İçeriğe geç
KPSS Türkçe Ders Notu PDF

Sözcükte Anlam ve Anlam Özellikleri Ders Notu

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 8 dk

İçindekiler

1. Giriş ve Temel Kavramlar

Sözcük, anlamı olan ses veya ses birlikleridir. Sözcüklerin belirttiği kavramların, olayların, hareketlerin ve hayallerin zihnimizdeki değerlendiriliş biçimine ise anlam adı verilir. Türkçede kelimeler anlam taşıyıp taşımamalarına göre temel olarak ikiye ayrılır:

  • Anlamlı Sözcükler: Zihnimizde somut ya da soyut doğrudan bir şema canlandıran sözcüklerdir. Kalem, insan, masa, telefon, halı, gökyüzü, mutluluk ve aşk gibi kelimeler bu gruba girer.
  • Görevli Sözcükler: Tek başlarına zihinde bir şema canlandırmayan, ancak cümle içinde kullanıldıklarında karşılaştırma veya benzetme gibi çeşitli anlam ilgileri kuran ve görev üstlenen kelimelerdir. Ancak, ama, gibi ve göre gibi edat ile bağlaçlar bu gruba örnektir. Yansıma kökenli tak ve çıt gibi sesler de bu kapsamda değerlendirilir.

2. Tek Anlamlılık ve Çok Anlamlılık

  • Tek Anlamlılık: Bir kelimenin doğuştan gelen ve zihinde tek bir karşılığı bulunan durumudur. Halı, zeytin, ıslık, karga ve mısra gibi kelimeler genellikle tek bir kavrama karşılık gelir.
  • Çok Anlamlılık: Zaman içerisinde ihtiyaçlara bağlı olarak şekil benzerliği, yakıştırma, çağrışım, benzetme veya neden-sonuç ilişkileriyle bir sözcüğün birden fazla anlam kazanması durumudur. Örneğin, Türkçe sözlükte “çıkmak” kelimesinin 54, “açmak” kelimesinin ise 28 farklı anlamı kayıtlıdır. Kelimenin sözlükteki birinci anlamı gerçek anlamıyken, diğer anlamları yan veya mecaz anlam olarak şekillenir.

Sözcüklerin Sözlük Anlamları

Sınavlarda bazı kelimelerin doğrudan sözlük karşılıkları sorgulanabilmektedir. Ders kapsamında öne çıkan bazı kelimeler ve anlamları şunlardır:

  • Öykünmek: Taklit etmek.
  • Sağaltıcı: İyileştirici, tedavi edici.
  • Yeknesak: Tekdüze.

“Örtmek” Kelimesi Üzerinden Çok Anlamlılık Analizi

“Örtmek” kelimesi cümledeki bağlamına göre şu anlamlara gelebilmektedir:

  1. Üstünü kapatmak (Gerçek): Üstüne bir şey koyarak görünmez kılmak veya korumak. (Örnek: Kadın bebeğini itinayla yatırdı, yüzünü örttü.)
  2. Kapamak (Yan): Açık olan bir kapağı veya düzeneği kapatmak. (Örnek: Perihan kızdı, gidip piyanonun kapağını örttü.)
  3. Kaplamak (Yan): Bir yerin yüzeyini bütünüyle sarmak. (Örnek: Sarmaşıklar duvarları örtmüş.)
  4. Gizlemek/Saklamak (Mecaz): Olumsuz bir durumu belli etmemeye çalışmak. (Örnek: Kardeşim her zaman benim bütün hatalarımı örter.)

3. “Çökmek” Kelimesinin Cümledeki Anlam Eşleştirmeleri

“Çökmek” kelimesinin kazandığı farklı anlamlar ve bu anlamları örneklendiren cümleler şu şekildedir:

  • Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak veya batmak: Konya’da son günlerde toprak çökmesi artmış.
  • Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak: Bir buçuk kulaçlık bir tavan çöktü.
  • Çömelmek: İşçiler kahvenin bir tarafına çökmüş, çayların gelmesini bekliyorlar.
  • Birdenbire oturmak: Soluk soluğa divana çöktü, vücudu titriyordu.
  • Üzerine çullanmak: Üç kadar iri yarı adam gencecik çocuğun üstüne çöktü.
  • Şakak, avurt vb. kısımların içeri doğru girmesi: Zayıflayan kadının yanakları daha da çökmüş, avurtları içine girmiş.
  • Basmak veya yayılmak: Geceleri bazen öyle bir sessizlik çöküyor ki kalp atışlarınızı duyabiliyorsunuz.
  • Ses, duman ve benzeri etkenlerin etrafı kaplaması: Alaca karanlık çökerken köşk bahçesinin parmaklıklarında iki kişi belirdi.
  • Tortunun dibe inmesi: Çay çökmüş mü diye bir bak bakalım.
  • Sarsılıp dinçliğini yitirmek: Uzun bir aradan sonra gördüğüm dayım bayağı çökmüştü.
  • Son bulmak, yıkılıp dağılmak (Tarihsel ve politik süreçler bağlamında): Çarlık rejiminin çökmesiyle pek çok küçük devlet kuruldu.
  • Yoğun bir biçimde hissetmek: İlk kez askere gittiğinde ailesinin özlemi çökmüştü kalbine.

4. “Kısmak” Kelimesinin Cümledeki Anlam Özellikleri

“Kısmak” sözcüğü cümle içindeki bağlamına göre farklı işlevler kazanır:

  • Biraz kapamak: Yorgunluk ve uykusuzluktan bitap halde göz kapaklarını kısarak saate baktı.
  • Azaltmak veya alçaltmak: Aklındakiler dağılır diye radyonun sesini kıstı.
  • Eksiltmek veya sınırlandırmak: Bu ay lambayı idareli kullanmalı, yakacaktan da biraz kısmalıyız.
  • Büzmek veya daraltmak: Dünyanın yükünü sırtlanmış omuzlarını biraz kısarak sandalyeden kalktı.

5. Sözcüğün Temel Anlam Özellikleri

Bir sözcüğün kazandığı anlam özellikleri her zaman cümledeki bağlama göre belirlenir. Yalnızca altı çizili kelimeye bakarak karar verilemez.

Gerçek Anlam (Temel / Başat / İlk Anlam)

Sözcük söylendiğinde akla gelmesi gereken ilk ve asıl anlamdır. Sözlükte birinci sırada yer alır.

  • Göz: Bir doktor göz muayenesinden sonra ameliyat kararı verdi. (Doğrudan görme organı).
  • Yol: Belediye her sene bu yolu asfaltlıyor. (Üzerinden geçilen, yürünen fiziki alan).
  • Bırakmak: Dosyaları masanın üstüne bırakıp müdürün odasına geçti. (Bir nesneyi fiziki olarak bir yere koymak).
  • Sürüklemek: Aslan öldürdüğü hayvanı sürükleyerek bir ağacın altına götürdü. (Bir varlığı yerde çekerek götürmek).

Yan Anlam

Sözcüğün gerçek anlamıyla olan somut (şekil, işlev, konum vb.) ilişkisini tamamen koparmadan zamanla kazandığı ikinci anlamdır. Gerçek anlamdan tamamen uzaklaşmaz, onu çağrıştırmaya devam eder.

  • Göz (Oda): Şu mahallede bir göz evim olsun isterdim. (Evin bölmesi).
  • Göz (Kaynak): Pınarın gözlerine taş tıkamak akıl işi değil. (Suyun çıktığı yer).
  • Göz (Çekmece): Masanın gözüne de baktım ama bulamadım. (İşlevsel bölme).
  • Yol (Kanal): Türklerin su yollarını ellerinde bulundurmak gibi bir amaçları vardı. (Fiziki geçiş kanalı).
  • Yol (Yöntem/Sistem): Duyguların eğitimi sanat yoluyla olur. (İzlenen metot).
  • Bırakmak (Ertelemek): Şehri baştan sona gezmeyi haftaya bıraktık.
  • Bırakmak (Unutmak): Telefonumu nerede bıraktım? (TDK bu kullanımı yan anlam olarak kabul eder).

Mecaz Anlam

Sözcüğün gerçek anlamından tamamen sıyrılarak kazandığı, genellikle soyut olan yeni anlamdır. Kelime artık gerçek anlamını çağrıştırmaz.

  • Köpürmek (Sinirlenmek): Esra yukarıda niye köpürüyor? (Öfkelenmek, kızmak).
  • Bağ (İlişki): Sizinle aramızda güzel bir bağ oluştu. (Duygusal yakınlık, bağ kurma).
  • Göz yummak (Görmezden gelmek): Bu işlere göz yumduğunu bilmiyordum. (Hoş görmek, müdahale etmemek).
  • Yol (Amaç/Süreç): Bu yolda çok emek harcamanız gerekiyor. (Uğruna çaba gösterilen amaç).
  • Bırakmak (Vefat/Kayıp - Tarihsel/Askeri Süreçler): İki oğlumu Çanakkale’de bıraktım. (Savaş veya askeri mücadele sırasında çocuklarını kaybetmiş olmak).

Terim Anlam

Bilim, sanat, spor veya meslek gibi belirli bir uzmanlık alanına özgü kullanılan sözcüklerdir.

  • Örnekler: Atardamar (Tıp), penaltı (Spor/Futbol), korner (Spor/Futbol), hece (Edebiyat), aruz (Edebiyat), cinas (Edebiyat), mitokondri (Biyoloji), hücre (Biyoloji), sanık (Hukuk).

Çok İşlevli Kelimeler (Bağlama Göre Anlam Değişimi)

Bazı sözcükler cümledeki kullanımına göre gerçek, yan, mecaz veya terim anlam kazanabilir.

Perde:

  • Gerçek Anlam: Evin perdesini uzun süredir yıkamıyordu. (Pencere örtüsü).
  • Yan Anlam: Duvarın önüne çekilen tahta perdeye yapıştırılmış ilanlara bakıyordu. (Bölme, kabinimsi engel).
  • Mecaz Anlam: O kadar aşıksın ki gözüne perde inmiş. (Gerçekleri görememek).
  • Terim Anlam (Tıp): Gözüne perde inmiş, katarakt ameliyatı olman lazım. (Tıbbi hastalık adı kataraktı karşılar).
  • Terim Anlam (Tiyatro): Oyuncu üçüncü perdede bayıldı. (Oyunun bölümlerinden her biri).
  • Terim Anlam (Müzik): Şarkıyı bir üst perdeden okusa daha iyi olurdu. (Ses tonu/tonlama düzeyi).
  • Terim Anlam (Zooloji): Kazların, ördeklerin perde ayaklı olması yüzmelerini sağlar. (Zoolojik yapı).
  • Yan Anlam (Zooloji): Yarasaların perdeleri uçmasını sağlar. (Kanat zarı).

Burun:

  • Gerçek Anlam: Koklama organı olan burun.
  • Yan Anlam: Ayakkabının burnunu kırmak. (Şekil benzerliği olan uç kısım).
  • Terim Anlam (Coğrafya): Sinop burnu, Türkiye’nin Karadeniz’deki en uç noktasıdır. (Coğrafi terim).

Boğaz:

  • Gerçek Anlam: Anatomi terimi olan boğaz.
  • Terim Anlam (Coğrafya): İki karayı birbirine bağlayan İstanbul Boğazı veya Çanakkale Boğazı.

6. Örnek Soru Çözüm Analizleri

Soru 1: Mecaz Anlam Analizi

Genç yetişkin edebiyatının hızla filizlendiği (geliştiği -> mecaz), Harry Potter kitaplarıyla canlanan (etki kazanan -> mecaz), Alaca Karanlık serisinin parlattığı (öne çıkardığı -> mecaz) kahramanlarla devam eden süreç, Açlık Oyunları ile taçlandırıldı (başarıya ulaştırdı -> mecaz). Bu sürece uyarlama filmlerin etkisi inanılmaz oldu.

  • Çözüm: “İnanılmaz” sözcüğü gerçek anlamının dışında kullanılmamıştır, dolayısıyla mecaz değildir.

Soru 2: “Tutmak” Fiilinin Cümledeki Anlam Uyumu

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “tutmak” sözcüğü ile ayraç içindeki anlamı uyuşmamaktadır?

  • Akyakada oltanızı denize her atışınızda mezgit tutarsınız. (Yakalamak -> Uyumlu)
  • Verdiği sözü tuttuğu için güvenilir bir insandır. (Yerine getirmek -> Uyumlu)
  • Yaptıklarıyla söyledikleri birbirini tutmuyor. (Uygun gelmiyor, çelişiyor -> Uyumlu)
  • Müdür göreve yeni başlayan memurun davranışlarını tutmamıştı. (Beğenmemek, benimsememek -> Uyumlu)
  • Siz gelene kadar ben çocuğu burada tutarım. (Özgürlüğüne engel olmak -> Uyuşmamaktadır. Buradaki anlam çocuğu oyalamak, ona sahip çıkmak veya göz kulak olmaktır; zorla alıkoymak veya özgürlüğe engel olmak anlamı taşımaz.)

Soru 3: “Dağınık” Kelimesinin Mecaz Anlamı

“Dağınık” sözcüğü hangi cümlede mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

  • Misafirleri dağınık bir kıyafetle karşılamak zorunda kaldım. (Uyumsuz kıyafet -> Yan anlam)
  • Yatak odası ve mutfak dağınık olduğunda çok rahatsız oluyordu. (Eşyaların yerli yerinde olmaması -> Gerçek anlam)
  • Bu yörede evler çok dağınık yapılmış. (Birbirinden uzak yerleşim -> Yan anlam)
  • Mutfaktaki elektrikli aletler öyle dağınık yerleştirilmiş ki… (Uygunsuz yerleşim -> Yan anlam)
  • Kafam çok dağınık. (Zihindeki düşüncelerin birbirinden kopuk olması, odaklanamama -> Mecaz anlam. Soyut bir durumu ifade eder.)

Soru 4: Ayraç İçi Anlam Uyuşmazlığı - 1

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözün anlamı ayraç içindeki açıklamayla uyuşmamaktadır?

  • Araştırmacılar doğada bulunmanın sağlığa olan faydalarına işaret ediyor (dikkat çekiyor). (Uyumlu)
  • Açık alanlarda vakit geçirmenin ruh sağlığı üzerinde koruyucu (önleyici) bir etkisi var. (Uyuşmamaktadır. Koruyucu kelimesi koruma altına alan veya kollayan anlamına gelir. Önleyici ise olumsuz bir durumun ortaya çıkmasını engellemek için tedbir almak demektir. İki kavram eş anlamlı değildir.)
  • Bu durumun ruhsal direnci (dayanıklılığı) artıracağı söyleniyor. (Uyumlu)
  • Araştırmaların bulguları ışığında (rehberliğinde) planlamalar yapılıyor. (Uyumlu)
  • Unsurların bu planlara dahil edilmesinin (içine katılmasının) önemi… (Uyumlu)

Soru 5: Ayraç İçi Anlam Uyuşmazlığı - 2

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözün anlamı ayraç içindeki açıklamayla uyuşmamaktadır?

  • İnsan çoğu zaman (genellikle) beklentilere göre şekillenmiş (biçimlenmiş) sahte bir benlikle var olur. (Uyumlu)
  • Giydiği kıyafetlerden kurduğu cümlelere kadar (cümlelere değin) birbirinin yerine kullanılabilir. (Uyumlu)
  • İçindeki özle yabancı bir rolü (görevi) sürdürür. (Uyuşmamaktadır. Buradaki “rol” kelimesi sahte bir davranış, yapmacıklık veya oyun anlamında kullanılmıştır. Resmi veya işlevsel bir “görev” anlamını karşılamaz.)
  • Gerçek benlik insanın içsel sesiyle, değerleriyle ve özgün duygularıyla örtüşen (tam olarak uyuşan) derin bir varoluştur. (Uyumlu)

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz