2026 KPSS ve AGS Coğrafya Ders Notları: Türkiye’nin İklimi (Nem ve Yağış)
Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 5 dk
Türkiye’nin iklim özelliklerini ve havada yağışın nasıl meydana geldiğini tam olarak kavrayabilmek için nem çeşitlerini ve yağış oluşum biçimlerini bilmek gereklidir. Havada yağışın gerçekleşmesi tamamen sıcaklık ve nem dengesine bağlıdır.
1. Nem Çeşitleri ve Türkiye’deki Dağılışları
Havada yağışın oluşabilmesi için bilinmesi gereken üç temel nem türü bulunmaktadır:
- Mutlak Nem: Havanın içinde halihazırda var olan su buharı (nem) miktarıdır. Mutlak nemin oluşabilmesi için bir ısı kaynağına (Güneş) ve su kütlesine ihtiyaç vardır; bu ikisinin birleşmesiyle buharlaşma gerçekleşir ve nem havaya karışır. Su kaynaklarının bulunduğu kıyı bölgelerimizde mutlak nem, iç kesimlere göre çok daha fazladır. Kıyılarımız arasında Güneş ışınlarını daha büyük açıyla alan ve dolayısıyla daha sıcak olan Akdeniz kıyıları, buharlaşmanın en yüksek seviyede olmasından dolayı mutlak nemin en fazla olduğu yerdir. Mutlak nem miktarı güneyden kuzeye doğru gidildikçe sıcaklığın düşmesine bağlı olarak azalır (Sıralama: Akdeniz > Ege > Marmara > Karadeniz). Kıyılarda yağış miktarının iç bölgelere göre fazla olmasının temel sebebi mutlak nemin kıyılarda yüksek olmasıdır.
- Maksimum Nem: Havanın nem taşıma kapasitesidir (havanın kendisi/hacmi olarak düşünülebilir). Maksimum nem doğrudan suyla değil, sıcaklık ile doğru orantılıdır. Sıcaklık arttıkça havanın genleşmesi sonucu maksimum nem (taşıma kapasitesi) artar.
- Yaz aylarında sıcaklığın en yüksek olduğu Güneydoğu Anadolu Bölgesi, maksimum nemin en fazla olduğu yerdir.
- Kış aylarında ise sıcaklığın en yüksek olduğu Akdeniz Bölgesi, maksimum nemin en fazla olduğu yerdir (Eğer sorularda kış için Akdeniz seçeneği yoksa, Ege Bölgesi İç Anadolu’ya göre daha sıcak olduğu için Ege tercih edilmelidir).
- Bağıl Nem: Havada yağışın olma ihtimalini ifade eder. Bir yerde yağışın olabilmesi (havanın içindeki nemi bırakabilmesi) için havanın mutlaka soğuması gerekir. Hava soğudukça havanın nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) azalır, bu da fazla nemin yeryüzüne yağış olarak düşmesini sağlar. Bu nedenle bağıl nem (yağış ihtimali), sıcaklık ile ters orantılıdır. Türkiye’de kıyılar arasında, kuzeyden (Karayel, Yıldız, Poyraz) gelen hava kütlelerinin etkisiyle sürekli soğuyan ve buna bağlı olarak dört mevsim yağış ihtimali (bağıl nem) en yüksek olan yer Karadeniz Bölgesi‘dir. (Akdeniz’de mutlak ve maksimum nem bulunsa da güneyden sürekli sıcak hava geldiği için yıl boyu yağış ihtimali Karadeniz kadar yüksek değildir; Akdeniz asıl hava soğumasını yaşadığı kış aylarında yağış alır).
2. Türkiye’de Yağış Oluşum Şekilleri
Türkiye’de nemli havanın soğuyup yağışa dönüşmesi üç farklı biçimde gerçekleşir:
A. Yamaç (Orografik) Yağışları: Deniz üzerinden gelen nemli rüzgarların, kıyıya paralel uzanan dağ yamaçları boyunca mecburen yükselerek soğuması ve içindeki nemi yamaçlara bırakmasıyla oluşan yağışlardır. Bu yağışın oluşabilmesi için denizel nemin yanı sıra, dağların kıyıya paralel uzanması gerekmektedir.
- Görüldüğü Yerler: Dağların kıyıya paralel uzandığı Karadeniz ve Akdeniz’de en yaygın yağış türüdür. Marmara’da Yıldız Dağları’nda ve Hatay’da Amanos Dağları’nda da görülür.
- Ege İstisnası: Ege Bölgesi’nde dağlar kıyıya dik uzandığı için denizden gelen hava kütlesi bir dağ yamacına çarpıp yükselmez, dağların arasından iç kesimlere girer. Bu nedenle İzmir gibi illerde yamaç yağışı görülmez. Ege’de yamaç yağışının görüldüğü tek yer, dağların kıyıya paralel uzandığı Muğla (Menteşe Dağları) yöresidir. Bu özellik Muğla’yı Ege’nin en çok yağış alan ve en fazla ormana sahip ili yapar.
- Rize ve Samsun Farkı: Her ikisi de Karadeniz’de yer alıp yamaç yağışı almasına rağmen Rize, Türkiye’nin en fazla yağış alan ilidir. Bunun temel sebebi yükselti farkıdır. Rize’nin arkasındaki dağlar kıyıya daha yakın ve Canik Dağları’nın bulunduğu Samsun’a göre daha yüksektir. Hava ne kadar çok yükselirse o kadar çok soğur ve taşıdığı tüm nemi Rize yamaçlarına bırakır.
B. Konveksiyonel (Yükselim) Yağışları: Özellikle iç bölgelerde, ısınan yeryüzündeki suların buharlaşıp aniden yükselmesi ve soğumasıyla meydana gelen yağışlardır.
- İç Anadolu Bölgesi (İlkbahar): İç kesimlerde suların buharlaşabilmesi için kışın yağan karların erimesi gereklidir. İç Anadolu’da karlar İlkbahar mevsiminde eridiği için, bu bölge en fazla yağışını konveksiyonel yollarla ilkbaharda alır. Güneşin tepe noktasına ulaştığı saat 12:00’den birkaç saat sonra havanın aniden yükselip soğumasıyla ikindi vakitlerinde sağanak (sel) yağışlarına dönüşür. Bu yağışlara yöresel olarak “Kırkikindi Yağışları” veya aniden bastırıp memurları ıslattığı için “Memur Islatan” denir. İlkbahar yağışları sonucunda Bozkır bitki örtüsü (küçük otlar) gelişir ve bu alanlarda küçükbaş hayvancılık yapılır. (Bu yağış türü karasal olan Ergene yöresinde ve İç Batı Anadolu’da da görülür).
- Erzurum-Kars Bölgesi (Yaz): Bu bölgenin İç Anadolu’dan temel farkı çok daha yüksek olmasıdır. Yükseltinin fazla olmasından dolayı havanın ısınması ve karların erimesi gecikir; karlar ancak Yaz aylarında erir. Bu nedenle Erzurum-Kars yöresi en fazla yağışını yazın (yine konveksiyonel olarak) alır. Yaz aylarında düşen yağışlar sayesinde bu bölgede Alpin çayırları (büyük otlar) yeşerir ve buna bağlı olarak büyükbaş hayvancılık yapılır.
C. Cephe (Depresyon/Frontal) Yağışları: Güneyden (Ekvator yönünden) gelen sıcak hava kütleleri ile kuzeyden (Kutup yönünden) gelen soğuk hava kütlelerinin karşılaşması sonucu sıcak havanın soğuk havanın üzerine yükselip soğumasıyla oluşur.
- Türkiye’de cephe yağışlarının görülmesi mutlak (matematik) konumumuzun bir sonucudur (Orta Kuşak’ta bulunmamıza bağlıdır).
- Daha çok Kış aylarında; Marmara, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde etkilidir (sıcak ve soğuk havanın ilk karşılaşma alanları buralar olduğu için).
- Güneyden rüzgarlarla taşınan çöl kumlarının soğuk ve nemli hava ile Ege, Akdeniz ve Güneydoğu’da karşılaşması sonucu zaman zaman “çamur yağışları” şeklinde kendini gösterir.
3. Yağışın Rejimi (E Kuralı) ve Yağış Miktarı Uç Noktaları
Türkiye’de bölgelerin en fazla yağış aldıkları mevsimleri “Küçük e” kuralı ile belirlemek mümkündür. Türkiye haritası üzerinde İç Anadolu’dan başlayarak küçük bir “e” harfi çizildiğinde mevsim sıralaması ortaya çıkar:
- İç Anadolu: İlkbahar (Konveksiyonel)
- Erzurum-Kars (Doğu Anadolu): Yaz (Konveksiyonel)
- Karadeniz: Sonbahar (Yazın biriken nemin kuzey rüzgarlarıyla kıyıya daha sert itilmesi sonucu yamaç yağışı)
- Marmara, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu: Kış (Cephe)
Türkiye’nin En Çok ve En Az Yağış Alan Yerleri:
- En Fazla Yağış Alan Yer: Karadeniz’e dönük, dağların denize paralel ve yüksek olduğu Rize’dir (Doğu Karadeniz). Rize’yi sırasıyla Batı Karadeniz, Muğla (Menteşe Dağları), Antalya, Samsun ve Yıldız Dağları takip eder. (Samsun’un diğerlerinden farkı; yükseltisi az olduğu için aldığı daha az miktardaki yağışın 12 aya çok düzenli bir şekilde dağılmış olmasıdır).
- En Az Yağış Alan Yer: Etrafındaki yüksek dağların arasında “çukurda” kaldığı için havanın soğuyamadığı (mikroklima alanı olan) Iğdır’dır. Havanın soğuyup içindeki nemi bırakabilmesi için yükselmesi gerekirken, çukur alanlarda bu mümkün olmaz. Iğdır’ı sırasıyla Tuz Gölü çevresi, yine çukurda kalan Malatya ovası ile karasal olan Güneydoğu Anadolu ve Ergene (Trakya) yöreleri takip eder. (Not: Hakkari karasal olmasına rağmen çok yüksek olduğu için hava kolayca soğur ve bol yağış alır; bu yüzden az yağış alan yerler grubuna girmez).
Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.
Yorum yaz