1982 Anayasası: Cumhurbaşkanının Cezai Sorumluluğu, Yardımcıları, DDK ve Kararnameler Ders Notları
Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 6 dk
BÖLÜM 1: CUMHURBAŞKANININ CEZAİ SORUMLULUĞU
Cumhurbaşkanı, görevde bulunduğu süre içinde işlediği iddia edilen ister görev suçu isterse kişisel suç olsun tüm suçlardan dolayı cezai olarak meclise karşı sorumludur. Partili cumhurbaşkanlığı sisteminde, muhalefetin cumhurbaşkanını asılsız suçlamalarla sürekli yıpratmasını (itibarsızlaştırmasını) engellemek amacıyla soruşturma açılabilmesi çok yüksek meclis sayılarına bağlanmıştır.
1. Soruşturma Süreci ve Yüksek Sayılar (301 - 360 - 400 Kuralı): Süreç, “Meclis Soruşturması”na çok benzer ancak anayasada ismi doğrudan bu şekilde geçmez.
- Teklif (301 Milletvekili): Cumhurbaşkanı hakkında bir suç işlediği iddiasıyla soruşturma açılabilmesi için meclis üye tam sayısının salt çoğunluğu olan en az 301 milletvekilinin imzasıyla meclis başkanlığına teklifte (önerge) bulunulması gerekir.
- Soruşturma Kararı (360 Milletvekili): Verilen önerge mecliste en geç bir ay içinde görüşülür. Soruşturma açılmasına karar verilebilmesi için üye tam sayısının beşte üçünün (360 milletvekilinin) gizli oyu şarttır. Karar çıkarsa, mecliste savcı gibi görev yapacak bir komisyon kurulur ve rapor hazırlanır.
- Yüce Divan’a Sevk (400 Milletvekili): Hazırlanan rapor mecliste görüşülür ve cumhurbaşkanının Anayasa Mahkemesi’ne (Yüce Divan sıfatıyla) yargılanmak üzere gönderilebilmesi için üye tam sayısının üçte ikisinin (400 milletvekilinin) gizli oyu aranır.
2. Yüce Divan Yargılaması ve Görevin Sona Ermesi:
- Yüce Divan (Anayasa Mahkemesi) yargılamayı 3 ay içinde bitirmek zorundadır. Süre yetmezse 3 ay daha ek süre verilir; yani yargılama en geç 6 ay içinde kesin olarak tamamlanır.
- Önemli Kural: Cumhurbaşkanının Yüce Divan’a sevk edilmesi (gönderilmesi) onun görevini otomatik olarak sona erdirmez; yargılama boyunca görevine devam eder. Cumhurbaşkanının görevi ancak ve ancak seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilirse (hüküm giyerse) sona erer.
3. Cezai Sorumluluğun Özel Kuralları:
- Zaman Aşımı Yoktur: Sayıların yüksek olması nedeniyle, cumhurbaşkanı görevdeyken yargılanamasa bile anayasa; “Görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlardan dolayı, görevi bittikten sonra da bu madde hükümleri uygulanmaya devam eder” demektedir. Yani eski bir cumhurbaşkanı 10 yıl, hatta 50 yıl sonra bile aynı meclis oranlarıyla (301-360-400) yargılanmak üzere Yüce Divan’a gönderilebilir. Ceza hukukundaki genel zaman aşımı işlemi bu durumda işlemez.
- Seçimleri Yenileme Yasağı: Hakkında meclis tarafından soruşturma açılmasına karar verilen (360 oy alınan) bir cumhurbaşkanı, bu soruşturmayı boşa çıkarmamak ve meclisi feshederek kaçmamak adına seçimleri yenileme yetkisini kullanamaz.
BÖLÜM 2: CUMHURBAŞKANI YARDIMCILARI VE BAKANLAR
1. Atanma Şartları ve Göreve Başlama:
- Cumhurbaşkanı seçildikten sonra, sayı sınırı olmaksızın bir veya daha fazla cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan atayabilir.
- Şartlar: Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan olabilmek için cumhurbaşkanı seçilme şartları (40 yaş, yükseköğrenim) aranmaz; “Milletvekili seçilebilme yeterliliğine (şartlarına)” sahip olmak (18 yaşını doldurmak, en az ilkokul mezunu olmak vb.) yeterlidir.
- Göreve Başlama: Yardımcılar ve bakanlar; atama kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla değil, TBMM Genel Kurulu önünde and içerek (yemin ederek) göreve başlarlar.
2. Görev ve Sorumluluk Kuralları:
- Sert Kuvvetler Ayrılığı (Bağdaşmazlık): Bir kimse aynı anda hem yasama (milletvekili) hem de yürütme (bakan/yardımcı) organında görev alamaz. Eğer mevcut bir milletvekili bakan veya yardımcı olarak atanırsa, milletvekilliği otomatik olarak sona erer ve o yasama dönemi bitene kadar bir daha meclise geri dönemez. (Not: Milletvekili olamazlar ancak siyasi partilere üye olabilirler).
- Siyasi Sorumluluk: Yardımcılar ve bakanları meclis atamadığı için meclise karşı siyasi sorumlulukları ve güvenoyu alma zorunlulukları yoktur. Kendilerini atayan makam olan Cumhurbaşkanına karşı siyaseten sorumludurlar. Cumhurbaşkanı dilediği zaman onları görevden alabilir.
- Cezai Sorumluluk: Görevleriyle ilgili suçlarda tıpkı cumhurbaşkanı gibi meclis soruşturması (301-360-400) ile Yüce Divan’da yargılanırlar. Şahsi suçlarında ise normal yasama dokunulmazlığından yararlanırlar.
3. Bakanlıkların Kurulması: Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, isimlerinin değiştirilmesi, görev ve yetkilerinin belirlenmesi ile merkez/taşra teşkilatlarının oluşturulması TBMM’nin çıkaracağı kanunla değil, münhasıran (sadece) Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapılır. (Ancak bakanlıkların bütçeleri TBMM’den kanunla çıkar).
BÖLÜM 3: DEVLET DENETLEME KURULU (DDK)
1982 Anayasası’nın getirdiği bir kurumdur ve doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak görev yapar.
- Görevi/Amacı: “İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla” (hukukilik ve yerindelik denetimi) hareket eder.
- Harekete Geçmesi: Kendi inisiyatifiyle değil, sadece Cumhurbaşkanının isteği/emri üzerine harekete geçer.
- Başkanını ve üyelerini doğrudan Cumhurbaşkanı atar. Kurulun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve özlük hakları TBMM kanunuyla değil, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenir.
1. DDK’nın Denetleyebileceği Kurumlar:
- Tüm kamu kurum ve kuruluşları (Bakanlıklar, TSK, MİT, Emniyet, Belediyeler vb.).
- Sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan kuruluşlar.
- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları (Odalar, Barolar, Noterler Birliği vb.).
- Her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşları (Sendikalar).
- Kamuya yararlı (devletten vergi muafiyeti/destek alan) dernek ve vakıflar. (Not: Sıradan, kamu yararı gütmeyen özel dernek ve vakıfları denetleyemez).
2. DDK’nın Denetleyemeyeceği Tek Alan (Yargı Organları): Mahkemelerin ve hakimlerin bağımsızlığı ilkesi gereği DDK; Yargı Organlarını (Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, İdare Mahkemeleri, YSK, Sayıştay vb.) hiçbir şekilde denetleyemez.
3. DDK’nın Yetkileri (4 İşlem): Kurul görev alanına giren kurumlarda şu 4 işlemi yapabilir:
- İnceleme
- Araştırma
- Denetleme
- İdari Soruşturma (2017 değişikliğiyle gelmiştir).
- Önemli Not: DDK bir mahkeme veya savcılık makamı olmadığı için kesinlikle Adli Soruşturma yapamaz. Yaptığı soruşturma kurum içi (idari) soruşturmadır.
BÖLÜM 4: İDARENİN DÜZENLEYİCİ İŞLEMLERİ (KARARNAMELER)
2017 anayasa değişikliği ile Bakanlar Kuruluna ait olan “Tüzük” ve “Kanun Hükmünde Kararname (KHK)” çıkarma yetkileri kaldırılmıştır. Günümüzde idarenin anayasal düzenleyici işlemleri Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ve Yönetmeliklerdir. (Not: Genelge, yönerge gibi işlemler idarenin isimsiz düzenleyici işlemleridir, anayasada özel olarak adları geçmez).
1. Olağan Dönem Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri (CBK) Olağanüstü hal ilan edilmemiş normal dönemlerde çıkarılır. Özellikleri şunlardır:
- Cumhurbaşkanı sadece yürütme yetkisine ilişkin konularda kararname çıkarabilir (Yasama veya yargı alanına müdahale edemez).
- Temel Hakların Düzenlenmesi:
- Kişi Hakları (Negatif) ve Siyasi Haklar (Aktif): Kararname ile kesinlikle düzenlenemez ve sınırlanamaz (Sadece kanunla olur).
- Sosyal ve Ekonomik Haklar (Pozitif): Devletin para harcayarak yürüttüğü hizmetler olduğu için kararname ile düzenlenebilir ancak bu haklar kararname ile sınırlanamaz.
- Kanun Karşısındaki Durumu (Hiyerarşi): Olağan CBK’lar, normlar hiyerarşisinde kanunun altındadır.
- Anayasada açıkça “münhasıran kanunla düzenlenir” denilen konularda CBK çıkarılamaz.
- Kanunda önceden açıkça düzenlenmiş (yazılmış) bir konuda CBK çıkarılamaz.
- Bir CBK ile kanun aynı konuda farklı hükümler (çatışma) içeriyorsa, kanun hükümleri geçerli olur.
- Cumhurbaşkanı bir konuda CBK çıkardıktan sonra, TBMM aynı konuda yeni bir kanun çıkarırsa; Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümsüz (geçersiz) hale gelir.
- Yargısal Denetimi: Olağan CBK’lar hem anayasaya hem kanuna uygun olmak zorunda olduğundan, hukuka aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) iptal davası açılabilir (Yargı yolu açıktır).
2. Olağanüstü Hal (OHAL) Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri Savaş, seferberlik veya OHAL dönemlerinde, doğrudan “olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda” çıkarılan kararnamelerdir.
- Hakların Sınırlandırılması: OHAL kararnameleriyle; “Sert Çekirdek Haklar (yaşam hakkı, masumiyet karinesi, din/vicdan hürriyeti vb.)” dışındaki kişi, siyasi veya sosyal tüm temel hak ve hürriyetler sınırlandırılabilir veya durdurulabilir.
- Kanun Karşısındaki Durumu: Olağan kararnamelerden farklı olarak, OHAL kararnameleri Kanun Hükmündedir (Kanunla eşdeğerdir).
- Meclis Onayı (3 Ay Kuralı): Bu kararnameler Resmî Gazete’de yayımlandıkları aynı gün TBMM’nin onayına sunulmak zorundadır. Savaş ve meclisin toplanamaması gibi mücbir sebepler dışında; bu kararnameler meclise sunulduktan sonra en geç 3 ay içinde TBMM tarafından görüşülüp karara bağlanmazsa kendiliğinden yürürlükten kalkar (düşer).
- Yargısal Denetimi: Devletin bekasını korumak amacıyla çok hızlı çıkarıldıkları ve kamu düzenini sağlamayı amaçladıkları için OHAL kararnamelerine karşı Anayasa Mahkemesi’ne dava açılamaz (Yargı yolu kapalıdır).
3. Yürürlüğe Girme Tarihi: Gerek kanunlar gerekse tüm yönetmelik ve kararnameler; metinlerinde ayrıca (ileri) bir yürürlük tarihi belirtilmemişse, Resmî Gazete’de yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler.
4. TBMM’ye Kapatılıp Sadece Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine Bırakılan 4 Özel Alan: Anayasa, yürütme erkinin hızını artırmak için aşağıdaki 4 konuyu yasamaya (meclisin kanun çıkarmasına) kapatmış, bu konuların sadece ve bizzat Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenebileceğini hükme bağlamıştır:
- Üst kademe kamu yöneticilerinin (vali, büyükelçi vb.) atanma usul ve esasları.
- Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görev/yetkileri ile merkez ve taşra teşkilatlarının düzenlenmesi.
- Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) işleyişi, üyelerinin görev süresi ve özlük hakları.
- Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliği’nin teşkilat ve görevleri.
(Not: “Kamu Tüzel Kişiliği” oluşturma yetkisi ise paylaşımlıdır; hem TBMM Kanunla hem de Cumhurbaşkanı Kararname ile kamu tüzel kişiliği kurabilir).
Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.
Yorum yaz