İçeriğe geç
KPSS Coğrafya Ders Notu PDF

2026 KPSS ve AGS Coğrafya Ders Notları: Türkiye’de Nüfus ve Yerleşme Özellikleri

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 4 dk

1. Nüfusun Dağılışını Etkileyen Faktörler

Türkiye’de nüfusun dağılışı üzerinde hem doğal hem de beşeri faktörler rol oynamaktadır. Yağış miktarı, yer şekilleri, eğim ve toprak yapısı doğal faktörler grubunda yer alırken; tarım, sanayi, ticaret ve ulaşım beşeri faktörlerdir.

  • Doğal Faktörlerin Etkisi: Türkiye’de Doğu Karadeniz, Yıldız Dağları, Menteşe Yöresi ve Hakkari gibi bölgelerde nüfus miktarının az olmasının temel sebebi dağlık ve engebeli yer şekilleridir. Ancak Güneydoğu Anadolu’da (Şanlıurfa-Mardin hattı) arazi düz olmasına rağmen nüfusun az olmasının sebebi diğerlerinden farklı olarak yağış azlığı ve su yetersizliğidir. Ayrıca Türkiye’de enlemin nüfus dağılışı üzerinde belirgin veya doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır.
  • Enerji Üretim Merkezlerinin Durumu: Barajlar (hidroelektrik) veya termik santraller gibi enerji üretim merkezleri nüfusun dağılışı üzerinde en az etkiye sahip unsurlardır. Çünkü elektriğin üretildiği yerde değil, sanayi faaliyetleriyle tüketildiği yerlerde iş gücüne ihtiyaç duyulur.

2. Nüfus Politikaları ve Tarihsel Süreç

Türkiye’nin nüfus politikaları ve artış hızı, dönemin siyasi ve sosyal şartlarına göre büyük değişiklikler göstermiştir.

  • 1927 - 1960/65 Dönemi (Nüfusu Artırma Politikası): Cumhuriyetin ilk yıllarında, savaşların ardından iş gücüne duyulan ihtiyaç nedeniyle nüfusu artırma politikası benimsenmiştir. Bu dönemde altı çocuk yapan ailelere tarla verilmesi, erkek çocuğu olanlara altın madalya takılması gibi yasalarla nüfus artışı teşvik edilmiştir. İkinci Dünya Savaşı’nın zorlu koşullarına denk gelen 1945 dönemi, bu süreç içerisinde nüfus artış hızının aniden düştüğü en belirgin yıldır.
  • 1965 - 1980 Dönemi (Nüfus Planlaması): 1960’lı yıllara gelindiğinde nüfus artışını düşürmek ve nüfusun niteliğini iyileştirmek amacıyla Türkiye’de ilk defa Nüfus Planlama Kanunu çıkarılmış ve nüfusu artırmaya yönelik yasal yükümlülükler kaldırılmıştır. Bu dengelenme sürecinde yurt dışına (özellikle Almanya’ya) yapılan işçi göçleri özendirilmiştir.
  • Nüfus Artış Grafiği Kuralları: Nüfus artış hızı yıllara göre azalıp artsa da, artış hızı sıfırın (0) altına düşmediği sürece Türkiye’nin nüfus miktarı sürekli olarak artar. 1985 yılından sonra nüfus artış hızında genel bir azalma eğilimi başlamıştır. Güncel verilere bakıldığında ise Cumhuriyet tarihinin en düşük nüfus artış hızı 2023 yılında görülmüştür. Ayrıca nüfus sürekli arttığı için, incelenen herhangi bir zaman çizelgesindeki en son yılda nüfus miktarı daima en fazladır.

3. Türkiye Nüfusunun Demografik Yapısı

  • Yaş ve Cinsiyet: Nüfusun yaş gruplarına göre dağılımında en büyük payı 15-64 yaş aralığındaki olgun (aktif) nüfus oluşturur. Toplam nüfus içerisinde erkeklerin sayısı kadınlardan fazladır; ancak 65 yaş ve üstü yaşlı nüfus grubunda kadınların sayısı erkekleri geçmektedir.
  • Kent-Kır Oranı: Türkiye’de kentlerde (şehirlerde) yaşayan insan sayısı (%93,6) kırsalda yaşayanlardan çok daha fazladır.
  • Ekonomik Faaliyet Kolları (Sektörler): Türkiye’de çalışan aktif nüfus en fazla hizmet sektöründe istihdam edilmektedir, bunu sanayi ve tarım takip eder.
    • Birincil Sektör: Doğadan hammadde elde eden çiftçiler, madenciler.
    • İkincil Sektör: Hammaddeden yeni bir ürün ortaya koyan inşaatçılar, mühendisler.
    • Üçüncül Sektör: Topluma hizmet sunan doktorlar, öğretmenler.
    • Beşincil Sektör: Üst düzey şirket yöneticileri (CEO’lar).

4. Tarımsal Nüfus Yoğunluğu

Tarımsal nüfus yoğunluğu, tarım işçisi sayısının tarım alanlarına bölünmesiyle elde edilir.

  • Konya, Karaman, Edirne (Ergene) ve Şanlıurfa gibi arazinin düz olduğu, tarım alanlarının geniş yer kapladığı yerlerde tarımsal nüfus yoğunluğu azdır.
  • Buna karşılık Hakkari, Kuzey Anadolu Dağları (Erzurum hattı), Ilgaz Dağları ve Akdeniz Bölgesi’nde yer alan Teke ve Taşeli yörelerinde arazi dağlık ve tarım alanları dar olduğu için tarımsal nüfus yoğunluğu fazladır. (Akdeniz dendiğinde sadece düz olan Çukurova akla gelmemelidir; Teke ve Taşeli yüksek ve dağlıktır).

5. Göçler: Nedenleri, Türleri ve Çözüm Yolları

  • İç Göçün İtici Faktörleri: Tarımda makineleşme, erozyon sonucu tarım topraklarının verimsizleşmesi, eğitim ve sağlık hizmetlerinin aksaması insanları doğdukları yerlerden göçe zorlayan itici (olumsuz) faktörlerdir. Şehirlerin çekici faktörü ise daha iyi imkanlarla hayat standardını yükseltme isteğidir.
  • Göçü Önleme Yolu: Kırsaldan kente göçü durdurabilmek için kırsaldaki verimsiz, ilkel mera hayvancılığı yerine; üretimi, verimi ve geliri artıran modern besi hayvancılığının yaygınlaştırılması gerekmektedir.
  • Sürekli ve Mevsimlik Göç Ayrımı: Zonguldak, İskenderun ve Kırıkkale gibi ağır sanayinin geliştiği şehirler işçi göçünü kalıcı olarak aldıkları için sürekli göç alan illerdir. Ancak tarım ve özellikle turizm faaliyetlerinin yoğun olduğu Antalya ve Adana gibi şehirlerde yıl içindeki nüfus değişimi çok fazladır; bu şehirler mevsimlik göç almaktadırlar.

6. Kırsal Yerleşmeler (Köyaltı Yerleşmeleri) ve Mesken Tipleri

Köylerden daha küçük olan ve genellikle tarım, hayvancılık veya su ürünleri amacıyla kurulan kırsal yerleşmeler coğrafi koşullara göre dağılış gösterir:

  • Dalyan: Koy ve körfezlerde balıkçılık amacıyla kurulan, baraka tarzı geçici yerleşmelerdir.
  • Canik: Orta Karadeniz’de (Ordu, Giresun vb.) köy ile yayla arasında kalan mola ve hayvancılık alanlarıdır.
  • Dam: Genellikle Gökçeada ve Bozcaada hattında görülen hayvancılık alanlarıdır.
  • Divan ve Mahalle: Batı Karadeniz yöresinde dağınık şekilde kurulan mahallelerin bir muhtarlık altında birleşmesiyle oluşan yapılardır.
  • Çiftlik: Ergene (Trakya) gibi düz ve geniş tarım mekanlarında yaygındır.
  • Diğerleri: Doğu Karadeniz’de yaylalar, Toroslarda obalar, Hakkari gibi engebeli Doğu alanlarında ise kom ve mezralar yaygındır.
  • Mesken Yapı Malzemeleri (Taş Evler): Kırsal alanlarda evlerin yapım malzemesi doğrudan bölgenin kayaç yapısıyla ilgilidir. Taş evler, volkanik arazilerin bulunduğu Nevşehir (Kapadokya) ve karstik arazilerin bulunduğu Akdeniz Bölgesi’nde en yaygın mesken tipidir.

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz