2026 KPSS ve AGS Coğrafya Ders Notları: Türkiye’de İklim Çeşitleri ve Bitki Örtüsü
Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 5 dk
Bu ders notu, Türkiye’deki iklim türlerinin dağılışını, iklim grafiklerinin okunmasını, orman varlığını ve bitki örtüsünün detaylı analizini içermektedir.
1. Türkiye’de Görülen İklim Tipleri ve Özellikleri
Türkiye’nin genelinde, dağların doğu-batı yönünde uzanması ve denizel etkinin iç kesimlere girememesi nedeniyle karasallık hakimdir. Ülkemizde başlıca şu iklim tipleri görülür:
- Karadeniz İklimi: Karadeniz kıyıları ile Marmara’nın kuzeyinde (Yıldız Dağları, Kocaeli Platosu’nun kuzeyi ve Sakarya kıyıları) etkilidir. Yıl boyunca (12 ay) yağış alır ve en fazla yağış sonbahar mevsiminde görülür. Sürekli nem ve yağıştan dolayı günlük ve yıllık sıcaklık farkı azdır; sıcaklık genellikle 0°C’nin altına düşmez. Havanın genellikle bulutlu olması nedeniyle Türkiye’de güneşlenme süresinin en az olduğu (yaklaşık 1750 saat) bölgedir; bu sebeple güneş enerjisi yatırımları için elverişsizdir.
- Akdeniz İklimi: Güney Marmara’dan (Bursa, Balıkesir, Çanakkale) başlayıp Ege kıyıları boyunca devam eden ve Akdeniz üzerinden Gaziantep’e kadar uzanan hatta görülür. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve yağışlıdır. En fazla yağış kış aylarında düşer. Kış aylarında sıcaklık genellikle 0°C’nin altına düşmediği için don olayları nadirdir, bu durum seracılık (kış ılıklığına bağlı faaliyetler) için çok uygundur. Güneşlenme süresi 3000 saatin üzerindedir.
- Karasal (Yarı Kurak) İklim: Ergene Havzası (Trakya), İç Ege (Kütahya, Uşak, Afyon), Göller Yöresi (Isparta, Burdur), Karadeniz’in iç kesimleri (Gümüşhane, Bayburt) ile Güneydoğu ve İç Anadolu’nun genelinde görülür. En fazla yağış ilkbahar aylarında düşer ve yıllık yağış miktarı nispeten azdır. Kış aylarında sıcaklık 0°C’nin altına düşer ve kar yağışları etkilidir.
- Sert Karasal İklim: Yükseltinin fazla olduğu Erzurum-Kars hattında görülür. En fazla yağışı yaz aylarında (konveksiyonel olarak) alır. Kış ayları çok sert geçer, don olayları şiddetlidir ve seracılık yapılamaz.
- Marmara Bölgesi (Geçiş İklimi): Marmara; kuzeyinde Karadeniz iklimi, güneyinde Akdeniz iklimi ve Ergene bölümünde karasal iklim barındırdığı için Türkiye’nin iklim çeşitliliğini temsil eden bir “geçiş” bölgesidir.
- Iğdır (Özel Durum - Mikroklima): Erzurum ve Kars’ın aksine çevresindeki yüksek dağların arasında “çukurda” kaldığı için mikroklima özelliğine sahiptir. Bu nedenle Iğdır’da sert karasal değil, İç Anadolu’ya benzer yarı kurak karasal iklim yaşanır ve ilkbahar yağışları görülür.
2. Orman Varlığı ve Dağılışı
Türkiye’de nem ve yağış koşullarına bağlı olarak ormanların dağılışı bölgelere göre büyük farklılıklar gösterir.
- Bölgelere Göre Dağılım: Türkiye’de orman miktarının en fazla olduğu bölge Karadeniz’dir. Karadeniz Bölgesi içinde ise, dağların (Küre ve Köroğlu dağları) yükseltisinin nispeten daha az olup nemli havanın iç kesimlere sokulabildiği Batı Karadeniz, orman yoğunluğunun en fazla olduğu bölümdür (Doğu Karadeniz’de dağlar kıyının hemen gerisinde yüksek bir set çektiği için iç kesimler karasaldır ve orman azalır). Orman varlığında Karadeniz’i sırasıyla Akdeniz, Ege ve Marmara bölgeleri takip eder. Ormanların en az olduğu bölge ise Güneydoğu Anadolu’dur.
- İllere Göre Dağılım: Türkiye’de yüzölçümünün de geniş olmasının etkisiyle en fazla ormana sahip olan il Antalya’dır (Toros Dağları’nın yamaç yağışları alması etkilidir). Ancak yüzölçümüne oranla en sık (yoğun) ormanlara sahip il Karabük’tür.
- Ağaç Türleri: Türkiye’de sayıca en fazla bulunan ağaç türü Meşe’dir ve iç bölgelerde yoğun olarak yayılış gösterir. Meşeyi ikinci sırada Akdeniz ikliminin temsilcisi olan Kızılçam takip eder. Soğuğa dayanıklı olan Kayın ve Sarıçam ağaçları Erzurum, Kars, Ardahan ve Doğu Karadeniz’in yüksek kesimlerinde görülürken; Karaçam daha çok Batı Karadeniz ve Akdeniz’de yetişmektedir.
3. Orman Alt ve Üst Sınırı (Dikey Dağılış)
- Orman Alt Sınırı: Bir yerde ağaç yetişebilmesi için gereken temel unsur yağıştır (nemdir). Karadeniz kıyılarında bol yağış olduğu için orman alt sınırı deniz seviyesinden başlar. Karasal iç kesimlerde (Gümüşhane veya Hakkari gibi) ise yağışın oluşabilmesi için havanın yükselip soğuması gerektiğinden, buralarda orman alt sınırı yükseklerde başlar. Kural: Orman alt sınırını nem ve yağış belirler.
- Orman Üst Sınırı: Ağaçların belirli bir yükseltiden sonra soğuktan dolayı yetişemeyip yerini çayırlara bırakmasıdır. Bu sınır tamamen sıcaklığa bağlıdır. Sıcak olan Akdeniz’de orman üst sınırı (aynı zamanda tarım ve yerleşme üst sınırı) Karadeniz’e göre çok daha yüksektedir.
- Erzurum-Kars İstisnası: Temel yükseltisi (rakımı) çok yüksek olan Erzurum-Kars ve Ardahan platolarında yer alan Sarıçam ormanları, Türkiye’de orman üst sınırının en yüksek olduğu özel alanlardır.
- Bitki Örtüsünün Kuşaklar Oluşturması: Karadeniz’de kıyıdan dağ yamacı boyunca yükseldikçe azalan sıcaklığa bağlı olarak bitki örtüsü kuşaklar (dikey dağılış) oluşturur. Kıyıda Geniş Yapraklı ormanlar görülürken, hava soğudukça sırasıyla Karma (Karışık) ormanlar ve İğne Yapraklı ormanlar başlar. Ormanın bittiği yüksek noktalarda ise yaz yağışlarıyla yeşeren Alpin Çayırları görülür. Bu değişimin tek sebebi yükseltiye bağlı sıcaklık düşüşüdür.
4. İnsan Tahribatı Sonucu Oluşan Bitki Formasyonları
Ormanların tarla açmak veya yakacak ihtiyacı gibi nedenlerle insanlar tarafından yok edilmesine tahribat denir. Tahribat sonucunda ortaya çıkan başlıca türler şunlardır:
- Antropojen Bozkır: Karasal iç bölgelerde ve Trakya’da (Ergene) meşe başta olmak üzere ormanların tahrip edilmesiyle ortaya çıkan bozkırlardır.
- Maki: Akdeniz iklim bölgelerinde (Akdeniz, Ege ve Güney Marmara’da) ormanların, özellikle de Kızılçamların tahrip edilmesiyle oluşan kısa boylu çalı türüdür.
- Garig: Makilerin de tahrip edilmesiyle oluşan cılız bitkilerdir.
- Psödomaki (Yalancı Maki): Karadeniz bölgesindeki ormanların tahrip edilmesiyle ortaya çıkar. Bölgede yoğun yetiştirilen fındık bitkisi bir psödomaki türüdür.
5. Bitki Örtüsü Türleri (Detaylı Sınıflandırma)
- Maki Türleri: Zeytin, turunçgil, keçiboynuzu, akçakesme, kermes meşesi, menengiç ve alıç.
- Garig Türleri: Nane, kekik ve çalı.
- Bozkır (Step) Türleri: Türkiye’de dağların uzanışından dolayı iç kesimlerin karasal kalması sebebiyle en geniş alanda görülen bitki örtüsüdür. İlkbahar yağışlarıyla yeşerir ve küçükbaş hayvancılığa uygundur. Başlıca türleri; koyun yumağı, çoban yastığı, sığır kuyruğu, gelincik, yavşan otu, geven ve üzerlik otudur.
- Dağ Çayırları (Alpin Çayırlar): Erzurum-Kars yöresi, Doğu Karadeniz yaylaları ve Torosların yüksek kesimlerinde yaz yağışlarıyla yeşeren büyük otlardır ve büyükbaş hayvancılığa uygundur. Mine çiçeği, kardelen, yıldız otu ve taşkıran otu en önemli türleridir.
6. Türkiye’nin Endemik Bitkileri
Endemik bitkiler, yer şekilleri ve iklim özelliklerinden dolayı dünyada nadir bulunan, Türkiye’de sadece dar ve belirli alanlarda yetişen türlerdir.
- Batı Toroslar: Türkiye’de endemik bitki çeşitliliğinin en yoğun olduğu alandır.
- Sığla (Günlük) Ağacı: Muğla (Köyceğiz) çevresinde yetişir. Kozmetik sanayisinde yağı kullanıldığı için ekonomik değeri çok yüksektir.
- Kasnak Meşesi: Isparta (Göller Yöresi) ve Datça çevresinde görülür.
- Kazdağı Göknarı: Çanakkale (Kaz Dağları) yöresinde yetişir.
- Istranca Meşesi: Marmara’daki Yıldız (Istranca) Dağları ve Batı Karadeniz’de bulunur.
- Safran: Batı Karadeniz’de, Safranbolu çevresinde yetişen önemli bir türdür.
- Anzer Çiçeği: Rize’nin Anzer Yaylası’nda görülür (Anzer balının üretildiği yerdir).
- Ters Lale ve Nemrut Soğanı: Doğu Anadolu’da, özellikle Hakkari yükseklerinde ve Adıyaman Nemrut Dağı çevresinde yetişen endemik türlerdir.
Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.
Yorum yaz