KPSS ve AGS Coğrafya Ders Notları: Türkiye’de İklim ve Sıcaklık
Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 7 dk
Türkiye’de coğrafyayı anlamanın üç temel direği vardır: Coğrafi Konum, İklim ve Yer Şekilleri. Bu üç temel konu sağlam bir şekilde kavrandığında nüfus, tarım, hayvancılık, maden ve sanayi gibi konular neden-sonuç ilişkisi içerisinde rahatlıkla anlaşılır. Bitki örtüsünü ezberlememek için öncelikle iklimin ve iklimi oluşturan sebeplerin (sıcaklık, basınç vs.) mantığının öğrenilmesi gerekir, çünkü bitki örtüsü iklimin doğrudan bir sonucudur.
Türkiye’de iklim üzerinde hem Mutlak (Matematik) konum hem de Göreceli (Özel) konum etkilidir. Ancak Türkiye’de aynı anda farklı iklimlerin bir arada görülmesini sağlayan, iklimi daha fazla ve çeşitli şekilde etkileyen unsur Göreceli (Özel) Konumdur.
1. Mutlak (Matematik) Konumun Türkiye İklimine Etkileri
Türkiye’nin Ekvator’a ve Başlangıç Boylamı’na göre konumu iklim üzerinde temel ve değişmez bazı etkiler yaratır.
- Kuzey Yarımküre’de Yer Almanın Sonuçları (Enlem Etkisi):
- Türkiye, 36°-42° Kuzey paralelleri arasındadır. Bu sebeple Ekvator’dan kutuplara, yani güneyden kuzeye doğru gidildikçe Güneş ışınlarının geliş açısı küçülür ve sıcaklık değerleri genel olarak azalır.
- Buna bağlı olarak güneyden kuzeye gidildikçe denizlerin tuzluluk oranı azalır (Örneğin; Akdeniz, yüksek buharlaşma ve sıcaklıktan dolayı Karadeniz’den daha tuzludur).
- Rüzgarların yönü de yarımküreyle ilgilidir: Kuzeyden (kutuplar yönünden) gelen rüzgarlar hava sıcaklığını düşürürken, güneyden (Ekvator yönünden) gelen rüzgarlar sıcaklığı artırır.
- Rüzgarların Kodlaması (KAYIP SAKAL): Kuzeyden esen soğuk rüzgarlar Karayel, Yıldız, Poyraz; güneyden esen sıcak rüzgarlar ise Samyeli (Keşişleme), Kıble, Lodos’tur.
- Dönencelerin Dışında Yer Almanın Sonuçları (Bakı Etkisi):
- Türkiye dönencelerin kuzeyinde yer aldığı için Güneş ışınları ülkemize hiçbir zaman 90 derecelik dik açıyla gelmez ve gölge boyu asla sıfır olmaz.
- Güneş ışınları Türkiye’ye daima güneyden geldiği için, dağların ve cisimlerin güneye bakan yamaçları, kuzeye bakan yamaçlarından her zaman daha sıcaktır. Bu duruma Bakı denir. Bakı, sadece tek bir cisme/dağa ait bir özelliktir; yan yana iki farklı şehir (örneğin Antalya ve Erzurum) arasındaki sıcaklık farkı bakı ile açıklanamaz.
- Orta Kuşakta Yer Almanın Sonuçları:
- Dört Mevsimin Belirgin Yaşanması: Yıl içinde yaz, kış, ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinin sırayla yaşanması orta kuşakta olmanın sonucudur.
- Cephe Yağışları: Güneyden gelen sıcak hava kütleleri ile kuzeyden gelen soğuk hava kütlelerinin karşılaşma alanında bulunduğumuz için cephe yağışları görülür.
- Batı Rüzgarları: Orta kuşaktaki temel rüzgar sistemi olan batı rüzgarları Türkiye’de etkilidir.
- Akdeniz İklimi: Dünyada 30° ve 40° paralelleri arasında görülen Akdeniz iklimi, Türkiye’nin de bu enlemlerde toprakları bulunması sebebiyle ülkemizde görülür (Mutlak konumun iklimle ilgili en önemli sonuçlarından biridir).
2. Göreceli (Özel) Konumun Türkiye İklimine Etkileri
Eğer Türkiye’de iklim sadece mutlak konumdan etkilenseydi, her yerde güneyden kuzeye sıcaklık düzenli azalır, sadece Akdeniz iklimi görülürdü. Ancak yaz mevsiminde Ankara, Antalya, Erzurum ve Trabzon’un tamamen farklı hava koşulları yaşaması, yani kısa mesafelerde aynı anda farklı iklim özelliklerinin görülmesi tamamen özel (göreceli) konumun sonucudur. Bunun temel nedenleri denizellik, karasallık, yükselti ve yer şekilleridir.
- Denizellik:
- Kıyılarda, büyük su kütlelerinin bulunduğu yerlerde görülür.
- Denizin olduğu yerde ısınma ve buharlaşma sonucu nem oluşur. Nem, bir şehri aşırı soğuk ve aşırı sıcak havadan koruyan bir tabakadır.
- Bu nedenle denizel yerlerde (Örneğin; Trabzon, Karadeniz kıyıları) yıllık ve günlük sıcaklık farkı azdır ve nemin fazla olmasından dolayı buralar Türkiye’nin en çok yağış alan bölgeleridir.
- Karasallık:
- Denizden uzak, su kütlesinin olmadığı iç kesimlerde (İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu vb.) görülür.
- Nem olmadığı için hava çabuk ısınır ve çabuk soğur. Bu sebeple karasal yerlerde (Örneğin; Ankara) yıllık ve günlük sıcaklık farkı oldukça fazladır. Ayrıca yağış miktarı da çok azdır.
- Karasallığın Sonuçları: Türkiye’de az yağış alan yerlerden olan Tuz Gölü çevresi karasaldır. Yazın Güneydoğu Anadolu’nun (+45, +50 derecelere kadar) Türkiye’nin en sıcak yeri olması ve kışın Erzurum-Kars (Kuzeydoğu Anadolu) çevresinin Türkiye’nin her zaman en soğuk yeri olması karasallığın şiddetiyle ilgilidir.
- Basınç Merkezlerinin (Karaların) Etkisi:
- Kış aylarında kuzeyden (Sibirya ve İzlanda’dan) gelen basınç merkezleri Türkiye’ye soğuk hava, yaz aylarında güneyden (Basra ve Asor’dan) gelen basınç merkezleri ise sıcak hava taşır.
- Yazın Güneydoğu Anadolu’daki aşırı kuraklığı ve sıcaklığı (karasallığı) getiren faktör güneyden gelen Basra basınç merkezidir.
- Kışın Kuzeydoğu Anadolu’da (Erzurum, Kars) görülen aşırı ve dondurucu soğukları (karasallığı) şiddetlendiren ise kuzeyden gelen Sibirya yüksek basınç merkezidir.
- Yer Şekilleri ve Yükselti:
- Türkiye yarımada (üç tarafı denizlerle çevrili) olmasına rağmen, genel hatlarıyla denizel bir iklime sahip değildir. Bunun sebebi yer şekilleri, yani dağların uzanış biçimidir.
- Kuzey Anadolu Dağları ve güneydeki Toroslar kıyıya paralel uzandığı için denizden gelen nemli hava kütleleri kıyıda kalır, iç kesimlere giremez. Bu durum Türkiye’nin iç kesimlerinin karasal bir iklime sahip olmasına yol açar.
- Ayrıca Türkiye’de batıdan doğuya doğru gidildikçe yükselti artar. Isınma, Güneş’ten gelen ışınların doğrudan havayı ısıtmasıyla değil; Güneş ışınlarının yeryüzüne çarpıp yerden yansımasıyla gerçekleşir. Bu sebeple yerden yükseldikçe her 200 metrede sıcaklık ortalama 1°C azalır. Batıdan doğuya (İzmir’den Elazığ’a veya Erzurum’a) gidildikçe sıcaklığın azalmasının temel sebebi yükseltidir.
3. Sıcaklık Karşılaştırmaları ve “Enleme Ters” Düşen Durumlar
Sorularda iki farklı merkezin sıcaklıkları karşılaştırılırken şu temel kurallar izlenir:
- Enlem Kuralı: Eğer iki merkezden biri güneyde, diğeri kuzeyde ise ve güneydeki merkez kuzeydekinden daha sıcaksa, bu durumun temel sebebi Enlem (Güneş ışınlarının geliş açısı) dir (Örn: Antalya’nın Samsun’dan veya Erzurum’dan daha sıcak olması).
- Enleme Ters Durumlar:
- Türkiye’de güneyden kuzeye gidildikçe sıcaklık azalmıyorsa bu durum enleme (mutlak konuma) terstir. Örneğin; Elazığ güneyde, Samsun kuzeyde olmasına rağmen kış aylarında kuzeydeki Samsun’un Elazığ’dan daha sıcak olması enleme terstir. Bu durum, Samsun’un “Denizelliği”, Elazığ’ın ise “Karasallığı ve Yükseltisi” ile (Özel konumla) açıklanır.
- Aynı enlem (paralel) üzerinde bulunan noktaların Güneş ışınlarını aynı açıyla aldığı için sıcaklıklarının aynı olması beklenir. Ancak Türkiye’nin dağlık, engebeli ve karasal/denizel alanlardan oluşmasından dolayı aynı enlem üzerinde (Örn: İzmir, Elazığ, Van hattı veya Antalya, Şanlıurfa hattı) sıcaklıkların farklı olması da enleme terstir.
4. Harita Okuryazarlığı: İndirgenmiş Haritalar ve İzotermler
- İndirgenmiş Sıcaklık Haritaları: Haritanın isminde “İndirgenmiş” ifadesi geçiyorsa, o bölgedeki tüm arazilerin deniz seviyesinde (0 metre) olduğu varsayılır. İndirgenmiş haritalarda yükselti ve yükseltiye bağlı yer şekilleri kavramı tamamen ortadan kalkar.
- Örnek: İndirgenmiş bir haritada Kuzeydoğu Anadolu’nun (Erzurum) sıcaklığının düşük olmasının sebebi yükselti olamaz; bu durum sadece “karasallık” veya “enlem” ile açıklanabilir.
- İzoterm (Eş Sıcaklık) Eğrileri: Sıcaklığın nerede kaç derece olduğunu gösteren çizgilerdir. Eğer bir bölge (Örneğin Tuz Gölü veya Van Gölü) iki izoterm eğrisinin (Örn: 0 ve 2) arasında kalıyorsa, o bölgenin sıcaklığı bu iki değerin arasındadır. Haritadaki eğriler belirli aralıklarla artıyor veya azalıyorsa (Örn: -2, -4… şeklinde), çizgilerin yönüne göre sıcaklığın da artıp azaldığı yorumu yapılır.
5. Yıllık Sıcaklık Farkı, Don Olayı ve Seracılık
Sıcaklık ve iklim özelliklerine bağlı olarak testlerde karşımıza çıkacak yeni nesil soru mantıkları şunlardır:
- Yıllık ve Günlük Sıcaklık Farkı: Sıcaklık farkının en az olduğu yerler nemin koruyucu etkisinden dolayı denizel yerlerdir (kıyılar). Kıyılar arasında sıcaklık farkının en az olduğu yer ise nem oranının ve bulutluluğun en düzenli olduğu Karadeniz kıyılarıdır (Çünkü Akdeniz’e yazın güneyden gelen kavurucu sıcaklar girerken, Karadeniz’e kuzeyden daha serin hava gelir). Sıcaklık farkının en fazla olduğu yer ise ekstrem kış ve yaz sıcaklıklarının (-40 derece ile +20 derece arası) yaşandığı en karasal ve yüksek alan olan Kuzeydoğu Anadolu’dur (Erzurum).
- Don Olayı: Sıcaklığın 0°C’nin altına düşmesiyle gerçekleşir. Don olayı kışın en çok ve en sert Kuzeydoğu Anadolu’da (Erzurum) görülür. Don olayının en az görüldüğü yer ise kış sıcaklık ortalamasının en yüksek (nemli ve ılıman) olduğu Akdeniz kıyılarıdır (Sırasıyla Akdeniz, Ege ve Karadeniz kıyıları takip eder).
- Seracılık (Örtü Altı Tarımı): Kış ılıklığının yaşandığı ve güneşli gün sayısının fazla olduğu yerlerde, tarım alanlarının üzerinin naylon/cam ile kapatılıp sıcaklığın 0 derecenin üzerinde tutulmasıyla kış mevsiminde de sebze yetiştirilmesine olanak sağlayan tarımsal faaliyettir.
- Seracılığın en fazla ve en verimli yapıldığı yer Antalya ve Mersin (Akdeniz) kıyılarıdır (Kış ılıklığı ve güneşlenme süresinden dolayı).
- Ancak sorular ters mantıkla da sorulabilir. Akdeniz ve Ege bölgesindeki 5 şehir verilip seracılığın en az nerede yapıldığı sorulursa, kıyıda olmayan, iç kesimde kaldığı için kışları nispeten daha soğuk ve karasal olan ile bakılmalıdır (Örneğin; İzmir, Antalya, Mersin yerine iç kesimdeki Denizli). Adana’da iklim uygun olmasına rağmen daha çok sanayi bitkileri (mısır vb.) ekildiği için seracılık Antalya kadar ön planda değildir; Antalya’nın karstik, engebeli yapısı dar alanlarda seracılığı teşvik etmiştir.
Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.
Yorum yaz