1922 seçimlerinin 1 yıl sonraya bırakılmasıdır.
  • Yerinden Yönetim: Savaş koşullarında halkı dahil etmek için ülke vilayet, kaza ve nahiyelere bölünmüş; idari, mali, sağlık ve eğitim konularında karar alabilen ve halkın seçtiği “vilayet ve nahiye meclisleri” oluşturularak yerinden yönetim benimsenmiştir.

1923 Cumhuriyetin İlanı ile Gelen Değişiklikler: Meclis hükümeti sisteminde hükümetin kurulamaması ve tıkanmalar yaşanması üzerine 29 Ekim 1923’te yapılan değişikliklerdir:

  • Devletin/Rejimin şekli Cumhuriyet olarak belirlenmiştir.
  • Devletin dininin İslam, dilinin Türkçe olduğu eklenmiştir.
  • Cumhurbaşkanlığı Makamı kurulmuş, cumhurbaşkanının 4 yıllığına milletvekilleri arasından seçilmesi kararlaştırılmıştır (İlk seçilen Mustafa Kemal Atatürk’tür).
  • Kabine Sistemine Geçiş: Cumhurbaşkanı bir başbakan atayacak, başbakan da bakanları seçecek ve hükümet meclise karşı sorumlu olacaktır (böylece hükümet krizleri çözülmüştür).
  • (Önemli Not: İstiklal Marşı 1921’de, Ankara’nın başkent oluşu 1923’te kanunlaşsa da bu unsurlar 1921 Anayasası’nın metnine dahil edilmemiştir).

5. 1924 Anayasası ve Değişiklikleri Cumhuriyetin ilanından sonra çıkarılan ilk anayasadır ve ikili anayasa dönemine son vermiştir.

Temel Özellikleri:

  • Değiştirilmesi zor, Katı (Sert) bir anayasadır ve 1. maddesinin (Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir) değiştirilmesi yasaklanmıştır. Başkent Ankara ilk kez anayasaya girmiştir.
  • Karma Hükümet Sistemi: Kuvvetler Birliği (güçlerin mecliste olması) ile Görevler Ayrılığı (yürütmenin bakanlar kurulu eliyle yapılması) arasında geçiş modelidir. “Egemenlik hakkı TBMM eliyle kullanılır” denilerek meclis üstün tutulmuştur.
  • Çoğunlukçu Demokrasi: Seçimde sayısal çoğunluğu alan partinin (muhalefetin etkisinin zayıf olduğu) mutlak gücü elinde tuttuğu modeldir.
  • Sosyal Devletin Olmaması: Kişi hakları ve siyasi haklara yer verilmiş ancak devletin ekonomik yetersizliği sebebiyle (eğitim hakkı hariç) sosyal ve ekonomik haklara yer verilmemiştir.
  • Yasama Yorumu (Tefsiri): Anayasa Mahkemesi bulunmadığı için meclisin kendi çıkardığı kanunu kendisinin yorumlamasıdır. Hakim bağımsızlığına ve hukuk devletine aykırı olan bu yetki sadece 1924 Anayasası’nda yer almıştır.

Önemli Tarihi Değişiklikler:

  • 1928 Değişiklikleri: Devletin dini İslam’dır maddesi çıkarılmış, milletvekillerinin dini yeminleri (vallahi vb.) kaldırılmış ve meclisin şeriat hükümlerini uygulama görevi iptal edilerek laikleşme adımları atılmıştır.
  • 1934 Değişiklikleri: Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmiştir (“Erkek vatandaş” ibaresi “Türk vatandaşı” olarak değiştirilmiş ve genel oy hakkına ulaşılmıştır). (Not: Kadınların belediye (1930) ve muhtarlık (1933) seçimlerine katılması kanuni bir düzenlemedir, anayasa değişikliği 1934’tedir).
  • 1937 Değişiklikleri: CHP’nin 6 Oku (Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, İnkılapçılık) devletin resmi ideolojisi olarak anayasaya girmiştir. Laiklik ilkesi anayasada ilk kez bu tarihte yer almıştır.
  • 1945 ve 1952 Değişiklikleri: 1945’te anayasa dili öz Türkçeleştirilmiş, 1952’de ise eski haline döndürülmüştür.

Seçim Sistemindeki Gelişmeler (1946 - 1950):

  • 1946 Seçimleri: Demokrat Parti’nin katılımıyla Türkiye’de birden fazla partinin katıldığı (çok partili) ilk seçimdir. Ayrıca delegelerin aradan çıkarıldığı, halkın kendi vekilini doğrudan seçtiği Tek Dereceli Seçim sistemi ilk kez uygulanmıştır (Ancak açık oy, gizli sayım yapılmıştır).
  • 1950 Seçimleri: Demokrasi tarihinde bir dönüm noktasıdır. Oyların perdenin arkasında atılıp sayımın halkın önünde yapıldığı Gizli Oy, Açık Sayım ve Döküm ilkesi ilk kez uygulanmıştır. Ayrıca seçimlere devlet müdahalesini engellemek için kurulan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ile seçimler ilk defa yargı denetimi altında yapılmış ve iktidar el değiştirmiştir.

