İçeriğe geç
KPSS Coğrafya Ders Notu PDF

TÜRKİYE’NİN COĞRAFİ KONUMU: GÖRECELİ (ÖZEL) KONUM DERS NOTLARI

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 6 dk

1. Göreceli Konum Nedir ve Temel Etkileri Nelerdir? Eski adıyla “Özel Konum” olarak bilinen göreceli konum, bir ülkeyi dünya üzerindeki diğer ülkelerden ayıran ve ona özgü olan özelliklerin bütünüdür. Türkiye’nin sahip olduğu yer şekilleri, çevresindeki denizler, ticaret yolları üzerindeki konumu ve komşularıyla olan ilişkileri göreceli konumunun birer sonucudur.

  • Asya ve Avrupa Arasında Köprü Olması: Türkiye, Asya ve Avrupa kıtaları arasında doğal bir köprü konumundadır. Tarihsel süreçte, pusulanın ve okyanusa dayanıklı gemilerin henüz olmadığı dönemlerde ulaşım mecburen karayoluyla yapılmaktaydı. Bu durum, Çin’den Avrupa’ya uzanan tarihi İpek ve Baharat yollarının Anadolu’dan geçmesini sağlamış; Roma, Bizans ve Osmanlı gibi imparatorlukların bu coğrafyada güçlenmesinin temel sebebi olmuştur.
  • Demir İpek Yolu ve Zengezur Koridoru: Köprü olma özelliği günümüzde de değerini korumaktadır. Çin’den başlayıp Asya, Azerbaycan, Gürcistan, Anadolu ve Avrupa’ya uzanan “Demir İpek Yolu” projesi, ulaşım maliyeti deniz yolundan sonra en ucuz ikinci yöntem olan demiryolu ile gerçekleştirilmektedir. Bu ticari bağlamda gündemde olan Zengezur Koridoru (veya konuşulan diğer adıyla Trump Koridoru), Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki savaşın ve Dağlık Karabağ bölgesinin Ermenistan işgalinden kurtarılmasının ardından yapılan anlaşmalarla açılması planlanan kritik bir ulaşım hattıdır. Bu koridor inşa edildiğinde mallar Azerbaycan’dan doğrudan Nahçıvan’a ve oradan Anadolu’ya demiryolu ve karayolu ile geçebilecektir. Çin’in ve Avrupa’nın ticaret yolları için Türkiye’ye bağımlı olması, Türkiye’nin yerin politikası anlamına gelen jeopolitik konumunu güçlendirmektedir.
  • Üç Tarafının Denizlerle Çevrili Olması: Anadolu’nun Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz ile çevrili bir yarımada olması, Türkiye’de deniz turizminin (özellikle Akdeniz ve Ege kıyıları) ve balıkçılığın (özellikle Karadeniz) yapılmasını sağlamaktadır. Bu durum göreceli konumun doğrudan bir sonucudur.

2. İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının Jeopolitik Önemi İstanbul ve Çanakkale Boğazları, doğanın oluşturduğu (doğal jeopolitik unsur) çok önemli siyasi ve ticari kaynaklardır.

  • Siyasi ve Ticari Silah Olarak Boğazlar: Boğazların küresel ticaretteki önemi, güncel bir örnek olan Basra Körfezi’ndeki Hürmüz Boğazı kriziyle daha iyi anlaşılabilir. İran ve İsrail arasındaki çatışmalarda, İran’ın kendisine yönelik bir saldırıda dünya petrol sevkiyatının en yoğun yapıldığı noktalardan biri olan Hürmüz Boğazı’nı mayınlarla kapatma tehdidi, tüm dünyada ekonomik krize ve fiyat artışlarına sebep olabilecek düzeydedir. Tarihte ise Çanakkale Savaşlarında Osmanlı Devleti’nin boğazı kapatarak İtilaf Devletleri’nin Rusya’ya yardım götürmesini engellemesi, savaşın seyrini değiştirmiştir.
  • Rusya’nın Sıcak Denizlere İnme Politikası: Dünyanın en büyük yüzölçümüne sahip ülkesi olan Rusya, elindeki doğalgaz ve petrol gibi enerji kaynaklarını Avrupa’daki sanayi bölgelerine en ucuz ulaşım yolu olan deniz yoluyla satmak zorundadır. Ancak kendi denizleri yılın büyük bölümünde soğuk ve buzlu olduğu için, Rusya’nın “sıcak denizlere inme” ve ticaret yapma politikasının tek yolu Karadeniz’den ve Türk boğazlarından (İstanbul ve Çanakkale) geçmektir. Bu sebeple boğazları elinde tutan Türkiye, her zaman siyasi ve ticari bir denge unsurudur.

