1982 Anayasası: Yargı Organı - Anayasa Mahkemesi Denetim Yolları ve Bireysel Başvuru Ders Notları
Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 7 dk
Anayasa Mahkemesinde (AYM) üç tür dava veya başvuru yolu görülmektedir: İptal Davası (Soyut Norm Denetimi), İtiraz/Defi Yolu (Somut Norm Denetimi) ve Bireysel Başvuru.
BÖLÜM 1: SOYUT NORM DENETİMİ (İPTAL DAVASI)
Soyut norm denetimi, meclisten çıkan veya Resmi Gazete’de yayımlanan bir kuralın henüz hiçbir mahkemede somut bir uyuşmazlığa veya olaya uygulanmadan Anayasa Mahkemesine götürülmesidir. Bu davaları siyasal karar mekanizmaları açar.
1. Denetlenen Normlar ve Denetim Kapsamı (Şekil ve Esas) İptal davası, 4 farklı norm üzerinde şekil (yapılış usulü) ve esas (içerik) bakımından yapılır:
- Anayasa Değişiklikleri: Normlar hiyerarşisinde anayasanın üzerinde başka bir kural olmadığı için anayasa değişikliklerinin içeriği (esası) denetlenemez. Sadece şekil bakımından denetlenir.
- Kanunlar, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri (Olağan) ve TBMM İçtüzüğü: Bu üç norm, hem şekil hem de esas (içerik) bakımından anayasaya uygun olmak zorundadır ve bu yönleriyle denetlenirler.
Şekil ve Esas Denetiminin Kapsamı:
- Şekil Denetimi: İşlemin yapılış usulünün anayasaya uygunluğudur. Anayasa değişikliklerinde şekil denetimi üç konuyu kapsar: Teklif yeter sayısı (en az 200 milletvekili), oylama çoğunluğu (en az 360 kabul) ve ivedilikle görüşme yasağına (48 saatlik serinleme süresi) uyulup uyulmadığı. Kanunlarda ise şekil denetimi esas olarak son oylamanın anayasaya uygun yapılıp yapılmadığına bakılarak yapılır.
- Esas Denetimi: Kanunun veya kuralın içeriğinin anayasa maddelerine (örneğin eşitlik ilkesine) aykırı olup olmamasıdır.
2. İptal Davası Açmaya Yetkili Olanlar ve Süreler Dava açma yetkisi; Cumhurbaşkanına, en az 120 milletvekiline (meclis üye tam sayısının beşte birine) ve TBMM’de en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna (günümüzde AK Parti ve CHP) aittir. (DEM Parti, MHP veya İYİ Parti gibi diğer gruplar doğrudan dava açamaz, ancak 120 milletvekili imzası toplayarak açabilirler).
Süreler, ilgili normun Resmi Gazete’de yayımlanmasını izleyen günden itibaren işler:
- 10 Günlük Süre (Sadece Şekil Denetimi): Anayasa değişikliklerinin şekil denetimi ile kanunların şekil denetimi için dava açma süresi 10 gündür. Bu sürede iptal davasını sadece Cumhurbaşkanı ve 120 milletvekili açabilir. (En yüksek üyeye sahip iki siyasi parti grubunun 10 günlük sürelerde dava açma hakkı yoktur).
- 60 Günlük Süre (Esas ve Şekil/Esas Denetimi): Kanunların esas (içerik) denetimi ile Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ve TBMM İçtüzüğünün hem şekil hem esas denetimi için dava açma süresi 60 gündür. Bu davaları Cumhurbaşkanı, 120 milletvekili ve mecliste en yüksek üyeye sahip iki siyasi parti grubu açabilir.
(Örnek: Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda devlet okulundaki öğretmenler ile özel okuldakiler arasında ayrım yapılması veya akademide geçen sürede sigorta primi yatırılmaması gibi konular, kanunun içeriğinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle esas bakımından iptal davasına konu edilebilir. Bu davayı 60 gün içinde Cumhurbaşkanı, 120 milletvekili veya en çok üyeye sahip iki parti grubu açabilir).
BÖLÜM 2: SOMUT NORM DENETİMİ (İTİRAZ / DEFİ YOLU)
Somut norm denetimi, görülmekte olan bir dava sırasında, o davaya uygulanacak olan bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün anayasaya aykırı olduğunun tespit edilerek Anayasa Mahkemesine taşınmasıdır.
1. Başvuru Şartları ve İşleyiş
- Ortada, mahkeme niteliği taşıyan bir mercide (Asliye Hukuk, Ağır Ceza, Yargıtay, Danıştay, İstinaf vb.) görülmekte olan somut bir dava olmalıdır (İl İdare Kurulu gibi kurumlar mahkeme sayılmaz).
- Sadece o davada uygulanacak olan Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri için Anayasa Mahkemesine gidilebilir. (Burada sadece içerik/esas denetimi yapılır, şekil denetimi yapılamaz).
- Anayasaya aykırılık iddiasını ya davanın tarafları (davacı, davalı) ileri sürer ve hakim bunu “ciddi” bulur, ya da hakim anayasaya aykırılığı bizzat kendisi tespit eder.
- Bu durumda hakim, davayı durdurur (bekletici mesele yapar) ve dosyayı Anayasa Mahkemesine gönderir.
2. Bekleme Süresi ve Sonuçları (5 Ay ve 10 Yıl Kuralı)
- 5 Ay Kuralı: Mahkeme, Anayasa Mahkemesinden gelecek kararı 5 ay boyunca beklemek zorundadır. Eğer 5 ay içinde AYM’den karar gelmezse, mahkeme davayı daha fazla bekletemez; yürürlükteki mevcut kanuna veya kararnameye göre davayı sonuçlandırmak zorundadır.
- Kararın Sonradan Gelmesi: Mahkeme 5 ayın sonunda davayı karara bağlasa bile, davanın esas hakkındaki hükmü kesinleşmeden önce (örneğin istinaf veya temyiz aşamasındayken) AYM kararı gelirse, mahkemeler bu karara uymak zorundadır.
- 10 Yıl Kuralı: Eğer Anayasa Mahkemesi yapılan bu itirazı reddederse (kuralın anayasaya uygun olduğuna karar verirse), kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 10 yıl geçmedikçe, aynı kanun hükmü anayasaya aykırılık iddiasıyla tekrar Anayasa Mahkemesine götürülemez.
(Örnek: Türk Medeni Kanunu’nda yer alan “kadın evlenmekle kocasının soyadını alır” hükmü, anayasanın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı bulunarak bir Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından somut norm denetimi yoluyla AYM’ye taşınmış ve AYM tarafından iptal edilmiştir).
BÖLÜM 3: BİREYSEL BAŞVURU (ANAYASA ŞİKAYETİ)
Bireysel başvuru kurumu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) benzeri bir yapının iç hukukumuza uyarlanması amacıyla 2010 anayasa değişikliği ile hukuk sistemimize girmiştir. Bireysel başvurular, Anayasa Mahkemesinin Bölümlerinde (Başkanvekili başkanlığında 4 üye ile toplanarak salt çoğunlukla) görülür; iptal davaları gibi Genel Kurulda görülmez.
1. Başvurabilecek Olanlar ve Şartlar
- Kimler Başvurabilir: Türk vatandaşları (gerçek kişiler) ve özel hukuk tüzel kişileri (şirketler, dernekler) başvurabilir. Yabancılar da başvurabilir ancak yabancılar sadece anayasanın kendilerine tanıdığı haklarla (Örn: memur olma hakkı hariç) sınırlı olarak başvuru yapabilirler.
- Kimler Başvuramaz: Kamu tüzel kişileri (Devlet kurumları, belediyeler, TRT, üniversiteler) bireysel başvuru yapamaz. Bu yolun diğer adı “Anayasa Şikayeti”dir çünkü kişi devleti Anayasa Mahkemesine şikayet etmektedir.
- İhlalin Şartları: Bireysel başvuru yapılabilmesi için, ihlal edilen hakkın hem anayasamızda hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) ortaklaşa güvence altına alınmış temel bir hak olması gerekir (Örn: İfade özgürlüğü, adil yargılanma hakkı, yaşama hakkı, işkence yasağı vb.). Sadece birinde yer alan haklar için başvuru yapılamaz.
- İhlalci Taraf (Kamu Gücü): Hakkı ihlal edenin bir birey değil, kamu gücü (devlet adına yetki kullanan kurumlar, mahkemeler, polis vb.) olması zorunludur. Bireyler arası uyuşmazlıklar (Örn: alacak-verecek, boşanma davaları) bireysel başvuruya konu edilemez.
- İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi: Bireysel başvurunun en önemli şartı, olağan kanun yollarının (ilk derece, istinaf, temyiz gibi tüm aşamaların) tamamen tüketilmiş olmasıdır.
2. Anayasa Mahkemesinin Yetkisinin Sınırları
- Anayasa Mahkemesi bir “süper temyiz mahkemesi” değildir.
- Bireysel başvurularda mahkeme kararlarının esası incelenmez; yani Yargıtayın veya yerel mahkemenin “delilleri doğru değerlendirip değerlendirmediği” ya da “kanunu doğru uygulayıp uygulamadığı” denetlenemez. AYM sadece bir anayasal hak ihlali olup olmadığına bakar.
- AYM bir hak ihlali tespit ederse, duruma göre yargılamanın yenilenmesine karar verebilir veya devleti maddi ve manevi tazminat ödemeye mahkûm edebilir. (Bireysel başvurularda duruşma yapılması zorunlu değildir, duruşmasız da karar verilebilir).
BÖLÜM 4: YARGI YOLU KAPALI OLAN İŞLEMLER VE İNKILAP KANUNLARI
Anayasa Mahkemesi, bazı kural ve kanunların anayasaya aykırılığını denetleyemez (Bu işlemlere karşı yargı yolu kapalıdır):
- Olağanüstü Hal (OHAL) Kararnameleri: OHAL kararnameleri, devletin varlığını devam ettirmek ve bekayı korumak amacıyla çıkarıldığı için yargıya götürülemez.
- Milletlerarası Antlaşmalar: Usulüne göre yürürlüğe girdikten sonra, devletin uluslararası itibarının sarsılmasını önlemek amacıyla iptali için Anayasa Mahkemesine dava açılamaz.
- Parlamento Kararları: TBMM İçtüzüğü, dokunulmazlığın kaldırılması ve vekilliğin düşürülmesi dışındaki parlamento kararlarına (Örn: Savaş ilanı, TSK’nın yurt dışına gönderilmesi, AYM’ye üye seçimi) karşı yargı yolu kapalıdır.
- İnkılap Kanunları (8 Adet): Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi ideolojisinin ve rejiminin temelini oluşturan bu kanunların iptal edilmesi rejimin çökmesine neden olacağı için, anayasal koruma altına alınmışlar ve yargı yolu tamamen kapatılmıştır.
Anayasanın 174. Maddesinde Korunan 8 İnkılap Kanunu Şunlardır:
- Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Eğitim ve öğretimin birleştirilmesi)
- Şapka İktisası Hakkında Kanun
- Tekke ve Zaviyelerin Kapatılmasına Dair Kanun
- Türk Medeni Kanunu’ndaki tek eşli evlilik kuralı
- Beynelmilel (Uluslararası) Rakamların Kabulü
- Türk (Latin) Harflerinin Kabulü
- Efendi, Bey, Paşa gibi unvan ve lakapların kaldırılması (Soyadı Kanunu anayasada yer alan inkılap kanunları arasında yoktur)
- Bazı Kisvelerin (Giysilerin) Giyilemeyeceğine Dair Kanun.
BÖLÜM 5: ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARININ ÖZELLİKLERİ
- Kesinlik ve Gerekçe: Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir (başka bir mercie taşınamaz) ve iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
- Fonksiyon Gaspı Yasağı (Yasama Yetkisine Müdahale Yasağı): AYM yalnızca hukukilik denetimi yapar. Bir kanunu veya kararnameyi iptal edebilir ancak kendisini kanun koyucu (Meclis) yerine koyarak yeni bir kural/hüküm koyamaz ve yeni bir kanun yapamaz.
- İptal Kararlarının Sonuçları ve Geçmişe Yürümezlik: AYM’nin iptal kararı Resmi Gazete’de yayımlandığında ilgili hüküm yürürlükten kalkar. İdari yargıdaki kararların aksine, AYM’nin iptal kararları geçmişe yürümez (geleceğe etki eder).
- Hukuki Boşluğun Doldurulması (1 Yıl Kuralı): Bir kanun iptal edildiğinde hukuki boşluk doğmaması için AYM, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırarak erteleyebilir. Bu erteleme süresi, kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren 1 yılı geçemez. TBMM, doğacak hukuki boşluğu dolduracak kanun tekliflerini bu süre içinde öncelikle görüşüp karara bağlamak zorundadır.
- Bağlayıcılık: Anayasa Mahkemesinin kararları Resmi Gazete’de yayımlanır; yasama organını (TBMM), yürütmeyi (Cumhurbaşkanı), tüm yargı organlarını, idare makamlarını ve gerçek/tüzel herkesi bağlar.
Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.
Yorum yaz