6. 1982 Anayasası ve Genel Hükümler

Sistematik Yapı: 1982 Anayasası; Başlangıç Metni, 177 Ana Madde (şu an 150 kadarı aktiftir), 21 Geçici Madde ve 7 Bölümden (Genel Esaslar, Temel Haklar, Cumhuriyetin Organları vb.) oluşmaktadır.

  • Madde Kenar Başlıkları: Maddelerin konularını ve sıralamasını gösterir, ancak Anayasa metnine dahil değildirler ve bağlayıcı değillerdir.

Başlangıç Metni (Dibace):

  • Anayasa metnine ve hukuksal bağlayıcılığa dahildir. İlk kez 1961’de gelmiş, 1982’de de yer almıştır.
  • Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık, milli egemenlik, hukukun üstünlüğü, Yurtta sulh cihanda sulh, Türk varlığının bölünmez bütünlüğü (üniter yapı), kuvvetler ayrılığı ve laiklik ilkelerine vurgu yapar.
  • İlk 3 madde içinde yer almadığı için değiştirilebilir (Örneğin darbeyi öven kısımlar 1995’te çıkarılmıştır).

İlk 3 Madde ve Değiştirilemezlik (Madde 1-4):

  • Madde 1: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir (Devletin şeklini belirler).
  • Madde 2 (Cumhuriyetin Nitelikleri): Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde; insan haklarına saygılı (1961’deki “dayalı” ifadesinden farklıdır), Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir.
  • Madde 3: Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünemez bir bütündür (Üniter yapıya ve Atatürk milliyetçiliğine vurgudur). Resmi dili Türkçedir. Başkenti Ankara’dır. Milli Marşı İstiklal Marşı’dır (Anayasaya ilk kez 1982’de girmiştir). Bayrağının şekli kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır (Bayrağın şekli anayasada değil kanunda yer alır).
  • Madde 4: Anayasanın ilk 3 maddesi değiştirilemez ve değiştirilmesi dahi teklif edilemez.

Devletin Amaç ve Görevleri (Madde 5): Türk milletinin bağımsızlığını, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak; kişilerin refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak ve insanın gelişmesi için sosyal/ekonomik engelleri kaldırmaktır (Kolluk kuvvetlerine anayasal yetki dayanağı oluşturur).

Egemenlik ve İdarenin Kanuniliği (Madde 6):

  • Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ve Türk milleti egemenliğini Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organlar (yasama, yürütme, yargı) eliyle kullanır (Kuvvetler Ayrılığı ilkesini gösterir, 1961’de gelmiştir).
  • İdarenin Kanuniliği: Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz. İdarenin keyfi davranmasının önüne geçen, işlemlerini yasalara dayandırması gerektiğini belirten kuraldır.

Kuvvetler Ayrılığı Organları (Madde 7, 8, 9):

  • Yasama Yetkisi (Madde 7): Türk milleti adına TBMM’nindir ve bu yetki devredilemez. (Yasama yalnızca kural koyan bir “yetki”dir).
  • Yürütme Yetkisi ve Görevi (Madde 8): Sadece Cumhurbaşkanı tarafından kullanılır. 1961’de sadece bir görev iken, 1982 Anayasası’nda yürütmeyi (Cumhurbaşkanını) güçlendirmek amacıyla (kararname çıkarma vb. haklarla) hem yetki hem de görev olarak düzenlenmiştir.
  • Yargı Yetkisi (Madde 9): Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır. (Tıpkı yasama gibi yargı da bir yetkidir ve Türk milleti adına işler).

Kanun Önünde Eşitlik ve Pozitif Ayrımcılık (Madde 10):

  • Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce inanç vb. ayrımı gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
  • Pozitif Ayrımcılık: Toplumdaki dezavantajlı gruplara ayrıcalık tanınması, eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz. Pozitif ayrımcılık uygulanan kesimler şunlardır: Kadınlar (2004’te eklenmiştir), çocuklar, yaşlılar, engelliler (özürlüler), harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri (şehidin tüm yakınları/ailesi değil, yalnızca eşi ve çocuklarıdır) ile gaziler ve maluller (Bu grup 2010 referandumuyla genişletilmiştir).

Anayasanın Bağlayıcılığı ve Üstünlüğü (Madde 11):

  • Anayasa hükümleri; yasama (meclis), yürütme (cumhurbaşkanı), yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer tüm kişi/kuruluşları bağlar.
  • Normlar Hiyerarşisi: “Kanunlar, Anayasaya aykırı olamaz” ilkesi bu madde ile güvence altına alınmış olup, Anayasa Mahkemesi’nin varlık ve denetim sebebini oluşturur.

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz