PDF Soru Bankası – Ders Notları Arşivi

Örneklerle finansal okuryazarlık ve uygulamalı piyasa analizleri

Ağustos 21, 2026 · admin

Döviz, endeks, altın ve hisse senedi incelemeleri

Döviz, yabancı ülkelerin para birimlerini temsil eden ve madeni ya da kağıt para cinsinden ifade edilen her türlü iktisadi değerdir. Enflasyon oranlarının yüksek seyrettiği ekonomilerde bireysel yatırımcılar, milli para biriminin değer kaybına karşı birikimlerini korumak amacıyla döviz, altın ve hisse senedi gibi çeşitli yatırım araçlarına yönelirler.

Hisse senedi yatırımlarında, doğru zamanda doğru şirkete ortak olmak büyük önem taşır. Yanlış zamanlama ile yapılan hisse senedi alımları yatırımcılar için ciddi kayıplar doğurabilir. Buna karşılık, doğru zamanda doğru şirketi seçen ortaklar, dağıtılan temettülerden (kâr payı), bedelli ya da bedelsiz sermaye artırımlarından yararlanarak ve fiyat artışlarından kaynaklanan sermaye kazançları elde ederek tatmin edici gelirler elde edebilirler.

Yatırımcı dostu bir şirketin en belirgin özelliklerinden biri, ekonominin büyüme dönemlerinde elde ettiği kârı ortaklarıyla paylaşarak temettü dağıtmasıdır. Ayrıca, borsada genel satış baskısının ve daralmanın yaşandığı dönemlerde şirketin kendi hisselerini geri alım yoluyla piyasadan toplaması, fiyat düşüşlerinin derinleşmesini önleyen kurumsal bir reflekstir.

Bilinçli bir yatırımcının finansal analiz yaparken dikkat etmesi gereken en önemli kural, fiyat grafiklerini yalnızca Türk Lirası cinsinden değil, aynı zamanda ABD Doları bazında da incelemektir. Döviz kurunun sürekli yükseldiği ekonomilerde, hisse senedi fiyatı Türk Lirası grafiğinde sürekli artıyor gibi görünse de dolar bazında tarihi diplerinde seyrediyor olabilir. Dolar bazındaki bu ucuzluk, yabancı yatırımcıların ve büyük fonların ilgisini çekmek açısından önemli bir göstergedir.

Döviz kurları ve borsa endekslerinin tarihsel değişimi

ABD Doları (USDTRY)

Dolar kurunun Türk Lirası karşısındaki tarihsel seyri incelendiğinde, 1 Ocak 2010 tarihinde 1,5 TL seviyelerinde bulunan kurun, on yıllık süre boyunca yukarı yönlü bir trend izleyerek 4 Aralık 2020 tarihinde 7,9 TL seviyelerine ulaştığı görülür. Son on yılda dolar kurunda yaşanan bu artış yaklaşık olarak yüzde 450 oranına karşılık gelmektedir. Bu durum yıllık ortalama yüzde 40 ile yüzde 45 arasında bir değer kaybını gösterir. Bireysel yatırımcıların birikimlerini Türk Lirası mevduat yerine dolarda tutarak enflasyona karşı koruma refleksi geliştirmelerinin temel nedeni bu tarihsel hareketliliktir.

Euro (EURTRY)

Ocak 2010 döneminde 2,15 TL seviyelerinde olan Euro kuru, 4 Aralık 2020 tarihinde 9,4 TL seviyesine yükselmiştir. Bu on yıllık zaman diliminde Euro kuru yüzde 340 civarında bir artış göstermiştir. Bu hareket, Türk Lirası’nın Euro karşısında yıllık ortalama yüzde 35 civarında değer kaybettiğini ortaya koymaktadır. Son on yılda dolar kurundaki artış hızının Euro kurundaki artış hızından daha yüksek gerçekleştiği görülmektedir.

BIST100 endeksi

Borsa İstanbul’un en işlem hacimli ve en değerli yüz şirketinin performansını ölçen BIST100 endeksi, 2000’li yılların başında 200’lü seviyelerdeyken yirmi yıl sonra 1330’lu seviyelere ulaşarak yaklaşık yedi katlık bir artış kaydetmiştir. Bu tarihsel süreçteki dönemsel dalgalanmalar şu şekilde gerçekleşmiştir:

2000 ile 2004 yılları arasında endeks 80 ile 210 puan bandında dalgalı bir seyir izlemiştir. Haziran 2004 döneminde başlayan yükseliş hareketi, Şubat 2006 tarihinde 490 seviyelerine kadar sürmüştür. Bu zirvenin ardından gelen dört aylık düzeltmeyle endeks yeniden 300 seviyelerine gerilemiştir. Temmuz 2006 tarihinde başlayan yeni dalga ile Ekim 2007’de 500 seviyeleri test edilmiştir.

2008 küresel finans krizinin etkisiyle yıl boyu süren düşüşler, endeksi yeniden 200’lü seviyelere indirmiştir. Mart 2009 döneminde başlayan toparlanma dalgası, Ekim 2010 tarihinde 730 seviyelerinin test edilmesini sağlamıştır. 2010 ile 2016 yılları arasında borsa 500 ile 800 puan arasında yatay ve dalgalı bir bantta hareket etmiştir.

Kasım 2016 ile Ocak 2018 arasında yaşanan büyük ralli, endeksi 700 seviyesinden 1210 seviyesine kadar taşımıştır. Mart 2020 tarihinde dünya genelinde yaşanan salgın kaynaklı panik satışlarından BIST100 endeksi de etkilenerek 850 seviyesine kadar gerilemiş, ancak buradaki dipten hızla toparlanarak 4 Aralık 2020 tarihinde 1330 puandan kapanış yapmıştır.

Dolar bazlı BIST100 endeksi ve yabancı takas oranı

BIST100 endeksinin dolar bazlı grafiği, 2008 ile 2020 yılları arasında 1,2 cent ile 5,2 cent arasında dalgalanmıştır. 2009 yılında 1,5 cent seviyesinden başlayan dolar bazlı ralli, 2010 yılı sonunda 5,1 cent düzeyine ulaşmıştır. Buradan başlayan düzeltme hareketiyle 2012 başında 2,5 cent seviyeleri görülmüş, ardından gelen dalgalanmalarla Mayıs 2013 tarihinde yeniden 5,1 cent zirvesine ulaşılmıştır.

Mayıs 2013 döneminden itibaren başlayan uzun vadeli düşüş trendi, endeksi 4 Aralık 2020 tarihinde 1,7 cent seviyesine kadar geriletmiştir. Borsanın dolar bazında bu denli ucuzlamasında dolar kurunun yükselmesinin yanı sıra yabancı yatırımcıların ve fonların Türkiye piyasasını terk etmesi de önemli bir etkendir. 2020 yılının başında yüzde 65 seviyesinin üzerinde bulunan yabancı takas oranı, Temmuz 2020 döneminde yüzde 50 sınırının altına inmiştir. Yabancı satışlarına rağmen borsanın Türk Lirası bazında yükselmesini sağlayan asıl unsur, yerli bireysel yatırımcıların borsaya gösterdiği yoğun ilgidir. Nitekim 2020 yılında borsaya yeni giren yerli yatırımcı sayısı 400 bin kişiyi aşmıştır.

Endeksin dolar bazlı tarihi zirvesi olan 5,2 cent seviyesi, 4 Aralık 2020 tarihindeki 7,8 TL’lik dolar kuru üzerinden hesaplandığında endeksin cari kurla 4000 puanın üzerinde olması gerekirdi. Ancak borsa aynı tarihte 1330 puandan kapanmıştır. Dolar bazındaki tarihi zirvesine olan bu üç katlık mesafe, borsanın döviz bazında ne kadar ucuz kaldığının somut bir kanıtıdır. Bu durum sermayesi kısıtlı olan küçük yatırımcıları tedirgin etmekte ve borsaya girmekten korkutmaktadır.

Ons altın ve gram altın analizi

Ons altın, dünya piyasalarında altının standart değerini belirleyen ve bir onsu yaklaşık 31,1035 gram ağırlığa karşılık gelen küresel bir göstergedir. Gram altın ise Türkiye iç piyasasında altının değerini gösteren bir ölçüttür ve değeri şu formülle hesaplanır:

Gram Altın = (Ons Altın / 31,1035) * Dolar Kuru

Ons altının 2006 ile 2020 yılları arasındaki tarihsel fiyat hareketleri şu şekilde gerçekleşmiştir:

2007 yılı başında 580 dolar seviyesinde bulunan ons altın, Mart 2008’de 1030 dolara tırmanmış, ardından Ekim 2008 dönemine kadar süren bir düşüş dalgasıyla 700 dolara gerilemiştir. Kasım 2008 tarihinde başlayan yeni yükseliş dalgası, Ağustos 2011’de 1930 dolar seviyesine kadar sürmüştür.

Eylül 2011 döneminden itibaren başlayan düşüş hareketi, ara toparlanmalara rağmen Aralık 2015 tarihinde ons altını yeniden 1030 dolar seviyesine indirmiştir. Ocak 2016’da başlayan yeni yükseliş trendi ise Ağustos 2020 tarihinde 2080 dolar ile tarihi zirvenin test edilmesini sağlamıştır. Ons altın 4 Aralık 2020 tarihinde 1840 dolar seviyelerinde dengelenmiştir.

Bu tarihteki ons altın (1840 dolar) ve dolar kuru (7,80 TL) verileri üzerinden gram altın hesabı şu şekilde yapılır:

(1840 / 31,1035) * 7,80 = 59,157 * 7,80 = 461,4 TL

Yapılan bu hesaplama, piyasa verileriyle tam bir uyum göstermektedir. Nitekim 4 Aralık 2020 tarihindeki iç piyasa işlemlerinde gram altın fiyatı 459 TL ile 464 TL bandında seyretmiştir. Gram altının uzun vadeli seyrine bakıldığında, 2000 yılı başında 5 TL civarında olan fiyatın, yirmi yıl sonra Aralık 2020’de 470 TL seviyesine ulaşarak muazzam bir uzun vadeli getiri sağladığı görülür.

Şirket hisse senetlerinin tarihsel analizi

Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı (THYAO)

Türk Hava Yolları hisse senedinin 2005 ile 2020 yılları arasındaki Türk Lirası bazlı fiyat hareketleri incelendiğinde, Ocak 2005 tarihinde 1 lot hisse fiyatının 0,50 TL seviyelerinde olduğu görülür. Hisse fiyatı 4 Aralık 2020 tarihinde 12,17 TL seviyesinden kapanmıştır. Bu basit hesaplamayla hissenin on altı yılda yüzde 2334 oranında değer kazandığı, yani fiyatının yaklaşık 24 katına çıktığı görülür. Bu kaba hesaba temettü ödemeleri ve bedelsiz sermaye artırımları dahil edilmemiştir. Ortakların elde ettiği kâr paylarıyla yeniden hisse alımı yaptığı ve bölünmelerden yararlandığı bir senaryoda bu getiri oranı çok daha yüksek seviyelere ulaşmaktadır.

Hissenin dolar bazlı grafiği incelendiğinde ise farklı bir tablo ortaya çıkar. Mart 2008 başlangıçlı dolar bazlı grafikte, Haziran 2008 döneminde 0,14 dolar ile en düşük seviye görülmüştür. Dolar bazındaki tarihi zirve ise 1 Mart 2018 tarihinde 5,2 dolar ile kaydedilmiştir. Bu durum, hissenin dolar bazında dip ile zirve arasında yaklaşık 37 katlık bir fiyat değişimi yaşadığını gösterir. 4 Aralık 2020 tarihinde hisse fiyatı 1,56 dolar seviyesindedir. Yani dolar bazında hisse fiyatı tarihi dip seviyesinin yalnızca 11 kat üzerindedir.

Hissenin dolar bazındaki tarihi zirvesi olan 5,2 dolar seviyesi, 4 Aralık 2020 tarihindeki 7,8 TL’lik dolar kuru üzerinden hesaplandığında, hissenin Türk Lirası bazındaki zirvesinin normal şartlarda 40,56 TL olması gerekirdi. Oysa hissenin Türk Lirası bazlı grafiğindeki tarihi zirve 19,5 TL civarındadır. Bu durum, hisse senedinin dolar bazında ne denli ucuz ve iskontolu kaldığını açıkça göstermektedir.

Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (ASELS)

Aselsan hisse senedinin Haziran 2007 ile Aralık 2020 arasındaki Türk Lirası bazlı tarihsel gelişimi incelendiğinde, 2007 yılında 0,25 TL seviyesinden alınabilen 1 lot hissenin, bedelsiz bölünmeler ve sermaye artırımları sonrasındaki düzeltilmiş grafiklere göre tavan fiyatının 22 TL olduğu görülür. Hisse senedi 4 Aralık 2020 tarihinde 17,71 TL seviyesinden kapanış yapmıştır. Şirket yaklaşık on üç yılda 88 kat değer kazanmış, cari fiyatıyla ise ilk noktaya göre 71 katlık bir artış kaydetmiştir. Bu süreçte ödenen nakit temettülerle düzenli olarak yeniden hisse senedi alımı yapıldığı varsayıldığında, elde edilen kazanç katsayısı üç haneli rakamlara ulaşmaktadır.

Dolar bazında incelendiğinde ise Aselsan, Mayıs 2008 döneminde ortalama 0,15 dolar seviyesinden işlem görürken, Kasım 2017 tarihinde 6 dolar ile tarihi zirvesini görmüştür. Bu zirve döneminde dolar bazında yaklaşık 60 katlık bir fiyat artışı yaşanmıştır. 4 Aralık 2020 tarihinde ise 1 lot hisse fiyatı 2,27 dolar seviyesindedir. Yani dolar bazındaki cari fiyat, 2008 yılındaki dip fiyatının 15 kat üzerindedir. Bu durum, dolar bazında Aselsan fiyatında zirveye göre ciddi bir gerileme yaşandığını doğrular. Dolar bazlı zirve olan 6 dolar seviyesi, 4 Aralık 2020 tarihindeki 7,8 TL’lik kurla çarpıldığında Türk Lirası karşılığı 46,8 TL yapmaktadır. Oysa şirketin iç piyasadaki tarihi zirve fiyatı 22 TL seviyesindedir. Dolar bazlı zirve ile Türk Lirası bazlı zirve arasındaki bu iki kattan fazla fark, Borsa İstanbul’un yabancı yatırımcı gözünde ne kadar ucuz kaldığını gösterir.

Turkcell İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi (TCELL)

BIST30 endeksinin güçlü şirketlerinden biri olan Turkcell’in 2020 yılı içindeki bir yıllık performansı incelendiğinde, yıla 13,7 TL seviyelerinden başlayan hisse fiyatının, yıl boyunca en yüksek 17,43 TL seviyesini, en düşük ise 11,40 TL seviyesini gördüğü anlaşılır. Hisse senedi 4 Aralık 2020 tarihinde 15,7 TL seviyesinden kapanmıştır. Yılın en dip seviyesinden alıp en zirve seviyesinden satmayı başaran bir yatırımcının elde edeceği maksimum kâr oranı yüzde 50 civarındadır.

Hissenin on yıllık geniş vadedeki seyrine bakıldığında ise Ocak 2010 döneminde 7,80 TL seviyesinden başlayan fiyatın, on yıl boyunca 7 TL ile 18 TL bandı arasında sıkışıp kaldığı görülür. Örneğin 2015 yılında 15 TL seviyesinden 1 lot Turkcell hissesi alan bir yatırımcının elindeki hisse, 4 Aralık 2020 tarihinde de hala 15 TL düzeyindedir. Bu durum, yatırımcının parasını enflasyona karşı bile koruyamadığını ve reel olarak ciddi bir kayıp yaşadığını gösterir.

Dolar bazlı grafik incelendiğinde ise şirketin dolar bazında 8 dolar seviyelerinden 2 dolar seviyelerine kadar gerilediği görülür. Son on yılın dolar bazlı zirvesi olan 8 dolar seviyesi, 4 Aralık 2020 kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrildiğinde hissenin 60 TL ve üzerinde fiyatlanması gerekirdi. Ancak hissenin cari fiyatı 15 TL civarındadır. Bu rasyonel veri, Turkcell’in dolar bazında son derece ucuz kaldığını ve uzun vadeli yatırımcılar için biriktirilebilir bir seviyede olduğunu kanıtlar.

Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi (HALKB)

Halkbank hisse senedinin Türk Lirası bazlı tarihsel değişimi incelendiğinde, 2007 yılında 8 TL civarında olan fiyatın, 2013 yılında 21 TL seviyesine ulaşarak tarihi zirvesini gördüğü anlaşılır. Buradan başlayan düşüş trendiyle 2020 yılı başında 4,70 TL seviyelerine kadar gerileyen hisse, 4 Aralık 2020 tarihinde günü 5,30 TL seviyesinden kapatmıştır.

Halkbank hissesi, Mayıs 2012 ile Mayıs 2013 arasındaki bir yıllık dönemde yatırımcısına yüzde 100’ün üzerinde yüksek bir getiri sağlamış, ancak hemen ardından gelen Haziran 2013 ile Haziran 2014 arasındaki bir yıllık dönemde yüzde 100 değer kaybı yaşamıştır. Bu sert dalgalanma, doğru hisseyi doğru zamanda ve doğru seviyeden almanın önemini çok net bir biçimde ortaya koymaktadır. Mayıs 2012’de alım yapan bir yatırımcı için doğru bir tercih olan hisse, Haziran 2013’te zirveden ortak olan bir yatırımcı için sermayenin yarısını eriten bir kayba dönüşmüştür.

Dolar bazında ise 2013 yılında 11,90 dolar seviyelerini gören Halkbank hissesi, ABD yaptırım davaları gibi temel analiz süreçlerinin etkisiyle 2 Kasım 2020 tarihinde 0,56 dolar seviyesine kadar gerilemiştir. Tarihi zirve ile dip arasındaki bu 21 katlık fark, şirketin yaşadığı değer kaybının derinliğini gösterir. 4 Aralık 2020 tarihi itibariyle bu fiyatların Türk Lirası karşılıkları şu şekildedir:

0,56 dolar: 7,8 * 0,56 = 4,36 TL 11,90 dolar: 7,8 * 11,90 = 92,82 TL

Bu veriler, Halkbank hisse senedi fiyatının dolar bazındaki tarihi zirvesine tam 21 kat uzaklıkta olduğunu gösterir. Bir şirkete yalnızca geçmişte gördüğü dolar zirvesine bakarak ucuz demek doğru olmasa da, bu rasyonel fark temel ve teknik analizlerle birleştirildiğinde önemli bir iskontoya işaret eder.

RTA Laboratuvarları Biyolojik Ürünler İlaç ve Makine Sanayi Ticaret Anonim Şirketi (RTALB)

Borsa İstanbul’da 2020 yılında spekülatif fiyat hareketlerinin yaşandığı ve günlerce tavan gidip ardından günlerce taban serileriyle küçük yatırımcıları sarsan hisselere en belirgin örneklerden biri RTA Laboratuvarları firmasıdır. Hisse senedi fiyatı 2020 yılı içinde en düşük 1,8 TL seviyesini görürken, en yüksek 64,7 TL seviyesini test etmiştir. Bir yılda yaklaşık 36 katlık bir fiyat değişimi yaşanmıştır. Yıllık fiyat artış oranı yüzde 3494 olarak gerçekleşmiştir.

Enflasyon oranının yüzde 10 civarında seyrettiği bir dönemde yüzde 3494 oranındaki bu nominal getiri olağanüstü görünse de, 60 TL’nin üzerindeki yüksek seviyelerden bu hissenin 100 TL olacağı yönündeki dedikodulara inanarak alım yapan çok sayıda küçük yatırımcı büyük zararlarla karşılaşmıştır. Sosyal mecralarda yayılan asılsız tüyolara inanarak bir an önce zengin olma hayaliyle zirveden maliyetlenen bu yatırımcılar, sermayelerinin çok büyük bir kısmını kaybetmişlerdir. Nitekim aynı hisse senedinin 2015 ile 2019 yılları arasında son derece dar ve yatay bir bantta hareketsiz kaldığı gerçeği göz ardı edilmemelidir.

Taze Kuru Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (TKURU)

Ocak 2020 tarihinde 6,5 TL seviyelerinde olan Taze Kuru Gıda hisse senedi fiyatı, Eylül 2020 döneminde inanılmaz bir yükselişle 1034 TL seviyesine kadar tırmanmıştır. Bu hareket, hisse senedinin dokuz ay gibi çok kısa bir sürede tam 159 kat değer kazandığını gösterir. Son on iki aylık dönemde hissenin gördüğü en dip fiyat 4,64 TL, en zirve fiyat ise 1034 TL’dir. Dip ile zirve arasındaki bu 223 katlık fark, yüzde 22184 oranında spekülatif bir değer artışına karşılık gelir.

Hisse senedi fiyatı 4 Aralık 2020 tarihinde 266 TL seviyesine gerilemiştir. Hissenin daha da yükseleceğine inanarak 1034 TL zirvesinden alım yapan bir yatırımcının parası yüzde 74 oranında erimiş ve bu kişi elindeki varlığı zararına satamadığı için zorunlu olarak uzun vadeli yatırımcı konumuna geçmiştir.

Doğan Şirketler Grubu Holding Anonim Şirketi (DOHOL)

Doğan Holding hisse senedi 2007 yılında 1,5 TL seviyelerindeyken, 2019 yılında 0,4 TL seviyesine kadar gerilemiştir. 2010 ile 2020 yılları arasında genel olarak 1 TL ile 2 TL bandı arasında dalgalanan hisse, Mart 2020’de yaşanan küresel salgın satışlarının ardından Nisan 2020 itibariyle yeni bir yükseliş trendi başlatmıştır. Bu süreçte 3,25 TL zirvesini gören hisse, 4 Aralık 2020 tarihinde günü 2,90 TL seviyesinden kapatmıştır. Son bir yılın en dip seviyesi olan 1,16 TL’den alıp zirve olan 3,25 TL’den satmayı başaran bir ortağın bir yıldaki nominal kazancı yüzde 180 olmuştur.

Dolar bazlı grafik incelendiğinde ise 2008 yılı başında 0,7 dolar seviyelerinde olan hissenin, 2009 yılında 0,25 dolar seviyelerine kadar gerilediği görülür. Şirketin dolar bazındaki tarihi zirvesi 1 dolar (cari kurla yaklaşık 8 TL) seviyesindedir. Dolayısıyla 4 Aralık 2020 tarihindeki 2,90 TL’lik cari fiyat, şirketin dolar bazında ne denli ucuz ve iskontolu olduğunun açık bir göstergesidir.

Turcas Petrol Anonim Şirketi (TRCAS)

Turcas Petrol hisse senedi, 2007 yılında 3 TL seviyelerinde fiyatlanırken, Ocak 2009 döneminde 1 TL seviyesine kadar gerilemiştir. Mayıs 2011’de 3,75 TL seviyesini test eden ve sürekli dalgalı bir seyir izleyen hisse senedi, 4 Aralık 2020 tarihinde 5,20 TL seviyesinden kapanmıştır. Bu tarz yüksek dalgalanmaya sahip hisseler, doğru hamleler yapabilen kısa vadeli alım satımcılar (trader) için önemli fırsatlar sunar. Teknik analiz yöntemleriyle destek direnç noktalarını belirleyen bir yatırımcı bu dalgalanmaları lot sayısını artırmak için kullanabilir.

Yazının tamamını okumak için devam edin

Yazıyı Oku