İçeriğe geç
KPSS Tarih Ders Notu PDF

2026 KPSS / AGS Tarih: Atatürk İlkeleri Ders Notları

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 8 dk

İçindekiler

Giriş: Atatürk İlkelerinin Anayasaya Girmesi Mustafa Kemal Atatürk’ün 6 temel ilkesi (Cumhuriyetçilik, Laiklik, Halkçılık, Milliyetçilik, Devletçilik, İnkılapçılık), 1937 yılında yapılan bir değişiklikle 1924 Anayasası’na eklenmiştir. “Atatürk ilkelerinin tümünün anayasaya girmesi” şeklinde sorulabilecek bu kronolojik bilgi oldukça önemlidir.

Bir inkılap birden fazla ilkeyle ilişkili olabilir. (Örneğin; Tevhid-i Tedrisat Kanunu hem laiklik hem halkçılık hem de milliyetçilik ilkeleriyle doğrudan bağlantılıdır).


1. CUMHURİYETÇİLİK

Cumhuriyet, halk egemenliğine dayanan rejimdir. Monarşinin (tek kişi egemenliğinin) tam zıttıdır. Milletin kendi kendini yönetmesi, oy kullanması, seçme ve seçilme hakkına sahip olması ve çok partili siyasi yaşam bu ilkenin temelini oluşturur. Mustafa Kemal, bu ilke için “Benim en büyük eserimdir” demiştir.

  • Anahtar Kelimeler: Ulus (Millet) egemenliği, millet iradesi, ulusal istenç, seçme ve seçilme, oy verme, meclis, parti kurma, çok partili hayat.

Cumhuriyetçilik İlkesi Doğrultusunda Yapılan İnkılaplar ve Gelişmeler:

  • TBMM’nin Açılması: Halkın seçtiği vekillerden oluştuğu için.
  • Saltanatın Kaldırılması: Tek kişinin egemenliğine son verilip ulus egemenliğinin önü açıldığı için.
  • Cumhuriyet’in İlan Edilmesi: Rejimin adının konması.
  • Halifeliğin Kaldırılması: Halifenin seçimle değil atanarak gelmesi, meclisten ve cumhurbaşkanından bağımsız bir siyasi güç (ödenek, tören vb.) talep etmesinin ulus iradesine ters düşmesi nedeniyle.
  • Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaleti’nin Kaldırılması: Bu kurum kaldırılarak yerine Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı kurulmuştur. Ordunun siyasetten ayrılması (Subay-Vekil uygulamasına son verilmesi) sağlanmıştır. Subayların aynı anda hem asker hem milletvekili olmasının (silah gücünün meclis iradesini baskılamasının) önüne geçilmiştir.
  • 1921 ve 1924 Anayasalarının İlanı: Rejimin yasal (anayasal) çerçevesinin çizilmesi.
  • Seçmen Olabilmek İçin Aranan “Vergi Verme” Şartının Kaldırılması: Oy kullanmayı sadece zengin (vergi veren) kesimin tekelinden çıkarıp tüm halka yaymıştır.
  • Seçmen Yaşının Düşürülmesi (Kavramsal): Daha fazla genç nüfusun oy kullanmasını sağlayarak halkın yönetime katılım oranını artırmak cumhuriyetçiliğin gereğidir.
  • Kadınlara Siyasi Hakların Verilmesi: 1930 Belediye, 1933 Muhtarlık ve 1934 Milletvekili seçme ve seçilme haklarının verilmesiyle nüfusun diğer yarısının da yönetime katılması sağlanmıştır. (Bu durum aynı zamanda eşitlik sağladığı için Halkçılıktır).
  • Çok Partili Hayata Geçiş Denemeleri: Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kurulması (Muhalefet ve farklı fikirlerin meclise yansıması amacıyla).

2. LAİKLİK

Dinin devlet işlerinden, hukuk sisteminden ve toplumsal düzenden ayrı tutulması; herkesin din, vicdan ve ibadet hürriyetine sahip olmasıdır. Devlet mekanizmalarında liyakatin esas alınması ve kişilerin dini inançlarına/mezheplerine göre ayrımcılığa uğramamasının teminatıdır.

  • Anahtar Kelimeler: Akılcılık, bilimsellik (Örn: “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir”), din, vicdan ve mezhep özgürlüğü, irticaya (gericiliğe) karşı olma, tutucu (yobaz) olmama.

Laiklik İlkesi Doğrultusunda Yapılan İnkılaplar ve Gelişmeler:

  • Saltanatın Kaldırılması: Laiklik yolunda atılan ilk adımdır. Padişahlık (devlet işi) ile Halifeliğin (din işi) birbirinden ayrılması sağlanmıştır.
  • Halifeliğin Kaldırılması: Devletin dini bir kurumdan tamamen arındırılması.
  • Şeriye ve Evkaf Vekaleti’nin Kaldırılması: Bu bakanlık kaldırılarak yerine devlet işlerini yürütmek üzere Vakıflar Genel Müdürlüğü, din işlerini yürütmek üzere ise (ilk başkanı Rıfat Börekçi olan) Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur.
  • Şeriat (Şeri) Mahkemelerinin Kapatılması.
  • Şeyhülislamlık Makamının Kaldırılması (Bab-ı Meşihat Dairesi).
  • Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun Kabulü ve Medreselerin Kapatılması: Eğitimin dini dogmalardan arındırılarak akılcı ve bilimsel temellere oturtulması; yabancı okullardaki haç işaretleri, ayin salonları ve ders kitaplarındaki dini övgülerin müfredattan çıkarılması.
  • Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması: Şeyhlik, seyitlik, dervişlik, üfürükçülük, falcılık, büyücülük ve muskacılık gibi unvan ve faaliyetlerin yasaklanması. İslam’ın hurafelerden kurtarılması hedeflenmiştir. (Yavuz Sultan Selim, Mevlana vb. tarihi büyüklerin türbeleri istisna olarak açık bırakılmıştır).
  • Türk Medeni Kanunu’nun Kabulü: Şeriat (İslam) hukuku yerine akla ve çağdaş hukuka (İsviçre modeline) dayalı bir sistemin getirilmesi.
  • 1928’de “Devletin dini İslam’dır” İbaresinin Anayasadan Çıkarılması.
  • Milletvekili Yemin Metinlerinin Değiştirilmesi: “Vallahi” kelimesinin çıkarılarak yerine “Namusum üzerine söz veririm” ifadesinin getirilmesi.
  • Kılık Kıyafet Kanunu (1934): Diyanet İşleri Başkanı veya Patrik gibi en üst düzey din adamları haricindeki kişilerin sokakta dini kıyafetlerle (cübbe, sarık vb.) dolaşmasının yasaklanması.

3. HALKÇILIK

Halkçılık, Cumhuriyetçilik ve Laikliğin doğal bir sonucudur. Sınıf ayrımının reddedilmesi, kanun önünde herkesin eşit olması ve devletin imkanlarından (eğitim, sağlık vb.) toplumun tüm kesimlerinin ücretsiz ve adil şekilde faydalanmasıdır. Hiçbir gruba, zümreye veya aileye ayrıcalık tanınmamasını esas alır.

  • Anahtar Kelimeler: Topluma hizmet, sınıf ayrımının reddi, sosyal adalet, kanun önünde eşitlik, halkın refah ve huzuru, toplumsal dayanışma, sosyal devlet (ücretsiz aşı, burs, hastane vb.).

Halkçılık İlkesi Doğrultusunda Yapılan İnkılaplar ve Gelişmeler:

  • Aşar (Öşür) Vergisinin Kaldırılması: Çiftçinin üzerindeki ağır vergi yükünün alınmasıdır. Toplumun %80’inin çiftçi olması ve artan üretimin gıda fiyatlarını düşürerek tüm halka fayda sağlaması sebebiyle halkçılığın en önemli adımlarındandır.
  • Soyadı Kanunu’nun Kabul Edilmesi: “Ağa, hacı, hafız, hoca, zade, hanımefendi, beyefendi” gibi sosyal hayatta üstünlük (ayrıcalık) belirten unvanların kaldırılması ve köylerdeki onur kırıcı lakapların engellenerek herkesin kanun önünde eşit statüye kavuşturulması.
  • Millet Mektepleri ve Halkevlerinin Açılması: Yeni Türk harflerini öğretmek, halkı sanat ve edebiyatla buluşturmak amacıyla devlet tarafından açılan ücretsiz eğitim kurumlarıdır.
  • Tevhid-i Tedrisat Kanunu: İlköğretimin kız-erkek ayrımı yapılmaksızın herkes için zorunlu ve ücretsiz (parasız) hâle getirilmesi, ders kitaplarının devletçe karşılanması.
  • Halk Sağlığını İlgilendiren Kurumların Açılması: Numune Hastaneleri, Verem Savaş Dispanserleri, Kızılay (Hilal-i Ahmer) gibi kurumlarla bulaşıcı hastalıklara (kolera, tifüs vb.) karşı ücretsiz aşı ve tedavi sunulması.
  • Türk Medeni Kanunu’nun Kabulü: Mahkemede şahitlik, boşanma, velayet ve miras konularında kadın ile erkeğin kanun önünde eşit hâle getirilmesi.
  • Kadınlara Siyasi (Seçme ve Seçilme) Haklarının Verilmesi: Siyasi alanda kadın-erkek eşitliğinin sağlanması.
  • Patrikhane ve Konsoloslukların Mahkeme Kurma Yetkisinin Alınması: Hukuksal eşitliğin sağlanması ve yabancı/azınlık ayrıcalıklarının bitirilmesi.
  • Tüm Azınlıkların Türk Vatandaşı Sayılması: Azınlıklara verilen uluslararası ayrıcalıkların kaldırılarak herkesin eşit statüye getirilmesi.
  • Osmanlı’dan Kalan Nişan, Rütbe ve Madalyaların Kullanımının Yasaklanması: Geçmişe dayalı statü üstünlüklerinin toplumda kullanılmasının engellenmesi.

4. MİLLİYETÇİLİK (ULUSÇULUK)

Kurtuluş Savaşı’nın ve yeni devletin kuruluş felsefesidir. Vatanı kurtarmak, ulusal bağımsızlığı sağlamak, ortak dil, ortak tarih ve kültürel birliği yüceltmek temeline dayanır. Irkçılık değildir; vatanını sevmek ve ona hizmet etmektir. Bir inkılabın isminde “Türk” kelimesi geçiyorsa veya millileştirme amacı taşıyorsa bu ilkeyle ilgilidir.

  • Anahtar Kelimeler: Ulusal (Milli) bağımsızlık, birlik ve beraberlik, milli benlik, milli bilinç, milli kültür, ortak dil, ortak tarih, ortak vatan.

Milliyetçilik İlkesi Doğrultusunda Yapılan İnkılaplar ve Gelişmeler:

  • Kurtuluş Savaşı’nın Yapılması ve TBMM’nin Açılması: İçinde azınlık milletvekili olmayan, ulusal bağımsızlığı hedefleyen milli bir meclistir.
  • İzmir İktisat Kongresi ve Misak-ı İktisadi Kararları: Yabancı sermaye boyunduruğundan kurtulup “Milli Ekonomi” modelinin benimsenmesi.
  • Kapitülasyonların Kaldırılması: Yabancı devletlere verilen ekonomik ayrıcalıkların kaldırılarak Türk tüccarının ve ekonomisinin bağımsızlaştırılması.
  • Kabotaj Kanunu’nun Kabulü (1926): Osmanlı döneminde yabancılara ait olan kendi limanlarımız, göllerimiz ve denizlerimiz arasındaki yük ve yolcu taşıma hakkının (denizcilik faaliyetlerinin) tamamen Türk gemicilere ve şirketlerine verilmesidir. (Sınavlarda çok sık sorulan, doğrudan ve sadece milliyetçilikle ilgili bir kanundur).
  • Türk Parasını Koruma Kanunu: Türk lirasının değerini, itibarını korumak ve kullanımını teşvik etmek.
  • Merkez Bankası’nın Kurulması: Türk parasını basmaya yetkili milli bir bankanın kurulması (Aynı zamanda Devletçiliktir).
  • Reji İdaresinin (Tütün Tekeli) Millileştirilmesi: Geliri yabancılara (Düyun-u Umumiye’ye) giden tütün işletmesinin yabancılardan satın alınarak devletleştirilmesidir. Keza yabancıların elindeki demiryollarının (Örn: Adana-Mersin demiryolu) satın alınarak ulusallaştırılması.
  • Yeni Türk Harflerinin Kabulü: Latin alfabesinin doğrudan alınmayıp; X, Q, W gibi harflerin çıkarılması ve dilimize uygun Ç, Ş, Ğ, Ü, Ö gibi harflerin eklenerek alfabenin Türkçeleştirilmesi.
  • Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumunun Açılması.
  • Halifeliğin Kaldırılması: Ümmetçilik (İslamcılık) politikasının devlet nezdinde tamamen sona erdirilip, Türkçülük (Ulusçuluk) mefkuresinin devletin asli unsuru hâline gelmesi.
  • Tevhid-i Tedrisat Kanunu: Yabancı okullarda okutulan Türkçe, Tarih ve Coğrafya derslerine Türk öğretmenlerin girmesinin ve bu derslerin Türkçe okutulmasının zorunlu kılınması.
  • Koruyucu Gümrük Yasası’nın Kabulü: İthalata (dışarıdan gelen mallara) yüksek gümrük vergisi konularak yerli Türk üreticisinin korunması.

5. DEVLETÇİLİK

Devletçilik; Kurtuluş Savaşı sonrası halkın elinde yeterli sermaye, bilgi birikimi ve iş gücü olmaması ile 1929 Dünya Ekonomik Krizi’nin yarattığı mecburiyetler sonucunda 1930’lardan sonra uygulanan ekonomik bir ilkedir. Özel sektörün gücünün yetmediği büyük fabrikaların, barajların, demiryollarının devlet eliyle yapılmasıdır.

  • Anahtar Kelimeler: Devlet planlaması, karma ekonomi, devlet yatırımları, milli kalkınma, ekonomik refah, devlet bankaları, devlet fabrikaları, sermaye.

Devletçilik İlkesi Doğrultusunda Yapılan İnkılaplar ve Gelişmeler:

  • I. ve II. Beş Yıllık Sanayi Kalkınma Planlarının Hazırlanması: Sanayi yatırımlarının planlı bir şekilde devlet eliyle yürütülmesi.
  • Devlet Bankalarının Kurulması:
    • Sümerbank (Tekstil ve sanayi yatırımları için).
    • Etibank (Madenleri işletmek için).
    • Merkez Bankası, Halk Bankası, Ziraat Bankası (tarım destekli) vb.
    • (Dikkat: İş Bankası, Yapı Kredi, Garanti, Akbank gibi bankalar ÖZEL sermayelidir, Devletçilik kapsamına girmez. İlk özel banka İş Bankası’dır).
  • Büyük Fabrikaların ve Tesislerin Kurulması: Karabük Demir Çelik Fabrikası, Paşabahçe Cam Fabrikası vb. tesislerin devletçe açılması.
  • Maden Tetkik Arama Enstitüsü (MTA): Devletin kendi madenlerini aramak için kurduğu enstitüdür (Çıkarılan madenleri Etibank işletir).
  • Çubuk Barajı’nın İnşa Edilmesi ve Elektrik İşleri Etüt İdaresi’nin Kurulması.
  • Aşevi, Çocuk Evi ve Kreşlerin Açılması: Devletin sosyal yatırımları bizzat finanse etmesi.
  • Teşvik-i Sanayi Kanunu (1927): (Dikkatli Olunması Gereken Konu) Bu kanunun asıl amacı devletin özel sektöre ucuz arsa, vergi indirimi ve ulaşım kolaylığı sağlayarak sanayiyi özel sektör eliyle canlandırmaktır. Tam bir devletçilik sayılmasa da, devletin ekonomiyi yönlendirme çabası olduğu için sınavlarda diğer seçeneklerin durumuna göre (çoğunlukla) Devletçilik kapsamında değerlendirilmektedir.

6. İNKILAPÇILIK

İnkılapçılık; eskimiş, köhnemiş kurumların onarılması (ıslahat) değil, kökten kaldırılarak yerine modern, çağdaş ve Batı’ya uyumlu yeni kurumların getirilmesidir. Dinamizmi, sürekli değişimi ve ilerlemeyi esas alır.

  • Anahtar Kelimeler: Sürekli değişim, ilerleme, modernleşme, muasırlaşma (muasır medeniyetler seviyesi), yerine (eskinin yerine yeninin gelmesi), çağdaşlaşma, batılılaşma, dinamizm, yenilik.

İnkılapçılık İlkesi Doğrultusunda Yapılan İnkılaplar (Eskinin “Yerine” Yeninin Gelmesi):

  • Saltanatın kaldırılarak yerine Cumhuriyet’in ilan edilmesi.
  • Fesin kaldırılarak yerine Şapkanın kabul edilmesi.
  • Eski Ölçü ve Tartı Birimlerinin Değiştirilmesi: Arşın, endaze, okka, kulaç gibi bölgeden bölgeye değişen eski birimlerin yerine, ticarette uluslararası uyumu sağlamak için Metrik Sistemin (Metre, Litre, Kilogram) getirilmesi.
  • Takvim Değişikliği: Hicri ve Rumi takvimin yerine Batı dünyasıyla uyumlu Miladi Takvim’in getirilmesi.
  • Tatil Gününün Değiştirilmesi: Hafta sonu tatilinin Cuma’dan alınarak uluslararası ticaret ve diplomasiye uyum sağlamak amacıyla Pazar gününe alınması. (Önce 1924’te Cuma’ya resmilik kazandırılmış, 1935’te Pazar’a geçilmiştir).
  • Saat Sisteminin Değiştirilmesi: Akşam namazıyla günün bittiği Alaturka (Ezani) saat uygulamasının yerine uluslararası Alafranga Saat sistemine geçilmesi.
  • Kurumların Modernize Edilmesi:
    • Sanayi-i Nefise Mektebi’nin (Osman Hamdi Bey’in kurduğu) kaldırılarak yerine Güzel Sanatlar Fakültesi’nin kurulması.
    • Osmanlı’nın tek üniversitesi olan Darülfünun’un kapatılarak yerine İstanbul Üniversitesi’nin kurulması.
    • Mülkiye Mektebi’nin yerine Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin açılması.
  • Rakamların Değişimi: Arap (Eski) rakamlarının yerine Uluslararası Rakamların (0,1,2,3..) kabul edilmesi.
  • Arap Harflerinin yerine Yeni Türk (Latin temelli) Harflerinin Kabul Edilmesi.

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz