İçeriğe geç
KPSS Türkçe Ders Notu PDF

Cümle tamamlama ve boşluk doldurma ders notu

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 7 dk

İçindekiler

1. Giriş ve temel kavramlar

Sözcüğün ve sözün anlamı ünitesinin bu son dersinde, sınavlarda Türkçe testinin ilk sayfalarında yer alan parça veya cümlede boşluk tamamlama soru tipini inceleyeceğiz. ÖSYM, bu soru tipinde genellikle uzun bir cümle veya bazen birbiriyle bağlantılı iki cümle vererek aralarında iki ya da üç adet boşluk bırakır. Bu boşlukların sırasıyla hangi sözcüklerle tamamlanması gerektiğini sorar.

Bu soru tipi, sınav kitapçığının en başında yer aldığı için adaylarda heyecan yaratabilir. Soru üzerinde fazla zaman harcandığında, “Daha ilk soruda çok vakit kaybettim, galiba sınav kötü geçecek” düşüncesiyle kaygı düzeyi yükselebilir. Ancak bu soruların çözüm yöntemi son derece belirgindir. Soru tarzına biraz emek harcadıktan sonra çözüm hızınızın önemli ölçüde arttığını göreceksiniz. Ön yargılı yaklaşmamak ve birkaç hata yapınca pes etmemek bu sürecin ilk adımıdır.

2. Boşluk doldurma sorularında temel çözüm yöntemi

Boşluk doldurma sorularını çözerken adım adım uygulanması gereken adımlar şunlardır:

Cümleyi bir bütün olarak okumak

Boşluk tamamlama sorularında ilk olarak cümle içinde hiç boşluk yokmuş gibi davranmanız gerekir. Psikolojideki bütünlük ilkesi gereği, insan beyni parçalara değil doğrudan bütüne odaklanır. Cümleyi kesintisiz şekilde okuduğunuzda, beyniniz diğer kelimelerin anlamlarından destek alarak boşlukları zihninizde kendiliğinden tamamlamaya başlayacaktır.

Bağlamsal ipuçlarından yararlanmak

Boşlukların öncesinde ve sonrasında yer alan kelimelerin anlam özellikleri size en büyük ipucunu sunar. Cümledeki olumluluk veya olumsuzluk durumları, karşılaştırma ilişkileri ve diğer kelimelerin anlam gücü, boşluklara gelmesi gereken kelimeleri size fısıldar. Bu durum mozaik parçalarına benzer. Tek bir mozaik parçası yakından bakıldığında anlamsız gelebilir ancak mozaik tablosuna biraz uzaktan bakıldığında tüm parçalar bir bütünlük içinde anlam kazanır. Cümleleri de bu mantıkla, bir bütün halinde değerlendirmek gerekir.

Tamamen anlam odaklı yaklaşmak

Cümledeki kelimelerin birbiriyle olan bağlantıları, yinelenen sözcükler ve tamlama özellikleri gibi unsurlar çözümde yardımcıdır ancak asıl odak her zaman anlam olmalıdır. Cümlenin konusunu, ana düşüncesini ve iletmek istediği mesajı doğru belirlemek gerekir.

Seçenekleri hemen denememek

Cümleyi okur okumak, seçeneklere bakmadan önce boşluklara gelmesi muhtemel kavramları zihninizde kabaca belirlemelisiniz. Ne aradığınızı bilirseniz, çeldirici seçenekler sizi yolunuzdan döndüremez. Doğrudan hedeflediğiniz anlama odaklanmalı ve sadece o anlamı karşılayan seçeneğe yönelmelisiniz.

Bu soru tipi geçmişte daha çok ALES ve DGS gibi sınavlarda klasik olarak karşımıza çıkarken, ÖSYM’nin yaptığı son düzenlemelerle artık KPSS, AGS, TYT, MSÜ ve EKPSS gibi tüm kurum sınavlarında da sıklıkla yer bulmaktadır.

3. Örnek soru analizleri

Aşağıdaki örnekler, yukarıda açıklanan mantıksal çözüm yollarını uygulamalı olarak göstermektedir.

Soru 1: Nedensellik ve değişim ilişkisi

Soru metni:

[Boşluk] yazar… çünkü yazar değişiyor ve o hayata uygun bir şiir yazmak zorundayız.

Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

  • A) Şiir yazılırken kendine özgü yapısını korumaya özen gösterilmeli
  • B) Şiir hayatın gerisinde kalmamalı
  • C) Şairler şiirlerini kaleme alırken gençlerin beğenisini dikkate almalı
  • D) Her şiir mutlaka yaratıcısının düş gücünü yansıtmalı (Yazım dökümünde elenen şık)
  • E) Şiir yazıldığı çağın ait olduğu ulusun duyarlılığını yansıtmalı (Yazım dökümünde elenen şık)

Çözüm analizi: Cümledeki “çünkü” bağlacı en büyük anahtarımızdır. “Çünkü” sözcüğü, kendisinden önce gelen yargının gerekçesini bildirir. Dolayısıyla boşluğa getirilecek ifade ile “çünkü”den sonraki kısım arasında doğrudan bir neden sonuç ilişkisi bulunmalıdır.

“Çünkü”den sonraki kısmı incelediğimizde karşımıza çıkan iki temel kavram şunlardır:

  1. Hayatın sürekli değiştiği gerçeği
  2. Değişen bu hayata uygun şiirler yazma zorunluluğu

Eğer hayat değişiyor ve şiir de bu değişen hayata ayak uydurmak zorundaysa, ilk kısımda şiirin durağan olmaması, kendini sürekli yenilemesi ve devinim halinde olması gerektiği belirtilmelidir.

Seçenekleri bu doğrultuda incelediğimizde:

  • A seçeneğindeki “kendine özgü yapısını koruma” ifadesi değişimin tam tersi bir durağanlığı savunduğu için elenir.
  • B seçeneğindeki “şiir hayatın gerisinde kalmamalı, yeni anlam katmanları kazanmalı” ifadesi aradığımız değişim ve yenilenme ihtiyacını tam olarak karşılar.
  • C seçeneğindeki “gençlerin beğenisi” konusuna dair metinde hiçbir bilgi yoktur.
  • D seçeneğindeki “şairin düş gücü” ve E seçeneğindeki “ulusun duyarlılığı” kavramları da cümledeki değişim odağıyla ilgisizdir.

Bu nedenle doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 2: Üçlü boşluk doldurma ve bağlamsal uyum (KPSS lisans benzeri soru)

Soru metni:

Bir iş belli [birinci boşluk] tekrarlarla ve otomatikleşmiş adımlarla yapıldığında zihin bu süreci bir [ikinci boşluk] dönüştürür; böylece bilinçli düşünmeye olan [üçüncü boşluk] azalır, dikkatini enerji gerektiren başka süreçlere kaydırır.

Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

  • A) kurallarla / rutine / ihtiyacı
  • B) aralıklarla / amaca / duyarlılığı
  • C) ilkelerle / düzene / katkısı
  • D) amaçla / alışkanlığa / tepkisi
  • E) mesaiyle / eyleme / gereksinimi

Çözüm analizi: Cümleyi boşluklar yokmuş gibi okuyup anahtar kelimeleri belirleyelim:

  • “Otomatikleşmiş adımlarla yapılması” ve “tekrarlar”, işin artık belirli bir sistem dahilinde yapıldığını gösterir. Bu durum bizi “belli kurallarla” yapılması fikrine götürür.
  • Bir iş otomatikleştiğinde zihin bu süreci neye dönüştürür? Otomatik pilota bağlanan işler zihin için birer “rutin” veya “alışkanlık” haline gelir.
  • Süreç rutin hale geldiğinde, zihnin o iş üzerine artık “bilinçli düşünmesine” gerek kalmaz. Yani bilinçli düşünmeye olan “ihtiyacı” ya da “gereksinimi” azalır. Zihin de böylece enerjisini başka işlere yönlendirir.

Seçeneklerin uyumunu denetlediğimizde:

  • B seçeneğindeki “amaca dönüştürmek” ve “duyarlılığın azalması” anlam akışını bozar.
  • C seçeneğinde “ilkelerle” kelimesi tekrarlarla birleştiğinde kulağa uyumsuz gelir ve düşünmeye olan “katkının” azalması mantıksızdır.
  • D seçeneğinde “amaçla” kelimesi süreci karşılamaz ve bilinçli düşünmeye olan “tepkinin” azalması anlamsız bir ifade yaratır.
  • E seçeneğinde “mesaiyle” ve “eyleme dönüştürmek” ifadeleri zihnin otomatikleşme sürecini tanımlamaz.
  • A seçeneğindeki “kurallarla / rutine / ihtiyacı” kelimeleri yerlerine koyulduğunda cümlenin bütünüyle tam bir anlam uyumu yakalar.

Bu nedenle doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 3: Karşıtlık ilişkisi ve sanat anlayışları

Soru metni:

Bazı eleştirmenler sanatçının eserleri aracılığıyla toplumu dönüştürme gücüne sahip olduğunu, bu yüzden sanatın [birinci boşluk] savunurken birçok eleştirmen sanatın hayatı değiştirmek gibi bir işlevi olmadığını, sanatın [ikinci boşluk] için oluşturulduğunu öne sürer.

Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

  • A) bilinç kazandırması gerektiğini / estetik bir haz sunmak
  • B) idealleri yansıtması gerektiğini / tarihi gerçekleri anlatmak
  • C) gerçeği bozarak etki yaratması gerektiğini / ironiyi işlemek
  • D) bireyi susturması gerektiğini / duyguları bastırmak
  • E) sanatsal geleneği kırması gerektiği / biçimsel sadelik taşımak

Çözüm analizi: Cümledeki “savunurken” ifadesi, iki farklı eleştirmen grubu arasında bir karşıtlık ve tartışma olduğunu gösterir. İlk grubun ve ikinci grubun savunduğu fikirler birbirinin tam tersi olmalıdır.

  • İlk grup eleştirmenler: Sanatın toplumu dönüştürme gücü olduğunu söyler. Yani sanatın toplumsal bir faydası olması gerektiğini, topluma yön vermesi ve insanları aydınlatması gerektiğini savunurlar (sanat toplum içindir anlayışı).
  • İkinci grup eleştirmenler: Sanatın hayatı değiştirmek gibi bir işlevi olmadığını savunur. Bu grup, sanatın sadece sanatsal değer taşıması ve bireyde sanatsal duygular uyandırması gerektiğini söyler (sanat sanat içindir anlayışı). Bu grubun amacı edebi değer, güzellik ve sanatsal zevktir.

Boşluklara bu karşıtlığı veren sözcükleri yerleştirmeliyiz:

  • A seçeneğinde ilk boşluk için “bilinç kazandırması gerektiğini” (toplumu dönüştürme ve aydınlatma amacı) verilirken, ikinci boşluk için “estetik bir haz sunmak” (sanatın sadece kendi güzelliği için yapılması) getirilmiştir. Bu iki kavram aradığımız karşıtlığı kusursuz biçimde tamamlar.
  • B seçeneğindeki “tarihi gerçekleri anlatmak” estetik haz ya da sanat sanat içindir fikrini yansıtmaz, daha çok gerçekçi bir yaklaşımdır.
  • C seçeneğindeki “gerçeği bozmak” ve “ironiyi işlemek” kavramları bu temel tartışmayı karşılamaktan uzaktır.
  • D seçeneğindeki “bireyi susturmak” ve “duyguları bastırmak” zaten olumsuz ve sanatsal bağlamla uyuşmayan ifadelerdir.
  • E seçeneğindeki “biçimsel sadelik” kavramı, sanat sanat içindir anlayışındaki edebi süs, imge ve derin estetik beklentiyle uyuşmaz.

Bu nedenle doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 4: İki boşluklu anlam uyumu ve olasılık hesabı

Soru metni:

Edebiyat takipçilerinin bir bölümü kitaba dokunmanın [birinci boşluk] düşüncesinden hareketle basılı kitapların yıllar içinde ortadan kalkacağı öngörüsüne karşı çıksa da elektronik kitapların taşınma kolaylıkları ve düşük maliyetleri bu tahminin gerçekleşme [ikinci boşluk] artırıyor.

Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

  • A) yaratıcılığını geliştirdiği / beklentisini
  • B) mutluluk verdiği / olasılığını
  • C) heyecan yaşattığı / oranını
  • D) huzur sağladığı / sıklığını
  • E) önemini kavrattığı / ihtimalini (Yazım dökümünde elenen şık)

Çözüm analizi: Cümledeki “karşı çıksa da” ifadesi yine bir yön değiştirme ipucudur.

  • İlk kısımda edebiyat takipçilerinin kitaba dokunmaktan aldığı olumlu bir duygu anlatılmaktadır. Kitaba dokunmak onlara haz verir, mutlu eder veya keyiflendirir. Bu güzel his yüzünden, basılı kitapların bir gün yok olacağı tahminine kesinlikle karşı çıkarlar.
  • İkinci kısımda ise elektronik kitapların sağladığı pratik faydalardan (kolay taşıma, ucuzluk) bahsedilmektedir. Bu faydalar, basılı kitapların yok olacağı yönündeki geleceğe dair tahminin gerçekleşme “olasılığını” veya “ihtimalini” kuvvetlendirir.

Seçenekleri bu tahlil ışığında değerlendirdiğimizde:

  • C seçeneğinde ikinci kelime olarak verilen “gerçekleşme oranını artırıyor” ifadesi Türkçe dil kullanımı açısından hatalıdır; bir tahminin oranı değil, ihtimali veya olasılığı artar.
  • D seçeneğinde “gerçekleşme sıklığı” ifadesi de benzer şekilde uyumsuzdur çünkü basılı kitapların ortadan kalkması tek seferlik bir öngörüdür, tekrar eden bir durum değildir.
  • A seçeneğindeki “yaratıcılığı geliştirme” kelimesi kitaba dokunmanın hissettirdiği doğrudan duyguyu yansıtmaz.
  • B seçeneğindeki “mutluluk verdiği” ve “olasılığını” sözcükleri cümledeki boşluklara tam olarak yerleşerek anlamlı bir bütün oluşturur.

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz