İçeriğe geç
KPSS Vatandaşlık Ders Notu PDF

1982 Anayasası ve İdare Hukuku Ders Notları

Hazırlayan: PDF Soru Bankası - Ders Notları Arşivi. Yayın , 17 dk

İçindekiler

BÖLÜM 1: YERİNDEN YÖNETİM VE MAHALLİ İDARELER

1. Yerinden Yönetim İlkesi ve Genel Özellikleri

  • Tanım ve Kapsam: Yerinden yönetim, kamu hizmetlerinin devlet tüzel kişiliğinden ayrı, onun hiyerarşisine tabi olmayan, kendi tüzel kişiliği ve bütçesi bulunan başka kamu tüzel kişileri tarafından yürütülmesidir.
  • Denetim İlişkisi (İdari Vesayet): Devlet (merkezi idare) ile yerinden yönetim kuruluşları arasındaki ilişki hiyerarşi değil, dışarıdan uygulanan vesayet denetimi ilişkisidir.
  • Sınıflandırılması: Yerinden yönetimler ikiye ayrılır:
    1. Yer Yönünden Yerinden Yönetimler (Mahalli İdareler / Yerel Yönetimler): Coğrafi bir alandaki mahalli ortak ihtiyaçları karşılar. Üç tanedir: İl Özel İdaresi, Belediye ve Köy.
    2. Hizmet Bakımından Yerinden Yönetimler: Belirli bir uzmanlık gerektiren hizmeti ülke genelinde yürüten, ayrı tüzel kişiliği ve bütçesi olan özerk kuruluşlardır (Örn: TÜBİTAK, YÖK, Devlet Demiryolları).

2. Anayasa Madde 127: Mahalli İdarelerin Genel Esasları

  • Kuruluş ve Kanunilik: Mahalli idarelerin (il özel, belediye, köy) kamu tüzel kişilikleri vardır. Görev, yetki ve organları meclisin çıkardığı kanunlarla (İl Özel İdaresi Kanunu, Belediye Kanunu, Büyükşehir Belediye Kanunu, Köy Kanunu) düzenlenir.
  • Karar Organlarının Seçimi: Mahalli idarelerin karar organlarının (İl Genel Meclisi, Belediye Meclisi, Köy İhtiyar Meclisi) seçimle iş başına gelmesi anayasal bir zorunluluktur.
  • Yürütme Organlarının Durumu: Yürütme organlarının (Vali, Belediye Başkanı, Muhtar) seçimle gelmesi anayasal bir zorunluluk değildir. Nitekim atamayla gelen vali, aynı zamanda bir mahalli idare olan il özel idaresinin de yürütme organıdır.
  • Seçim Süreleri: Mahalli idare seçimleri 5 yılda bir yapılır (Örn: 2024 seçimlerinden sonraki bir sonraki seçim 2029’dadır).
  • Birlik Kurma: Mahalli idareler kendi aralarında (Örn: İç Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği, Türkiye Belediyeler Birliği) sadece ve ancak Cumhurbaşkanı’nın izniyle birlik kurabilirler.

3. Seçilmiş Organların Görevden Uzaklaştırılması ve Sona Ermesi

  • Organlık Sıfatının Kaybı (Göreve Son Verme / Meclisi Feshetme): Seçilmiş organların (belediye başkanı, meclis üyeleri vb.) görevine kesin olarak son verilmesi veya meclislerin feshedilmesi ancak yargı yoluyla (Danıştay kararıyla) gerçekleşir.
    • Köy İstisnası: Köy muhtarının ve ihtiyar heyetinin görevine son verme yetkisi İl veya İlçe İdare Kurullarına aittir.
  • Geçici Olarak Görevden Uzaklaştırma: Hakkında göreviyle ilgili bir suçtan (yolsuzluk, rüşvet vb.) ötürü soruşturma veya kovuşturma açılan belediye başkanı, belediye meclis üyesi veya il genel meclis üyesinin, delilleri karartmasını önlemek amacıyla geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmasına İçişleri Bakanı karar verir. Bu süreçte görevden uzaklaştırılanlar maaşlarının üçte ikisini (2/3) almaya devam ederler. İçişleri Bakanı’nın bu uzaklaştırma yetkisi, anayasadaki en somut idari vesayet örneğidir.

BÖLÜM 2: MAHALLİ İDARE BİRİMLERİ VE ORGANLARI

1. İl Özel İdaresi

  • Tanım ve Coğrafi Kapsam: İl halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan kamu tüzel kişisidir. Belediye sınırlarının dışında kalan kırlar, bayırlar, dağlar ve köylerdeki yol, su, kanalizasyon ve okul tamiratı gibi hizmetleri yürütür.
    • Bolu Otel Yangını Örneği: Geçmişte Bolu’da bir otelde çıkan yangın felaketinde olduğu gibi; belediye sınırları içindeki iş yerlerine ruhsatı Belediye Encümeni verirken, belediye sınırları dışındaki (kırsal alanlardaki) işletmelere ruhsat verme ve denetleme yetkisi İl Encümenine (İl Özel İdaresine) aittir.
  • Büyükşehirlerde Kaldırılması: Büyükşehir belediyesi kurulan 30 ilde il özel idareleri tamamen kaldırılmıştır. Bu nedenle Türkiye’deki 81 ilin yalnızca 51 tanesinde il özel idaresi aktiftir (Örn: Ankara’da yoktur; Edirne ve Sivas’ta ise büyükşehir olmadıkları için il özel idaresi mevcuttur).
  • Kuruluşu: Bir il genel idaresi kanunla kurulduğunda, il özel idaresi de kendiliğinden kurulmuş olur; il statüsü kaldırıldığında il özel idaresi de kendiliğinden kalkar.
  • Organları:
    1. Vali (Yürütme Organı / Temsilci): Atamayla gelir. Personeli atar, bütçe ve yönetmelikleri hazırlar, taşınır/taşınmaz malları yönetir ve davalarda kurumu temsil eder. Fiili işleri genellikle Genel Sekreter kadrosu yürütür.
    2. İl Genel Meclisi (Ana Karar Organı): Tamamı halk tarafından seçilen üyelerden oluşur. Kendi başkanını kendi üyeleri arasından seçer (atanmış vali meclise başkanlık edemez). Vali tarafından hazırlanan bütçeyi ve yönetmelikleri onaylar, imtiyaz sözleşmelerini yapar.
    3. İl Encümeni (Müzakere, Danışma ve İkinci Karar Organı): Seçilmiş (meclisçe gönderilen 2 üye) ve atanmış (valinin seçtiği 2 birim amiri) üyelerden oluşur; başkanlığını Vali yapar. Günlük işleri yürütür, umuma açık yerlerin (kahvehane, bar, pavyon vb.) açılış-kapanış saatlerini belirler, imar/para cezalarını ve yıkım kararlarını verir, yol üstü akaryakıt istasyonlarına ruhsat sağlar.

2. Belediye İdaresi

  • Tanım ve Belde Kavramı: Belde sakinlerinin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisidir. Belediyesi olan yerleşim yerlerine belde denir.
  • Kuruluş Kriterleri ve Usulü:
    • Zorunlu Kurulan Yerler: Nüfusuna bakılmaksızın tüm il ve ilçe merkezlerinde belediye kurulması zorunludur.
    • Nüfus Şartı (5.000): İl ve ilçe merkezleri dışındaki yerlerde belediye kurulabilmesi için nüfusun en az 5.000 olması gerekir. 5.000 metrelik mesafe sınırı dahilindeki köyler birleşerek de bu nüfusa ulaşabilir.
    • Kuruluş Süreci: Nüfusu 5.000 ve üzeri olan köylerde halkın talebi veya valinin uygun görmesiyle İl Seçim Kurulu köyde oylama yapar; halkın yarısından fazlası (%50+1) onay verirse dosya valiliğe gider. Valinin görüşü ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının onayıyla belediye kurulur. (Cumhurbaşkanı kararıyla kurulma hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir).
    • Köye Dönüştürülme (2.000): Nüfusu 2.000’in altına düşen belediyelerin tüzel kişiliği kaldırılarak tekrar köye dönüştürülür.
    • Belde Adının Değişmesi: Belde belediyelerinin ismi İçişleri Bakanlığı onayıyla değiştirilir.
  • Belediyenin Organları:
    1. Belediye Başkanı (Yürütme Organı / Temsilci): 5 yıllığına halk tarafından seçilir. Milletvekili seçilme şartlarını (18 yaş, ilkokul mezunu olmak vb.) taşıması gerekir. Personeli atar, bütçe ve yönetmelikleri hazırlar, taşınır/taşınmaz malları yönetir ve Belediye Meclisine başkanlık eder.
    2. Belediye Meclisi (Ana Karar Organı): Belediye başkanı başkanlık eder. Yönetmelikleri ve bütçeyi onaylar, imar planlarını kararlaştırır, borçlanmaya izin verir, imtiyaz sözleşmelerini onaylar, mahalle kurulması/kaldırılmasına ve otopark ücretlerine karar verir.
    3. Belediye Encümeni (Müzakere, Danışma ve İkinci Karar Organı): Seçilmiş (meclis üyeleri) ve atanmış (biri mali işler amiri olmak üzere birim amirleri) üyelerden oluşur. İnşaat ruhsatı, iş yeri açma izni, idari para cezaları ve yıkım kararları gibi günlük/kritik işleri yürütür.
  • Mahalle İdaresi (Kritik Ayrım):
    • Tanımı: Belediye sınırları içinde, sakinleri arasında komşuluk ilişkisi (komşuluk kelimesi sadece mahalle tanımında geçer) bulunan idari birimdir.
    • Kuruluşu: Belediye meclisi kararı, kaymakamın görüşü ve valinin onayıyla kurulur; nüfusunun en az 500 olması şarttır.
    • Organları: Seçmenler tarafından 5 yıllığına seçilen muhtar ve ihtiyar heyeti bulunur. Muhtarlık seçimlerinde siyasi partiler aday gösteremez.
    • Neden Mahalli İdare Değildir? Mahallelerin kamu tüzel kişiliği yoktur. Bu sebeple mahalleler kesinlikle bir yerel yönetim veya mahalli idare birimi değildir.

3. Büyükşehir Belediyesi

  • Kuruluş Kriterleri: Bir ilin toplam nüfusunun 750.000 ve üzeri olması şarttır. Bu nüfusa ulaşan illerde büyükşehir belediyesi TBMM tarafından çıkarılan Kanunla kurulur. En son büyükşehir yapılan ilimiz Ordu‘dur; Türkiye’de şu an 30 ilde büyükşehir belediyesi bulunmaktadır.
  • Büyükşehirlerde Kaldırılan Yapılar: Sınırlar ilin mülki sınırları haline geldiği için yetki çakışmalarını önlemek adına büyükşehirlerde şu yapılar kaldırılmıştır:
    1. İl Özel İdareleri kaldırılmıştır.
    2. Belde Belediyeleri kaldırılmış, buralar mahalleye dönüştürülmüştür.
    3. Köylerin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalleye dönüştürülmüştür.
  • Genel Sekreterlik: Büyükşehir belediyelerinde normal belediyelerin aksine Başkan Yardımcısı kadrosu bulunmaz; bu işleri yürütmek için Genel Sekreter kadrosu vardır. Genel sekreteri büyükşehir belediye başkanı teklif eder, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı atar.
  • Büyükşehir Belediye Meclisi: Halk tarafından doğrudan seçilmez; dolaylı yoldan oluşur. İlçe belediye başkanları meclisin doğal üyesidir; ayrıca ilçe belediye meclis üyelerinin beşte biri (1/5) büyükşehir belediye meclisini oluşturur.
  • Büyükşehirlerin Coğrafi Dağılımı ve İstisnalar:
    • Doğu Anadolu: Van, Erzurum, Malatya. (Elazığ’ın büyükşehir belediyesi yoktur).
    • Güneydoğu Anadolu: Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep, Diyarbakır.
    • Karadeniz: Samsun, Ordu, Trabzon. (Giresun’un yoktur).
    • Akdeniz: Kahramanmaraş, Hatay, Adana, Mersin, Antalya.
    • İç Anadolu: Konya, Kayseri, Ankara, Eskişehir. (Sivas nüfusu yetersiz olduğu ve göç verdiği için büyükşehir değildir).
    • Ege: Muğla, Denizli, Aydın, İzmir, Manisa. (Afyon değildir).
    • Marmara: Balıkesir, Bursa, Sakarya, Kocaeli, İstanbul, Tekirdağ. (Edirne büyükşehir değildir, orada il özel idaresi mevcuttur).

4. Köy İdaresi

  • Tarihsel Süreç: 1924 yılında çıkarılan Köy Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin idare hukuku alanındaki en eski kanunudur.
  • Tanım ve Kuruluşu: Nüfusu 2.000’den aşağı olan yerleşim yerlerine köy denir. (Nüfusu 2.000 ile 20.000 arası olan yerlere kanunen kasaba, 20.000 üzerine şehir dense de günümüzde kasaba ve bucak gibi yapılar fiilen bulunmamaktadır). Yeni bir köyün kurulması, kaldırılması veya adının değiştirilmesi; Bayındırlık, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlıklarının görüşü alınarak İçişleri Bakanı kararıyla olur.
  • Köyün Organları:
    1. Muhtar (Yürütme Organı / Temsilci): Hem köy tüzel kişiliğini temsil eder hem de devletin memuru gibi çalışır (Asker kaçaklarını bildirmek, güvenliği tehdit edenleri ihbar etmek, vergi memurlarına bilgi sağlamak zorundadır).
      • Adaylık Şartları: 18 yaşını doldurmuş olmak, en az son 6 aydır o köyde ikamet ediyor olmak ve okuma yazma bilmek yeterlidir.
      • Özel Yasak: Köylerdeki feodal çatışmaları ve siyasi bölünmeleri engellemek amacıyla muhtarlık seçimlerinde siyasi partiler aday gösteremezler.
      • Görevden Alınma: Görevini yapmayan muhtarı İl veya İlçe İdare Kurulları görevden alır.
    2. Köy İhtiyar Meclisi (Karar Organı): Köy derneği tarafından 5 yıllığına seçilen üyelerin yanında iki adet doğal (atanmış) üyesi vardır: Köydeki en kıdemli öğretmen ve köyün imamı. Köyün zorunlu işlerini sıraya koyar, kamulaştırma kararı alabilir, salma ve imeceye karar verir.
    3. Köy Derneği (Doğrudan Demokrasi): Köyde yaşayan ve seçmen olan 18 yaş üstü tüm kadın ve erkek köylülerden oluşur; muhtar ve ihtiyar heyetini seçer. Köyün isteğe bağlı işlerini zorunlu hale getirebilir. Türkiye’de doğrudan demokrasinin uygulandığı tek resmi organdır.
  • Salma ve İmece Kavramları: Devlet köylere doğrudan bütçe ayırmadığı için köyün ortak işleri köylünün kendi gücüyle çözülür; Sayıştay köyleri doğrudan denetleyemez.
    • Salma: İhtiyar heyeti kararıyla köy işleri için hane başına toplanan paradır.
    • İmece: Köylülerin birleşerek köyün işlerini (mezarlık duvarı, su kanalı vb.) ortaklaşa ve el birliğiyle yapmasıdır.

5. Hizmet Bakımından Yerinden Yönetimler

Belirli bir hizmet alanında uzmanlaşmış, kamu tüzel kişiliği olan, idari ve mali özerkliğe sahip kurumlardır. Kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulurlar, kendilerine ait bütçeleri ve mal varlıkları vardır, yönetmelik çıkarabilirler. Devletin idari vesayet denetimine tabidirler. Yöneticileri yerel seçimle gelmez; atama veya kendi üyelerinin seçimiyle belirlenir.

Hizmet yerinden yönetim kuruluşları 6 sınıfa ayrılır:

  1. İdari Kamu Kurumları: Kamu tüzel kişiliğine sahip, klasik kamu hizmeti yürüten müdürlüklerdir. Dört önemli örnek: Karayolları Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü ve Vakıflar Genel Müdürlüğü.
  2. KİT’ler (Kamu İktisadi Teşebbüsleri): Ticari esaslara göre çalışan devlet kuruluşlarıdır. Örnekler: Ziraat Bankası, Çaykur, Botaş, Devlet Malzeme Ofisi, Toprak Mahsulleri Ofisi, PTT, Devlet Demir Yolları, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ).
  3. Sosyal Kamu Kurumları: Sosyal güvenlik ve istihdam hizmeti veren, prim/para toplayan kurumlardır. Örnekler: Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR).
  4. Bilimsel, Teknik, Kültürel Kamu Kurumları: Özerk eğitim, yayın ve sanat kurumlarıdır.
    • TRT: Tüzel kişiliğini doğrudan anayasadan alan anayasal bir kuruluştur.
    • YÖK: Anayasal bir kuruluştur ancak tüzel kişiliğini anayasadan değil, kanundan alır.
    • Üniversiteler ve Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu: Hem anayasal kuruluşturlar hem de tüzel kişiliklerini doğrudan anayasadan alırlar.
    • Diğer örnekler: TÜBİTAK, Türk Standartları Enstitüsü (TSE), Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü (Genel Müdürü Tamer Karadağlı’dır) ve Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü (Genel Müdürü Tan Sağtürk’tür).
  5. Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları (Odalar ve Barolar):
    • Üyelik zorunludur ve aidat ödenmeden meslek icra edilemez.
    • Görevlerine ancak yargı organları son verebilir, seçimleri yargı denetiminde yapılır.
    • Tüzel kişiliklerini bizzat anayasadan alırlar.
    • Örnekler: Türkiye Barolar Birliği (TBB), İstanbul/Ankara Baroları, TOBB, Ticaret ve Sanayi Odaları, Tabip Odaları ve Noterler Birliği.
  6. Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar (Regülasyon): Piyasaları denetlemek ve tüketicileri korumak amacıyla kurulan bağımsız kurullardır.
    • RTÜK: 1982 Anayasası’nda düzenlenen tek düzenleyici ve denetleyici kurumdur; radyo ve televizyonları denetler.
    • Diğerleri (Kanunla kurulmuşlardır): BTK (mobil iletişim), SPK (borsa, sermaye piyasası), BDDK (bankalar), EPDK (petrol, elektrik, doğalgaz fiyatları), Kamu İhale Kurumu, Rekabet Kurumu, Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Kişisel Verileri Koma Kurumu (KVKK), Nükleer Düzenleme Kurumu ve SEDDK (sigorta/bireysel emeklilik).
    • Tarihsel Süreç: Bu kurumların büyük bir kısmı, 2001 Ekonomik Krizi sonrasında ekonomiyi stabilize etmek amacıyla getirilen Ekonomi Bakanı Kemal Derviş’in reformları doğrultusunda kurulmuştur.

BÖLÜM 3: 657 SAYILI KANUN’A GÖRE DİSİPLİN HÜKÜMLERİ VE CEZALARI

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre memurlara verilebilecek 5 adet disiplin cezası bulunmaktadır.

Ceza TürüTanımı / KriteriÖrnek Fiil ve DavranışlarCezayı Vermeye Yetkili Makam
1. UyarmaMemura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazıyla bildirilmesidir. “Kayıtsızlık/ilgisizlik” ifadeleriyle eşleşir.• Göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek.• Tasarruf tedbirlerine (ışık, su vb.) riayet etmeme.• Usulsüz müracaat ve şikayet (silsileyi/hiyerarşiyi takip etmeden üst makama şikayet etmek).• Kılık kıyafet hükümlerine aykırı davranmak.• Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranmak.Disiplin Amiri (Müdürler)
2. KınamaMemura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazıyla bildirilmesidir. “Kusurlu davranmak” ifadesiyle eşleşir.• Eşinin, reşit olmayan veya kısıtlı çocuğunun kazanç getirici faaliyetini 15 gün içinde kuruma bildirmemek.• Görev sırasında amirine hal ve hareketleriyle saygısız davranmak.• Hizmet dışında, memurun itibarını sarsacak davranışlarda bulunmak.• Resmi araç ve gereçleri özel işlerinde kullanmak veya kaybetmek.• İş arkadaşlarına, maiyetindekilere veya iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak, sataşmak.• Görev mahallinde genel ahlak dışı davranışlarda bulunmak, bu tür yazılar yazıp resimler çizmek.• Verilen amir emirlerine sürekli itiraz etmek.• Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında icra takibi başlatılmasına sebep olmak.• Yetkisiz olduğu halde basına ve haber ajanslarına bilgi/demeç vermek.Disiplin Amiri (Müdürler)
3. Aylıktan KesmeMemurun brüt aylığından 1/30 ila 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. “Kasıtlı davranmak” ifadesiyle eşleşir.• Özürsüz ve mazeretsiz olarak kesintisiz 1 veya 2 gün göreve gelmemek.• Resmi araç, gereç ve belgeleri özel menfaat sağlamak amacıyla kullanmak (Örn: resmi araçla para karşılığı taksicilik yapmak).• Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan yanlış beyanda bulunmak.• Görev sırasında amirine söz ile saygısızlık etmek.• Görev yeri sınırlarının izinsiz kullanılmasına (Örn: düğün vb. için) yardımcı olmak.• Hizmet içinde memurun itibarını sarsacak davranışlarda bulunmak.Disiplin Amiri (Müdürler)
4. Kademe İlerlemesinin DurdurulmasıMemurun derecesi içindeki yatay ilerlemesinin 1 ila 3 yıl süreyle durdurulmasıdır.• Göreve sarhoş gelmek veya görev yerinde alkollü içki içmek.• Özürsüz ve mazeretsiz olarak kesintisiz 3 ila 9 gün göreve gelmemek.• Göreviyle ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun haksız çıkar sağlamak.• Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü/aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak.• Görev yeri sınırlarını izinsiz doğrudan kullanmak veya kullandırmak.• Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek.• Ticaret yapmak veya memurlara yasaklanan kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak.• Görevin yerine getirilmesinde din, dil, ırk ayrımı (tarafsızlığı ihlal) yapmak.• Siyasi partilerin yararına veya zararına çalışmak.• Süresi içinde (5 yılda bir, sonu 0 ve 5 ile biten yıllarda şubat sonuna kadar) mal bildiriminde bulunmamak.• Açıklanması yasaklanan kurum içi bilgileri açıklamak.• Amirine, iş arkadaşlarına veya iş sahiplerine hakaret etmek, onları tehdit etmek.• Diplomatik statüsünden yararlanarak yurt dışında borç almak ve borç takmak.• Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak.Disiplin Kurulunun görüşü alındıktan sonra Atamaya Yetkili Amir (İlçede kaymakam, ilde vali vb.)
5. Devlet Memurluğundan Çıkarılma (İhraç)Bir daha devlet memurluğuna alınmamak üzere memurluk sıfatına son verilmesidir.• İdeolojik ve siyasi amaçlarla boykot, grev yapmak, işi yavaşlatmak, toplu eylem düzenlemek.• Yasaklanmış her türlü bildiriyi, pankartı basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya kurum duvarlarına asmak.• Siyasi partilere üye olmak ve girmek.• Özürsüz ve mazeretsiz olarak bir yılda toplam (parça parça) 20 gün göreve gelmemek.• Savaş, olağanüstü hal veya genel afet durumlarında amirin verdiği görev ve emirleri yerine getirmemek.• Amirine, maiyetindekilere veya iş arkadaşlarına fiili tecavüzde bulunmak (dövmek).• Memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelikte yüz kızartıcı, utanç verici hareketlerde bulunmak.• Yetki almadan devlet sırrı niteliğindeki gizli bilgileri açıklamak.• Siyasi ve ideolojik eylemlerden aranan kişileri görev mahallinde gizlemek.• Yurt dışında devletin itibarını sarsacak şekilde tutum ve davranışlarda bulunmak.• Atatürk aleyhine işlenen suçları işlemek (Atatürk’e hakaret etmek, büstünü kırmak vb.).• Terör örgütlerine eylem birliği içinde olmak, yardım etmek veya kamu imkanlarını bu örgütler için kullanmak.Yüksek Disiplin Kurulu
  • Disiplin Cezası Olmayan Durumlar:
    • Görevden uzaklaştırma (açığa alma) bir disiplin cezası değil, geçici bir ihtiyati tedbirdir.
    • Kavga eden memurların yerinin değiştirilmesi (sürgün) bir disiplin cezası değil, güvenlik tedbiridir.
    • Kadronun kaldırılması disiplin cezası değildir.

BÖLÜM 4: DİSİPLİN SÜREÇLERİ, ZAMAN AŞIMI VE İTİRAZ YOLLARI

1. Zaman Aşımı Süreleri

Disiplin cezası gerektiren bir fiilin işlenmesi durumunda süreçlerin işletilmesi için iki tür zaman aşımı süresi öngörülmüştür:

  • Soruşturmaya Başlama Zaman Aşımı (Öğrenme Tarihinden İtibaren):
    • İlk dört cezada (Uyarma, Kınama, Aylıktan Kesme, Kademe Durdurma): Fiilin işlendiği öğrendikten itibaren 1 ay içinde soruşturmaya başlanmalıdır.
    • Memurluktan Çıkarma Cezasında: Fiilin işlendiği öğrendikten itibaren 6 ay içinde soruşturmaya başlanmalıdır.
    • Bu sürelerde soruşturmaya başlanmazsa, ceza verme yetkisi zaman aşımına uğrar.
  • Ceza Verme Zaman Aşımı (Fiilin İşlenme Tarihinden İtibaren):
    • Öğrenilip öğrenilmediğine bakılmaksızın, disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde ceza verilmezse, ceza verme yetkisi her halükarda zaman aşımına uğrar.

2. Savunma Hakkı Güvencesi

  • Bir memura savunma hakkı tanınmadan kesinlikle disiplin cezası verilemez; bu anayasal bir haktır.
  • Memura savunmasını yapabilmesi için tebliğ tarihinden itibaren en az 7 gün süre verilmesi zorunludur. Bu süre içinde savunma yapmayan memur, hakkından vazgeçmiş sayılır.

3. Yükselme Engeli (Kadro Sınırlamaları)

Disiplin cezası alan memurlar, cezaları sicillerinden silinene kadar belirli idari ve üst düzey kadrolara atanamazlar.

  • Aylıktan Kesme Cezası Alanlar: Ceza aldıktan itibaren 5 yıl boyunca,
  • Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası Alanlar: Ceza aldıktan itibaren 10 yıl boyunca,
  • Atanamayacakları Kadrolar: Daire başkanı, bölge/il teşkilatının en üst yöneticisi (il müdürü vb.), kaymakam, vali, büyükelçi, düzenleyici ve denetleyici kurulların (SPK, BDDK, EPDK vb.) yönetim kadrolarına atanamazlar, yükselemezler.

4. Cezaların Özlük Dosyasından Silinmesi

Memurlar, aldıkları cezaların dosyalarından silinmesi için atamaya yetkili amire başvurabilirler. Bunun için gerekli süreler:

  • Uyarma ve Kınama cezalarında: 5 yıl geçtikten sonra,
  • Aylıktan kesme ve Kademe durdurma cezalarında: 10 yıl geçtikten sonra başvuru yapılabilir. (Aylıktan kesmenin dosyadan silinme süresi kurum sınavlarında sıkça sorulmaktadır).

5. Disiplin Cezalarına İtiraz ve Yargı Yolu

  • İtiraz Mercileri ve Süreleri:
    • Disiplin amiri tarafından verilen Uyarma, Kınama ve Aylıktan Kesme cezalarına karşı Disiplin Kuruluna itiraz edilir.
    • Atamaya yetkili amir tarafından verilen Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezasına karşı Yüksek Disiplin Kuruluna itiraz edilir.
    • Süreler: İtiraz süresi, kararın tebliğ edilmesinden itibaren 7 gündür. İtiraz mercileri başvuruyu en geç 30 gün içinde kesin olarak karara bağlamak zorundadır. İtiraz kabul edilirse amir cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir.
  • Yargı Yolu (İptal Davası):
    • Tüm disiplin cezalarına karşı yargı yolu tamamen açıktır.
    • Memur, kurullara itiraz etmeden de doğrudan İdare Mahkemesinde iptal davası açabilir.
    • Devlet Memurluğundan Çıkarma (İhraç) cezasına karşı idari bir itiraz mercii yoktur; memur doğrudan İdare Mahkemesine giderek iptal davası açmak zorundadır.

BÖLÜM 5: GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA VE MEMURLUĞUN SONA ERMESİ

1. Görevden Uzaklaştırma (Açığa Alınma)

  • Tanım ve Nitelik: Görevinde kalmasında sakınca görülen veya delilleri karartma ihtimali olan memur hakkında uygulanan geçici, ihtiyati bir tedbirdir; bir disiplin cezası veya memurluğun sonu değildir.
  • Uzaklaştırmaya Yetkili Makamlar: Atamaya yetkili amirler, bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri, valiler ve kaymakamlar bu yetkiyi kullanabilir.
  • Haklar ve Süreler:
    • Görevden uzaklaştırılan memurun memuriyeti sona ermez; primleri yatar, emeklilik hakları ve sosyal yardımları devam eder.
    • Bu süreçte memura maaşının üçte ikisi (2/3) ödenir.
    • Uzaklaştırma nedeni bir disiplin soruşturması ise uzaklaştırma tedbiri en çok 3 ay uygulanabilir. 3 ay içinde işlem tamamlanmazsa göreve iade edilir.
    • Uzaklaştırma nedeni bir ceza davası (soruşturma/kovuşturma) ise yetkili amir memurun durumunu her 2 ayda bir gözden geçirerek göreve dönüp dönmeyeceğine karar verir.
    • Soruşturma sonunda memur aklanır ve göreve iade edilirse, uzaklaştırma süresince ödenmeyen üçte birlik (1/3) maaş kesintileri toplu olarak kendisine ödenir.

2. Memurluğun Sona Ermesi (Bitişi)

657 sayılı Kanun’a göre memurluk şu hallerde sona erer:

  1. Ölüm.
  2. Emeklilik.
  3. Memurluktan Çıkarılma (İhraç).
  4. Koşullarda Eksiklik: Memuriyete giriş şartlarından (Örn: diploma, sabıka şartı) birinin taşınmadığının sonradan anlaşılması veya kaybedilmesidir.
    • Diploma Hikayesi: Geçmişte bir kurum sınavında anlatıldığı üzere; yıllarca okul müdürlüğü yapan bir kişinin, bir piknikte hizmetli personelle tartışıp ters düşmesi üzerine, hizmetlinin ihbarıyla asıl diplomasının sahte olduğunun ortaya çıkması durumunda, memurluğuna “koşullarda eksiklik” nedeniyle derhal son verilmiştir.
  5. Bağdaşmazlık: Memurun, memuriyetle bağdaşmayan bir göreve seçilmesi veya atanmasıdır. (Örn: Memurun belediye başkanı seçilmesi halinde, 15 gün içinde tercih yapması gerekir; belediye başkanlığını seçerse memurluğu sona erer).
  6. İstifa (Çekilme): Kendi isteğiyle görevden ayrılmadır.
  7. Çekilmiş Sayılma (Müstafi): Dilekçe vermemesine rağmen kanun gereği ayrılmış kabul edilmesidir.
  • Memurluğu Bitirmeyen Haller: Görevden uzaklaştırma, yaşlılık veya kadronun kaldırılması (6 ay içinde boş bir kadroya atanma hakkı saklıdır) memurluğu sona erdirmez.

3. İstifa (Çekilme) Türleri ve Geri Dönüş Cezaları

Memuriyet hayatı boyunca bir kişi en fazla iki kez istifa edip geri dönebilir; üçüncü kez istifa ederse geri dönemez. İstifa sonrası geri dönebilme süreleri istifa usulüne göre belirlenir:

  • Usulüne Uygun İstifa: Memur istifa dilekçesini verdikten sonra, yerine bir başkasının atanmasını veya yerine gelen kişinin göreve başlamasını 1 ay boyunca beklemekle yükümlüdür. Bu kurala uyan memur, istifasından 6 ay sonra geri dönüş dilekçesi verebilir.
  • Usulsüz İstifa: 1 aylık bekleme süresine uymadan, yerine gelecek kişiyi beklemeden görevini bırakıp giden memur 1 yıl geçmedikçe memuriyete geri dönemez.
  • Zimmet ve Devir-Teslim Şartına Uymama: Üzerinde kurum zimmeti (bilgisayar, para, araç vb.) bulunan memur, devir-teslim işlemlerini tamamlamadan görevini bırakırsa 3 yıl geçmedikçe geri dönemez.
  • OHAL ve Savaş Döneminde İstifa: Olağanüstü hal, seferberlik veya savaş hallerinde istifa eden memur, yerine atanacak kişi gelip bizzat iş başı yapmadan görevini bırakırsa bir daha asla memuriyete geri dönemez.
    • 15 Temmuz Örneği: 15 Temmuz askeri darbe girişimi sonrasında ilan edilen OHAL sürecinde, eşi polis olan bir memurun “nasılsa geri dönerim” düşüncesiyle yerine atanacak kişiyi beklemeden istifa edip görevi bırakması üzerine, kanundaki bu katı kural gereği bir daha memuriyete dönmesine izin verilmemiştir.

4. Çekilmiş Sayılma (Müstafi) Halleri

Dilekçe verilmediği halde memurun istifa etmiş sayıldığı 4 temel durum vardır; bu durumlara düşenler 1 yıl geçmedikçe memuriyete geri dönemezler:

  1. Göreve Başlamama (Aynı Yer): Aynı yerdeki (şehirdeki) göreve atanan memurun, tebliğ gününü izleyen ilk iş günü işe başlamaması.
  2. Göreve Başlamama (Başka Yer): Başka yerdeki (şehirdeki) göreve atanan memurun, tebliği izleyen günden itibaren 15 gün (+ idarenin verdiği 10 günlük ek süreyle birlikte) yola çıkıp işe başlamaması.
  3. Mazeretsiz Devamsızlık: Memurun, izinsiz ve mazeretsiz olarak kesintisiz (üst üste) 10 gün işe gelmemesi.
  4. Askerlik Dönüşü Başvurmama: Askerlik görevi bittikten sonra, memurun en geç 30 gün içinde kurumuna geri dönmek için başvuruda bulunmaması.

📊 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki disiplin cezası türlerini ve bu cezalara karşı işletilen idari/yargısal itiraz sürelerini gösteren pratik bir tablo ile çalışma programımızı destekleyebiliriz.

Notlar ve dosya açıklamaları ÖSYM konu listesine göre hazırlanır.

Yorum yaz

Yorum yaz