2026 KPSS / AGS Tarih: Atatürk İnkılapları IV (Ekonomi, Sağlık, Ulaştırma ve Bayındırlık) Ders Notları
Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 9 dk
1. EKONOMİ ALANINDAKİ GELİŞMELER
A. İzmir (Türkiye) İktisat Kongresi (17 Şubat - 4 Mart 1923)
- Toplanma Süreci ve Nedenleri: Lozan Barış Görüşmeleri’nin, İtilaf Devletleri’nin kapitülasyonları dayatması sebebiyle kesintiye uğradığı dönemde toplanmıştır. Kapitülasyonların reddedildiği dünyaya ilan edilmiş ve Türkiye’nin ekonomik bağımsızlık haritası çizilmiştir.
- Yer Olarak Neden İzmir? İzmir’in önemli bir ihracat limanı olması, geçmişte liman ticaretinin tamamen azınlıkların (Rum, Yahudi vb.) elinde bulunması ve Yunan işgali/geri çekilişi sırasında Ege Bölgesi’nin (Manisa, Aydın, İzmir) tamamen yakılıp yıkılarak tarımın bitme noktasına gelmesidir. Bölgeyi yeniden kalkındırmak hedeflenmiştir.
- Kongre Başkanı ve İktisat Bakanı: Kongre başkanlığını Doğu Cephesi Komutanı, asker olan Kâzım Karabekir yapmıştır (İktisatçı olmamasına rağmen bu görevi üstlenmesi KPSS’de sorulmuş önemli bir detaydır). Kongre düzenlendiği sırada Türkiye’nin İktisat Bakanı ise Mahmut Esat Bozkurt‘tur (Bozkurt, açılışta “Şimdi ekonomik savaşa gidiyoruz” diyerek durumun önemini vurgulamıştır).
- Katılımcılar: Kongreye 1135 delege katılmıştır. Bu delegeler Sanayici, Tüccar, Çiftçi ve İşçi olmak üzere 4 ana meslek grubunu temsil etmiştir. (Dikkat: Kongrede askerler, eğitimciler, mimarlar veya sanatçılar gibi gruplar temsil edilmemiştir).
- Misak-ı İktisadi Kararları (Ekonomi Andı): 4 meslek grubunun talepleri doğrultusunda alınan kararlardır.
- İşçilerin Talepleri: “Amele” kelimesinin kullanımdan kaldırılarak kendilerine “İşçi” denilmesi, sendika kurma hakkı, grev hakkı ve 14 saati bulan çalışma koşullarının (8-9 saate) düzenlenmesi.
- Çiftçilerin Talepleri: Aşar vergisinin kaldırılması, tarımda makineleşmeye geçilmesi, tohum ve Ziraat kombinalarının kurulması (Fiskobirlik vb. destekler).
- Genel Kararlar: Anonim şirketlerin kurulmasının kolaylaştırılması. Milli bankaların ve kredi kuruluşlarının oluşturulması. Vergi sisteminde reform yapılarak adalet sağlanması. Devletin temel yatırımları (yol, köprü, elektrik) yapması. Yabancıların elindeki önemli kuruluşların (Adana-Mersin demiryolu, İstanbul’daki Fransız tramvay/Wagons-Lits şirketleri vb.) millileştirilmesi/devletleştirilmesi. Yerli malların karada ve denizde ucuz tarifeyle taşınması. Devlet kurumlarının ihtiyaçlarını %10 daha pahalı dahi olsa öncelikle yerli malından karşılaması. Hammaddesi yurt içinde olan (şeker pancarı, bakır, demir, mermer vb.) endüstri kollarının kurulması. Yabancı tekellerden kaçınılması.
- Okuma Bayramı ve Misak-ı Ant: Kongrenin toplandığı gün Kandil’e denk geldiği için aynı zamanda “Okuma Bayramı” ilan edilmiştir. Kongrede ailelere, çocuklarını tasarruflu yetiştirmelerini, israftan kaçınmalarını ve onlara ağaç/orman sevgisi aşılamalarını öngören ekonomik bir ant da edilmiştir (İş Bankası, Vakıfbank vb. bankaların dağıttığı kumbaralarla çocuklara tasarruf bilinci aşılanmıştır).
- Benimsenen Ekonomik Model: Türkiye, 1923-1930 yılları arasında Karma Ekonomi (devlet ve özel sektörün birlikte hareket etmesi) sistemini benimsemiştir.
Atatürk’ün Ekonomi İle İlgili Temel Sözleri:
- “Siyasal ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa meydana gelen zaferler devamlı olmaz, az zamanda söner.”
- “Efendiler, kılıçla fütuhat (fetih) yapanlar, sabanla fütuhat yapanlara neticede mevkilerini terk etmeye mahkumdur.”
- “Tam bağımsızlık için, milli hakimiyet iktisat hakimiyeti ile sağlamlaştırılmalıdır.”
- “Ne kadar büyük ve kutsal hedefler kağıt üzerinde kurallar ve kanunlarla; sadece hırslarla, arzularla çözüm bulamaz. Tam gerçekleşmesi için tek kuvvet, gerçek ve en kuvvetli ekonomi, ekonomidir.”
2. TARIM VE HAYVANCILIK ALANINDAKİ GELİŞMELER
Türkiye’de nüfusun yaklaşık %80’inin çiftçi olması sebebiyle bu alanda yapılan yatırımlar tüm halkı ilgilendirmiş ve doğrudan Halkçılık ilkesiyle ilişkilendirilmiştir.
- Aşar (Öşür) Vergisinin Kaldırılması (1925): Ürettiğinin onda birini devlete veren çiftçinin üzerindeki en ağır yük kaldırılmıştır (Bütçenin 1/4’ünü oluşturan İslami/şeri kökenli bir vergidir). Yerine daha adil başka bir vergi getirilmiştir. Bu durum halkı rahatlattığı için Halkçılık ilkesinin en büyük adımıdır.
- Atatürk Orman Çiftliği’nin (AOÇ) Kurulması: Ankara’daki bir bataklık kurutularak ağaçlandırılmış; örnek bir tarım, hayvancılık (hayvanat bahçesi vb.) ve üretim tesisine dönüştürülmüştür.
- Diğer Tarım Faaliyetleri:
- İlk tohum ve gübre ıslah istasyonları kurulmuştur.
- Toprak Reformu (Topraksız köylüye toprak verme) yapılmaya çalışılmış ancak büyük toprak/arazi sahiplerinin karşı çıkması üzerine o dönem başarılı olamamıştır.
- Ziraat mühendisi ve veteriner yetiştirmek amacıyla Ankara’da Yüksek Ziraat Enstitüsü kurulmuştur.
- Ziraat Kombinaları kurularak halka traktör, biçerdöver gibi makinelerin tanıtımı (teşvik) yapılmıştır.
- 1936’da Tarım Kredi Kooperatifleri kurulmuştur. (Kurucusu ve 1 numaralı üyesi bizzat Atatürk’tür. Atatürk’ün meşhur traktör üzerindeki fotoğrafı Silifke’deki Atayurt -eski adıyla Tekir- kooperatifinde çekilmiştir. Silifke çileğinin bölgeye getirilmesi de bu dönemdeki bilimsel toprak analizi çalışmalarının bir sonucudur).
- Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) kurulmuştur.
3. TİCARET VE BANKACILIK ALANINDAKİ GELİŞMELER
- Önemli Uyarı: Sınavlarda sıkça sorulduğu üzere, Ziraat Bankası (1863 Memleket Sandıkları, 1888 Ziraat Bankası) Osmanlı Devleti döneminde kurulmuştur. Vakıfbank ise 1954 yılında Adnan Menderes döneminde kurulmuştur. Dolayısıyla bu iki banka Atatürk döneminde AÇILMAMIŞTIR.
- İş Bankası’nın Kurulması (1924): Türkiye’nin kurulan ilk özel bankasıdır (Devlet bankası değildir). Ankara Kavaklıdere şubesiyle faaliyete geçmiş, ilk genel müdürü dönemin iktisatçısı Celal Bayar olmuştur. Sermayesi, Hint Müslümanlarından Milli Mücadele için gelen paraların artan kısmıyla ve Atatürk’ün Osmanlı Bankası’ndaki şahsi birikimleriyle oluşturulmuştur.
- Sanayi ve Maadin Bankası (1925): Sanayicilere maden tahsisi ve madencilik kredisi sağlamak için kurulmuştur. Bu banka 1933 yılında kapatılarak (dönüştürülerek) yerine Sümerbank açılmıştır.
- Emlak ve Eytam Bankası (1926): Yetimlerin barınma ihtiyaçlarını karşılamak ve Yunan işgalinde yıkılan şehirlerdeki inşaat/emlak faaliyetlerini finanse etmek amacıyla kurulmuştur.
- Kabotaj Kanunu’nun Kabulü (1926): Denizlerdeki yük ve yolcu taşıma hakkının tamamen Türk milletine (Türk gemicilerine) verilmesidir. Kapitülasyonların denizlerdeki uzantısı sona ermiş ve 1 Temmuz Kabotaj Bayramı ilan edilmiştir. Tamamen Milliyetçilik ilkesiyle ilgilidir.
- Anadolu Sigorta (1925): Zirai vb. sigortacılık faaliyetleri için kurulmuştur.
- Menkul Kıymetler Borsası Kanunu (1929): Borsaların düzenlenmesi için çıkarılmıştır.
- Koruyucu Gümrük Yasası (1929): İthalat vergileri artırılarak ülkeye giren yabancı malların pahalılaşması ve böylece halkın yerli mala teşvik edilmesi sağlanmıştır.
- Türk Parasını Koruma Kanunu (1930): 1929 Dünya Ekonomik Krizi ve Fransa’ya olan Osmanlı dış borçlarının ödenmesinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle, Türk Lirası’nın değerini korumak için çıkarılmıştır (Milliyetçilik).
- Merkez Bankası’nın Kurulması (1930): O güne kadar Türkiye’de para basma yetkisini elinde tutan İngiliz ortaklı Osmanlı Bankası’nın (Banka-i Osmani) görevi sona ermiş, Türk parasını basma ve değerini koruma yetkisi tamamen milli bir kurum olan Merkez Bankası’na verilmiştir.
- Diğer Bankalar (1933 sonrası): Esnaflara destek için Halk Bankası, belediyelere finansman sağlamak için İller Bankası (İlbank) ve denizcilik faaliyetleri için Denizbank (o dönem devlet bankası olarak) kurulmuştur.
4. SANAYİ ALANINDAKİ GELİŞMELER VE DEVLETÇİLİK
- Teşvik-i Sanayi Kanunu (1927): İttihat ve Terakki döneminde de çıkarılmaya çalışılan ancak savaşlar nedeniyle uygulanamayan bu yasa, özel sektörü sanayi yatırımlarına teşvik etmek amacıyla revize edilip 1927’de çıkarılmıştır. Kanunla özel sektöre; ucuz arazi/bina tahsisi, belli bir süre vergi ve harçlardan muafiyet, ulaşım/depolama kolaylıkları (indirimleri) sağlanmıştır.
- Neden Başarısız Oldu? 1) Özel sektörde (Türk/Müslüman halkta) yeterli sermayenin olmaması, 2) Teknik bilgi ve uzman eleman eksikliği, 3) Uygulamaya geçileceği sırada patlak veren 1929 Dünya Ekonomik Krizi. (Bu yasa özel sektörü hedeflediği için doğrudan Devletçilik ilkesi sayılamaz).
- Devletçilik Politikasına Geçiş: Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun başarısız olması ve 1929 Krizi’nin özel sektörü batırması üzerine Türkiye, 1930’lardan itibaren zorunlu olarak Devletçilik politikasına geçmiş ve yatırımları bizzat devlet eliyle yapmaya başlamıştır.
- 1. Beş Yıllık Sanayi (Kalkınma) Planı (1933-1934): 1933’te hazırlanıp 1934’te başarıyla uygulamaya konulmuştur. Teknik ve finansman altyapısı, 1929 krizinden etkilenmeyen (her şeyin devlete ait olduğu) Sovyet Rusya’dan alınan destekle sağlanmıştır. Planın finansmanını ise 1933’te Sanayi ve Maadin Bankası’nın dönüşümüyle kurulan Sümerbank üstlenmiştir. Bu planla Paşabahçe Cam, Beykoz Deri-Kundura, Eskişehir ve Turhal Şeker, çimento vb. birçok büyük devlet fabrikası kurulmuştur.
- Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTA) ve Etibank (1935): MTA, yeraltı zenginliklerini (kömür, bor vb.) tespit edip aramak; Etibank ise bulunan bu madenleri işletip satmak amacıyla birbirini tamamlayan iki kurum olarak kurulmuştur.
- Çubuk Barajı: Ankara’nın ve Türkiye’nin ilk barajı olarak açılmıştır.
- 2. Beş Yıllık Kalkınma Planı (1938): Hazırlanmış ancak 1939’da II. Dünya Savaşı’nın çıkması nedeniyle uygulanamamıştır. (Bütün kaynaklar milli savunmaya/orduya kaydırılmıştır. Sınavlarda uygulanamama nedeni olarak çeldirici nitelikteki “Atatürk’ün vefatı” şıkkı verilmektedir; ancak asıl neden II. Dünya Savaşı’nın çıkmasıdır).
5. SAĞLIK VE SOSYAL ALANDAKİ GELİŞMELER
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Devlet olma savundaki siyasal kuruluşların en birinci görevi halkın sağlığı ve sağlamlığıdır” vizyonuyla hareket edilmiştir. Bulaşıcı hastalıklarla (verem, trahom, frengi, kolera, tifüs vb.) mücadele etmek ve savaş sonrasındaki cılız nesli “gürbüz” bir hale getirmek hedeflenmiştir.
- Türkiye’nin İlk Bakanlığı: 3 Mayıs 1920’de (TBMM açıldıktan sadece 10 gün sonra) kurulan Sıhhiye ve İçtimai Muavenet Bakanlığı (Sağlık Bakanlığı)’dır. İlk bakanı ise Dr. Adnan Adıvar’dır.
- Kurumsal Gelişmeler:
- Ankara, Diyarbakır, Sivas, Trabzon, Erzurum gibi illerde kendisinden sonraki hastanelere örnek teşkil etmesi için Numune Hastaneleri kurulmuştur.
- Göğüs hastalıklarıyla mücadele için Sanatoryumlar (örneğin İstanbul Heybeliada Sanatoryumu, Ankara Keçiören Sanatoryumu) açılmıştır.
- Aşı üretmek ve hastalıklarla mücadele etmek için Ankara’da Umumi Hıfzıssıhha Enstitüsü kurulmuştur.
- Verem Savaş Dernekleri ve Dispanserleri kurulmuştur.
- Çocuk ölümlerini engellemek için sağlık memuru, ebe ve hemşire okulları açılmıştır. (İlk Türk hemşiremiz Çanakkale’de görev yapan Safiye Hüseyin Elbi‘dir).
- Hilal-i Ahmer Cemiyeti Kızılay‘a dönüştürülmüş, Yeşilay kurulmuş ve Çocuk Esirgeme Kurumu açılmıştır.
- Nüfus Planlaması Politikaları: Savaşlarda kaybedilen yetişkin/eğitimli erkek nüfusunu (Balkan, Çanakkale, I. Dünya ve Kurtuluş Savaşları) telafi etmek, nüfusu hızla artırmak hedeflenmiştir. İlk nüfus sayımı 1927’de yapılmış (13.6 milyon; %52 kadın, %48 erkek çıkmıştır).
- Çok çocuk sahibi olan aileler yol vergisinden muaf tutulmuştur.
- Fakirlere ücretsiz doğum evleri açılmış ve bedava ilaç dağıtılmıştır.
- 6 veya daha fazla çocuklu ailelere hem vergi muafiyeti sağlanmış hem de hazineden ücretsiz toprak verilmiştir (Ayrıca bu annelere madalya da verilmiştir).
- Doğum kontrolünü sağlayan her türlü ilaç ve aracın ülkeye girişi yasaklanmıştır.
- Yurt dışından gelen göçmenlere gümrük vergisi muafiyeti getirilerek göç teşvik edilmiştir.
- Nüfus Komisyonu kurulmuştur. (Atatürk, kadının üstleneceği meslekler arasında birincil görev olarak her zaman “anneliği” vurgulamıştır).
6. ULAŞTIRMA VE BAYINDIRLIK ALANINDAKİ GELİŞMELER
Mustafa Kemal, karayollarından ziyade ucuz yük, maden ve asker sevkiyatı yapabilmek için Demiryollarına büyük önem vermiş ve ülkenin dört bir yanı “demir ağlarla” örülmüştür. (Nuri Demirağ bu alandaki en önemli müteşebbislerdendir).
- Demiryolları: Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kamu işletmesi olan Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü (TCDD) kurulmuştur. Sivas-Erzurum, Ankara-Kayseri, Zonguldak-Ankara, Sivas-Samsun (Çarşamba), Malatya-Diyarbakır, Balıkesir-Kütahya gibi birçok kilit hat inşa edilmiştir. Yabancıların elindeki demiryolları (örneğin Adana-Mersin hattı) millileştirilmiştir.
- Havayolları:
- Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu) kurulmuştur.
- Kayseri Uçak ve Motor Fabrikası kurularak yerli uçak üretimine (ve pilot yetiştirilmesine) başlanmıştır.
- Türkkuşu kurulmuş; gençlere ve çocuklara havacılık aşılanması hedeflenmiştir.
- Devlet Hava Meydanları (DHMİ) açılmıştır.
- Havacılık tarihimizin önemli ismi Vecihi Hürkuş, ilk sivil havacılık okulunu açmıştır.
- Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen, Türkiye’nin ve dünyanın ilk kadın savaş pilotu olarak tarihe geçmiştir.
7. EĞİTİM, HUKUK VE SİYASİ GELİŞMELERE DAİR EK (TAMAMLAYICI) NOTLAR
- Tevhid-i Tedrisat Kanunu (1924): İkili eğitim yapısını (ikilikleri) bitirip eğitim-öğretimi tek çatı altında (MEB) birleştiren bu kanun, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Vasıf Çınar tarafından hazırlanmış ve uygulanmıştır.
- Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun: Müfredatın düzenlenmesi ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın izni olmadan hiçbir okulun açılamayacağı kuralını getiren kanundur.
- Harf İnkılabı (1928): “Kafalarımızda demir çerçevesinde buluşulan, anlaşılamayan şeylerden kurtulmak” hedefiyle Latin temelli Yeni Türk Harflerine geçilmesidir.
- Üniversite Reformu (1933): İsviçreli Profesör Albert Malche‘nin hazırladığı rapor doğrultusunda eski köhnemiş yapısı ve eksiklikleriyle Darülfünun kapatılmış, yerine çağdaş İstanbul Üniversitesi kurulmuştur.
- Güzel Sanatlar Akademisi: Osman Hamdi Bey’in kurduğu Sanayi-i Nefise Mektebi, Cumhuriyet döneminde Güzel Sanatlar Fakültesi’ne dönüştürülmüştür.
- Türk Tarih Kurumu: “Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir” anlayışıyla kurulmuştur. Atatürk’ün vefatından önce okuduğu son eser, bizzat ismini verdiği TTK yayını olan Belleten dergisidir (Yeni harflerle basılan ilk dergi/akademik yayındır).
- Halifeliğin Kaldırılmasını Hızlandıran Gelişme: Hintli Müslüman liderler Ağa Han ve Emir Ali’nin İsmet İnönü’ye (ve ondan önce gazetelere) halifeliğin korunması yönünde gönderdikleri mektubun, bir dış müdahale olarak algılanmasıdır.
- Kronolojik Sıralama İpucu: Ankara’nın başkent ilan edilmesi (13 Ekim 1923), Cumhuriyet’in ilanından (29 Ekim 1923) öncedir. Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924) ve 1924 Anayasası’nın ilanı ise bunları takip eder. Cumhuriyet’in ilanı ile “devlet başkanlığı” ve “rejim” sorunları çözülmüş; İlk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, İlk Başbakan İsmet İnönü, İlk TBMM Başkanı Ali Fethi Okyar, Cumhuriyet sonrası ilk Genelkurmay Başkanı ise Fevzi Çakmak olmuştur.
- İlk Kadın Muhtar: Aydın Çine Karpuzlu bucağından Gül Esin‘dir. (1926 Türk Medeni Kanunu kadınlara siyasi haklar vermemiştir; bu haklar 1930’lardan sonra tanınmıştır).
Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.
Yorum yaz