1982 Anayasası: Yürütme Organının İşlemleri, Yargı ve Anayasa Mahkemesi Ders Notları
Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 10 dk
BÖLÜM 1: YÜRÜTME ORGANININ İŞLEMLERİ VE OLAĞANÜSTÜ HAL
1. Yönetmelikler (İdarenin Düzenleyici İşlemleri) Yönetmelik, idarenin en yaygın düzenleyici (tali/ikincil) işlemidir. Hiç açılmamış bir konuda asli düzenleme olarak yapılamazlar; mutlaka önceden çıkarılmış bir Kanunun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin (CBK) uygulanmasını göstermek amacıyla ve kendi görev alanları dahilinde çıkarılırlar. Yönetmelikler üst normlara (kanun ve kararnameye) aykırı olamaz.
- Çıkarma Yetkisi Olanlar: Cumhurbaşkanı, Bakanlıklar ve Kamu Tüzel Kişileri (Belediyeler, İl Özel İdareleri, Üniversiteler, TRT, YÖK, Barolar, SGK vb.) yönetmelik çıkarabilir.
- Çıkarma Yetkisi Olmayanlar: Kamu tüzel kişiliği olmayan ve merkezden yönetimin (devletin) içinde yer alan taşra idareleri (Valilikler, Kaymakamlıklar) ile Diyanet İşleri Başkanlığı ve fakülteler (kendi tüzel kişilikleri olmadığı için) yönetmelik çıkaramaz. Ayrıca güvenlik ve hiyerarşi sebebiyle silah kullanma yetkisi olan TSK, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma, MİT ve Sahil Güvenlik gibi kurumlara tüzel kişilik verilmemiştir; bu nedenle kendi yönetmeliklerini çıkaramazlar.
- Yürürlük ve Resmî Gazete: Tüm yönetmeliklerin Resmî Gazete’de yayımlanma zorunluluğu yoktur; hangilerinin yayımlanacağı kanunla belirtilir. Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve tüm ülke çapındaki kamu kurumlarının çıkardığı, halkın geneline yükümlülük getiren yönetmelikler Resmî Gazete’de yayımlanır. Ancak yöresel (mahalli) idarelerin yönetmelikleri yerel basında yayımlanabilir. Ayrıca bir yürürlük tarihi belirtilmemişse, yönetmelikler yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler.
- Yargısal Denetim: Yönetmelikler idari işlem olduğu için yargısal denetimi İdari Yargı mercilerinde yapılır. Ülke çapında uygulanan yönetmeliklerin iptal davası doğrudan en yüksek idare mahkemesi olan Danıştay’da açılır. Yöresel (örneğin Ankara Büyükşehir Belediyesi) yönetmeliklerin iptal davası ise o yerdeki genel görevli İdare Mahkemesinde açılır.
2. Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı
- Milli güvenliğin sağlanmasından ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) yurt savunmasına hazırlanmasından Meclise karşı Cumhurbaşkanı sorumludur.
- Başkomutanlık, TBMM’nin manevi varlığından ayrılamaz. Barış zamanında Başkomutanlık yetkisi TBMM adına Cumhurbaşkanı tarafından temsil edilir. Savaş zamanında ise bu görev ve yetkiler, Cumhurbaşkanı namına (adına) Genelkurmay Başkanı tarafından yerine getirilir.
- Genelkurmay Başkanı, TSK’nın komutanıdır ve doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanır. Ancak idari hiyerarşide Genelkurmay Başkanı ile Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri Komutanlıkları Milli Savunma Bakanlığına (MSB) bağlıdır ve ona karşı sorumludurlar. (Jandarma ve Sahil Güvenlik ise İçişleri Bakanlığına bağlıdır).
3. Milli Güvenlik Kurulu (MGK) İlk kez 1961 Anayasası ile anayasal bir kurum haline gelmiştir.
- Asıl Üyeleri: Cumhurbaşkanı, CB Yardımcıları, 4 Bakan (Adalet, İçişleri, Dışişleri, Milli Savunma Bakanı) ve 4 Askeri Üye (Genelkurmay Başkanı, Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri Komutanları).
- Önemli Not: Jandarma Genel Komutanlığı sivilleşme adımları kapsamında 2017 anayasa değişikliği ile MGK asıl üyeliğinden tamamen çıkarılmıştır. MİT Başkanı, Emniyet Genel Müdürü ve Sahil Güvenlik Komutanı da asıl üye değildir; ancak gündemin özelliğine göre kurula çağrılıp görüşleri alınabilir.
- Toplantı ve Gündem: MGK 2 ayda bir Cumhurbaşkanının başkanlığında (yoksa CB Yardımcısının başkanlığında) toplanır. Kurulun gündemi; Genelkurmay Başkanı ve CB Yardımcılarının önerileri dikkate alınarak Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir (Gündem belirlemede Milli Savunma Bakanının öneri yetkisi yoktur).
- Kararların Niteliği ve Genel Sekreterlik: MGK, devletin güvenliği konusunda kararlar alan bir danışma organıdır ve kararları Cumhurbaşkanı için bağlayıcı değil, tavsiye niteliğindedir. MGK Genel Sekreteri, kurul toplantılarına katılır ancak asıl üye olmadığı için oylamalara katılamaz. Genel Sekreterliğin teşkilatı Kanunla değil, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenir.
4. Olağanüstü Hal (OHAL) Yönetimi Anayasanın mutlak dokunulmaz haklar dışındaki hakları askıya alarak olağanüstü tedbirlerin uygulanmasına imkân veren yönetim biçimidir.
- OHAL Sebepleri: Savaş, savaşı gerektirecek durum (seferberlik), ayaklanma, vatana karşı eylemli kalkışma, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketleri, kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması, tabii afetler, tehlikeli salgın hastalıklar ve ağır ekonomik bunalımlar. (Örneğin stokçuluğun kamu düzenini bozması veya deprem/salgın hastalık durumları).
- Sıkıyönetimin Kaldırılması: 15 Temmuz darbe girişimi gibi askeri kalkışmalarda, kolluk yetkisinin askere geçmesini engellemek için Sıkıyönetim kurumu 2017 değişikliğiyle anayasadan tamamen kaldırılmış; sebepleri OHAL içerisine dahil edilmiştir. Artık savaş durumunda dahi kolluk (Emniyet, Jandarma) askerin emrine girmez, İçişleri Bakanlığına bağlı kalır.
- İlan ve Meclis Onayı: OHAL, yurdun bir kısmında veya tamamında, doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından başlangıçta en çok 6 ay için ilan edilir. OHAL kararı Resmi Gazete’de yayımlandığı aynı gün TBMM’nin onayına sunulur (Meclis tatilde ise derhal toplanır).
- Sürelerin Uzatılması: TBMM, OHAL’i kaldırabilir, süresini kısaltabilir veya Cumhurbaşkanının talebi üzerine her defasında 4 ayı geçmemek üzere uzatabilir. Uzatmadaki bu 4 aylık sınır, yalnızca savaş halinde aranmaz; savaşta süre sınırsız uzatılabilir.
- OHAL’in Sonuçları ve Kararnameler: OHAL döneminde vatandaşlara para, mal (istimval yetkisiyle el koyma) ve zorunlu çalışma yükümlülüğü getirilebilir. Sokağa çıkma yasağı, gözaltı süresinin uzatılması gibi kişi ve siyasi hakları sınırlayıcı OHAL Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri çıkarılabilir. Bu kararnameler Kanun Hükmündedir ve yargısal denetimi yapılamaz (Anayasa Mahkemesi iptal edemez). Savaş ve mücbir sebepler dışında; OHAL kararnameleri meclise sunulduktan sonra en geç 3 ay içinde TBMM tarafından görüşülüp karara bağlanmazsa kendiliğinden yürürlükten kalkar.
BÖLÜM 2: YARGI ORGANI, GENEL HÜKÜMLER VE HAKİMLİK TEMİNATI
1. Yargı Yetkisi ve Bağımsızlığı
- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır (Tarafsızlık ilkesi 2017 yılında anayasaya eklenmiştir).
- Hakimler görevlerinde bağımsızdırlar; anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler.
- Hiçbir organ, makam, merci veya kişi; yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere emir veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde dahi bulunamaz (Hakimler arasında dahi hiyerarşi yoktur).
- Görülmekte olan bir dava hakkında TBMM’de yargı yetkisinin kullanımı ile ilgili soru sorulamaz, meclis araştırması veya genel görüşme yapılamaz ve beyanda bulunulamaz.
- Yasama, yürütme ve idare organları, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar, mahkeme kararlarını değiştiremez ve kararların yerine getirilmesini geciktiremezler.
2. Hakimlik ve Savcılık Teminatı ile Meslek Kuralları Bağımsız karar verebilmeleri için sağlanan anayasal güvencelerdir:
- Hakimler ve savcılar azledilemez (görevden alınamaz).
- Kendileri istemedikçe 65 yaşından önce emekliye zorlanamazlar.
- Bir mahkeme veya kadro kanunla kaldırılsa bile aylık, ödenek ve özlük haklarından mahrum bırakılamazlar.
- İstisnalar: Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan (rüşvet vb.) hüküm giymek, sağlık bakımından görevi yerine getiremeyeceğinin kesinleşmesi veya meslek etiğiyle bağdaşmayan eylemler teminatın istisnalarıdır (meslekten ihraç edilirler).
- Hakim ve savcılar kanunda belirtilenlerden başka hiçbir resmî veya özel iş yapamazlar (Örneğin dernek başkanlığı veya şirket danışmanlığı yasaktır).
- Bağlılıkları: Yargı yetkisini kullanırken hiçbir yere bağlı değillerdir. Özlük hakları (atama, terfi, disiplin) bakımından Hakimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) bağlıdırlar. Ancak adliye binalarının yönetimi, personel ihale işleri gibi idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar.
3. Duruşmalar, Mahkemelerin Kuruluşu ve Askeri Yargı
- Duruşmalar: Kural olarak herkese açıktır. Ancak Genel Ahlak (Örn: Cinsel saldırı davaları) ve Kamu Güvenliği (Örn: Terör davaları) gerekçesiyle duruşmaların bir kısmı veya tamamı kapalı (gizli) yapılabilir. Tüm mahkeme kararları gerekçeli yazılmak zorundadır.
- Mahkemelerin Kuruluşu: Bir mahkemenin kurulması, kaldırılması, görev ve yetkilerinin belirlenmesi münhasıran Kanunla (TBMM tarafından) yapılır.
- Askeri Yargının Kaldırılması: Askeri mahkemelerin tam bağımsız olamayacağı düşüncesiyle (2017 değişikliği ile) askeri yargı tamamen hukuk sisteminden çıkarılmıştır. Asker kişiler sivil yargıda yargılanmaktadır. Anayasaya göre “Disiplin mahkemeleri dışında askeri mahkeme kurulamaz”. Askeri mahkeme ancak ve sadece Savaş Hâlinde, asker kişileri görevleriyle ilgili suçlardan yargılamak için kurulabilir; siviller hiçbir şartta askeri mahkemede yargılanamaz.
BÖLÜM 3: TÜRK YARGI SİSTEMİ, KANUN YOLLARI VE UYUŞMAZLIK ÇÖZÜMÜ
1. Yüksek Mahkemeler Türkiye’de anayasal olarak 4 adet yüksek mahkeme vardır: Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi. (Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), Sayıştay ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) yüksek mahkeme DEĞİLDİR. YSK, bir yargı organı olmasına rağmen anayasada “Yasama” bölümünde düzenlenmiştir). Tüm yüksek mahkemeler (Uyuşmazlık Mahkemesi başkanı hariç) kendi başkan ve başkanvekillerini kendi genel kurullarından seçerler.
- Yargıtay: Adli yargının temyiz mercidir.
- Danıştay: İdari yargının temyiz mercidir.
- Uyuşmazlık Mahkemesi: Adli ve idari yargı arasındaki görev/hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözer. Başkanını Anayasa Mahkemesi kendi üyeleri arasından görevlendirir, diğer üyeler Yargıtay ve Danıştay’dan gelir.
2. Adli ve İdari Yargı Kolları
- Adli Yargı (3 Aşamalı):
- İlk Derece (Davanın ilk açıldığı mahkemeler): Hukuk Mahkemeleri (Sulh Hukuk, Asliye Hukuk ve uzmanlık olan İş, Aile, Ticaret, İcra, Tüketici Mahkemeleri) ile Ceza Mahkemeleri (Asliye Ceza, Ağır Ceza, Trafik, Çocuk Mahkemeleri). Türkiye’de “İflas Mahkemesi” yoktur. Ağır Ceza ve Asliye Ticaret Mahkemeleri 3 hakimlidir, diğerleri tek hakimlidir.
- İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi - BAM): İlk derece kararlarının denetlendiği üst mahkemedir (Doğrudan dava açılamaz). Maddi ve hukuki denetim yapar, gerekirse yeniden yargılama yapıp kendisi karar verebilir.
- Temyiz (Yargıtay): BAM kararlarını son aşamada hukuki yönden denetler, onar veya bozar (yeniden yargılama yapmaz).
- İdari Yargı (3 Aşamalı): Kişi ile idare arasındaki davalara bakar.
- İlk Derece: İdare Mahkemeleri (Genel görevlidir, 60 gün süre) ve Vergi Mahkemeleri (30 gün süre).
- İstinaf: Bölge İdare Mahkemesi (BİM).
- Temyiz: Danıştay.
3. Kanun Yolları (Hak Arama Yolları) İlk derece mahkeme kararlarının üst derece mahkemelerce denetlenmesidir.
- Olağan Kanun Yolları (Kesinleşmemiş Davalar İçin): İtiraz (Aynı veya denk derece içinde; örn. Sulh Ceza kararını başka bir Sulh Cezaya taşımak), İstinaf (BAM/BİM’e götürmek) ve Temyiz (Yargıtay/Danıştay’a götürmek).
- Olağanüstü Kanun Yolları (Kesinleşmiş Davalar İçin): Tüm itiraz süreçleri tükenmiş ve dava kapanmışsa; “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı”, “Kanun Yararına Bozma” (Adalet Bakanlığı eliyle bariz hukuka aykırılıkların bozulması) ve “Yargılamanın Yenilenmesi” (Sahte delil, yalan tanık vb. durumlarda davanın baştan görülmesi) uygulanır.
4. Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri Yargının iş yükünü hafifletmek için oluşturulmuş, genellikle dava öncesi yöntemlerdir.
- Arabuluculuk (Özel Hukuk): İşçi-işveren, kira, aile hukuku gibi uyuşmazlıklarda uygulanır. Bağımsız/tarafsız 3. kişi olan hukukçu, tarafları ortak noktada buluşturmaya çalışır. Arabulucu yargılama yapmaz, zorlama karar vermez; anlaşma olursa tutanak mahkeme kararı sayılır.
- Uzlaştırma (Ceza Hukuku): Hakaret, basit yaralama, dolandırıcılık gibi suçlarda uygulanır. Fail, mağdurun zararını öderse dava açılmaz/düşer. Burada da uzlaştırmacı yargılama yapmaz.
- Tahkim (Hakemler - Özel Hukuk/Ticari): Devlet mahkemesine gitmek yerine aralarındaki uyuşmazlığı, önceden yaptıkları sözleşme gereği (Tahkim anlaşması) Hakem heyetine (1 veya 3 kişi) taşımasıdır. Arabuluculuktan farkı; hakemlerin devlet mahkemesi gibi bizzat yargılama yapması ve kesin/bağlayıcı karar vermesidir. İç hukuktaki anlaşmazlıklarda ulusal tahkime, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda ise “Milletlerarası (Uluslararası) Tahkime” başvurulur.
BÖLÜM 4: ANAYASA MAHKEMESİ (AYM) - KURULUŞU VE ÇALIŞMA USULÜ
1961 Anayasası ile kurulan Anayasa Mahkemesi, Türkiye’nin en yüksek mahkemesidir (Alt mahkemesi yoktur, diğer mahkemelerle olan uyuşmazlıklarda AYM kararı esastır).
- AYM Üye Sayısı ve Seçimi: Toplam 15 üyeden oluşur. 3’ünü TBMM, 12’sini Cumhurbaşkanı seçer.
- TBMM’nin Seçtiği (3 Üye): Sayıştay’ın kendi başkan/üyeleri arasından göstereceği adaylardan 2 kişiyi; Baro Başkanlarının serbest avukatlar arasından önereceği adaylardan 1 kişiyi seçer.
- Cumhurbaşkanının Seçtiği (12 Üye): Yargıtay’ın önereceği adaylardan 3 kişiyi; Danıştay’ın önereceği adaylardan 2 kişiyi; YÖK’ün (kendi üyesi olmayan, en az ikisi hukukçu doçent/profesör unvanlı) önereceği adaylardan 3 kişiyi seçer. Geriye kalan 4 üyeyi (Üst Kademe Yöneticisi, 1. Sınıf Hakim/Savcı, Serbest Avukat ve AYM Raportörü arasından) aday gösterilmeden doğrudan seçer.
- Üye Olma Şartları ve Görev Süresi: AYM’ye üye olabilmek için olgunluk kriteri olan 45 yaşını doldurmak şarttır. Avukatlık, idarecilik veya hakimlik için en az 20 yıl tecrübe aranırken, AYM raportörlerinin üye seçilebilmesi için 5 yıl raportörlük yapmış olmaları yeterlidir.
- Süre: Üyeler 12 yıl için seçilirler ve bir kimse ikinci kez üye seçilemez (65 yaşını dolduranlar zorunlu emekli edilir). (Yargıtay ve Danıştay üyeleri de böyledir).
- Başkanlık Seçimi: AYM, 1 başkan ve 2 başkanvekilini kendi üyeleri arasından, gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğuyla (en az 8 oy) 4 yıllığına seçer (Süresi biten yeniden başkan seçilebilir).
AYM’nin Çalışma Yapısı ve Yargılama Usulü AYM, “Genel Kurul” ve “2 Bölüm” halinde çalışır. Kararlar genellikle dosya üzerinden (yazılı) verilir.
- Bölümler (Bireysel Başvuru): 2010 yılında AİHM benzeri bir iç hukuk yolu olarak getirilen “Bireysel Başvurular” bölümlerde görülür. Bölümler başkanvekili başkanlığında 4 üye ile toplanır ve salt çoğunlukla karar alır. Bireysel başvurularda talep olursa (zorunlu değil) duruşma yapılabilir.
- AYM Genel Kurulu (Asli Görevler): İptal davaları (soyut/somut norm denetimi), Yüce Divan yargılamaları, siyasi parti davaları, itirazlar ve milletvekili dokunulmazlığı/düşürülmesi itirazları Genel Kurul’da görüşülür. Başkanın katılımıyla en az 10 üye ile toplanır ve kural olarak (toplantıya katılanların) salt çoğunluğuyla karar alır.
- Şekil Denetimi Önceliği: AYM, iptal davalarında kanunların şekil bozukluklarını (oylama vs.) içerikten önce inceler ve karara bağlar. Anayasa değişiklikleri ise yalnızca “şekil” bakımından denetlenebilir (hiyerarşide üstü olmadığı için esas/içerik denetimi yapılamaz).
- Nitelikli Çoğunluk Gereken İstisnalar: Genel Kurul’un salt çoğunluk yerine toplantıya katılanların üçte iki (2/3) oy çokluğunu aradığı sadece 3 karar vardır: 1) Siyasi parti kapatma davaları, 2) Siyasi partiyi hazine yardımından mahrum bırakma kararı, 3) Anayasa değişikliğinin iptali.
Yüce Divan Sıfatıyla Yargılama AYM Genel Kurulu’nun, devletin üst düzey yetkililerini görev suçlarından dolayı ağır ceza mahkemesi sıfatıyla yargılamasıdır. Bu dava duruşmalı (sözlü yargılama) yapılmak ZORUNDADIR. Yüce Divan’da savcılık görevini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı (veya vekili) yapar.
- Yargı Yolu / İtiraz: Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir; ancak bir istisna olarak Yüce Divan sıfatıyla verdiği kararlara karşı yargılanan kişiye bir kereye mahsus “yeniden inceleme” (itiraz) başvurusu hakkı tanınmıştır; itiraz sonucu verilecek karar kesindir.
- Yüce Divan’da Yargılananlar: Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcıları, Bakanlar, TBMM Başkanı, Yüksek Mahkemelerin (AYM, Yargıtay, Danıştay) Başkan/Üye ve Başsavcıları, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkan ve Üyeleri (HSK Başkanı olan Adalet Bakanı dahil), Sayıştay Başkan ve Üyeleri ile Genelkurmay Başkanı, Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri Komutanları.
- Yüce Divan’da Yargılanmayanlar: Milletvekilleri ile Jandarma Genel Komutanı (2017’de çıkarıldı), Sahil Güvenlik Komutanı, MİT Başkanı ve Emniyet Genel Müdürü Yüce Divan’da yargılanmazlar.
Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.
Yorum yaz