2026 KPSS ve AGS Coğrafya Ders Notları: Dış Kuvvetler, Aşındırma ve Biriktirme Şekilleri
Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 9 dk
Yeryüzünün şekillenmesinde magmadan güç alan iç kuvvetlerin yanı sıra; kaynağını Güneş’ten alan dış kuvvetler (akarsular, rüzgarlar, buzullar ve dalgalar) de büyük rol oynar. Çöllerde rüzgarlar, kutuplarda buzullar etkiliyken; ılıman orta kuşakta yer alan Türkiye’de aşındırma ve biriktirme konusunda en fazla etkiye sahip olan dış kuvvet akarsulardır.
1. Akarsu Aşındırma Şekilleri
Akarsuların hızı, yatak eğimi, su ve yük miktarı ile bitki örtüsü gibi faktörlere bağlı olarak çeşitli aşındırma şekilleri ortaya çıkar.
- Çentik Vadi (V Şekilli Vadi): Yükseltinin ve eğimin fazla olduğu alanlarda akarsuyun derine doğru aşındırma yapmasıyla oluşur. Türkiye’de en belirgin örneği Doğu Karadeniz’de yer alan Çoruh Nehri üzerindedir. Vadi çok derin olduğu için vadiyi kapatarak kurulan barajların dolgu gövdeleri de yüksek olmak zorundadır; bu sebeple Türkiye’nin en yüksek barajları olan Deriner ve Yusufeli barajları bu vadi tipi sayesinde Çoruh üzerinde kurulmuştur.
- Boğaz Vadi (U Şekilli Vadi): Çentik vadiye göre aşındırmanın bir miktar daha az olduğu, dağların arasından geçen U şekilli vadilerdir. Akarsular kuruduğunda veya dağları yardığında dağların her iki yamacı arasında doğal geçit işlevi görürler. Akdeniz’de Toroslar üzerinde yer alan ve kıyı ile iç kesimleri bağlayan Gülek Boğazı (Tarsus) ve Çubuk Boğazı (Antalya) en önemli örnekleridir.
- Asimetrik Vadi: Akarsuyun geçtiği vadinin bir yamacındaki kayaçların dirençli, diğer yamacındakilerin ise daha dirençsiz (zayıf) olması sebebiyle; bir tarafın az, diğer tarafın fazla aşınmasıyla oluşan orantısız vadilerdir.
- Kanyon Vadi: Genellikle kalker gibi karstik arazilerde, suların derine doğru basamaklı aşındırmasıyla oluşur. Dünya çapında kanyonlar ABD’de çok yaygın olsa da Türkiye bu konuda oldukça zengindir. Antalya’da Köprüçay üzerinde rafting yapılan Köprülü Kanyon Milli Parkı, Aksaray’da Ihlara Vadisi ve Uşak’taki Ulubey Kanyonu Türkiye’nin en değerli örnekleridir.
- Geniş Tabanlı Vadi: Yükseltinin ve eğimin azaldığı deltalar gibi kıyı bölgelerinde görülür. Akarsu bu vadilerde yüzeyden aktığı için taşkın yapma ihtimali çok yüksektir. Yunanistan sınırındaki Ergene ile Ege’deki (Büyük/Küçük Menderes vd.) akarsular geniş tabanlı vadiler içinde akar.
- Şelale ve Dev Kazanı: Akarsuyun direnci zayıf bir kayaçla karşılaşıp burayı aşındırması ve yüksekten aşağı düşmesiyle şelaleler (çağlayan/çavlan) oluşur. Düşen suyun oluşturduğu çukurluğa ise dev kazanı denir. Van’da Muradiye, Erzurum’da Tortum, Antalya’da Kurşunlu ve Manavgat, Mersin’de Tarsus şelaleleri önemli turizm merkezleridir.
- Peri Bacaları: Hem iç kuvvetlerin (volkanizma) hem de dış kuvvetlerin (akarsu ve rüzgar) ortak eseri olan yapılardır. Volkanik arazilerdeki (bazalt) sert tabakaların üstte kalıp, alttaki zayıf arazinin akarsu ve rüzgarlar tarafından aşındırılmasıyla oluşur. Nevşehir (Kapadokya), Van (Vanadokya), Manisa (Kula / Kuladokya) ve Erzurum (Narman kırmızı peri bacaları) çevresinde görülür. Nevşehir’deki Uçhisar Kalesi, insanların bu şekilleri oyarak oluşturduğu dünyanın ilk apartmanlarından biri olarak kabul edilir ve küresel bir turizm cazibe merkezidir.
- Kırgıbayır (Badlands / Kötü Arazi): Kurak ve yarı kurak iç bölgelerde, bitki örtüsünün fakir olduğu alanlarda konveksiyonel (sağanak) yağışların yüzeyi parçalamasıyla oluşan engebeli arazilerdir.
- Plato: Akarsular tarafından derince yarılmış, ancak eprojenezle (kıta oluşumu) toptan yükselmeye maruz kaldığı için yüksekte kalmış düzlüklerdir.
- Karstik Platolar: Nüfusun ve ekonominin az, kıl keçisinin yaygın olduğu Teke ve Taşeli.
- Lav Platoları: Yaz yağışı, çernezyum toprak, Alpin çayırları ve büyükbaş hayvancılığın olduğu Erzurum-Kars-Ardahan ile Kapadokya platoları.
- Aşınım Platoları: Nüfus, sanayi ve gelişmişliğin en yüksek olduğu Çatalca-Kocaeli ile Ordu’daki Perşembe platoları.
- Tabaka Düzlüğü Platoları: Ege’de Yazılıkaya; İç Anadolu’da Obruk, Cihanbeyli, Haymana, Bozok, Uzunyayla; Güneydoğu’da Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman ve Diyarbakır platolarıdır.
- Peneplen (Yontuk Düz): Akarsuların aşındırma faaliyetlerinin son evresinde araziyi tamamen törpüleyip düzleştirmesiyle oluşan yapılardır. Türkiye genç oluşumlu ve hala aşınan bir arazi olduğu için tam anlamıyla peneplen haline gelmemiştir; ancak yükseltisi en az olan Marmara Bölgesi peneplen olmaya en yakın yerdir.
2. Akarsu Biriktirme Şekilleri
Akarsuyun aşındırdığı materyalleri (yükü) biriktirebilmesi için yatak eğiminin, akış hızının ve su miktarının azalması; taşıdığı yük miktarının ise artması gerekir. Bu durum genellikle yükseltinin azaldığı yerlerde görülür.
- Birikinti Konisi, Yelpazesi ve Dağ Eteği Ovası: Dağdan inen akarsuyun eğimin azaldığı yamaçlarda materyallerini biriktirmesiyle önce birikinti konisi, bu konilerin büyümesiyle yelpaze, bunların da birleşmesiyle dağ eteği ovası oluşur. Bu ovalar alüvyal topraklardan oluştuğu için verimlidir ve yerleşime açılır. Uludağ’ın eteklerine kurulan Bursa, Kahramanmaraş ve Hatay’da Amanos Dağları eteklerindeki İskenderun yöresi bu oluşuma örnektir.
- Dağ İçi Ovası: Dağların arasındaki çukurluklarda (Erzincan, Erzurum gibi tektonik özellikli ovalarda) akarsuların biriktirme yapmasıdır.
- Taban Seviyesi (Kıyı Düzlüğü) Ovası: Akarsu, taşıdığı materyalleri denizin derinliğinden dolayı denizin içine (delta) biriktiremeyip kıyının hemen gerisine (karaya) biriktirirse bu ovalar oluşur. Antalya ve Manavgat çevresindeki düzlük alanlar kıyı düzlüğü (taban seviyesi) ovasına örnektir.
