İçeriğe geç
KPSS Coğrafya Ders Notu PDF

2026 KPSS ve AGS Coğrafya Ders Notları: Türkiye’nin İklimi ve Yer Şekilleri Analizi

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 6 dk

1. Fön Rüzgarları ve Yer Şekilleri Etkisi Fön rüzgarları, rüzgarın bir dağ kütlesi boyunca yükselip, dağı aştıktan sonra diğer yamaçtan aşağı doğru inerken sürtünmenin etkisiyle ısınması olayına verilen addır. Bu rüzgarların Türkiye’de farklı yörelerde esmesinin ve etkili olmasının temel nedeni yer şekillerinin çeşitliliği (dağlık ve engebeli arazilerdir). Fön rüzgarının oluşumunun üç kıta arasında yer almamızla veya Kuzey/Güney Yarımküre’de bulunmamızla (matematik konumla) hiçbir ilgisi yoktur.

2. Türkiye’de Ormanların ve Ağaç Türlerinin Dağılışı Bitki örtüsünün harita üzerindeki dağılışı iklim ve yükselti şartlarına bağlıdır:

  • Meşe: Türkiye’de daha çok iç bölgelerde geniş yayılış gösterir.
  • Sarıçam: Özellikle Doğu Karadeniz’in yüksekleri ile Ardahan hattı çevresinde görülür.
  • Karaçam: Karadeniz ve Akdeniz’de bulunmakla birlikte, orman yoğunluğunun en fazla olduğu Batı Karadeniz bölümünde yaygındır.
  • Önemli Detay: Harita üzerinde ağaç dağılışı aranırken deltalar istisnadır. Örneğin Karadeniz’deki Çarşamba Ovası gibi düz akarsu deltalarında orman bulunmaz; ormanlar dağların yüksek iç kesimlerinde yer alır.

3. Yağış Dağılışı, Yükselti ve Yamaç Yağışları Türkiye’de yıllık yağış miktarının en yüksek olduğu yerler sırasıyla; Doğu Karadeniz, Batı Karadeniz ve Akdeniz-Ege geçişindeki Muğla (Menteşe Dağları) ile Antalya hattıdır.

  • Samsun’un İstisnai Durumu: Samsun Karadeniz kıyısında yer almasına rağmen bu illerden çok daha az yağış alır.
  • Nedeni: Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında denizden gelen nem, yüksek dağlara çarpıp yükselerek “yamaç yağışlarını” oluşturur. Doğu Karadeniz’deki veya Antalya ve Menteşe yöresindeki dağlar kıyının hemen gerisinde çok yüksek olarak uzanırken, Samsun’un arkasındaki Canik Dağları’nın yükseltisi daha azdır. Yükseltinin az olması nedeniyle hava yeterince soğuyup içindeki nemi bırakamaz, bu da Samsun’da yağışın az olmasına neden olur.

4. Ocak Ayı Sıcaklık Farkları ve Karasallık Farklı şehirler arası sıcaklık farkı kıyaslanırken illerin denizel veya karasal (iç bölge) konumlarına bakılmalıdır. İzmir, Mersin, İstanbul, Samsun ve Bursa (Mudanya, Gemlik) deniz kıyısında yer aldıkları için kış aylarında ılıman ve sıcaktır. İç kesimlerdeki Konya, Şanlıurfa, Tokat, Kayseri ve Ağrı ise soğuktur. Verilen iller arasında en düşük sıcaklığa sahip (en şiddetli karasallık ve yüksekliğin olduğu) Ağrı ile deniz kıyısındaki iller karşılaştırıldığında Ocak ayı sıcaklık farkı en yüksek düzeyde çıkar.

5. Gerçek ve İndirgenmiş Sıcaklık Arasındaki Fark Gerçek sıcaklık bulunulan rakımda ölçülen sıcaklık iken, indirgenmiş sıcaklık her yerin sıfır metre (deniz seviyesinde) kabul edilerek hesaplandığı sıcaklıktır. Dağ yamacında yükseldikçe her 200 metrede sıcaklık 1°C azalır.

  • Deniz kıyısında bulunan (sıfır metredeki) Mersin gibi merkezlerde, gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık aynıdır (fark yoktur).
  • Yükseltinin çok fazla olduğu dağlık alanlarda ise, zirveden sıfır metreye inerek yapılan indirgeme işlemi sonucunda sıcaklık değerleri çok değişeceği için gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark en fazla olur.

6. İzoterm (Eş Sıcaklık) Haritalarının Okunması ve Sıcaklık Farkları İzoterm eğrileri sayı doğrusu veya basamak sistemi mantığıyla artarak ya da azalarak ilerler. İzoterm harita analizlerinde temel kural, çizgilerin arasında veya ardında kalan merkezlerin tahmini sıcaklıklarını bulmaktır:

  • Tuz Gölü Çevresi: 28°C ile 30°C izotermleri arasında kaldığı için sıcaklığı 30°C’nin altındadır.
  • İstanbul: Çevresinde 26°C ve 28°C çizgileri yer aldığı için sıcaklığı 26°C’nin üzerindedir.
  • Van Gölü Çevresi: 32°C ile 34°C izotermleri arasında yer alır.
  • Mersin Çevresi: 34, 32, 30 ve 28 şeklinde azalan eğrilerin ardından geldiği için, aksini iddia eden başka bir çizgi bulunmadığından sıcaklığı 28°C’nin altındadır.
  • Maksimum Sıcaklık Farkı Hesabı: Harita üzerindeki en yüksek sıcaklık ile en düşük sıcaklık arasındaki fark hesaplanırken çizgiler üzerindeki sayılara doğrudan bakmak yanıltıcıdır. Örneğin, en yüksek çizgi 34°C olsa bile Şırnak çevresi bu çizginin daha da sıcağında kaldığı için 35-36°C kabul edilebilir. Benzer şekilde en düşük çizgi 24°C olsa da, Ardahan çevresi bu çizginin daha da soğuk tarafında olduğu için 22°C kabul edilebilir. Bu durumda 36°C’den 22°C çıkarıldığında sıcaklık farkı (10’dan fazla) 14°C’yi bulmaktadır. Ege ve Akdeniz kıyılarında sıcaklık değerleri genel olarak 28°C’nin üstünde seyretmektedir.

7. Rüzgar Frekans Gülleri ve Hakim Rüzgar Yönleri Bir merkeze rüzgarın en sık hangi yönden geldiğini gösteren grafiklere rüzgar frekans gülü denir. Uzun çizgiler rüzgarın sık geldiği, kısa çizgiler ise engellerden dolayı gelemediği yönü gösterir ve bu durum tamamen dağların uzanışıyla (yer şekilleri) ilgilidir:

  • İzmir: Dağlar doğu-batı yönlü uzandığı için kuzey ve güney rüzgarları engellenir; uzun çizgiler doğu-batı istikametindedir.
  • Karadeniz (Samsun, Artvin/Murgul): Dağlar güneyden gelen rüzgarları engellediği için rüzgar kuzeyden (deniz üzerinden) sık gelir; uzun çizgi kuzeydedir.
  • Akdeniz (Antalya): Toros Dağları kuzeyi kapattığı için rüzgarı denizden, yani güneyden alır; uzun çizgi güneydedir.
  • Düz ve Engelsiz Araziler: İç Anadolu Bölgesi veya Güneydoğu Anadolu (Şanlıurfa/Ceylanpınar) gibi etrafı düz ve engelsiz olan merkezlerde rüzgar her yönden eşit gelir, bu nedenle frekans gülündeki çizgilerin hepsi eşittir (tek bir uzun çizgi yoktur).

8. Yerel Rüzgarlar ve Basınç Merkezleri Türkiye’de sıcaklığı düşüren ve artıran yerel rüzgarlar yönlerine göre sınıflandırılır:

  • Kuzeyden Esenler (Sıcaklığı Düşürür): Karayel, Yıldız ve Poyraz.
  • Güneyden Esenler (Sıcaklığı Artırır): Samyeli (Keşişleme), Kıble ve Lodos.
    • Lodos’un Özellikleri: Güneybatıdan esen Lodos sıcaklığı artırır, yağış (gözü yaşlı rüzgar) getirme ihtimali yüksektir ve baca dumanlarını geri ittiği için kış aylarında tehlikeli soba zehirlenmelerine neden olur.
  • Basınç Merkezleri: Türkiye’yi etkileyen termik (ısınma-soğumaya bağlı) kökenli başlıca basınç merkezleri; şiddetli soğuk getiren Sibirya ile sıcaklık getiren Basra basınç merkezleridir.

9. Maksimum Nem, Yağış Rejimi ve Yağış Miktarı

  • Maksimum Nem (Nem Taşıma Kapasitesi): Sıcaklıkla doğrudan orantılıdır. Sıcaklık ne kadar artarsa havanın kapasitesi (maksimum nemi) o kadar yüksek olur. Yaz aylarında Türkiye’nin en sıcak yeri olan Güneydoğu Anadolu’da maksimum nem en yüksektir. Kış aylarında ise sıcaklığın en yüksek olduğu Ege (ve Akdeniz) kıyıları maksimum nemin en yüksek olduğu bölgelerdir.
  • En Az Yağış Alan Yerler: Türkiye’de yağışın yetersiz olduğu başlıca alanlar; Tuz Gölü çevresi, Iğdır, Harran (Urfa) ve Malatya ovaları gibi alçakta/çukurda kalan karasal yerlerdir. Bu illerin aksine, Hatay’daki Amanos Dağları yükseltisinin fazla olmasından ve havayı soğutmasından dolayı bol yağış almaktadır.
  • Konveksiyonel Yağışlar: Havanın ısınıp aniden yükselmesi ve soğumasıyla oluşan yağışlardır. Konveksiyonel yağışlar İç Anadolu’da ilkbahar mevsiminde; yükseltisi çok fazla olan ve ısınması geciken Erzurum çevresinde ise yaz mevsiminde düşmektedir.

10. Karadeniz İklim Grafiğinin Özellikleri Karadeniz iklimine ait bir merkezin sıcaklık ve yağış grafiği analiz edildiğinde şu temel sonuçlara ulaşılır:

  • Yıllık ortalama yağış miktarı 2000 milimetrenin üzerindedir (Türkiye’nin en fazla yağış alan yöresidir).
  • Nem ve yağış isteği fazla olan tarım ürünleri (örneğin mısır) doğal yetişme şansı bulur.
  • En fazla yağış sonbahar mevsiminde görülür.
  • Nem miktarının fazla olmasından dolayı yıllık sıcaklık farkı düşüktür ve havada yağış oluşma ihtimalini gösteren bağıl nem oranı çok yüksektir.

11. Vejetasyon Süresi ve Bitki Formasyonları

  • Vejetasyon Süresi: Sıcaklık değerlerinin 0°C’nin üzerine çıkıp ağaçların tomurcuklanmaya, çiçek açmaya başladığı tarihe vejetasyon sürecinin başlangıcı denir. Bir yer ne kadar sıcaksa vejetasyon (bitkinin uyanık kaldığı) süresi o kadar uzundur. Erzurum gibi aşırı soğuk olan illerde ağaçların çiçek açması geç başlar ve kısa sürer, bu nedenle vejetasyon süresinin en kısa olduğu yerler soğuk/karasal alanlardır (Erken gelen kar yağışları tomurcukları döker ve tarım ürünlerine zarar verebilir).
  • Maki ve Garig Formasyonu: Akdeniz iklim bölgesinde maki bitki örtüsünün insanlar tarafından tahrip edilmesiyle Garig adı verilen bitki örtüsü (örneğin Kekik) oluşur.
    • Makilerin Özellikleri: Maki bitkileri derin köklü, ufak, sert yapraklı ve dikenli çalılardır. Yapraklarının kalın, sert, cilalı, mumsu ve keçeli (tüylü) bir tabakayla kaplı olmasının temel sebebi, bölgedeki aşırı sıcaklığa ve yüksek buharlaşmaya karşı bitkinin su kaybını önleyerek kendisini koruma altına almasıdır.
  • Endemik ve Karasal Bitki Türleri: Trakya veya İç Anadolu gibi karasal alanlarda Üvez, Yabani Erik ve Isparta çevresinde Gül yetişirken; sadece Doğu Anadolu’ya özgü endemik bir tür olarak Ters Lale bilinmektedir.
  • Ormanların Dikey Dağılışı (Kuşaklar Oluşturması): Kaçkar Dağları gibi yamaçlarda kıyıdan yukarıya dikey doğrultuda çıkıldıkça sırasıyla; geniş yapraklı ormanlar, karma ormanlar, iğne yapraklı ormanlar ve alpin çayırlar görülür. Bitki örtüsünün bu şekilde kuşaklara ayrılmasının tek ve temel nedeni yükseltiye bağlı olarak sıcaklığın azalmasıdır.

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz