Sözcüğün anlam özellikleri ders notu 2
Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 8 dk
Bu ders notu, sözcüğün anlam özellikleri kapsamında somut ve soyut anlam, somutlama, nitel ve nicel anlam ile genel ve özel anlam konularını içermektedir. Konular dökümdeki tüm detaylar, tanımlar ve örnekler korunarak sistematik bir düzende hazırlanmıştır.
İçindekiler
Somut ve soyut anlam
Somut anlam, beş duyu organımızdan en az biriyle algılayabildiğimiz kavramları ifade eder. Görme, işitme, dokunma, koklama ve tatma duyularımızdan herhangi biriyle bir varlığı algılayabiliyorsak o kelime somut anlamlıdır. Somut kelimesindeki “m” harfi “madde” kelimesini çağrıştırabilir. Madde, gözle görülebilen, elle tutulabilen veya tadılabilen fiziksel bir varlıktır. Ev, insan, ağaç, kedi, hava, ışık, ses ve koku gibi kavramlar somut anlamlı kelimelere örnektir.
Ankara’da son günlerde havalar soğumaya başladı cümlesindeki “hava” ve “soğumaya” kelimeleri somuttur. Havanın soğuduğunu tenimizle hissederiz, rüzgar ve ısı dokunma duyumuza hitap eder. Bu yüzden bu kelimeler gerçek ve somut anlamda kullanılmıştır.
Şehrin karanlık sokaklarından geçerken taze ekmek kokusu geldi burnumuza cümlesine bakalım. Buradaki “karanlık” kelimesi sokakların ışıksız durumunu gözle görebildiğimiz için somuttur. “Koku” ise koklama duyumuzla doğrudan algılandığı için somut anlamlıdır.
Odanın ışığı fazla değil mi, gözüm ağrıdı cümlesinde geçen “ışık” kelimesi de görme duyumuzu karşıladığı için somut anlamdadır.
Bu su çok soğuk, bizim oğlan bunda yıkanmaz cümlesindeki “soğuk” kelimesi dokunma duyusuyla doğrudan hissedildiği için somuttur.
Soyut anlam ise beş duyu organımızdan hiçbiriyle algılayamadığımız, varlığını ancak zihnimizle, aklımızla veya kalbimizle kabul edip hissedebildiğimiz kavramların anlamıdır. Hayal, mutluluk, düşünce, fikir, ahlak, erdem, vicdan, sorumluluk, ruh, aşk, ölüm, hüzün, cesaret, umut, tutarlılık ve çelişki gibi kelimeler soyut kavramlara örnektir.
Kelimelerin somut mu yoksa soyut mu olduğu cümledeki kullanımına ve bağlamına göre değişir. Aynı kelime farklı cümlelerde somut veya soyut anlam kazanabilir.
Ülke karanlık günlerden geçiyordu cümlesindeki “karanlık” kelimesi, kötü ve sıkıntılı günleri ifade ettiği için soyut anlam kazanmıştır ve mecazdır.
Bana çok soğuk davrandı, son günlerde onunla görüşmek istemiyorum cümlesindeki “soğuk” kelimesi; ilgisiz, kaba, ruhsuz veya mesafeli bir davranışı anlattığı için soyut anlamdadır ve mecazlaşmıştır.
Çocuklarımızın geleceğe dair umudunu elinden alamayız cümlesindeki “umut” kelimesi hiçbir duyumuzla algılanamadığı için soyuttur.
Ebeveynlerin tutarlı olması çocuğu çelişkiye düşürmez cümlesinde geçen “tutarlı” ve “çelişki” kelimeleri de soyuttur. Tutarlı olmak düşüncelerin ve hareketlerin birbiriyle uyumlu olması, birbirini yalanlamaması demektir. Çelişki ise bunun tam tersi bir durumu ifade eden karşıt bir soyut kavramdır.
Somutlama
Türkçede bazı somut anlamlı kelimeler anlam kayması, yani mecaz yoluyla soyut bir anlamı karşılayacak hale gelebilir. Soyut ve anlaşılması güç olan bir kavramı daha görünür, anlaşılır kılmak amacıyla onun yerine somut bir kelime kullanma yöntemine somutlama denir. Bu süreçte soyut kavramın yerine kullanılan somut kelime, o cümlede soyut bir anlam üstlenir.
Kardeşindeki ışığı az önce söyledik, bugüne kadar kimse fark etmedi mi cümlesinde geçen “ışık” kelimesi, yetenek, beceri, cevher gibi soyut kavramların yerine kullanılmıştır. Soyut bir durumun yerine somut bir kelime seçilerek somutlama yapılmıştır.
Binanın temelini sağlam yapmak için çok uğraştılar cümlesinde “temel” ve “sağlam” kelimeleri binanın fiziksel tabanını anlattığı için somut anlamdadır. Ancak, Devletin temel kanununun adı anayasadır cümlesinde geçen “temel” kelimesi esas, asıl, ilk ve önemli gibi soyut kavramları karşılar. Soyut bir anlamın yerine somut “temel” kelimesi kullanılarak somutlama yapılmıştır.
Dil bilgisi temeliniz var mı cümlesindeki “temel” kelimesi dil bilgisi konusundaki yeterlilik, hazır bulunuşluk ve altyapı anlamına gelir. Hazır bulunuşluk soyut bir kavram olduğundan, somut “temel” kelimesiyle somutlama gerçekleştirilmiştir.
Birkaç genç yerdeki çuvalları sürükleyerek binaya götürüyor cümlesinde “sürüklemek” eylemi fiziksel olarak çuvalların yerde çekilmesini ifade eder ve gözle görülebildiği için somuttur. Fakat, Seni bir yere bırakmam deyip her gittiği yere beni de sürüklüyorsa cümlesinde “sürüklemek” kelimesi istemeden, zorla veya gönülsüzce götürme durumunu anlatır. Zorla ve isteksizce götürmek soyut bir ilişkidir. Bu soyut durum somut “sürüklemek” kelimesiyle karşılanarak somutlama yapılmıştır.
Esra kime köpürüyorsun cümlesinde köpürmek kelimesi sinirlenmek soyut eylemi yerine kullanılan somut bir tasvirdir. Sinirlenmek eylemi yerine somut bir fiziksel hareket olan köpürmek kelimesi kullanılarak somutlama yapılmıştır.
Bu köprüden geçmek yürek ister cümlesinde cesaret soyut kavramı yerine somut bir organ olan “yürek” kelimesi tercih edilerek somutlama yoluna gidilmiştir.
Aramızda güçlü bir bağ oluştu cümlesinde sevgi, yakınlık veya duygusal ilişki gibi soyut kavramlar yerine somut bir nesne olan “bağ” kelimesi kullanılarak somutlama yapılmıştır.
Deyimler, somutlama yönteminin en güzel ve en yaygın örnekleridir. Soyut durumlar deyimler aracılığıyla somutlaştırılarak anlatılır:
Saçını süpürge etmek deyimi, birileri için fedakarlıkta bulunmak ve çok çalışmak gibi soyut kavramları somutlaştırır.
Gözden düşmek deyimi, birinin gözündeki değerini yitirmesi şeklindeki soyut durumu somutlaştırarak ifade eder.
Tepesi atmak deyimi, sinirlenmek soyut kavramının yerine kullanılan somut bir tasvirdir.
Parmağında döndürmek deyimi, bir kişiyi istediği gibi yönlendirmek ve yönetmek şeklindeki soyut gücü somut bir hareketle açıklar.
Nitel ve nicel anlam
Nitel anlam, varlıkların sayılamayan, tartılamayan ve fiziksel araçlarla ölçülemeyen özelliklerini, yani kalitelerini ve niteliklerini bildiren anlamdır. Nitelikli varlıkların durumunu bildiren bu kelimelerin herhangi bir metre veya ölçü birimi karşılığı yoktur.
Örneğin, anlayışlı kişi, zor soru, ünlü sanatçı, güzel araba, kırmızı bavul, nefis yemek, aydınlık oda, kirli para ve iyi tatil gibi ifadelerde geçen ilk kelimeler nitelik bildirir. Bu özellikler ölçülebilir veya sayılabilir nitelikte değildir.
Nicel anlam ise varlıkların sayılabilen, tartılabilen, ölçülebilen ve derecelendirilebilen özelliklerini bildiren anlamdır. Nicel kelimesindeki “c” harfi “cetvel” kelimesini çağrıştırabilir. Cetvel ile ölçebileceğimiz, gram, santim veya metre ile miktarını belirleyebileceğimiz kavramlar nicel anlamlıdır.
Örneğin, 5 kişi, yüksek bina, iri kavun, büyük araba, ağır bavul, ince gömlek, küçük oda, çok para ve dar mont gibi ifadelerde geçen ilk kelimeler ölçülebilir özellikleri bildirdiği için nicel anlamdadır. Binanın yüksekliği metreyle, paranın çokluğu miktarla, bavulun ağırlığı tartıyla ölçülebilir.
Bir kelimenin nitel mi yoksa nicel mi olduğu her zaman kullanıldığı cümledeki anlamına göre belirlenir. Kelimeler cümledeki kullanım şekillerine göre anlam özelliklerini değiştirebilir.
İyi kumaştan dikilmiş takımı hemen tanırdı cümlesindeki “iyi” kelimesi kumaşın kalitesini anlattığı için nitel anlamdadır. Ancak, Yeni kurdukları şirket iyi para kazanmış cümlesindeki “iyi” kelimesi çok veya yüksek miktar anlamında kullanılmıştır. Para miktarı ölçülebilir bir değer olduğu için “iyi” kelimesi bu cümlede nicel anlam kazanmıştır.
Büyük ağaçların altında yürüyerek temiz havaya doyduk cümlesindeki “büyük” kelimesi ağaçların fiziksel boyutunu, yani ölçülebilir hacmini bildirdiği için nicel anlamdadır. Fakat, Gençlere büyük hayaller kurmaları gerektiğini anlatmalıyız cümlesindeki “büyük” kelimesi hayallerin önemli, değerli ve derin olma durumunu ifade eder. Önem derecesi fiziksel olarak ölçülemeyeceğinden bu cümledeki “büyük” kelimesi nitel anlamdadır ve mecaz bir kullanım sergilemektedir.
Genel ve özel anlamlı sözcükler
Genel anlam, bir türün tamamını, o türe ait bütün varlıkları veya geniş bir kategoriyi kapsayan sözcüklerin anlamıdır. Özel anlam ise bir türün sadece bir üyesini, tek bir varlığı veya daha dar bir kavramı karşılayan kelimelerin anlamıdır.
Kelimeler arasında genelden özele veya özelden genele doğru bir kapsama ilişkisi kurulabilir.
Genelden özele gidişte, daha geniş bir kategori basamaklar halinde daha dar ve özel bir üyeye doğru daraltılır. Dökümde geçen genelden özele sıralama örneğine göre, en genel basamakta bulunan canlı kavramından başlanarak sırasıyla bitki, çiçek, menekşe ve en özel basamaktaki Cezayir menekşesi (Afrika menekşesi) kavramlarına doğru bir daraltma gerçekleştirilir.
Özelden genele gidişte ise daha dar ve özel bir üye, basamaklar halinde daha geniş kategorilere doğru genişletilir. Dökümde geçen özelden genele sıralama örneğine göre, en özel basamaktaki kobra yılanı kavramından başlanarak sırasıyla yılan, sürüngen, hayvan, canlı ve en genel basamaktaki varlık kavramlarına doğru bir genişletme yapılır.
Bu kapsama ve ilerleme ilişkileri cümlelerin yapısına göre de belirlenir:
Roman geleneği içinde İnce Memed’in ayrı bir yeri vardır cümlesini inceleyelim. “Roman” kelimesi genel bir türü, “İnce Memed” ise o türe ait özel bir eseri temsil eder. Dolayısıyla bu cümlede genelden özele doğru bir ilerleme söz konusudur.
Tüm dünyada roman edebi türler içinde daha fazla alıcı bulur cümlesine bakalım. “Roman” kelimesi bu cümlede “edebi türler” kategorisine göre daha özel bir kavramdır. Edebi türler; roman, şiir, öykü, deneme gibi tüm türleri kapsayan daha genel bir üst başlıktır. Bu yüzden bu cümlede özelden genele doğru bir ilerleme vardır.
Yılan en korktuğum hayvanlardan biridir cümlesinde “yılan” özel, “hayvan” ise geneldir. Cümle özelden genele doğru bir akışa sahiptir. Hayvanlar içinde en çok yılandan korkarım cümlesinde ise “hayvan” genel kavramıyla başlanıp “yılan” özel kavramına geçildiği için genelden özele bir akış vardır.
Aynı kelime cümledeki bağlamına göre hem genel hem de özel anlamda kullanılabilir. Cümlenin bütününü okuyarak kelimenin tek bir varlığı mı yoksa o türün tamamını mı kastettiğini belirlemek gerekir.
Örneğin, “çocuk” kelimesinin kullanımlarına bakalım:
Çocuk hafta başından beri kreşe gitmiyormuş cümlesinde konuşmacı belli bir çocuğu kastetmektedir. Bu nedenle “çocuk” kelimesi özel anlamlıdır.
Çocuk anne ve babasının davranışlarını aynalar cümlesinde ise dünyadaki bütün çocuklar kastedilmektedir. Tek bir çocuk değil, çocuk türünün tamamı anlatıldığı için bu cümledeki “çocuk” kelimesi genel anlamdadır.
Aynı durum “gazete” kelimesi için de geçerlidir:
Gazete bu haberi manşetten duyurunca olaylar büyüdü veya Gazete haberi manşete taşıyınca büyük ses getirdi cümlelerinde belli bir gazete kastedilmektedir. Bu yüzden “gazete” kelimesi özel anlamdadır.
Gazete insanların kültürlenmesini sağlayan bir yayın organıdır veya Gazete geniş kitleleri bilgilendirmek ve yönlendirmek için etkilidir cümlelerinde ise tek bir gazete değil; gazete adı verilen yayın organının tamamı, yani genel olarak bütün gazeteler kastedilmektedir. Bu yüzden bu cümlelerde “gazete” genel anlamda kullanılmıştır.
Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.
Yorum yaz