- Delta Ovası: Akarsuyun taşıdığı materyalleri (alüvyonları) doğrudan denizin içerisine biriktirmesiyle oluşur. Deltanın oluşabilmesi için kıyının sığ (kıta sahanlığının geniş/derinliğin az) olması, güçlü dalga ve akıntıların olmaması, ayrıca Türkiye okyanusa kıyısı olmadığı için şanslı olduğumuz okyanus gelgitlerinin (med-cezir) yaşanmaması gerekir. Lös değil alüvyal topraklardan oluştukları için çok verimlidirler.
- En Büyük Delta: Seyhan ve Ceyhan’ın oluşturduğu Çukurova‘dır (hemen yanında Silifke deltası vardır).
- Bölgelere Göre: Deltaların en fazla olduğu bölge eğimin az olduğu Ege‘dir. Karadeniz’de Kızılırmak ve Yeşilırmak’ın oluşturduğu Bafra ve Çarşamba; Sakarya nehrinin döküldüğü yerde Karasu Deltası; Marmara/Ege sınırında ise Meriç Deltası yer alır.
- Irmak Adası: Akarsu yatağında eğimin azaldığı noktalarda, materyallerin akarsuyun ortasında adacıklar şeklinde birikmesidir. Bafra ve Çukurova gibi eğimin az olduğu düzlüklerde sıklıkla görülür.
3. Hem Aşındırma Hem Biriktirme Yapan Akarsu Şekilleri
- Menderes (Büklüm): Eğimin azaldığı yerlerde akarsuyun yılan gibi sağa ve sola kıvrımlar çizerek akmasıdır. Akarsu kıvrılırken bir yamaca çarpıp aşındırır, diğer yamaca ise taşıdığı materyali biriktirir; bu nedenle Menderes hem aşındırma hem biriktirme şeklidir. Eğimin ve yükseltinin az olduğu Ege Bölgesi’ndeki Büyük/Küçük Menderes nehirlerinde, Çukurova’da ve Bafra’da net olarak görülmekle birlikte; eğimin azaldığı yüksek rakımlı alanlarda da (Hakkari Zap suyu üzerinde) küçük mendereslere rastlanabilir.
- Taraça (Seki): Akarsu yatağının basamaklı bir yapı almasıdır; bu da hem aşındırma hem de biriktirme süreçlerinin ortak sonucudur.
4. Karstik Şekiller
Akdeniz’de kalker (kireçtaşı); Çankırı, Yozgat ve Sivas hattında ise jips (alçıtaşı) ve kaya tuzunun erimesiyle oluşan şekillerdir.
- Karstik Aşındırma Şekilleri: Kireçtaşının erimesiyle oluşan en küçük çukurluklara Lapya denir. Lapyalar büyüyerek Dolin‘e, dolinler birleşerek Uvala‘ya dönüşür. Uvalaların da genişlemesiyle en büyük karstik aşındırma şekli olan Polye (Karstik Ova) meydana gelir. Elmalı, Kestel, Acıpayam, Tefenni, Gembos, Isparta, Burdur, Muğla ve Denizli ovaları karstik yapıdadır. Suların yeraltına sızmasıyla oluşan Mağaralar (Tokat Ballıca, Antalya Karain) ve bunların birleşmesiyle oluşan Galeriler, insanların ilk yaşam alanlarındandır. Mağara tavanlarının çökmesiyle oluşan dev çukurlara Obruk, yeraltı sularının yeryüzüne çıktığı kaynak noktalarına ise Düden (Düden Şelalesi vb.) adı verilir. (Not: Konya’da tarımsal sulama için artezyen kaynakların aşırı kullanılması yeraltı su dengesini bozmuş ve çöküntü depremleriyle obruk oluşumlarını ciddi şekilde artırmıştır).
- Karstik Biriktirme Şekilleri: Yeraltına sızan kireçli suların mağara tavanından aşağı damlayarak donmasıyla Sarkıt, damlayıp zeminde birikmesiyle Dikit, ikisinin birleşmesiyle Sütun oluşur. Yeryüzüne çıkan kireçli sıcak suların kalsiyum karbonat formunda çökelmesiyle ise basamaklı Travertenler oluşur (UNESCO mirasındaki Denizli Pamukkale Türkiye’nin en popüler örneğidir).
5. Rüzgar Aşındırma ve Biriktirme Şekilleri
Rüzgarlar, denizellikten uzak karasal bölgelerde (İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu vb.), bitki örtüsünün fakir olduğu alanlarda etkili olur.
- Aşındırma Şekilleri: Farklı dirençteki kayaların alt kısımlarının rüzgarla oyularak aşınmasıyla Mantar Kaya ve Şahit Kaya, rüzgarların kayaları delik deşik etmesiyle Tafoni ve derince yarılmış araziler olan Yardang ortaya çıkar.
- Biriktirme Şekilleri: Kumların taşınıp birikmesiyle Kumullar, hilal şeklini almasıyla Barkanlar ve rüzgarın taşıdığı ince toprak olan Lösler oluşur. (Not: Gerçek çöller bulunmadığı için hilal şeklindeki Barkan kumulları Türkiye’de görülmez).
6. Dalga ve Kıyı Şekilleri
Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de dalgaların aşındırma veya biriktirme yapması, tamamen kıyının derinliğine ve dağların kıyıya uzanış biçimine bağlıdır.
- Dalga Aşındırma Şekilleri (Falez / Yalıyar): Dağların kıyının hemen gerisinden yüksek bir şekilde (paralel) uzandığı yerlerde, dalgaların kıyıya çarpıp altını oymasıyla oluşan dik uçurumlardır. Falezlerin bulunduğu kıyılarda deniz birden derinleştiği için kıta sahanlığı çok dardır. Antalya (Lara hattı), Doğu Karadeniz, Batı Karadeniz ve Teke/Taşeli platoları falezlerin yaygın olduğu yerlerdir.
- Dalga Biriktirme Şekilleri: Falezlerin aksine dağların kıyıya dik uzandığı veya kıyının gerisinde kaldığı, deniz derinliğinin az (kıta sahanlığının geniş) olduğu yerlerde görülür; Çukurova, Ege deltaları ve Orta Karadeniz (Samsun) buralara örnektir.
- Kumsal: Dalgaların taşıdığı kumları sığ kıyılarda biriktirmesidir.
- Kıyı Oku: Kumsalların denizin içine doğru ok şeklinde uzanmasıdır (Fethiye Ölüdeniz en güzel örneğidir).
- Lagün (Deniz Kulağı / Kıyı Set Gölü): Kıyı okunun büyüyerek bir koyun ya da körfezin önünü tamamen kapatması ve orayı göl haline getirmesidir. İstanbul’daki Büyükçekmece, Küçükçekmece ve Terkos ile Adana’daki Akyatan, Ağyatan ve Bafra’daki Balık gölleri bu oluşuma örnektir.
- Tombolo (Saplı Ada): Dalgaların getirdiği kumların kıyıya yakın bir adayı karaya bağlamasıdır. Türkiye’nin en güzel doğal limanlarından biri olan Sinop İnceburun (Sinop Yarımadası) ve Balıkesir’deki Kapıdağ Yarımadası (sağında Bandırma, solunda Erdek Körfezi bulunur) tombolo örnekleridir.
7. Türkiye’de Görülen Kıyı Tipleri
- Boyuna Kıyılar: Dağların kıyıya paralel (doğu-batı) uzandığı Karadeniz ve Akdeniz‘de görülür. Koy, körfez ve girinti-çıkıntı sayısı azdır. Kıyı ile iç kesimler arası ulaşım zordur, bu nedenle Karadeniz ve Akdeniz’deki limanların hinterlandı (art bölgesi) dardır ve gelişmeleri daha zordur.
- Enine Kıyılar: Dağların kıyıya dik uzandığı Ege Bölgesi‘nde görülür. Girinti, çıkıntı, koy ve körfez sayısı çok fazladır. Kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım kolay olduğu için limanların hinterlandı geniştir.
- Ria Kıyılar: 4. jeolojik zamanda (Kuaterner) Anadolu’nun toptan yükselmesi, Ege’nin çökmesi ve Akdeniz sularının ilerlemesiyle; eski akarsu vadilerinin sular altında kalması sonucu oluşur. İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı ve Muğla kıyıları (Akyaka, Azmak Deresi vb.) bu tipe örnektir.
- Dalmaçya Kıyılar: Dağların kıyıya paralel uzandığı bölgelerde, suların vadileri doldurup yüksekte kalan dağ tepelerini adacıklar halinde bırakmasıyla oluşur. Türkiye’de sadece Antalya Kaş kıyılarında (Yunanistan’ın Meis adasının tam karşısında) görülür.
- Limanlı Kıyılar: Lagün oluşumlarının olduğu Büyükçekmece ve Küçükçekmece kıyılarıdır.
- Kalanklı Kıyılar: Karstik arazilerin bulunduğu bölgelerde oluşan kıyı tipidir; Türkiye’de küçük bir alanda Mersin çevresinde görülür.
- Türkiye’de Bulunmayan Kıyı Tipleri: Orta kuşakta yer aldığımız için buzul vadilerinden oluşan Fiyort ve Skyer kıyıları ile okyanus kenarındaki gelgit etkisine bağlı oluşan Haliçli (Wadden) kıyılar ve Ekvator kuşağındaki Resif / Mercan / Atol kıyılar Türkiye’de görülmez (Haliçli kıyıların İstanbul’da olup olmadığı akademik bir tartışmadır ancak genel kabul Türkiye’de olmadığı yönündedir). Ayrıca Ege’de potansiyel (Santorini volkanı) olsa da günümüzde volkanik kıyılarımız da yoktur.
8. Türkiye’nin Önemli Yarımada ve Körfezleri (Harita Okuryazarlığı)
- Marmara: Sinop Yarımadası, Çatalca-Kocaeli (plato/yarımada), sanayileşmeye bağlı kirliliğin yoğun olduğu İzmit Körfezi, zeytiniyle ünlü Gemlik Körfezi ve arasında Armutlu Yarımadası. Ayrıca Çanakkale’de nüfusun az olduğu Gelibolu ve Biga yarımadaları ile Kuzey Anadolu fay hattının başladığı Saros Körfezi yer alır.
- Ege: Balıkesir’e bağlı Edremit Körfezi, güneye doğru Çandarlı Körfezi, alüvyonlarla dolmaması için Gediz’in yatağının değiştirildiği İzmir Körfezi ve Urla Yarımadası. Daha güneyde Dilek Yarımadası, Güllük, Gökova ve Datça yarımada/körfezleri ile Fethiye Körfezi yer alır.
- Akdeniz: Karstik yapılı Teke, Antalya Körfezi, Taşeli ve yine sanayileşmeye bağlı kirliliğin yüksek olduğu (İzmit gibi) İskenderun Körfezi önemli kıyı şekillerimizdendir.
9. Yeraltı Kaynak Suları
İnsan ve doğa etkileşimiyle yeryüzüne çıkan sular özelliklerine göre ayrılır:
- Artezyen Kaynaklar: Suyun kısıtlı olduğu kurak iç bölgelerde (özellikle İç Anadolu’da) tarımsal sulama amacıyla insanlar tarafından elektrikli pompalarla/matorlarla yeryüzüne çıkarılan sulardır.
- Karstik Kaynaklar: Ege ve özellikle Akdeniz’de (Antalya yöresinde) kireçtaşlı arazilerin içinden geçen, kireç oranı son derece yüksek ve buz gibi soğuk sulardır.
- Fay Kaynaklar: Fay hatlarının bulunduğu bölgelerde magmanın etkisiyle ısınan sıcak ve mineralce zengin şifalı (kaplıca/jeotermal) sulardır. Özellikle Ege bölgesinde yoğunlaşmıştır.
- Gayzer Kaynaklar: Aktif volkanik dağların basınçla püskürttüğü sıcak sulardır; Türkiye’de aktif volkan olmadığı için gayzer kaynağı bulunmaz.
Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.
Yorum yaz