İçeriğe geç
KPSS Tarih Ders Notu PDF

2026 KPSS / AGS Tarih: Osmanlı Devleti Kültür ve Medeniyeti Ders Notları (Ordu ve Toprak Yönetimi)

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 6 dk

1. Osmanlı Devleti’nin Ordu Yapısı (Kara Kuvvetleri) Osmanlı ordusu temelde merkez (Kapıkulu) ve taşra (Eyalet) kuvvetleri olmak üzere iki ana kola ayrılır.

  • İlk Dönemler ve İlk Düzenli Ordu: Kuruluş döneminde (Osman Bey zamanında) düzenli bir ordu yoktur. Savaşlar; Konur Alp, Turgut Alp, Aykut Alp gibi “Alp” unvanlı gönüllü savaşçılarla (gaza ve cihat anlayışıyla) yapılmıştır. Sınırların genişlemesi ve fetihlerin yoğunlaşmasıyla Orhan Bey döneminde, Vezir Alaeddin Paşa ve Çandarlı Kara Halil Paşa’nın gayretleriyle Osmanlı’nın ilk düzenli ordusu olan “Yaya ve Müsellem” kurulmuştur. Bu birlik, başlangıçta asıl vurucu güç iken ilerleyen dönemlerde (Kapıkulu Ocağı’nın kurulmasıyla) geri hizmette (yol açma, inşaat vb.) kullanılmıştır.
  • Kapıkulu Ocağı: I. Murat (Hüdavendigar) döneminde, Edirne’de kurulmuştur. Padişahı koruyan, devletin merkez ordusudur.
    • Özellikleri: Kapıkulu askerleri her 3 ayda bir “Ulufe” maaşı, her taht değişikliğinde ise padişahtan “Cülus Bahşişi” alırlar. Bektaşi tarikatına bağlıdırlar; pirleri Hacı Bektaş Veli’dir. Sefere çıkmadan önce “Gülbank” adı verilen özel bir dua okurlar. Başlangıçta uygulanan “Ocak, devlet içindir” anlayışı; 17. yüzyıldan itibaren bozulmaya başlamış ve “Devlet, ocak içindir” anlayışına dönüşerek isyanlara zemin hazırlamıştır.
    • Asker Temin Sistemleri:
      1. Pençik Sistemi: Savaşlarda elde edilen esirlerin beşte birinin (penç-yek) asker yapılmasıdır. Molla Mevlânâ Rüstem ve Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa’nın tavsiyesiyle uygulanmıştır. (Ankara Savaşı gibi kaybedilen savaşlarda esir alınamadığı için sistem zamanla tıkanmıştır).
      2. Devşirme Sistemi: İhtiyaç doğrultusunda, sınır bölgelerindeki Hristiyan ailelerden askerliğe veya devlet kademesine elverişli çocukların (8-18 yaş arası) toplanmasıdır. Seçimi “Turnacıbaşı” yapar. Çocukların fiziki kusuru, kel, köse veya yara izi olmamasına dikkat edilir. Üretime katkı sağlayan zanaatkâr ailelerin çocukları ile şehir görmüş, ticaret yapmış veya azınlık kültürüne sıkı sıkıya bağlı Yahudi çocukları devşirilmez. Alınan çocuklara Türk-İslam âdetleri öğretilir, ardından zeki olanlar Enderun Mektebine, askerî vasfı olanlar Acemi Oğlanlar Ocağına gönderilir.
  • Acemi Oğlanlar Ocağı ve Bedergâh: Kapıkulu Ocağının ilk temel eğitim kurumudur (Gelibolu’da kurulmuştur). Bu ocaktaki eğitimini tamamlayan askerlerin uzmanlaşacakları diğer usta birliklerine (Yeniçeri, Cebeci vb.) geçiş yapmasına “Bedergâh” (veya Kapıya Çıkma) denir.

A) Kapıkulu Piyadeleri

  • Yeniçeri Ocağı: Savaşta ordunun merkezinde yer alarak bizzat padişahı koruyan en önemli askerî birliktir. Yeniçeri defterlerinde 1 numaralı yeniçeri, ocağın kurucusu I. Murat’tır.
  • Cebeci Ocağı: Silahların bakımını, onarımını ve zırh (cebe) yapımını üstlenen ocaktır.
  • Humbaracı Ocağı: Ateşli silahlar ile havan ve el bombası yapımıyla ilgilenen ocaktır.
  • Topçu ve Top Arabacıları Ocağı: Topların dökümünü, üretimini (Topçu) ve sefer anında savaş alanına taşınmasını (Top Arabacıları) sağlarlar.
  • Lağımcı Ocağı: Tüneller kazan ve surların altına dinamit döşeyerek surları patlatan sınıftır.
  • Bostancı Ocağı: Saray, yalı ve kasırların korunmasından sorumlu muhafızlardır (fiziksel olarak çok iri askerlerden seçilirler).

B) Kapıkulu Süvarileri (Altı Bölük Halkı)

  • Silahtarlar ve Sipahiler: Savaş anında padişahın çadırını (otağını) koruyan süvarilerdir.
  • Sağ ve Sol Ulufeciler: Savaşta ve barışta devletin saltanat sancaklarını korurlar.
  • Sağ ve Sol Garipler: Ordunun ağırlıklarını ve devlet hazinesini koruyan birliklerdir.

C) Eyalet (Taşra) Askerleri Osmanlı ordusunun sayıca en kalabalık kısmını oluştururlar.

  • Tımarlı Sipahiler: Ordunun temel taşı ve en kalabalık birliğidir. Tımar topraklarının gelirleriyle yetişir ve geçimlerini buradan sağlarlar (17. yüzyıla kadar çok etkin olmuşlardır).
  • Beşliler: Sınır kalelerini koruyan askerlerdir. Ani ve acil durumlarda sınır bölgesindeki her beş haneden bir kişinin alınması usulüyle kurulmuştur.
  • Azaplar (Azepler): Bekar, çiftçi Türk erkekleridir. Kaybedecek kimseleri olmadığı için savaşta ordunun en ön safında yer alırlar.
  • Turnalar: Ordunun habercileridir.
  • Deliler: Olağanüstü cesaretleriyle bilinen, düşmana korku salan kıyafetler giyen ve en önde savaşan özel birliklerdir (“Kaderde ne varsa o gelir başa” felsefesiyle hareket ederler).
  • Yörükler: Ordunun sefer güzergâhında geçitleri bilen ve yol açan gruptur.
  • Akıncılar: Sınır boylarında oturarak düşman bölgesinde keşif yapan, istihbarat toplayan Müslüman askerlerdir. (Malkoçoğulları, Evrenosoğulları gibi ünlü akıncı aileleri vardır).
  • Martoloslar: Akıncıların yerine getirdiği sınır koruma ve keşif faaliyetlerini icra eden Hristiyan birliklerdir.
  • Diğer Birlikler: Orduya su taşıyan Sakalar, posta işlerine bakan Tatarlar, köprüleri ve geçitleri koruyan Derbentçiler, Köprücüler, Hristiyan at bakıcıları olan Voynuklar ve Hristiyan inşaat işçileri olan Cerahorlar.
  • Sekban / Sarıca ve Redif: 17. yüzyılda tımar sisteminin bozulmasıyla devletin Anadolu’da güvenliği sağlamak için topladığı ücretli askerlere Sekban veya Sarıca denilmiştir. İlerleyen süreçte (II. Mahmut döneminde) taşrayı korumak için Redif Birlikleri kurulacaktır.
  • Yardımcı Kuvvetler: Savaş durumunda Kırım, Eflak gibi bağlı beylik ve eyaletlerden gelen birliklerdir.

2. Osmanlı Donanması (Deniz Kuvvetleri)

  • Kuruluşunda deniz gücü olmayan Osmanlı Devleti, Orhan Bey döneminde Balıkesir ve Çanakkale yöresindeki Karesioğulları beyliğini alarak ilk denizcilik faaliyetlerine başlamıştır. Karesioğullarından Hacı İlbeyi, Evrenos Gazi ve Ece Halil gibi komutanlar Osmanlı hizmetine girmiştir.
  • Donanma komutanına Kaptan-ı Derya, askerlerine ise Levent denir. Osmanlı’nın bilinen ilk derya beyi (deniz komutanı) Karamürsel Alp’tir. Ancak Divan-ı Hümayuna üye olan ilk Kaptan-ı Derya Kanuni dönemindeki Barbaros Hayreddin Paşa’dır.
  • Tersaneler: İlk tersane Karamürsel’de açılmış; ilerleyen süreçte İzmit, İznik, Kefe, Trabzon, Sinop, İstanbul, Edincik ve Gelibolu’da tersaneler kurulmuştur.
  • Önemli Denizciler ve Eserleri: Seydi Ali Reis (Hint Deniz Seferlerindeki gözlemlerini Mir’atü’l Memâlik - Ülkelerin Aynası adlı eserinde yazmıştır), Piri Reis (İlk dünya haritasını barındıran Kitab-ı Bahriye eserini yazmıştır), Oruç Reis, Barbaros Hayreddin Paşa (Hızır Reis), Turgut Ali Reis, Piyale Paşa, Kemal Reis ve Baltaoğlu Süleyman önemli denizcilerdir. (Not: 1081’de donanma kuran Çaka Bey, kuruluş devrinden yüzyıllar önce yaşadığı için Osmanlı denizcisi kabul edilemez).

3. Osmanlı Toprak Yönetimi Osmanlı Devleti’nde topraklar mülkiyet ve kullanım amaçlarına göre üç ana başlıkta incelenir:

A) Mülk Arazi (Kişilere Ait Arazi) Şahıslara ait olan; alınıp satılabilen, devredilebilen ve miras bırakılabilen topraklardır. Osmanlı toprak bütünlüğünün ancak %5’ini oluşturur.

  • Öşrî: Müslümanlara ait topraklardır (Öşür vergisi alınır).
  • Haracî: Gayrimüslimlere ait topraklardır (Haraç vergisi alınır).

B) Vakıf Arazi Geliri kamu yararına; dinî ve sosyal kurumlara (imarethane, medrese, hastane vb.) ayrılan topraklardır. Özel mülkiyetten çıktığı için alınıp satılamaz, devredilemez veya miras bırakılamaz.

C) Miri Arazi (Devlete Ait Arazi) Mülkiyeti devlete ait olan, alınıp satılamayan ve devredilemeyen topraklardır. Toplam arazinin %95’ini oluşturur ve bu durum Osmanlı’da feodalite (derebeylik/ağalık) sisteminin oluşmasını engellemiştir. Kullanım amacına göre şu kısımlara ayrılır:

  • Paşmaklık: Geliri padişahın annesi (Valide Sultan), eşleri ve kızlarına ayrılan topraklardır.
  • Mukataa: Salyaneli (maaşlı) eyaletlerde İltizam sisteminin uygulandığı, vergisi (geliri) ihaleyle doğrudan devlet hazinesine (merkeze) aktarılan topraklardır.
  • Malikâne: Devlete üstün hizmette ve yararlılıkta bulunan (başarılı olan) kişilere ayrılan topraklardır.
  • Yurtluk: Geliri sınır boylarında oturan (ve bölgeyi koruyan) kişilere bırakılan topraklardır.
  • Ocaklık: Geliri kale muhafızlarına ve tersanecilere (gemi yapımı giderlerine) ayrılan topraklardır.
  • Metruk: Köy veya kasaba halkının ortak kullanımına (mera, yayla, otlak vb.) bırakılmış alanlardır.
  • Arpalık: Saray adamlarına ve yüksek rütbeli ilmiye sınıfı üyelerine (Şeyhülislam gibi) emeklilik ikramiyesi veya maaşlarına ek gelir olarak verilen topraklardır.
  • Dirlik (Tımar) Toprakları: Miri arazinin en önemli bölümüdür. Geliri devlet memurlarına, komutanlara ve askerlere “maaş ve hizmet karşılığı” olarak ayrılan topraklardır. Yıllık gelirlerine göre 3’e ayrılır:
    1. Has: Geliri 100.000 akçeden fazla olan en verimli topraklardır. Padişah, sadrazam ve vezir gibi en üst düzey yöneticilere verilir.
    2. Zeamet: Geliri 20.000 ile 100.000 akçe arasında olan topraklardır. Kadı, müderris ve orta derece komutanlara/memurlara verilir.
    3. Tımar: Geliri 3.000 ile 20.000 akçe arasında olan topraklardır. En alt kademe memurlara ve sipahi yetiştirmesi için askerlere ayrılır (Sayıca en fazla olan dirlik türüdür).

Çifthane Sistemi ve Çiftbozan Vergisi Dirlik (Tımar) sisteminin köylü açısından işleyiş biçimidir. Devlet, miri araziyi köylü bir aileye “bir çift öküzün işleyebileceği büyüklükte” parçalara bölerek kiralama (üretim yapma) şartıyla verir.

  • Amaç: Toprakların büyük çiftlikler hâlinde belli ailelerin elinde toplanmasını (büyük toprak ağalığını/feodalizmi) engellemek ve tarımsal üretimde sürekliliği sağlamaktır.
  • Çiftbozan: Toprağı kiralayan köylü, üretimde sürekliliği sağlayamaz ve mazeretsiz olarak toprağını üst üste ekmezse, devlet üretimi aksattığı için ondan “Çiftbozan” vergisi alır. Bu durum 3 yıl üst üste devam ederse toprak köylünün elinden alınarak başka birine devredilir.

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz