2026 KPSS ve AGS Coğrafya Ders Notları: Türkiye’nin İklimi, Basınç Merkezleri ve Rüzgarlar
Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 6 dk
İklimin temel elemanlarından olan basınç merkezleri ve rüzgarlar, Türkiye’nin sıcaklık, yağış ve tarımsal faaliyetleri üzerinde oldukça belirleyici bir role sahiptir. Türkiye, yıl boyunca mutlak (matematik) ve göreceli (özel) konumunun bir sonucu olarak farklı basınç merkezlerinin etkisine girmektedir.
1. Türkiye’yi Etkileyen Basınç Merkezleri
Türkiye’yi etkileyen dört ana basınç merkezi; oluşum nedenlerine göre “Termik” (ısınma ve soğumaya bağlı) ve “Dinamik” (dünyanın günlük hareketine bağlı) olarak ikiye ayrılır.
- Sibirya Yüksek Basıncı (Termik): Kutuplara yakın bölgelerde dünyanın şekline bağlı olarak gerçekleşen aşırı soğuma sonucunda oluşur. Türkiye’ye kuzeydoğudan girerek özellikle kış aylarında etkili olur. Kış aylarının çok soğuk ve karasal geçmesinin temel sebebidir,.
- İzlanda Alçak Basıncı (Dinamik): Dünyanın günlük hareketi sonucunda, 60 derece enlemlerinde karşılaşan hava kütlelerinin etkisiyle oluşur. Dinamik kökenli olduğu için 12 ay boyunca etkili olma potansiyeline sahiptir, ancak Türkiye’de en çok kış aylarında Sibirya’ya yardımcı kuvvet olarak devreye girer,. Atlas Okyanusu ve Balkanlar üzerinden geldiği için Türkiye’ye (özellikle İstanbul ve çevresine) nemli, bulutlu hava ve bol kar yağışı getirir.
- Basra Alçak Basıncı (Termik): Ekvatoral bölgenin aşırı ısınması sonucu oluşur ve Güneydoğu Asya (Muson) kökenlidir,. Yaz aylarında çölleri aşarak güneyden ülkemize girer. Sadece yaz mevsiminde etkilidir ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne (Şanlıurfa, Mardin, Siirt, Gaziantep, Diyarbakır) +35 ile +45 derece arasında aşırı sıcaklar getirir. Toros Dağları’nın uzanışı nedeniyle genellikle iç kesimlere çok fazla sokulamaz, güneyde hapsolur,.
- Asor Yüksek Basıncı (Dinamik): Dünyanın günlük hareketine bağlı olarak 30 derece enlemlerinde oluşan, 12 ay boyunca aktif bir basınç merkezidir,. Kışın İzlanda ile birlikte bazen fırtınalara (feribot iptallerine vs.) neden olsa da; asıl etkisini yaz aylarında gösterir. Avrupa üzerinden ülkemize yerleşir ve Karadeniz kıyıları hariç Türkiye’nin genelinin yazın aşırı sıcak geçmesine neden olur,.
2. Basınç Merkezlerinin Temel Mekanizması
Havanın yeryüzüne uyguladığı kuvvete basınç denir. Basınç merkezlerinin karakterleri hava durumunu doğrudan belirler.
- Alçak Basınç (AB): Isınan havanın yukarı doğru çıkmasıyla (yükselici hava hareketi) oluşur. Hava yeryüzüne az kuvvet uyguladığı için basınç düşüktür (1013 milibarın altındadır),. Yükselen havanın içindeki nem bulutlara dönüşüp yağış getirdiği için alçak basınç alanlarında hava genellikle kapalı, bulutlu ve yağışlıdır,. Alçak basınç merkezleri, rüzgarı çevresinden içine (merkeze) doğru alır.
- Yüksek Basınç (YB): Soğuyan havanın yeryüzüne doğru çökmesiyle (alçalıcı hava hareketi) oluşur ve yere yüksek kuvvet uygular (1013 milibarın üzerindedir),,. Çöken hava bulutları ve nemi dağıttığı için yüksek basınç alanlarında gökyüzü açıktır. Bu durum, özellikle kışın bulutsuz, pırıl pırıl ama dondurucu soğukların olduğu ayazlı gecelerin yaşanmasına neden olur,. Yüksek basınç merkezleri rüzgarı merkezinden dışarıya (çevreye) doğru üfler.
- Rüzgar Yönü ve Sapmalar: Rüzgar daima yüksek basınçtan alçak basınca doğru eser. Dünyanın günlük dönüşünden dolayı Kuzey Yarımküre’de (Türkiye’nin bulunduğu bölge) rüzgarlar hareket yönünün sağına sapar (merkezden çıkan oklar saat yönünde “S” harfi çizer),. Güney Yarımküre’de ise sola sapar (ters “Z” çizer).
3. Türkiye’de Etkili Olan Yerel Rüzgarlar
Türkiye’yi etkileyen ana yerel rüzgarlar “KAYIP SAKAL” şeklinde kodlanır.
- Kuzeyden Gelenler (Soğuk Rüzgarlar): Karayel (Kuzeybatı), Yıldız (Kuzey) ve Poyraz (Kuzeydoğu),. Bunların içerisinde Sibirya’nın etkisiyle gelen Poyraz, en soğuk olanıdır,.
- Güneyden Gelenler (Sıcak Rüzgarlar): Keşişleme / Samyeli (Güneydoğu), Kıble (Güney) ve Lodos (Güneybatı),. Basra basıncının etkisiyle gelen Keşişleme en sıcak rüzgardır,. Lodos ise kış aylarında soba zehirlenmelerine en çok neden olan, baca dumanını geri iten rüzgardır,.
- Doğu-Batı Yönlü Rüzgarlar: Gün Doğusu ve Gün Batısı. Gün batısı deniz üzerinden geldiği için nem getirebilir.
- Diğer Bölgesel Rüzgarlar: Ege Denizi’nin kuzeyinden güneyine doğru esen ticaret rüzgarına Etezyen; yaz günleri İzmir’de denizden karaya (içeri) doğru esen serinletici rüzgara ise İmbat (Deniz Meltemi) adı verilir.
4. Yer Şekillerinin Rüzgarlara Etkisi (Rüzgar Frekans Gülleri)
Rüzgarlar, yer şekillerinin yönlendirmesine göre eser. Bir şehre belirli bir yönden rüzgarın çok gelebilmesi için önünde dağ sırası gibi engellerin olmaması gerekir,.
- Mersin: Toros Dağları kuzeyden gelen rüzgarları engellediği için rüzgarı daha çok güneyden alır ve ortalama sıcaklığı yüksektir.
- Samsun: Karadeniz sahilinde dağlar güneyde kaldığı için rüzgarı güneyden alamaz; deniz yönünden yani kuzeyden alır,.
- İzmir: Dağlar doğu-batı yönünde uzandığı için kuzey veya güney rüzgarları engellenir, rüzgarlar genellikle doğu-batı istikametinde (dağların arasından) eser.
- Çanakkale ve İstanbul Boğazları: Vadiler ve boğazlar Kuzeydoğu-Güneybatı yönlü uzandığı için, bu şehirlerde en etkili rüzgarlar dağların izin verdiği Kuzeydoğu (Poyraz) ve Güneybatı (Lodos) rüzgarlarıdır,.
5. Günlük Rüzgarlar: Meltemler
Gün içindeki sıcaklık ve basınç farklarına bağlı olarak oluşan, yağış getirmeyen hafif rüzgarlardır. İki çeşidi vardır:
- Deniz ve Kara Meltemi: Türkiye’nin yarımada olmasının bir sonucudur. Gündüzleri kara hızlı ısınıp alçak basınç alanı olurken, deniz serin kalır (yüksek basınç); bu nedenle gündüz rüzgar denizden karaya doğru eser (Deniz Meltemi - İmbat),,. Gece ise kara çabuk soğur (yüksek basınç), deniz ılık kalır (alçak basınç); bu kez rüzgar karadan denize eser (Kara Meltemi).
- Dağ ve Vadi Meltemi: Türkiye’nin dağlık ve engebeli yer şekillerinin bir sonucudur. Gündüz dağların zirvesi hızlıca ısınır (alçak basınç) ve serin vadiden dağa doğru rüzgar eser (Vadi Meltemi),. Gece ise zirveler hemen soğurken (yüksek basınç), vadiler nemden dolayı daha sıcak kalır (alçak basınç); rüzgar bu sefer dağdan vadiye doğru sertçe eser (Dağ Meltemi),.
6. Fön (Föhn) Rüzgarı ve Etkileri
Bir rüzgarın dağ yamacı boyunca yükselip, zirveyi aştıktan sonra diğer yamaçtan aşağı doğru inmesiyle oluşan, kurutucu ve yakıcı özellikteki yerel rüzgardır,.
- Oluşum Mekanizması: Rüzgar dağa tırmanırken her 200 metrede sıcaklığı 1°C azalır. Zirveyi aşıp aşağı inmeye başladığında ise sürtünmenin de katkısıyla her 100 metrede sıcaklığı 1°C artar (iki kat daha hızlı ısınır).
- Zararları: Dağdan indiği alana 3-4 saat içinde sıcak, kavurucu bir hava getirir.
- Tarım Zararı: Kış ortasında estiğinde sıcaklığı aniden artırarak ağaçların “yalancı bahar” gelmiş gibi tomurcuklanmasına ve çiçek açmasına neden olur. Fön rüzgarı bitip soğuk hava geri döndüğünde ise tarım ürünleri donar ve yanar. Çiftçilerin geçim kaynağını kaybetmesi sonucu yöresel olarak bu rüzgara “bakır sattıran” adı verilmiştir,.
- Doğal Afetler: Kışın karları çok hızlı erittiği için çığ ve taşkın (heyelan) riskini artırır; yaz mevsiminde estiğinde ise Akdeniz ve Ege’de bitkileri kurutarak orman yangınlarını tetikler.
- Fön rüzgarının oluşabilmesi için rüzgarın karşılaşacağı yüksek bir dağ engeli olmalıdır; dağların uzanışından dolayı Ege’de (doğrudan iç kesimlere geçtiği için) ya da yer şekillerinin düz olduğu Güneydoğu’da pek görülmez,.
7. Mikroklima İklim Alanları
Dağlık yer şekillerinin soğuk havayı engellemesi, denizellik ve Fön rüzgarlarının ısıtıcı etkisinin birleşmesiyle, dar bir alanda görülen “özel iklim” (mikroklima) bölgeleri oluşur,. Bu bölgeler, bulundukları enleme ya da ana iklim kuşağına zıt tarım ürünlerinin yetişmesine olanak tanır. Başlıca mikroklima alanları ve özel tarım ürünleri şunlardır:
- Doğu Karadeniz (Rize Çevresi): Dağların iç kesimden gelen soğuk havayı kesmesi, denizellik ve dağdan inen hava kütlelerinin oluşturduğu Fön rüzgarlarının etkisiyle kış aylarında ılıman bir iklim (kış ılıklığı) yaşanır,,. Normal şartlarda Akdeniz’e ait olan (maki kuşağına dahil) Zeytin ve Turunçgil (Mandalina vb.) bu sayede burada yetişebilir,. Ayrıca anavatanı Güneydoğu Asya olan ve bol yağış, nem isteyen Çay, Asya’ya benzer bir ortam sunan bu bölgede yetişebilmektedir.
- Alanya - Anamur Hattı (Antalya/Mersin): Arkasındaki dağların soğuğu kesmesi ve Fön rüzgarlarının etkisiyle bulunduğu Akdeniz kuşağından çok daha sıcak (Ekvatoral iklime benzer) bir ortama sahiptir,. Anavatanı Ekvator olan Muz, bu mikroklima özelliği sayesinde seraların da yardımıyla ülkemizde sadece bu bölgede yetişir,.
- Malatya: Dağların arasında kalmış çukur bir tektonik ovadır. Etrafındaki soğuk hava içeri kolay giremez; yazın dağlardan ovaya inen rüzgarlar Fön etkisi yaratarak Adana benzeri kurak ve sıcak bir yaz ortamı oluşturur,. Yaz sıcaklığı sayesinde burada normalde yetişmemesi gereken Pamuk yetişebilir (Ancak ekonomik getirisinin yüksek olması nedeniyle çiftçiler pamuk yerine kayısı yetiştirmeyi tercih etmektedir),.
- Iğdır: Tıpkı Malatya gibi etrafı yüksek dağlarla çevrili çukur bir alandır. Dağlardan inen kurutucu/ısıtıcı rüzgarlar ve yaz kuraklığı sayesinde burada da Pamuk yetiştirilmesine imkan veren mikroklima alanı oluşmuştur,.
Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.
Yorum yaz