2026 KPSS / AGS Tarih: Türkiye (Anadolu) Selçuklu Devleti ve İkinci Beylikler Ders Notları
Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 10 dk
Türkiye (Anadolu) Selçuklu Devleti, 1932 yılında Türk Tarih Kurumu’nun kurulması ve Fuat Köprülü’nün çalışmalarıyla müstakil bir devlet olarak tarih sahnesindeki yerini tam anlamıyla almış ve aydınlatılmıştır. Uzun yıllar Büyük Selçuklu Devleti’nin (BSD) bir alt kolu veya beyliği gibi görülmüştür. Kuruluş yıllarında Anadolu’da BSD’nin komutanları tarafından kurulan İlk Türk Beylikleri (Danişmentliler, Saltuklular, Mengücekler, Artuklular, Çaka Beyliği) ile çağdaştır.
1. Siyasi Tarih ve Haçlı Seferleri ile Mücadeleler
- Kuruluş (1075): Büyük Selçuklu hükümdarı Sultan Melikşah’ın akrabası olan (Kut almış) Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından 1075 yılında İznik merkez olmak üzere kurulmuştur. Süleyman Şah, Bizans İmparatorluğu’ndaki taht kavgalarından yararlanmış, tahta çıkmak isteyen bir şehzadeye yardım etmesi karşılığında Hristiyanlar için çok kutsal sayılan İznik’i alarak devletinin başkenti yapmıştır. Süleyman Şah’ın ölümünden sonra (1086-1092 arası) oğullarının Sultan Melikşah tarafından tutsak edilmesi nedeniyle devlet 6 yıl tahtsız (hükümdarsız) kalmıştır.
- I. Kılıç Arslan Dönemi ve I. Haçlı Seferi (1096): Melikşah’ın ölümünden sonra I. Kılıç Arslan tahta geçmiştir. Kendisi, Anadolu’da siyasi birliği sağlamak amacıyla Danişmentlilerin elindeki Malatya’yı kuşattığı sırada I. Haçlı Seferi başlamıştır. I. Kılıç Arslan kuşatmayı bırakıp 50-60 bin kişilik öncü Haçlı birliğini yok etse de, arkadan gelen çok büyük ve düzenli Haçlı ordusu (yaklaşık 600 bin kişi) karşısında İznik’i kaybetmiş ve devletin merkezini Konya’ya taşımak zorunda kalmıştır. 1097’de Eskişehir civarında yapılan I. Dorylaeum Savaşı’nda Haçlılara ağır kayıplar verdirmiş, onları Anadolu’nun içlerine çekerek yıpratma, açlık ve susuzluk taktikleriyle Haçlı ordusunun mevcudiyetini 50 binlere kadar düşürmüştür (I. Haçlı Seferi, Kudüs’ün Haçlılar tarafından işgal edilmesiyle amacına ulaşan tek seferdir).
- I. Mesut Dönemi ve II. Haçlı Seferi: I. Mesut da babası gibi Haçlılara karşı mücadele etmiş ve II. Haçlı Seferi ordusunu Eskişehir civarındaki (II. Dorylaeum) savaşta mağlup etmiştir. Bu dönemde Anadolu’dan ilk defa Batılı kaynaklarda “Türkiye” olarak bahsedilmeye başlanmıştır.
- II. Kılıç Arslan Dönemi (1156-1192) ve III. Haçlı Seferi:
- Anadolu’da siyasi birliği sağlamak için Danişmentlilerin Malatya koluna son vermiş ve kardeşi Ankara Meliki Şahinşah’ın isyanını bastırmıştır.
- Miryokefalon (Yurt Tutan / Kumdanlı) Savaşı (1176): Bizans’ın Türkleri Anadolu’dan atma ümidiyle saldırdığı bu savaşta, II. Kılıç Arslan dar ve sarp bir geçitte (Isparta-Denizli civarı) Bizans ordusunu pusuya düşürerek ağır bir mağlubiyete uğratmıştır. Bu savaşla Anadolu kesin olarak Türk yurdu haline gelmiş ve Türklerin Anadolu’dan atılamayacağı anlaşılmıştır. (Malazgirt ile açılan kapı, Miryokefalon ile tapulanmıştır).
- III. Haçlı Seferi’nde Alman İmparatoru Friedrich Barbarossa ordusuyla Konya’ya kadar gelmiş, ancak Silifke’de Göksu Nehri’ni geçerken boğularak ölmüştür.
- Veraset Sistemi ve 11 Oğul: II. Kılıç Arslan, eski bir Türk geleneği olarak taht kavgalarını önlemek amacıyla sağlığında ülkeyi 11 oğlu arasında paylaştırmıştır. Ancak bu durum, tam tersine taht kavgalarını körüklemiştir.
2. Ekonomik Kalkınma, Denizcilik ve En Parlak Dönem Bu dönemdeki hükümdarlar, Farsça kökenli olan ve “Sultan/Padişah” anlamına gelen Keyhüsrev, Keykavus, Keykubat gibi unvanlar kullanmışlardır. Temel politikaları Anadolu’da uluslararası ticareti (transit ticareti) geliştirmektir.
- I. Gıyaseddin Keyhüsrev: Farklı tarihlerde iki defa tahta çıkmıştır. Karadeniz ticaretini güvenceye almak için Kırım’a giden ticaret yolunu güvenlik altına almış ve Bizans’tan Antalya’yı fethederek Akdeniz’e inmiştir. (Not: 1204’teki IV. Haçlı Seferi bu dönemde gerçekleşmiştir. Ancak bu sefer amacından saparak İstanbul’a yapılmış, Latinler İstanbul’u işgal edip 1261’e kadar sürecek bir Latin İmparatorluğu kurmuşlardır. Kaçan Bizans soyluları ise İznik ve Trabzon Rum İmparatorluklarını kurmuştur).
- I. İzzeddin Keykavus: Karadeniz’de Sinop ve Samsun’u almış, elden çıkan Antalya’yı geri almıştır. Kıbrıs Krallığı ve Venedik ile düşük gümrük tarifeli ticaret antlaşmaları yapmıştır.
- I. Alaaddin Keykubat Dönemi (1220-1237): Türkiye Selçuklu Devleti’nin en parlak dönemidir. Antalya’nın doğusundaki Kolonoros’u fethederek kendi adıyla Alaiye (Alanya) yapmış ve burayı kışlık başkent olarak kullanmıştır. Karadeniz’in karşı kıyısındaki Kırım’ın Suğdak limanını alarak Karadeniz ticaretine hakim olmuştur.
Ticaretin Geliştirilmesi İçin Yapılan Hamleler:
- Sinop, Samsun, Antalya, Alanya ve Suğdak limanlarının fethi.
- Yol üzerlerine tüccarların (hayvanlarının bakımı dahil) 3 gün boyunca ücretsiz konaklayıp yiyip içebileceği Kervansaraylar inşa edilmesi (Kervansaraylar şehir dışında ve ücretsizdir, şehir içindeki ticari yapılara ise Han denir ve ücretlidir).
- Devlet Sigortası Sistemi: Kervansaray güzergahını kullanan tüccarların mallarına bir zarar (sel, baskın vb.) gelirse, zararın devlet tarafından karşılanacağı garantisinin verilmesidir.
- Kıbrıs Krallığı ve Venediklilerle ticari anlaşmalar yapılarak gümrük vergilerinin düşürülmesi.
- Kayseri’de kurulan Yabanlı Pazarı (Milletlerarası fuar/pazar) gibi ticari alanların açılması.
3. Moğol Tehlikesi ve Yıkılış Süreci
- Yassıçemen Savaşı (1230): Kendilerini Büyük Selçuklu’nun varisi sayan Harzemşahların Selçuklu toprağı olan Ahlat’a saldırması üzerine Erzincan yakınlarında yapılmıştır. Alaaddin Keykubat savaşı kazanmış ve Harzemşahlar yıkılma sürecine girmiştir. Ancak savaşın en olumsuz sonucu: Harzemşahların (tampon bölgenin) ortadan kalkmasıyla Anadolu Selçuklu Devleti’nin, Moğollarla (İlhanlılar) sınır komşusu olmasıdır. Alaaddin Keykubat tehlikeyi sezip Sivas, Erzincan, Tokat ve Erzurum surlarını güçlendirmiştir.
- Baba İshak (Babailer) İsyanı (1240-42): Alaaddin Keykubat’ın ölümünden sonra başa geçen II. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde; Amasya’da Baba İlyas, Adıyaman’da Baba İshak önderliğinde çıkan büyük bir Türkmen isyanıdır. Temelinde otlak/arazi kavgaları, ağır vergiler ve inanç farklılıkları yatar. Devlet bu isyanı 2 yılda güçlükle bastırabilmiş, bu durum devletin zayıflığını Moğollara açıkça göstermiştir.
- Kösedağ Savaşı (1243): Moğol komutanı Baycu Noyan önderliğindeki İlhanlı ordusu, Sivas Kösedağ’da Selçuklu ordusuyla karşılaşmıştır. Tecrübesiz genç komutanların uyarılara rağmen yanlış mevzi tutması, öncü birliklerin mağlubiyeti ve II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in Sivas’tan Tokat’a kaçmasıyla Selçuklu ordusu dağılmıştır.
- Savaşın Sonuçları: Baycu Noyan Sivas, Erzincan, Erzurum ve Kayseri’yi yakıp yıkmış, büyük katliamlar yapmıştır (Anadolu halkı uzun yıllar bu yıkımdan ötürü o döneme “Baycu Noyan Yılı” demiştir). Anadolu Selçuklu Devleti, Moğollara (İlhanlılara) tabi/bağımlı hale gelmiş ve yıkılış sürecine girmiştir. Anadolu’da Türk siyasi birliği bozulmuş ve İkinci Türk Beylikleri dönemi başlamıştır. Tek olumlu sonucu; Moğolların önünden batıya (Bizans sınırına) doğru kaçan Türkmenler sayesinde Anadolu’daki Türk nüfusunun artmasıdır.
- Yıkılış Sürecindeki Önemli Şahsiyetler ve Olaylar:
- Sadettin Köpek: II. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminin baş mimarı (Zazadin Han ve Kubadabad Sarayı’nın mimarı) ve başveziridir. Devlet kademesinde işe yarayan 100’e yakın devlet adamını idam ettirerek devletin içten çökmesine neden olmuş, taht iddiacısı olunca öldürülmüştür.
- Celaleddin Karatay: Dönemin büyük devlet adamı, veziri ve atabeyidir. Taht kavgalarını önlemek için üç şehzadeyi aynı anda hükümdar ilan etmiştir. Karatay Medresesi ve Kervansarayını yaptırmıştır.
- Muinüddin Pervane: Önemli bir vezirdir. Moğollara karşı Memlüklerden yardım istemiş, ancak Moğollarla da ikili oynadığı için İlhanlı hükümdarı Abaka Han tarafından öldürülmüştür. (Daha sonra Sinop’ta kendi adıyla Pervaneoğulları beyliği kurulacaktır).
- Cimri Olayı (1277): Gerçek adı Alaaddin Siyavuş olan bir kişinin, şehzade olduğunu iddia ederek Karamanoğlu Mehmet Bey’in de askeri desteğiyle Konya’yı basıp kendini sultan ilan etmesidir. Tahta çıktıktan sonraki ilk divanda Karamanoğlu Mehmet Bey “Bundan sonra dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil konuşulmayacak” fermanını yayınlamıştır. İlhanlılar gelip bu isyanı bastırmış; halk Alaaddin Siyavuş’a düzmece/yalancı anlamında “Cimri” lakabını vermiştir.
- Devlet, son hükümdar II. (veya III.) Mesut’un 1308 yılında ölümüyle tamamen tarih sahnesinden silinmiştir.
4. İkinci Anadolu Türk Beylikleri (Kösedağ Savaşı Sonrası) Moğol baskısından kaçarak özellikle Batı Anadolu’da kurulan beyliklerdir.
- Osmanoğulları: Söğüt ve Domaniç çevresinde kurulmuştur. Merkezi otoritesi en güçlü olan beyliktir ve zamanla diğer beyliklerin birçoğuna son vererek Anadolu Türk siyasi birliğini sağlayacaktır. Kurulduğu coğrafya gereği başlangıçta denizci değildir.
- Karamanoğulları: Konya ve Karaman (Larende) civarında kurulmuştur. Başkentleri Konya olduğu için kendilerini Anadolu Selçuklu Devleti’nin meşru varisi olarak görmüşlerdir. Osmanlı’yı en çok uğraştıran beyliktir (II. Bayezid kesin olarak son vermiştir).
- Karesioğulları: Balıkesir ve Çanakkale civarında kurulan denizci beyliktir. Osmanlı Devleti’ne katılan ilk beyliktir. Katılmalarıyla Osmanlı donanma gücüne erişmiş, Hacı İlbeyi, Ece Halil ve Evrenos Gazi gibi önemli denizciler/komutanlar Osmanlı hizmetine girmiştir.
- Dulkadiroğulları: Kahramanmaraş ve Elbistan civarında kurulmuştur. Yavuz Sultan Selim’in 1515 Turnadağ Savaşı’yla siyasi olarak Osmanlı’ya kattığı son beyliktir (Denizci değildir). Not: Adana’da kurulan Ramazanoğulları da siyaseten Dulkadiroğullarına bağlıydı.
- Hamitoğulları: Isparta, Eğirdir, Yalvaç bölgelerinde Dündar Bey tarafından kurulmuştur. Karaman baskısından kurtulmak için topraklarının bir kısmını 80.000 altın karşılığında Osmanlı’ya (I. Murat’a) satmışlardır.
- Germiyanoğulları: Kütahya ve çevresinde Yakup Bey tarafından kurulmuştur. Toprakları çeyiz (Devlet Hatun’un Yıldırım Bayezid ile evliliği) ve vasiyet yoluyla Osmanlı’ya geçmiştir (Denizci değildir).
- Aydınoğulları: Aydın ve İzmir civarında kurulan güçlü bir denizci beyliktir. Umur Bey ve Cüneyt Bey önderliğinde Ege Adalarına ve Balkanlara seferler düzenlemişlerdir.
- Menteşeoğulları: Muğla (Menteşe) yöresinde kurulan denizci beyliktir. Rodos Şövalyeleri ve Kıbrıs Krallığı ile deniz mücadeleleri yapmışlardır.
- Candaroğulları (İsfendiyaroğulları): Sinop, Kastamonu ve Samsun bölgelerinde kurulan denizci beyliktir. Venedik ve Cenevizlilerle ticaret yapmışlardır. 1402’den sonra İsfendiyaroğulları adını almışlardır.
- Saruhanoğulları: Manisa merkezli kurulan denizci beyliktir. Ege Adalarına ve Balkanlara seferler düzenlemişlerdir.
- Taceddinoğulları: Ordu, Bafra ve Çarşamba (Samsun) civarında kurulan denizci beyliktir.
- Eretna Devleti / Kadı Burhaneddin: Sivas, Kayseri ve Tokat’ta kurulan İlhanlı kalıntısı devlettir. Sonradan kadısı olan Kadı Burhaneddin devleti ele geçirip kendi adıyla yönetmiştir.
- Sahipataoğulları: Afyonkarahisar’da ASD veziri Sahip Ata Fahrettin’in oğulları tarafından kurulmuştur.
- Eşrefoğulları: Beyşehir’de kurulmuştur. Anadolu’nun en büyük ahşap direkli camisi olan Eşrefoğlu Camii’ni inşa etmişlerdir.
- Pervaneoğulları: Sinop’ta kurulan denizci beyliktir, Kırım’a seferler yapmışlardır.
5. Kültür ve Medeniyet Türkiye (Anadolu) Selçuklu Devleti, Büyük Selçuklu’nun bir devamı niteliğinde olsa da coğrafya ve Bizans etkileşimi nedeniyle kültürel bazı farklılıklara sahiptir.
Devlet Yönetimi:
- Hükümdarlar Keyhüsrev, Keykavus, Keykubat ve Rükneddin gibi Farsça unvanlar kullanmışlardır.
- Divan-ı Ala: Devlet işlerinin görüşüldüğü Büyük Divan’dır (Büyük Selçuklu’daki Divan-ı Saltanat’ın karşılığıdır).
- Divan-ı Pervane: Türkiye Selçuklularına özgüdür. Devlete ait İkta topraklarının adaletli dağıtımından ve kayıtlarından sorumludur. Başındaki görevliye Pervaneci denir. (Not: İkta sisteminin en temel amacı üretimde sürekliliği sağlamaktır).
- Reisü’l Bahr (Emirü’s Sevahil): Sahillerin (Denizlerin) emiri, yani donanma komutanıdır. Büyük Selçuklu’da denizcilik olmadığı için sadece ASD’ye özgü bir makamdır.
Önemli Bilim, Fikir ve Sanat İnsanları: Anadolu’nun göç alması ve İslamlaşma sürecinden dolayı genellikle bilim adamından ziyade manevi “İlim” insanları ön plana çıkmıştır.
- Mevlana Celaleddin Rumi: Mesnevi ve Divan-ı Kebir eserlerinin yazarıdır.
- Hacı Bektaş Veli: Makalat adlı eserin yazarıdır.
- Yunus Emre: Risaletü’n Nushiyye (Nasihatlar Risalesi) adlı eserin yazarıdır.
- Aşık Paşa: Garipname adlı eserin yazarıdır.
- Muhyiddin Arabi: Şeyh-i Ekber lakabıyla bilinen, Vahdet-i Vücut felsefesini savunan düşünürdür.
- Hacı Paşa: Aydınoğullarında hizmet veren, tıp alanındaki uzmanlığıyla “Anadolu’nun İbn Sina’sı” kabul edilen doktordur.
- Gülşehri: Feridüddin Attar’ın Mantıku’t Tayr (Kuşların Dili) adlı eserini Türkçeye çeviren bilgindir.
- Ravendi: Selçuklu tarihini yazan tarihçidir.
- Hoca Dehhani: Divan edebiyatının kurucusu kabul edilir.
Ahilik Teşkilatı ve Bacıyan-ı Rum:
- Ahilik: Temelleri I. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde atılan, Kayseri, Kırşehir ve Konya merkezli esnaf teşkilatıdır. Kurucusu Ahi Evran‘dır (Asıl adı Muhammed bin Ahmet El-Hoyi veya Şeyh Nasirettin’dir). Ahi Evran aslen bir “debbah” (deri ustası) olup, esnafın uyması gereken kuralları Letaif-i Hikmet ve Fütüvvetname adlı kitaplarında yazmıştır. “Ahi” kelimesi Arapçada kardeş, “Evran” ise yılan anlamına gelir (Yılanların Kardeşi lakabıdır).
- Ahilik Teşkilatına sadece Müslümanlar alınmıştır (Avrupa’daki loncalar ve Osmanlı’daki loncalardan en büyük farkı budur). Esnafların başındaki lidere Şeyh veya Pir denir.
- Amaçları; esnaf dayanışmasını sağlamak, kaliteyi korumak, üretilen mala değer biçmek (Narh sistemi) ve mesleki eğitim (çırak-usta ilişkisi) verip mezunlara diploma (İcazetname) vermektir.
- Orta Sandık: Esnafların para biriktirdiği dayanışma sandığıdır, yeni dükkan açacak ustalara faizsiz kredi verilirdi.
- Yalan söyleyen veya hile yapan esnafın “Pabucu dama atılır” ve teşkilattan dışlanırdı. Ahiler, Moğol baskınlarında cihat faaliyetlerine katılarak vatan savunması da yapmışlardır.
- Bacıyan-ı Rum (Anadolu Kadınları): Ahi Evran’ın eşi Fatma Bacı tarafından kurulan, esnaf eşlerinin eğitildiği, dokumacılık gibi işlerle ekonomiye katkı sağladığı bir kadın teşkilatıdır. Bekar kızların himaye edilmesi ve evlendirilmesi gibi sosyal görevleri de vardır. Felsefeleri “Aşına, eşine ve işine dikkat et” prensibidir.
Mimari Eserler ve Eser Bulma Şifresi:
- İlkler: Anadolu Selçuklu Devleti’nin inşa ettiği ilk Han Alayhan (Aksaray yolu), ilk Cami Konya Alaaddin Camii, ilk Medrese Kayseri Koca Hasan Medresesi, ilk Hastane ise Kayseri’deki Gevher Nesibe Darüşşifası‘dır.
- Önemli ASD Eserleri: Tokat Pervane Hamamı, Ankara Akköprü ve Arslanhane Camii, Antalya Yivli Minare, Evdirhan ve Alarahan, Sivas Gök Medrese (ve Buruciye), Kırşehir Cacabey Medresesi (Anadolu’nun ilk rasathanesi / roket mimarili), Kayseri Hunat Hatun Türbesi ve Keykubadiye Sarayı, Erzurum Çifte Minareli Medrese, Konya İnce Minareli Medrese, Karatay Medresesi, Taş Mescit, Beyşehir Kubadabad Sarayı.
- Not: Minarelerin “Çifte” yapılması devletin gücünü sembolize eder.
- Anadolu’da Eser Ayırt Etme Yöntemi: Sınavlarda adını hiç duymadığınız bir eserin hangi devlete ait olduğunu bulmak için şu eleme formülü kullanılır:
- Eser, İlk Türk Beyliklerinin (Danişment, Saltuk, Mengücek, Artuk - DSMAÇ) bilinen temel eserlerinden biri mi? Değilse ikinci adıma geçilir.
- Eserin bulunduğu il; Osmanlı’nın bölgedeki ilk fatihi olduğu Edirne, İstanbul, Bursa, Çanakkale (Trakya geneli) veya Trabzon mu? Eğer bu illerdense eser Osmanlı Devleti’ne aittir.
- Eserin adında Paşa, Yeşil, Haseki, Ağa, Sultan, Çelebi gibi doğrudan Osmanlı’ya özgü lakap/unvanlar geçiyor mu? (Örn: Diyarbakır Hasan Paşa Hanı, Bursa Yeşil Türbe). Eğer geçiyorsa eser Osmanlı Devleti’ne aittir.
- Eğer eser DSMAÇ’a ait değilse, belirtilen 5 Osmanlı ilinde değilse ve Osmanlı unvanları taşımıyorsa, cevap Anadolu Selçuklu Devleti (ASD)‘dir. (Özellikle ‘Alaaddin’ ve ‘Çifte’ isimleri çoklukla ASD’yi işaret eder).
- İki Önemli İstisna: Afyonkarahisar’da bulunan Sultandağı Medresesi isminde “Sultan” geçmesine rağmen Osmanlı’ya değil, Anadolu Selçuklu Devleti’ne aittir. Erzurum’da bulunan Yakutiye Medresesi ise İlhanlılardan kalmıştır.
Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.
Yorum yaz