3. Sınır Komşuları, Sınır Kapıları ve Ulaşım Ağları Türkiye’nin Avrupa’da 2, Asya’da ise 6 ülke ile sınırı bulunmaktadır.

  • Yunanistan: Meriç Nehri, Yunanistan ile Türkiye arasında doğal bir sınır (duvar olmayan, doğanın belirlediği sınır) oluşturmaktadır. Yunanistan’a geçişte en önemli sınır kapısı İpsala‘dır. Ayrıca Uzunköprü sınır kapısı üzerinden iki ülke arasında demiryolu bağlantısı bulunmaktadır.
  • Bulgaristan: Asya ile Avrupa arasındaki transit ticarette en yoğun kullanılan ülke konumundadır. En işlek sınır kapısı olan Kapıkule buradadır; yaz aylarında Avrupa’daki gurbetçilerin geliş-dönüşlerinde büyük yoğunluk yaşanır. Dereköy (Aziziye) kapısının da bulunduğu Bulgaristan ile demiryolu bağlantımız mevcuttur.
  • Gürcistan: Doğu Karadeniz üzerinden geçiş yapılan en önemli kapı Sarp sınır kapısıdır (Batum’a açılır). Türkgözü ve Aktaş sınır kapıları da bulunur. Gürcistan ile Canbaz istasyonu üzerinden demiryolu bağlantısı vardır (Demir İpek Yolu buradan geçer).
  • Ermenistan: Alican ve Akyaka sınır kapıları mevcuttur. Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgal etmesi nedeniyle Türkiye tepki olarak siyasi ve ticari ilişkileri kesmiş, bu nedenle kapılar kapalı kalmıştır. Ancak son güncel anlaşmalar ışığında bu kapıların açılması muhtemeldir. Ermenistan ile kapalı da olsa bir demiryolu bağlantımız bulunmaktadır.
  • Nahçıvan: Azerbaycan’a bağlı özerk bir cumhuriyettir. Türkiye’nin en kısa sınır bağlantısı burasıdır ve en kısa bağlantı Dilucu (Umut) sınır kapısı ile sağlanır.
  • İran: Türkiye’den daha büyük yüzölçümüne sahip tek komşumuzdur. En önemli sınır kapısı Gürbulak‘tır. Kapıköy sınır kapısı (ve Esendere) üzerinden demiryolu bağlantısı mevcuttur. İran, Karadeniz üzerinden Avrupa’ya yapacağı transit ticarette en kısa rota olarak Gürbulak’tan giriş yapıp, Kop, Ovit ve yapımı süren yeni Zigana tünelleri vasıtasıyla dağları aşarak Trabzon ve Rize limanlarına ulaşmaktadır. Bu yüksek maliyetli tünellerin yapılmasının temel mantığı da bu transit ticareti geliştirmektir.
  • Irak: Ortadoğu’ya açılan yoldur ve geçişler Şırnak üzerinden Habur sınır kapısı ile sağlanır. Üzümlü ve 40-45 yıl aradan sonra tekrar açılan Derecik sınır kapıları da bulunur. Irak ile demiryolu bağlantımız yoktur.
  • Suriye: Türkiye’nin en uzun sınır bağlantısıdır. Cilvegözü, Zeytin Dalı ve Nusaybin gibi kapılar mevcuttur. Suriye’deki iç savaş nedeniyle kapıların birçoğu kapalı kalmış olsa da, Nusaybin üzerinden demiryolu bağlantımız bulunmaktadır.

Özetle Demiryolu Bağlantısı Olmayan Tek Komşumuz: Irak’tır.

4. Transit Ticaret ve Türkiye’nin Enerji Koridoru Olması (Boru Hatları) Hazar Bölgesi (Azerbaycan), Rusya, İran ve Irak gibi ülkelerin doğalgaz ve petrol rezervleri, sanayinin merkezi olan Avrupa’ya satılmak zorundadır. Bu ulaşımın Anadolu üzerinden yapılması, Türkiye’yi dev bir enerji koridoru haline getirerek jeopolitik önemini (beşeri bir unsur olarak) artırmaktadır.

  • Petrol Boru Hatları:
    • Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC): Azerbaycan (Hazar) petrolünü Adana Ceyhan’a taşır.
    • Kerkük-Yumurtalık: Kuzey Irak petrolünü Adana Yumurtalık’a taşır.
  • Doğalgaz Boru Hatları:
    • Mavi Akım: Rus doğalgazını Karadeniz’in altından Anadolu’ya taşır.
    • Türk Akımı: Rus doğalgazını Karadeniz üzerinden Trakya’ya, oradan da Avrupa’ya taşıyan kritik bir hattır.
    • Batı Hattı: Rusya ve Ukrayna üzerinden gelen bu hat, bölgedeki savaş sebebiyle faaliyetlerini yitirmiştir.
    • TANAP (Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı): Avrupa ve Türkiye’nin sadece Rusya’ya bağımlı kalmamak ve denge kurmak adına geliştirdiği bir projedir. Azerbaycan doğalgazını Anadolu üzerinden Avrupa’ya taşır. Bu hat Avrupa’ya (İtalya-Adriyatik Denizi) geçtiğinde TAP (Trans Adriyatik Projesi) adını alır.
    • Bakü-Tiflis-Erzurum: Kışların çok sert geçtiği Doğu Anadolu’ya (Erzurum) Azerbaycan doğalgazını ulaştırır.
    • Doğu Hattı: İran doğalgazını taşır.

5. Türkiye’deki Madenler ve Enerji Kaynakları Türkiye’de enerji kaynaklarının var olması göreceli konumun (doğal jeopolitik unsur) sonucudur.

  • Petrol: Türkiye’de petrol üretiminin başkenti Şırnak’tır (Geçmişte Batman ön plandaydı).
  • Taş Kömürü (1. Jeolojik Zaman): En önemli merkez Zonguldak’tır.
  • Bor Minerali: Geleceğin yakıtı (jet ve raket yakıtı) olarak nitelendirilen ve dünyaya sattığımız en önemli maden olan borun en önemli çıkarım merkezlerinden biri Kütahya’dır.

6. Türkiye’nin Fiziksel Coğrafyası: Yer Şekilleri, Yükselti ve Alan Kavramları

  • Yükselti ve Engebe: Türkiye geneli itibarıyla dağlık, engebeli ve ortalama yükseltisi oldukça fazla olan bir ülkedir. En yüksek bölgesi Doğu Anadolu, yükseltinin en az olduğu alanlar ise Marmara ve Ege’dir. Yükselti batıdan doğuya doğru gidildikçe artar; bu durum doğudaki sıcaklıkların düşmesine ve ekonomik faaliyetlerin zorlaşmasına neden olur. Bu durum tamamen göreceli (özel) konumla ilgilidir.
  • Dağların Uzanışı ve Ulaşıma Etkisi: Türkiye’de dağlar genellikle doğu-batı yönlü uzanır. Bu nedenle Karadeniz ve Akdeniz’de dağlar kıyıya paraleldir ve kıyı ile iç kesimler arası ulaşım zor ve maliyetlidir. Ege’de ise dağlar kıyıya dik uzandığı için kıyıdan iç kesimlere ulaşım çok daha kolaydır ve bu durum bölgenin daha fazla gelişmesini sağlamıştır.
  • İzdüşüm Alan ve Gerçek Alan:
    • İzdüşüm Alan: Tüm ülkedeki dağ ve çukur gibi engebelerin tamamen yok sayılarak, her yerin deniz seviyesinde (düz) kabul edilmesiyle hesaplanan alandır (Türkiye için yaklaşık 779.000 km²).
    • Gerçek Alan: Dağlık alanların, çukurların ve yükseltilerin de hesaba katılmasıyla ortaya çıkan alandır (Türkiye için yaklaşık 814.000 km²).
    • Bu iki alan arasındaki fark, bir bölgenin ne kadar dağlık ve engebeli olduğunu gösterir. Farkın fazla olduğu yerler; Doğu Anadolu (Cilo Dağları, Hakkari çevresi), Doğu ve Batı Karadeniz, Toroslar ve Ege’deki dağlık kısımlardır (Kaz, Madra, Yunt, Boz, Aydın, Menteşe Dağları). Gerçek alan ile izdüşüm alan arasındaki farkın az olduğu yerler ise; yükseltisi az olan Marmara kıyıları, Ege kıyıları ile İç Anadolu’daki düz platolardır (Örn: Teke platosunun dağlık alanlarına zıt olarak İç Anadolu’daki düz bölgeler).

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz